Türkiye Coğrafyası’nı Lekeleyen; “Anomi ve Şiddet” Yeni Liberalizmle Besleniyor

Türkiye Coğrafyası’nı Lekeleyen;
“Anomi ve Şiddet” Yeni Liberalizmle Besleniyor!
Dr. Öğr.Üyesi Mustafa Karaağaçlı
G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr. Üyesi
1.Öndeyi
“Türkiye Coğrafyası’nı Lekeleyen Anomi ve Şiddet Yeni Liberalizmle Besleniyor!” konulu bu araştırmanın temel amacı; Sosyolojik bağlamda Anomi ve Şiddet olgularında Liberalizm değişkenini analitik olarak betimlemektir.
Çalışmanın kendi kapsam çerçevesi içinde, bulguları ve sonuçlarıyla genellenebilme sınırlılığı gözardı edilmemekle birlikte; ulaştığı sonuçlar ve vardığı yargısı ışığında geliştirilen önerileriyle Türkiye’nin Sosyolojik Coğrafyası’na işlevsel katkıları beklenmektedir.
Betimsel türde ve tarama modeliyle gerçekleştirilen araştırmanın başlıca veri kaynaklarını; evrensel ve ulusal Ölçekli alan yazın verilerine ek olarak araştırmacının post-pozitivist görüşleri ve gözlemleri oluşturmaktadır (Karasar, 1991).
Araştırmanın raporlaştırılan sistematiği; (1)Öndeyi, (2)Anomi Olgusunun Epistemosu ve Evrensel İki Öznede Anomi, (3)Evrensel Ölçekte Anomik Haller, (4)Ulusal Ölçekte Türkiye Coğrafyası’nda Anomik Haller, (5)Şiddet Olgusu Yaşamda Her Alanı Lekeliyor!, (6)Şiddet Döngüsündeki Aşamalı Eylemler, (7)Okullarda Karşılaşılan Şiddetin Türleri, (8)Okullarda Şiddet Uygulayanların Kişilik Özellikleri, (9)Türkiye Coğrafyası’nda Anomi ve Şiddet Yeni Liberalizmden Besleniyor!, (10)Sonuçlar, (11)Öneriler, (12)Vargı ve Yargı, (13)Etiksel Gerekçe ve İlke alt başlıklarında oluşturulmuştur.
2.Anomi Olgusunun Epistemosu ve Evrensel İki Öznede Anomi
Anomi olgusunun epistemosuna bakıldığında; şu özellikler görülüyor:
Anomi temelde, “kanunsuzluk” ya da “normsuzluk” olup, sosyolojik olarak toplumsal kuralların, değerler ikliminin zedelenmesiyle, etik ve ahlak ilkesizliklerin tümelidir. Anominin somutlanması; Birey, toplum ve devlet değişkenlerindeki ilişki, anlayış, bağlar ve organik birlikteliğin örselenmesidir.
Anomi konusuna enrensel ölçekte özgün olarak ilgi gösteren iki özneden Émile Durkheim ve Robert K. Merton’un anomiye bakışları aşağıda ana çizgilerle tanıtılmaktadır:
2.1.Émile Durkheim gözüyle anomi: Émile Durkheim, anomiyi; toplumsal kuralsızlık olarak gezegene kazandırırken; sanayileşme ve ekonomik krizlerin anomiyi tetiklediğini vurgular. Bu vurgu; sosyo-kültürel öze bağlı değişimleri anlamlı, temelli ve bilinçli geçiremeyen coğrafyalarda anominin yaygın görüldüğünü anlatır.
Durkheim, anomiye kök neden olarak da; toplumda boşluk ve yön yitimini gösterirken; sonuçlarında ise; bireylerde doyumsuzluğun, yabancılaşmanın ve intiharların olduğuna dikkat çeker (Durkheim, 1951:241).
2.2.Robert K. Merton gözüyle anomi: Robert K. Merton anomiyi bireysel ve toplumsal hedeflere ulaşmak için sunulan yasal araçlar arasındaki uyumsuzluk olarak betimler.
Merkezi ve yerel iktidarların bireylere, kendilerini gerçekleştirmeler, yönünde, mesleki, akademik başarılar, varsıllık umudu, sınıfsal atlamada üstençcilik gibi hedefler koymasına karşın; bunlara ulaşma yolunda fiziki kültürel olanaklar sunmaz. Bunu sonucunda beliren dengesizliklerle birey yurttaşlar sosyolojik yapısal kuralları çiğnemeye eş deyişle suç işlemeye, yalnızlaşmaya, toplumsal ayrışmaya ve soyutlanmayı yönelir (Merton, 1973:134).
3.Evrensel Ölçekte Anomik Haller
Evrensel ölçekte anomik hallere bakıldığında şu lekeler dikkati çekiyor:
İnsan dışı reel politikalar artıyor.
Gazze, Asya ve Afrika coğrafyalarında soykırım savaşları sürüyor.
Amaçsızlık yaygınlaşıyor.
Bireysel yalnızlıklar artıyor.
Güvensizlik ülkeler arası ilişkileri zedeliyor.
Yozlaşma çoğalıyor.
Toplumsal sınıf farkları ve sosyal eşitsizlikler derinleşiyor (Harvey, 2015).
