Mektepli Gazete

İzmir'in işgalden kurtuluşunun 104. yılı...Cemil Tugay: "İzmir, emanetini yere düşürmedi"

İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde, Türk süvari birliklerinin 9 Eylül 1922'de kente girişi temsili olarak canlandırıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kutlama mesajının okunduğu programda, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da İzmir’in bağımsızlık, Cumhuriyet ve Atatürk değerlerine bağlılığını sürdürdüğünü söyledi.

Paylaş
Yazı boyutu
100%

(İZMİR) – İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde, Türk süvari birliklerinin 9 Eylül 1922'de kente girişi temsili olarak canlandırıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kutlama mesajının okunduğu programda, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da İzmir’in bağımsızlık, Cumhuriyet ve Atatürk değerlerine bağlılığını sürdürdüğünü söyledi.

İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü kutlamaları, çelenk törenin ardından Hükümet Konağı önünde devam etti. Türk süvari birliklerinin 9 Eylül 1922’de İzmir’e girişi temsili olarak yeniden canlandırıldı.

Atatürk Meydanı’na ulaşan süvari birliği, yurttaşların alkışlarıyla karşılandı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunarak Hükümet Konağı’na çıkan asker, Türk bayrağını göndere çekti.

Bayrağın göndere çekildiği anlarda İzmir, 104 yıl önce yaşanan kurtuluş gününün heyecanını bir kez daha yaşadı.

Törenin sonunda İzmir Valisi Süleyman Elban, süvari birlik komutanına Kur’an-ı Kerim ve Türk bayrağı takdim ederken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da plaket verdi. Ardından Cumhuriyet Meydanı’nda kutlama programı gerçekleştirildi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN KUTLAMA MESAJI

Programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümüne ilişkin gönderdiği mesajı okundu. İstiklal Savaşı’nın tüm kahramanlarını saygı ve rahmetle anan Erdoğan, Cumhuriyet’i korumak, yaşatmak ve yeni başarılarla geleceğe taşımak için çalışmaya devam ettiklerini belirtti. Erdoğan'ın mesajında şu ifadelere yer verildi:

"İzmir ilimizin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünde vatandaşlarımıza tebriklerimi iletiyorum. İstiklal mücadelesi vatanı canlarından üstün tutan, kahramanlıklarıyla tarihine mâl olan tüm şehitlerimizin ve gazilerimizin emsalsiz fedakârlıkları, aziz milletimizin bağımsızlığına ve özgürlüğüne sahip çıkma kararlılığı sayesinde zaferle neticelenmiştir. Böyle kutlu bir anlayışla, kadim medeniyetimiz mirası üzerinde kurulan Cumhuriyetimizi kazanımlarıyla korumak, yaşatmak, muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmak, yeni başarılarla daha da güçlendirmek suretiyle geleceğe taşımak için büyük bir azimle çalışmaya devam ediyoruz. Bu inançla İstiklal Savaşımızın bütün kahramanlarını saygı ve rahmetle anıyorum. İzmir’in bu gurur gününü tekrar kutluyor, tüm vatandaşlarımızı en kalbî duygularımla selamlıyorum."

TUGAY: O BÜYÜK MÜCADELENİN ADI İZMİR’DİR

Programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir’in Millî Mücadele ve Cumhuriyet tarihindeki yerine dikkati çekerek, kentin işgalden kurtuluşa uzanan süreçte bağımsızlık mücadelesinin simge şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Tugay, şunları kaydetti:

"İzmir’in tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlık mücadelesidir. İlk kurşundan zafere, tam bağımsız Türkiye’ye uzanan o büyük mücadelenin adıdır İzmir. İzmir, kurtuluşun şehridir. İzmir, kuruluşun şehridir. İzmir, Cumhuriyet’in şehridir. Bugün kurtuluşumuzun 104’üncü yılında yine yan yanayız. Yine meydanlardayız. Yine bayraklarımız elimizde, aynı büyük gururu taşıyoruz. Hatırlayın. Onur ve gurur duyarak hatırlayın. 15 Mayıs 1919’da İzmir işgal edildiğinde Hasan Tahsin’in sıktığı ilk kurşunla bir millet, teslimiyeti reddetti. O irade İzmir’den Anadolu’ya yayıldı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde bir kurtuluş mücadelesine dönüştü. Anadolu’nun kadınları cephane taşıdı. Köylüler elindeki ekmeği ordusuyla paylaştılar. Gençler cepheye koştu. Analar evlatlarını vatana emanet etti. İsmini bilmediğimiz milyonlar, aynı bağımsızlık ülküsünün etrafında birleşti. Bir millet, vatanına ve geleceğine sahip çıktı. Bir millet, kendi kaderini kendi elleriyle yazdı. Bir millet, esarete cesaretle karşılık verdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde büyüyen o irade, Büyük Taarruz’la zafere ulaştı. 'Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!' emri, bütün Anadolu’nun yıllardır beklediği kurtuluşun sesiydi. O ses İzmir’de yankılandı. 9 Eylül sabahında Halkapınar’dan Konak’a uzanan yolun her adımında büyük bir fedakârlık vardı. Kurtuluşa saatler kala Halkapınar’da şehit düşen askerlerimizin vatan sevgisi vardı. Yaralanmasına rağmen ilerleyen Yüzbaşı Şerafettin Bey’in cesareti vardı. Hükümet Konağı’na taşınan ay yıldızlı bayrağımızda, bir milletin yıllarca verdiği mücadelenin onuru vardı. Ve o bayrak İzmir semalarında yeniden dalgalandı."

