Ali Öztunç: "Yusuf Tekin'in istifa etmesi için daha ne olması gerekiyor?"
CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde okula silahlı saldırıya ilişkin "Milli Eğitim Bakanı bir an evvel bu görevden istifa etmelidir. Milli Eğitim Bakanı Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı'nı yapamamaktadır. Bu bakan maalesef Cumhuriyet'in değerleriyle, Atatürk'le, laik eğitimle uğraşmakta, bunlarla uğraştığı için de Milli Eğitim'e zaman ayıramamaktadır. Artık daha ne olması gerekiyor Yusuf Tekin'in istifa etmesi için" dedi.

(ANKARA) - CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde okula silahlı saldırıya ilişkin "Milli Eğitim Bakanı bir an evvel bu görevden istifa etmelidir. Milli Eğitim Bakanı Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı'nı yapamamaktadır. Bu bakan maalesef Cumhuriyet'in değerleriyle, Atatürk'le, laik eğitimle uğraşmakta, bunlarla uğraştığı için de Milli Eğitim'e zaman ayıramamaktadır. Artık daha ne olması gerekiyor Yusuf Tekin'in istifa etmesi için" dedi.
CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Manisa’nın Turgutlu ilçesinde okula silahla saldırıda yaralananlara acil şifa dileyen Öztunç, şunları söyledi:
"Kahramanmaraş ve Siverek'te yaşanan okul saldırılarının ardından TBMM'de oy birliği ile bir araştırma komisyonu kurulmuştu. O komisyonun üyelerinden birisi, CHP'nin temsilcisi de benim. Komisyon olarak hem sahada hem de TBMM'de çeşitli çalışmalar gerçekleştirmiştik. Sahada Kahramanmaraş'a, Şanlıurfa Siverek'e ve İstanbul'a giderek yerinde birtakım incelemelerde, araştırmalarda bulunmuştuk. Ankara'da ise Türkiye'nin en önemli, alanında uzmanlaşmış akademisyenleri dinlemiştik. Rehberlik uzmanlarını, psikologları, psikiyatristleri, sosyologları, pedagogları, güvenlik bürokrasisini, Siber Suçlar Daire Başkanlığı'ndan Emniyet Genel Müdürlüğü'ne kadar, Jandarma Genel Komutanlığı'na kadar pek çok uzmanı dinlemiştik. Komisyon raporlaşma aşamasına gelmişti, TBMM tatile girmişti ama 1 Ekim'de Meclis açıldıktan sonra komisyon artık bu Manisa'daki saldırıdan sonra bir müddet daha çalışmasını sürdürüp en azından Manisa'da da bir incelemede bulunup Turgutlu'da ki bu konuda belki yarın komisyon olarak da Manisa'ya gidilebilir. Daha sonra da rapor hazırlanacak.
"MİLLİ EĞİTİM BAKANI'NIN ACİLEN İSTİFA ETMESİ GEREKİYOR"
Altı ayda çok sayıda okul saldırısı meydana geldi. Son altı ayda bakın 2 Mart 2026'da başladı İstanbul'da Fatma Nur Çelik öğretmenimizin şehit edilmesiyle başladı, çok sayıda saldırı yaşandı. Kahramanmaraş'ta malumunuz üzere 10 öğretmenimiz şehit edildi. Siverek'te benzer bir olay yaşandı. Bugün Manisa Turgutlu'da yaşandı. Son altı ayda bu kadar çok okul saldırısının olduğu bir ülkede bir Milli Eğitim Bakanı o koltukta oturabilir mi? Siz Milli Eğitim Bakanı'sınız. Sizin yönettiğiniz ülkede altı ayda çok sayıda okul saldırısı oluyor, öğrenciler şehit ediliyor, öğretmenler şehit ediliyor ama Milli Eğitim Bakanı koltuktan kalkmıyor, koltukta oturmaya devam ediyor. Milli Eğitim Bakanı tarikatlara, cemaatlere, siyasetle ilgili vakıflara hizmet etmekten okullara hizmet etmeyi, öğrencilere hizmet etmeyi, öğretmenlere hizmet etmeyi unutmuş durumda. Daha ne olması gerekiyor Milli Eğitim Bakanı'nın istifa etmesi için? Tüm okullarda şiddet mi olması gerekiyor? Bir Milli Eğitim Bakanı kendi ülkesinde altı ay içerisinde bu kadar saldırı varken, çocuklarımız şehit edilirken, öğretmenlerimiz şehit edilirken hiç mi sorumluluk hissetmez? Hiç mi şapkasını çıkarıp önüne düşünmez? Allah aşkına bir defa da bir vicdanlı davranın da sorumluluğunuzun gereğini yerine getirin. Milli Eğitim Bakanı'nın acilen istifa etmesi gerekiyor. Yönetemiyor. Nasıl mı? Daha dün yedi bakanlık arasında okul güvenliği protokolü imzalandı. 24 saat geçmedi. Dün akşam saatlerinde okul güvenliği protokolü imzalandı yedi bakanlık arasında. 24 saat geçmedi ve maalesef Manisa Turgutlu yaşandı. Demek ki yönetemiyorlar. Yönetmekten acizler.