Evrensel ölçekte; salt Türk Ulus’unun değil; dünyada bağımsızlık kederi yaşayan tüm uluslara da örnek rol model olan Atatürk ve arkadaşlarının tüm evren için belirttiği ”yurtta barış, dünyada barış” ilkesi yaşamsal sahaya yansıtılamadığından anılan anomik örselenmeler artıyor (Karaağaçlı, 2026a).
4.Ulusal Ölçekte Türkiye Coğrafyası’nda Anomik Haller
Evrensel ölçekten sonra; Ulusal ölçekte anomik hallere bakıldığında ise Türkiye Coğrafyası’nın aşağıda sıralanan anomik iklimi yaşadığı gözleniyor:
Liberal reel politikalarla destek ve yaşam alanı bulan paralı-bankacı eğitimli özel okular eğitimde sosyal eşitsizliği derinleştiriyor (Freire, 2027; Karaağaçlı, 2026b; Freire, 2019).
Paralı sağlık sektöründe Doktorluk ve hastane işletmeciliğinde başarı kazanılan para ve hasta sayının çokluğuna bağlanıyor.
Yönetici veya politikacı olmayı kolaylaştıracak yakın çıkarcı ilişkileri bürokratik ve politik etiksizliği tetikliyor.
Akademik unvanlar almak için bilimselliği tartışmalı hızlı yayınlar artıyor.
Üniversiter yapıda paralar karşılığında akademik akrediteler gözleniyor.
Yüksek lisans ve doktora tezlerinde intihaller çoğalıyor.
Yüksek lisans ve doktora tezleri para karşılığı başkalarına yazdırılıyor.
Kopyala-yapıştır yöntemiyle hazırlanan işlevsiz projeler yaygınlaşıyor.
Tuhaf proje konuları kabul görüyor.
Üniversiter projeler sahaya ve yaşama iş, ürün ve hizmet üretmekten çok maddi gelir kaynağı olarak yapılıyor.
Projelerde nitelik yerine sayısal enflasyon gözleniyor.
Eğitim, öğretme-öğrenme süreçlerinde bilişsel gelişim yerine kısa sürede ve kolayca ders ve sınıf geçme eğilimleri artıyor.
Eğitim ve öğretimde bilişsel gelişim ödülü yerine diploma ve sertifika alma eğilimi yaygınlaşıyor.
Çalışma hayatında nepotiklik yani eş, dost ve akrabaların hak etmedikleri işlere alınıyor (Karaağaçlı, 2024a).
Velilerin okullara, yöneticilere ve öğretmenlere mahalle baskıları artıyor.
Toplumda hukuk kuralları ve mahkemelerle adaletin sağlanamayınca, şiddete başvuru yolları artıyor (Karaağaçlı, 2024b).
Sporculukta daha çok kazanmak için dopingler yapılıyor.
Ulusal ölçekte bu ve benzer ölçekli anomik lekelerin sonucunda; insani, sevgi, saygı, erdem, iyilik, duyarlılık, naziklik, yardımlaşma, misafir severlik, temizlik ve paylaşımcılık gibi kök değerler giderek örselenirken, eğitim-öğretim süreçleri ve okul fizik-mekanları bu değerleri kazandırmada aciz kalıyor. Kimlikçi ve yankesici ahlak yaygınlaşıyor. Mahalle baskıları artıyor (Karaağaçlı, 2026c; Karaağaçlı, 2026d: Mardin, 2017).
Anominin seçilmiş bazı yönlerinin betimlenmesinden sonra anomiyle koşut giden bir sosyolojik olgu da şiddet lekesidir. Eş deyişle sosyolojik bir teorize olarak anomi artıkça şiddetin de azdığı gözlenmektedir. Bu nedenle birlikte araştırmanın diğer bir değişkeni olan “şiddet olgusu” aşağıda araştırmanın temel amacı doğrultusunda farklı alt başlıklarla tanıtılmaktadır:
5.Şiddet Olgusu Yaşamda Her Alanı Lekeliyor!
Şiddet, her türlü fiziksel, psikolojik, sözel, sembolsel ve ekonomik baskı olduğundan; şiddet insanlar arasında yaygın olduğu kadar, başka bir canlıya ya da cansız bir nesneye de yönelik uygulanmaktadır.
Şiddetin mutlak ve somut olarak fiziksel bir zarar vermesi gerekmemektedir. Çünkü; şiddet; psikolojik, ekonomik, sosyal ve cinsel yönlerden de zararlar vermektedir. Çünkü; şiddet, bireyin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik yönden zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan tehdit ve baskı girişimli sözlü ya da sözsüz her türlü her türden tutum ve davranıştır.
Psikoloji alan yazınında; “sağlıksız kişilik yapısına işaret eden şiddet olgusunda; her fizik-mekan şiddet ortamı olarak kullanılırken; eş deyişle evde, okulda, işyerinde, apartmanda, sokakta, kafede, yolda ve caddede şiddet eylemleri liberal politikalarla çok daha kolay ve yaygın bir beslenme alanı bulmaya devam etmektedir.
Çünkü; kamusal zemin zayıflıkları şiddeti tetikliyor. Devleti devlet yapan, yasama, yürütme ve yargı güçler ayrılığının karmaşıklığı ve otokratik bürokrasinin varlığı şiddet ortamlarını yaygınlaştırmaya yetip artmaktadır.