"9 EYLÜL RUHU, BU RUHTUR"

Tugay, 9 Eylül 1922’nin yalnızca İzmir’in işgalden kurtulduğu bir tarih olmadığını, yıllarca süren Millî Mücadele’nin fedakârlıklarının ve bağımsızlık iradesinin simgesi olduğunu belirterek şöyle devam etti:

"Bir an için 9 Eylül 1922 sabahını düşünün. Üç yılı aşkın süredir işgal altında yaşayan bir şehri… Hükümet Konağı’nın çevresinde bekleyen İzmirlileri…Yıllardır hasretle beklenen ay yıldızlı bayrağımızın yeniden göndere yükseldiği o anı düşünün… O insanların sevincini düşünün. Birbirlerine nasıl sarıldıklarını, gözyaşlarını tutamadıklarını, çocuklarını kucaklarına alıp kurtuluşu nasıl karşıladıklarını düşünün. 9 Eylül ruhu, bu ruhtur. Bir milletin, yıllarca süren acının, mücadelenin ve hasretin ardından kendi bayrağı altında, kendi vatanında özgürce yaşama iradesidir. Bizler, kurtuluşun 104’üncü yılında, aynı gökyüzünün altında, ay yıldızlı bayrağın altında o gururu hep birlikte taşıyor, o iradeyi hep birlikte yaşatıyoruz. Bugün özgürce bu meydanda buluşabiliyorsak, ay yıldızlı bayrağımızın altında yan yana durabiliyorsak, borcumuz var demektir. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarına borçluyuz. Kurtuluşun meşalesini yakan Hasan Tahsin’e borçluyuz. İşgalcilere boyun eğmediği için süngü darbeleriyle can veren Albay Süleyman Fethi Bey’e, Halkapınar’da can veren Mehmetçiklerimize borçluyuz. Yüzbaşı Şerafettin Bey’e, İzmir’e yürüyen kahraman ordumuzun her bir neferine borçluyuz. Kağnısıyla cephane taşıyan Anadolu kadınlarına borçluyuz. Evladını vatan için uğurlayan analara borçluyuz. İsimlerini hiç öğrenemediğimiz kahramanlara borçluyuz. Bu borcu her 9 Eylül’de onları minnetle anarak taşıyoruz."

"BU BAYRAK HEP BURADA OLACAK"

Tugay, İzmir’in bağımsızlık, Cumhuriyet ve Atatürk değerlerine bağlılığını sürdürdüğünü ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:

"Cumhuriyet’e sahip çıkarak, Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda aklı, bilimi, millet iradesini ve bağımsızlığı savunarak taşıyoruz. Şimdi etrafınıza bakın. Bir asırdan fazlası geçti. Bayraklarımız yine burada. İzmirliler yine burada. Çocuklarımız yine burada. Atatürk sevgisi burada. Cumhuriyet burada. İzmir, emanetini yere düşürmedi. Tarih, 16 Ağustos 1931. 9 Eylül kutlamaları yaklaşırken, dönemin gazetelerinden Hizmet Gazetesi’nde şöyle bir cümle yazar; '9 Eylül’de Türk milleti: Ben varım! dedi.' Şimdi, 104 yıl sonra aynı bayrağın altında ben de size soruyorum: İzmir burada mı? Cumhuriyet’in evlatları burada mı? Atatürk’ün evlatları burada mı? 104 yıl önce de buradaydık. Bugün de buradayız. Yarın da çocuklarımız burada olacak. Bu bayrak hep burada olacak. Başta Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını saygı, rahmet ve sonsuz minnetle anıyorum. Kurtuluşumuzun 104’üncü yılı kutlu olsun."

Konuşmanın ardından, Milli Vefa Pedalı Bisiklet Turu kapsamında Anıtkabir'den İzmir'e getirilen Türk bayrağı, İzmir Valisi Süleyman Elban'a teslim edildi.

Program, İzmir Büyükşehir Belediyesi Halk Dansları Topluluğu ile bando ekibinin gösterisinin ardından sona erdi.


Mektepli Gazete | Eğitim haberinin güvenilir adresi