CHP’li Avşar’dan “okula başlangıç desteği” teklifi
CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, çocukların eğitim hayatına ekonomik eşitsizliklerin gölgesinde başlamasının önüne geçilmesi amacıyla "okula başlangıç desteği" uygulamasının hayata geçirilmesini önerdi ve buna ilişkin Milli Eğitim Temel Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni TBMM Başkanlığı’na sundu.

(ANKARA) - CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, çocukların eğitim hayatına ekonomik eşitsizliklerin gölgesinde başlamasının önüne geçilmesi amacıyla "okula başlangıç desteği" uygulamasının hayata geçirilmesini önerdi ve buna ilişkin Milli Eğitim Temel Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni TBMM Başkanlığı’na sundu.
Avşar, teklifinin gerekçesinde, yoksulluğun yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını, toplumsal yaşamın birçok alanını etkileyen bir kriz haline geldiğini vurguladı.
Türkiye’de her 10 yurttaştan 2'sinin yoksullukla karşı karşıya olduğunu belirten Avşar, açlık sınırının 37 bin 388, asgari ücretin 28 bin 75 lira, geniş tanımlı işsizliğin ise yüzde 30,6 seviyesinde olduğunu ifade etti.
Yoksulluğun ekonomik temelli sosyal ve toplumsal sonuçları olan bir kriz olduğunu vurgulayan Avşar, yoksulluğun ortalama yaşam süresinden beslenmeye, sağlıktan ulaşıma ve barınmaya kadar temel yaşam hakkını doğrudan etkilediğine dikkati çekti.
TÜİK’in Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması verilerine işaret eden Avşar, Türkiye’de en az 17 milyon 821 bin yurttaşın en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak kadar yoksul olduğunu, yoksulluk oranının yüzde 21,2’ye yükseldiğini belirtti.
Düşük asgari ücret, ağır vergiler ve adaletsiz gelir dağılımının çalışan yoksulluğunu artırdığını ifade eden Avşar, geçen yıl Türkiye’de çalışanların yoksulluk oranının yüzde 12,2 olduğunu bildirdi.
"YOKSULLUK, ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİ ARTIRIYOR"
Yoksulluktan en fazla çocukların etkilendiğine dikkati çeken Avşar, TÜİK verilerine göre 2025 yılında 18 yaşından küçük çocukların yüzde 36,8’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunduğunu, toplam nüfusta yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranının ise yüzde 29,3 olduğunu ifade etti.
Çocukların yaşamlarının en fazla desteğe ihtiyaç duydukları dönemlerinde sağlık, beslenme ve eğitim gibi temel haklardan mahrum kalmalarının fiziksel ve zihinsel gelişimlerini olumsuz etkilediğini belirten Avşar, yoksulluk içinde büyüyen çocukların erken yaşta çalışma hayatına girmek zorunda kalabildiğini ve çocuk işçiliğinin arttığını vurguladı.
Avşar, çocukların nitelikli eğitim alabilmesi ve özgüvenli bireyler olarak yetişebilmesi için merkezi bütçeden daha fazla kaynak ayrılması ve etkili politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.
“KAMUSAL POLİTİKALAR ÇOCUK MUTLULUĞUNA ODAKLANMALI”
Sosyo-ekonomik farklılıkların çocuklar arasında ayrışmayı, akran zorbalığını ve sosyal dışlanmayı tetikleyebildiğine dikkat çeken Avşar, kamusal politikaların çocukların mutluluğuna odaklanması gerektiğini belirtti. Avşar, çocukların fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve eğitimde eşitliğin sağlanması için devlet okullarında eğitim gören çocukların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik “okula başlangıç desteği” uygulamasının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Eğitimin Anayasa ile güvence altına alınmış temel insan haklarından biri olduğunu anımsatan Avşar, “okula başlangıç desteği”nin eğitimdeki eşitsizliklerin azaltılması ve hak temelli bir eğitim sisteminin oluşturulması açısından önemli bir adım olacağını ifade etti.
“OKULA BAŞLANGIÇ FONU KURULMALI”
Teklifin ayrıntılarını da paylaşan Avşar, Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 53’üncü maddesinde değişiklik yapılmasını ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın devlet okullarında eğitim gören ve talepte bulunan öğrencilerin kırtasiye malzemelerini her eğitim-öğretim yılı başında ücretsiz olarak karşılamasını önerdi.
Avşar, ayrıca devlet okullarında eğitim giderlerinin karşılanması amacıyla dar gelirli ailelere, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde “okula başlangıç desteği” sağlanmasının öngörüldüğünü bildirdi.
Avşar, teklifin temel amacının çocukların eğitim hakkına erişimini sosyal yardım anlayışından çıkararak yasal bir güvenceye kavuşturmak olduğunu belirterek, “Böylece bu hak sosyal ve ekonomik destek kapsamında sağlanan ‘sosyal yardım’ statüsünden çıkarılmış, adil ve erişilebilir bir eğitimi kanuni güvenceye alan bir hak olacaktır” ifadesini kullandı.