Çünkü; bireyin özel veya kamusal hakları kısıtlanması, tehdit ve baskı yoluyla düşünsel ve hareketsel özgür iradesinin ipoteklenmesi şiddeti tetiklemektedir.
Çünkü; Öğretmenlerin haklı, “Emek ve Hak İstemleri” konuşma, görüşme ve uzlaşma yerine şiddetle tepki görmektedir (Karaağaçlı, 2026e).
6.Şiddet Döngüsündeki Aşamalı Eylemler
Şiddet tekrarlı ve sürdürülür özellikler taşıdığından şiddet eylemleri de bir döngü olarak kendini göstermektedir. Şiddetin Döngüsü aşağıda şekil halinde verilmektedir:
Şekil incelendiğinde şiddetin döngüsünde; (1)Bahaneler bulma, (2)Gerginlikler çıkarma, (3)Kriz ortamları arama, (4)Pişman olma ve (5)Yeniden şiddete yönelme olmak üzere aşamalı eylemleri olduğu anlaşılmaktadır.
Aşağıda bu eylemler ana çizgilerle açıklanmaktadır:
6.1.Bahaneler bulma: Şiddet uygulayan kişi yaptığı baskılara bahaneler üretir. Şiddete uğrayan yani mağdur olan birey ise şiddet uygulayanın bahanelerini anlamaya çalışır. Şiddet sahibinin ürettiği gerekçeleri kabul etmeye hatta değişmesi için ona yardım etmeye bile girişir. Kendi algılarından şüphe eder ve olumsuz durum için kendini sorumlu hisseder.
6.2.Gerginlikler çıkarma: Şiddet uygulayan kişi çeşitli nedenlerle ortama ve karşısındaki kişiye yönelik gerilim yaratır. Şiddet uyguladığı kişinin davranışlarını kontrol eder. Kontrol eylemi baskıyla artar. Kişinin yapması ve yapmaması gerekenleri sözlü ve sözsüz davranışlarla belirtir. Şiddete uğrayan mağdur kendini endişeli hisseder, gergin atmosferi hafifletmeye, sözleri ve davranışları konusunda dikkatli olmaya çalışır.
6.3.Kriz ortamları arama: Şiddet uygulayan, sözlü, sözsüz, psikolojik, fiziksel, cinsel veya ekonomik olarak karşısındaki kişiyle çatışır. Saldırgan tutumlar gösterir. Mağdur kendini aşağılanmış, üzgün hisseder ve haksızlığa uğrar.
6.4.Pişman olma: Şiddet uygulayan kişi, yaptığı saldırgan, baskın, gergin ve kontrol edici davranışlar için pişman olduğunu söyler. Böylece mağdur ettiği kişinin gönlünü almaya çalışır. Pişmanlık aşamasında şiddet uygulayanın tutum ve davranışları samimiyeti ve gerçek pişmanlığı ölçüsünde değerlendirilmelidir.
6.5.Yeniden şiddete yönelme: Şiddet döngüsünde şiddet uygulayanın cezasızlığı ve hoş görülmesi onun tekrar şiddete yönelmesini tetikler. Bu nedenle şiddete bireysel, toplumsal ve hukuksal olarak sıfır hoşgörü ve cezasızlık hukuku gösterilmelidir.
7.Okullarda Karşılaşılan Şiddetin Türleri
Okullarda Karşılaşılan Şiddetin Türleri aşağıda önce sıralanmakta, sonra ayrı ayrı ana çizgilerle incelenmektedir:
Zorbalık
Aşağılamak
Yıldırmak
Red etmek
Soyutlamak
Duygusal şiddet
Ekonomik şiddet
Fiziksel şiddet
7.1.Zorbalık: Zorbalar, saldırgan ve kaba kuvvet yanlısıdırlar. Kaba kuvvete başvurmayanlar ise duygusal açıdan daha baskıcıdırlar. Zorbalık, korkular, kaygılar, okula gitmeme ve oluştururken zorbalığa uğrayanların da şiddete başvurmalarına neden olur.
7.2.Aşağılamak: Alay ya da hakaret ederek karşıdakini küçük düşürme durumudur. Bir yetişkin ya da çocuğun yaşıtı tarafından aşağılama yapılabilir.
7.3.Yıldırmak: Yıldırma; fiziksel şiddetle, sözlü tehditle kişinin eşyalarına zarar vermek yapılan bir şiddet türüdür.
7.4.Reddetmek Kişinin değerini kabul etmemek kendisini küçük görmesine neden olur. Birinin diğerine kızgınlığı, ondan hoşlanmaması başkalarının da ona farklı davranmalarına yol açar.
7.5.Soyutlamak: Soyutlama, kişinin diğer bireylerle arkadaşlıklarını kısıtlama ve fiziksel sınırlama getirmedir.
7.6.Duygusal şiddet: Kişiyi duygusal olarak baskı altında tutma, yalnız bırakma, içe kapanmasına yol açma, öz saygısını zedeleme davranışlarıyla yapılır. Duygusal şiddet mağdurları ise saldırganlık ve başarısızlık yaşarlar.
7.7.Ekonomik şiddet: Ekonomik şiddet, kişilerin veya grupların bir kişi üzerinde baskı kurması, parasını alması ve istemediği bir işte çalıştırmasıdır.
7.8.Fiziksel şiddet: Fiziksel şiddet aniden verilen tepkilerle öğrencilerin birbirini itmesi ve vurması şeklinde görülür.
Okullarda yaygın karşılaşılan yukarı satırlarda ele alınan şiddetin türleri sonucunda öğrenciler, öğretmenler ve yöneticiler duygusal ve düşünsel sorunlar yaşamaktadırlar. Duygusal sorunların bazıları; içten içe aşırı kızgınlık ve intikam alma isteği, unutkanlık, çekingenlik, umutsuzluk, çaresizlik duygusu, güvensizlik ve kendini sevmeme şeklinde ortaya çıkmaktadır. Sonuçta şiddet; eğitimi, öğretimi, öğretmenleri, öğrencileri, destek personeli ve velileri hedef almaktadır.
Okullarda görülen şiddetin türlerinin ardından okullarda şiddet uygulayanların kişilik özelliklerine bakıldığında aşağıdaki görünüm ortaya çıkmaktadır:
8.Okullarda Şiddet Uygulayanların Kişilik Özellikleri
Okullarda yönetici, öğretmen ve yardımcı destek hizmetlerinde görevli personele dönük şiddet eylemlerinde bulunan kişilerin temel kişilik özelliklerinin ise şu karakteristikler taşıdığı gözlenmektedir:
Daha önce şiddet deneyimi içeren bir geçmişe sahip bulunuyorlar.
Ruhsal ve fiziksel yönden tam bir iyilik halinde görülmüyorlar.
Alkol ve madde bağımlılığı yaşıyorlar.
Depresif, manik ve şizofrenik haller gösteriyorlar.
Ateşli silahlara düşkünlükleri gözleniyor.
Asabi ve gergin olarak öfke kontrolunu yapamıyorlar.
Kişisel çıkarları için her şeyi yapmayı göze alıyorlar.
Memleketin televizyon dizilerindeki rol modeller olarak, kabadayı, delikanlı ağır abi ve hanımağa tavırlarını gösteriyorlar.
Anlaşmazlıkların çözümünü güç odaklı görüyorlar.
Yasaları ve kuralları hiçe sayıyorlar.
Toplumda ve okulda her şeyin kendi isteğine göre düzenleneceğini sanıyorlar.
Küçüklere sevgi ve büyüklere saygı değerlerinden uzak davranıyorlar (Karaağaçlı, 2021).
Okullarda şiddet uygulayanların kişilik özelliklerinin temelinde; “şiddeti tek çözüm görme, şiddetin cezasının karşılığı yok diye davranma, farklı rol ve modellerdeki şiddet destekçilerine güvenme, yasaların da çiğnenebileceğini sanma ve maddi çıkarları öne çıkarma” gibi seçilmiş olumsuz davranış kalıplarının olduğu gözlenmektedir.
9.Türkiye Coğrafyası’nda Anomi ve Şiddet Yeni Liberalizmden Besleniyor!
Çocukluk yıllarımda da yani 1970’li dönemlerde de Türkiye Kapitalizmle yönetiliyordu. Ancak o zamanlarda kamunun ekonomik girişimleri her daim yaşamsal önem taşıyan yol, su, elektrik, gaz, şeker, un, tekstil, çimento, ekmek, demiryolu taşımacılığı, şehir içi ulaşım kalemlerinden vazgeç-me-me odaklıydı.
Bugünkü Türkiye Coğrafyası’nda ise post-kapitalizmin en üst versiyonu olan yeni liberalizm uygulanıyor. Yeni liberal siyasanın aşağıda 3 temelde yayılan uygulamaları salt ekonomik düşün ve girişimlerle sınırlı kalmadığından etkisel sonuçları sosyal yapının folklorik ve otantik alanlarını da tutup kuşatırken; anomi ve şiddeti de olumsuz olarak besliyor.
Yeni özneli liberal siyasada;
Serbest piyasa ve özel şirket aklı kamusal irade gibi benimsenir.
Temel ekonomik kararlar özel sektör korumalı olarak uygulanır.
Sosyo-ekonomik düzenin kurgulayıcısı da rantiyecisi de özel teşebbüstür.
Özel teşebbüslü yeni liberalizmde kamusal zayıflık olurken; bireysel haklarının koruyucusu ve teminatı gerçekleşemez!
Küçülen kamu, makro kitlelerin bireysel, hukuki, sosyal, kültürel ve ekonomik haklarını koruyamaz!
Kamuyu küçülerek özelleştirmeyi güzelleyen yeni özneli tutucu kuşatmacı liberal politikalar “bireysel ve ulusal özneli ve yararlı yüklemler kuramaz, dolayısıyla girişimler yapamaz!”
Neden mi? Çünkü;
Yeni liberaller devletin kamusal hizmetlerinden çekilmesini isterler. Aksi görüşte olanları “çağın gerisinde kalmakla suçlarlar”(!). Yeni öznelerin yönetsel tercihi, kamusal hizmetlerin sunumunda kollektivist yaklaşım yerine tekelci özel-siyasayı öne çıkarmasıdır (Mirowski, 2013).
Çünkü, Liberalizmin ilkelerinden hareket eden ve post-kapitalist dayanaklı yönetim olan yeni özneli liberalizm, devletin müdahale işlevini liberallikten daha zayıf halde görür (Harvey, 2015).
Yukarı satırların ara bir özet çıktısı olarak denilebilir ki; “yeni özneli aksiyonlar eleştiriler ve kamusal gerekçelendirmeler özünde yatan kıymet; servet karşıtlığından değil; kamusal yanlılığın bireysel, toplumsal, ulusal ve evrensel ürün ve hizmetlerin dolaşımındaki paylaşım verimliliğinin sağlanmasındandır.
9.1.Yeni Liberalizmde özel okulların para kazanma hırsı eğitsel eşitsizliği artırıyor!: Özel okulların eğitimin çok yönlü işlevlerinden olan; (1)Bireysel, (2)Sosyal, (3)Ekonomik, (4)Siyasal ve (5)Örtük/Gizil yönlü formasyonlarını kazandırmayı “para getirisi” dışında idealistik senaryolarında nerede gördükleri konusu da güncel zeminde tam karşılıklarını bulabilmiş değildir. Yani; özel okulların hedefi; ideal yetiştiri yerine; “daha çok kazan” üzerine kuruluyor (TİHEK, 2016; Turner, 2020).
9.2.Yeni Liberalizmde YKS yarışı eşitsiz yapılıyor!: 2017-2018 eğitim öğretim yılı ile uygulanmaya başlanan ve her yıl yapılan ortaöğretimden yükseköğretime geçiş sınavına hazırlık süreçleri “özel okullar ve dershaneler ile paralı ailelerin çocukları lehine eşitsiz koşullarda yapıldığı gerçeği” nedense; ulusal eğitim paydaşlarının eş katılımlı, eş zamanlı kapsamlı olarak öz eleştiriyle ve nesnel bakışla yüzleşip değerlendirilmiyor (Karaağaçlı, 2023a; Karaağaçlı, 2023b).
Yeni Liberalizmin tercih ettiği seçilmiş reel politikaları; “sosyal eşitsizliği derinleştirirken, sosyal, kamusal, parasız eğitim, sağlık ve şehir içi ulaştırma gibi birey yurttaşların en temel yaşamsal gereksinimlerine uzak kalmaktadır.”
Anılan uzaklık seçilmiş davranışlar ve politikalar olarak da Anayasal hak ve özgürleri para, sermaye ve rant ekonomisinden yana desteklerken, emekçilerin yaşam haklarını ise özel sermayenin istediği ölçüde vermektedir. Özel sermaye Dikensiz gül bahçesi isterken emeğe de bir şey vermek istememekte; çalışanın bir günlük emeğiyle onun bir aylık ücretini çıkarmaktadır (TBMM, 1987; Marx, 2020).
Kamusal tasarruf önlemleri ise nedense her bağlam ve zeminde hep kamusal emekçilere fatura edilirken, bu konuda da olağan suçlular çalışma ve hazine-maliye bürokrasisi ve üst düzey yönetselleri durumu olağan olarak kamuoyuna sunmaktadır (Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2024).
10.Sonuçlar
“Türkiye Coğrafyası’nı Lekeleyen Anomi ve Şiddet Yeni Liberalizmle Besleniyor!” konulu bu araştırmada elde edilen verilerle ulaşılan sonuçlar şunlardır:
Anomi temelde, “kanunsuzluk” ya da “normsuzluktur.”
Émile Durkheim anomiyi, toplumsal kuralsızlık olarak betimlerken; Robert K. Merton anomiyi bireysel ve toplumsal hedeflere ulaşmak için sunulan yasal araçlar arasındaki uyumsuzluk olarak vurgulamaktadır.
Evrensel ölçekte anomik haller arasında; insan dışı reel politikaların arttığı, Gazze, Asya ve Afrika gibi Coğrafyalar’da soykırım savaşlarının sürmesi dikkati çekmektedir.
Ulusal ölçekte Türkiye Coğrafyası’nda anomik lekelerin insani, sevgi, saygı, erdem, iyilik, duyarlılık, naziklik, yardımlaşma, misafir severlik, temizlik ve paylaşımcılık gibi kök değerlerden giderek uzaklaşılmasından kaynaklandığı gözlenmektedir.
Anomiyle koşut giden sosyolojik bir olgu olarak şiddet anomi artıkça azmaktadır.
Şiddet, insanlar arasında yaygın olduğu kadar, başka bir canlıya ya da cansız bir nesneye de yönelik olarak da şiddet uygulanmaktadır.
Şiddetin döngüsü; (1)Bahaneler bulma, (2)Gerginlikler çıkarma, (3)Kriz ortamları arama, (4)Pişman olma ve (5)Yeniden şiddete yönelme aşamalı eylemlerinden oluşmaktadır.
Toplumsal yaşamın hemen her alanını örseleyen şiddet; okullarda zorbalık, aşağılamak, yıldırmak, ret etmek, soyutlamak, duygusal şiddet, ekonomik şiddet ve fiziksel şiddet türleri olarak eğitimi, öğretimi, öğretmenleri, öğrencileri, destek personeli ve velileri hedef almaktadır.
Okullarda şiddet uygulayanların kişilik özelliklerinin temelinde; “şiddeti tek çözüm görme, şiddetin cezasının karşılığı yok diye davranma, farklı rol ve modellerdeki şiddet destekçilerine güvenme, yasaların da çiğnenebileceğini sanma ve maddi çıkarları öne çıkarma” gibi seçilmiş olumsuz davranış kalıplarının olduğu gözlenmektedir.
Yeni liberaller devletin kamusal hizmetlerinden çekilmesini isterken; post-kapitalist dayanaklı yönetimi, politikaları ve siyasetleriyle özel sektörün palazlanmasını desteklemektedir.
Yeni Liberalizmin tercih ettiği seçilmiş reel politikaları; “sosyal eşitsizliği derinleştirirken, sosyal, kamusal, parasız eğitim, sağlık ve şehir içi ulaştırma gibi birey yurttaşların en temel yaşamsal gereksinimlerine uzak kalmaktadır.”
Yeni Liberalizmde özel okulların para kazanma hırsı eğitsel eşitsizliği derinleştirmektedir.
Yeni Liberalizmde YKS yarışının hazırlıkları özel, paralı ve bankacı eğitimle eşitsiz sınavı ise kamusal fizik-mekanlarda eşit(!) yapılmaktadır.
11.Öneriler
“Türkiye Coğrafyası’nı Lekeleyen Anomi ve Şiddet Yeni Liberalizmle Besleniyor!” konulu bu araştırmada elde edilen verilerle ulaşılan sonuçlar ışığında uygulamalarda dikkate alınmasında yarar görülen öneriler aşağıda sıralanmaktadır:
Anomi ve şiddeti besleyen yeni özneli tutucu, kuşatmacı ve yayılmacı reel politikalar yerine, kamusal ve halk egemenliğini öne çıkaran seçilmiş davranışlar ve politikalar uygulanmalıdır.
Anomi ve şiddeti besleyen insan dışı her uygulama ret edilmelidir.
Evrensel ölçekte Gazze, Asya ve Afrika gibi Coğrafyalar’da soykırım savaşlarının önlenmesi için GMK Atatürk ve rakadaşlarının vurguladığıı “yurtta barış, dünyadA barış” ilkesi her bağlamda öne çıkarılmalıdır.
Ulusal ölçekte Türkiye Coğrafyası’nda anomik lekelerin önlenmesi için; insani, sevgi, saygı, erdem, iyilik, duyarlılık, naziklik, yardımlaşma, misafir severlik, temizlik ve paylaşımcılık gibi kök değerler yaşatılmalıdır.
Anomiyle koşut giden sosyolojik bir olgu olarak şiddete hoşgörüsüz yaklaşılmalıdır.
Uluslararası ve ulusal ölçekte hiçbir canlıya ve cansız varlığa şiddet gösterilmesine cezasız yaklaşılmamalıdır.
Türkiye Coğrafyasında okullara kadar girerek artan şiddet olaylarının önlenmesi için; öncelikle; “ulusal iradeli toplumsal destekli siyasi tercihler gerektiği unutulmamalıdır.
Şiddetle ilgili 6284 ve 6222 Sayılı Kanunların tam olarak uygulanmalıdır.
Anti sosyal medyatik ortamlardaki fenomenliklerin değil; ”iş, emek ve alın-teriyle elde edilen kazançlar toplumsal değerlerde önemsenmelidir.
Mesleki etik iklimi merkezi ve yerel yönetimlerde ve kamusal alanlarda koşulsuz uygulanmalıdır.
Emevi ve gösterişli inançlara dayalı siyasi ahlak güzellemeleri yerine; “erdem, insan ve iyilik” temelli ahlaki iklim yaşanmalıdır.
Kimlikçi ve yankesici ahlaktan vazgeçilmelidir.
Kamusal alandaki görev formasyonlarında nepotizm yerine; hak edenler olmalıdır.
Silahlanmaya sıfır hoşgörü gösterilmelidir.
Merkezi iktidar ve bürokraside kutupcu, incitici ve zedeleyici dilden bir an önce insani olarak uzaklaşılmalıdır.
12.Vargı ve Yargı
“Anomi, Şiddet ve Yeni Liberalizm Lekelerine Güçlü Seçenek; “Cumhuriyetçi Demokratik Kamusal Eğitimdir!”
Anomi, kuralsızlık ve değersizlik ve yabancılaşma ile ilgili sosyolojik bir teorize olup; organik ve sosyolojik dayanışmanın azaldığı toplumlarda anomi daha zedeli haller doğurmaktadır. Çünkü: Sokrates’in vurguladığı gibi “kanunların olmadığı yerde cahiller cani, alimler asi olmaktadır.” Anomiye koşut hortlayan şiddet, eğitimin, öğretimin, öğretmenlerin, öğrencilerin, destek personelin ve velilerin canına okumaya devam etmektedir (Platon, 2011).
Bu nedenle, anomi ve şiddeti besleyen yeni liberalizmin temel savunusu olan; “kamu küçülmeli özel sektör büyümeli paralı, özel okullu ve kurslu bankacı eğitim gelişmeli(!) tuhaflığı kamusal eğitimi, emekçilerin çocuklarının eşit eğitim ve öğretimlerini zedelediğinden, her bağlamda Cumhuriyetçi Demokratik kamusal eğitim güçlendirilmelidir.
Bunun temel ve tümel yolu ise; GMK Atatürk ve arkadaşlarının tam bağımsızlıkla; desenlediği; “Ulusçu, Kamucu, Halkçı, Devrimci, Laik ve Cumhuriyetçi” formasyonlu güçlü kamusal devlet ve halkın dayanışmacı egemenliğinden geçmektedir.
13.Etiksel Gerekçe ve İlke
Burada yer verilen görüşlerde herhangi bir intihal ve manipülasyon yapılmadığından, yapılan alıntılarda kaynak gösterilmesi etiksel olarak uygun olacaktır.
Kaynaklar
Durkheim, E. (1951). The Division of Labor in Society. Çev: Spaulding-Simpson. Division of Labor. USA. New-York.
Freire, P. (2017). Ezilenlerin Pedagojisi. Genişletilmiş 50. Yıl Özel Basımı. Çev: Dilek Hattatoğlu ve Erol Özbek. Ayrıntı Yayınları.
Freire, P. (2019). Özgürlüğün Pedagojisi. Etik, Demokrasi ve Medeni Cesaret. Çev: Gülden Kurt Gevinç. Ayrıntı Yayınları.
Harvey, D. (2015). Neoliberalizmin Kısa Tarihi. Çev: Aylin Onacak. İstanbul: Sel Yayıncılık.
Hazine ve Maliye Bakanlığı. (2024). Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi. 13.05.2024.
Karasar, N. (1991). Bilimsel Araştırma Yöntemi. 4.Basım. Ankara: 3A Araştırma Eğitim Danışmanlık Ltd. Şti.
Karaağaçlı, M. (2021).Eğitimin Sosyolojisi. Ankara: Kitapçı Basımevi Yayıncılık Dağıtım Tasarım San Tic. Ltd. Şti. ISBN No:978-605-62357-9-5. Bandrol Seri Aralıkları: THG-PRH 620851-620870.
Karaağaçlı, M. (2023a).Neoliberalizmin Eğitimde Eşitsiz Yarışı: YKS. Mektepli Gazete. 23.05.2023. http://www.mektepligazete.com.
Karaağaçlı, M. (2023b).Neo-Özneli Siyasanın Derinleştirdiği Eşitsizlikler! Mektepli Gazete. 17.08.2023. http://www.mektepligazete.com.
Karaağaçlı, M. (2024a). Ahbap ve Akraba Kapitalizmi! http://www.mektepligazete.com.Köşe Yazıları 25.07 2024.
Karaağaçlı, M. (2024c).Eşitsizlikler İçinde Eşit Yarış; YKS de Ulusal Eğitimin Aynası Kırık. http://www.mektepligazete.com.Köşe Yazıları 18.07 2024.
Karaağaçlı, M. (2024b). Türkiye Coğrafyasında Şiddet Kanseri. Ankara: Mektepli Gazete. http://www.mektepligazete.com.Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı 23.08.2024.
Karaağaçlı, M. (2026a).Barbarlaşan Gezegene; “Yurtta Barış Dünya’da Barış” Reçetesi. http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı. 12.03.2026.
Karaağaçlı, M. (2026b).Liberalizmin Ceza Odaklı Vizyonuyla; Refah Devleti Oluşmaz! http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı. 20.05.2026.
Karaağaçlı, M. (2026c). Evrensel ve Ulusal Değerler Güzellemeleriyle; “Değerler İçselleştirilemez!” http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı.21.01.2026.
Karaağaçlı, M. (2026d). Kimlikçi ve Yankesici Ahlakla Sosyal Eşitlikler Sağlanamaz! Pusula Dergisi. http://www.bcp.org.tr. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı.20.05.2026.
Karaağaçlı, M. (2026e). Öğretmenlerin Haklı, “Emek ve Hak İstemleri”. http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı. 24.06.2026.
Karaağaçlı, M. (2026). “Memlekete Yabancılaşma” Şiddeti Tetikliyor! http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı. 06 Nisan 2026.
Marx, K. (2007). Das Kapital. İstanbul: Gece Kitaplığı.
Mardin, Ş. (2017). Şerif Mardin Mahalle Baskısı Kavramını Anlatıyor. Medyascope. 07 Eylül 2017.
Merton, K. R. (1973). Social Structure and Anomie, Social Theory and Social Structure. The Sociology of Science Volume:3; Issue:5.
Mirowski, P. (2013). The Thirteen Commandments of Neoliberalism. The Utopian.
Platon. (2011). Sokrates’in Savunması. İstanbul: Cumhuriyet Eki.
TİHEK. (2016).Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu. Kanun No:6701, Resmi Gazete No: 29690.
TBMM. (1987). Türkiye Cumhuriyeti Anayasası. Ankara: TBMM. Vakfı Ofset Tesisleri.
Weber, M. (2004). Sosyolojinin Temel Kavramları. Çeviren: Medeni Beyaztaş. Efkar Yayınevi.
Analitik Meraklısına ve Somut Ayrıntıcılarına Yazarın Şiddet Özneli Diğer Yayınları
Karaağaçlı, M. (2019-1). Siber Zorbalık. Ortak Paydamız: Eğitim. Programda Uzman Konuşmacı. Ankara: MEB. Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü. İçerik Dairesi Başkanlığı Portalı. www.mebeba. 26 Mart 2019.
Karaağaçlı, M. (2019-2). Okullarda ve Eğitimde Şiddetin Evrilmesi. Şiddetin Önlenmesi Çalıştayı. Ankara: 15-16 Kasım.2019. TC Cumhurbaşkanlığı THİEK. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun (HİEK) 08.11.2019 tarih ve E1724 Sayılı yazısı. Çalıştaya sözlü bildirili ve sunumlu katılım. Ankara; Green Park Konferans Salonu. 16 Kasım 2019.
Karaağaçlı, M. (2022). 6222 Sayılı Yasa Gereği Şiddet Her Yerde Şiddettir! Niye Şehir Kimliği Öne Çıkarılıyor? https://www.yurtspor.com/kose-yazisi/65. html/29.11.2022.
Karaağaçlı, M. (2023-1).Futbolunuz Batsın! https://www.yurtspor.com/kose-yazisi/267. html/09.08.2023.
Karaağaçlı, M. (2023a). Başkentte Şiddet. https://www.yurtspor.com/kose-yazisi/348. 12 .12.2023.
Karaağaçlı, M. (2023b).MKE Ankaragücü-Rizespor Süper Lig 15. Hafta Maçında Yaşanan Şiddet Olayları. Ankara-Eryaman, 11.12.2023.
Karaağaçlı, M. (2023c).Yaşama, Eğitbilime ve Okul İklimine Yabancılaştıran Şiddeti Giderme Yaklaşımları. Şiddet Döngüsü ve Çözüm Önerileri Sempozyumu 22-23 Aralık 2023. Samsun: 19 Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü’nün Düzenlediği Sempozyum’a Çağrılı konuşmacı olarak sözlü bildiriyle katılım.
Karaağaçlı, M. (2023d). Fenerbahçe’ye Adana’da Futbol Sertliği Değil; Futbol Dayağı! https://www.yurtspor.com/kose-yazisi/140. html/03.02.2023.
Karaağaçlı, M. (2024a). TBMM’de Kürsü Dokunulmazlığına Rağmen; Şiddet Var. Türkiye Coğrafyasında Şiddet Kanseri. Ankara: Mektepli Gazete. http://www.mektepligazete.com.Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı.23.08.2024.
Karaağaçlı, M. (2024b).Trabzon’da Olaylar, TFF ve Hakem Meler. https://www.yurtspor.com/kose-yazisi/424.19.03.2024.
Karaağaçlı, M. (2024c). Eğitimin, Okulların ve Eğitim Emekçilerinin Canına Okuyan Şiddet!. http://www.mektepligazete.com.Köşe Yazıları 12.05 2024.
Karaağaçlı, M. (2025a). Devlet Kızmaz! http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı. 28.03.2025.
Karaağaçlı, M. (2025b). Türkiye Sosyolojisinin Güncelinde Şiddet Yine Azdı!. http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı. 14 04.2025.
Karaağaçlı, M. (2025c). Demokratik Siyaset Kurumunda Kullanılan Dilin Olağanlığı. http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı. 04.05.2025.
Karaağaçlı, M. (2025d). Genelde Kutuplaştırıcı Dille, Özelde Sayın Özel'e Kadar Evrilen Şiddet. http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı.04.05.2025.
Karaağaçlı, M. (2025e). Nefret Öznesinden, Sevgi Öznesine Yürüyüş! http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı. 08.05.2025.
Karaağaçlı, M. (2025d). Boksta, “Az Gelişmişlik Değil; Hiç Gelişmemişlik” Kareleri!. https://www.yurtspor.com/kose-yazisi/424. 25.11.2025-Mustafa Karaağaçlı.
Karaağaçlı, M. (2026a).“Memlekete Yabancılaşma” Şiddeti Tetikliyor! http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı. 06.Nisan 2026.
Karaağaçlı, M. (2026b). Şiddet, Ulusal İradeyle Yok Olur! http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı. 20.04.2026.
İletişim ve Erişimi
Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI
T.C.Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğretim Üyesi
e-posta-1: [email protected]
e-posta-2: [email protected]
Web-1 : w3.gazi.edu.tr/~mkara
Web-2 :https://avesis.gazi.edu.tr/mkara
ORCID :https://orcid.org/0000-0003-3488-1021
Süren Yayın Ortamları ve Portalları
Futbol-spor-yorum :www.yurtspor.com.yazarlar
Eğitim,sosyoloji ve güncel:www.mektepligazete.com.köşeyazıları
Bilim-araştırma :www.mektepligazete.tebeşirbülten.com
Konuk yazarlığı-1 :www.bcp.org.tr
Konuk yazarlığı-2 :www.derslerdergisi.comr
Tüm yayınlar blogu :mustafakaragacli.blogspot.com
Bilişim Medyaları
Facebook-1 :Kirizma
Facebook-2 :Mustafa Karaağaçlı
X :M_Karaagacli_
İnstagram :mustafakaraagacli1
Youtube kanalı:http://www.akademikada.youtube.com/@
Görselin Kaynağı yapay zeka
İlgili Haberler

Tunceli’de velilerden öğretmen açığı tepkisi: “Kadrosu burada ama ortada öğretmen yok”

Sinop'ta okulun çatısına yuvalanan arılar güvenle kovana taşındı

Aksaray’da okul masrafları arttı: Ortaokul öğrencisinin kırtasiye gideri 4 bin 500 liraya çıkıyor

CHP’li Kaya'dan Bakan Tekin'e: "Biber gazıyla, ters kelepçeyle öğretmene zulmetmekten vazgeç"

Okul alışverişinde zorlanan veliler dertli: Okul masrafı 10 bin lirayı geçiyor