"TÜRKİYE'DE 500 ÖĞRENCİYE BİR REHBER ÖĞRETMEN DÜŞÜYOR"
Bir yaz boyu yattılar. Okullar açıldı. Şimdi okul güvenliği tedbir almaya çalışıyorlar. Tıpkı deprem gibi. Tedbir almazlar. Depremden sonra tedbirleri konuşurlar. Zamanında müdahale etmezler, çalışmazlar. Olup bittikten sonra ahlar vahlar üst üste gelir. Komisyondaki önerilerimizi tekrarlamak istiyorum CHP olarak: Türkiye'de ciddi anlamda rehber öğretmen açığı vardır. Bakın, 50 bin rehber öğretmen açığı var okullarda. Yaklaşık 50 bin öğretmen de atama bekliyor. Türkiye'de bir okulda 500 öğrenciye bir rehber öğretmen düşüyor. 500 öğrenci varsa bir rehber öğretmen, 500'ün üzerine çıktıysa 501 olduysa öğrenci sayısı ikinci rehber öğretmen atanıyor. Peki dünya ortalaması ne? Dünyada ise 250 öğrenciye bir rehber öğretmen düşüyor. Türkiye'de 500 öğrenciye bir rehber öğretmen düşüyor.
"TÜRKİYE'DE ERKEN UYARI SİSTEMİ YOK"
Rehber öğretmenlik neden önemli? Kahramanmaraş'taki saldırıda katil 32 kez rehber öğretmenle görüşmüş. 32 kez. Rehber öğretmen üstlerine bildirmiş durumu, öğrenciyle ilgili durumu. Her defasında Milli Eğitim'den cevap şöyle gelmiş: 'Çocuğu kazanalım.' Oysa dünyada başka bir sistem var. Dünyada erken uyarı sistemi var rehber öğretmenlerde. Erken uyarı sistemi. Yani nedir bu? Örneğin bir öğrenci sorunlu. Rehber öğretmen fark ediyor. Görüşmelere başlıyor. Beşinci görüşmeden sonra Milli Eğitim, sayı arttıkça Aile Sosyal Hizmetler, daha sonra artıyorsa sayı emniyete bilgi veriliyor. Emniyet gerekirse sorunlu öğrenciyi ailesiyle görüşüyor, alıyor, eğitime tabi tutuyor. Bir süre emniyet bunu eğitiyor. Emniyet buna müdahale ediyor. Buna erken uyarı sistemi deniyor ama Türkiye'de böyle bir sistem yok. Kahramanmaraş'ta 32 kez görüşmüş ama hiçbir şey yapılmamış ve sonuç ortada.
"BİREYSEL SİLAHLANMAYA ARTIK 'DUR' DEMENİN VAKTİ GELMİŞTİR, GEÇİYORDUR"
Bireysel silahlanmaya artık dur demenin vakti gelmiştir, geçiyordur. Önüne gelenin elinde silah var. Herkes silah sahibi. Bireysel silahlanma ile ilgili özellikle de kamu görevlilerinin silah sayısının sınırlandırılması ile ilgili acilen kanun çıkmalıdır. 60 tabancası olan emniyet müdürü var. Kahramanmaraş'taki katil zanlısının, katilin babasının silah sayısı da yediydi. Milletvekillerinde sınır yok. 20 tane, 40 tane, 50 tane, kaç tane silah alabilirsen al. Üst düzey kamu görevlilerinde, bürokratlarda sınır yok. Emniyet mensuplarında, üst düzey emniyet müdürlerinde, amirlerinde sınır yok. Bir defa bu bir an önce sınırlandırılmalıdır ve bireysel silahlanmanın önüne geçilmelidir.
"OKULLARDA GÜVENLİK ARTTIRILMALIDIR"
Okullarda güvenlik arttırılmalıdır. Lamı cimi yok. Binlerce bekçi alındı. Köy korucuları var. Okullarda güvenlik mutlak surette arttırılmalıdır. Çözüm değildir. Sorunu tam anlamıyla çözmez ama çözüme katkı verecek önlemlerden birisidir. RTÜK kanunu acilen değiştirilmelidir. Ben eski bir RTÜK üyesiyim. Eski bir RTÜK kanunu var. Dizi filmlerdeki silah sahneleri, şiddet sahnelerine daha ağır yaptırımlar uygulanmalıdır. Hiçbir ülkede bu kadar çok şiddetin dizi filmlerde gösterildiği başka bir ülke yoktur. Açıktan aleni bir şekilde dizi filmlerde her televizyon birbiriyle yarışır gibi dizi filmleri çekmekte ve şiddet sahneleri, silah sahneleri bol miktarda olmaktadır. Bunların mutlaka ağır tedbirlerle uygulanması gerekiyor. BTK çocukları zararlı içeriklerden korumalıdır. Okullardaki yönetici kadroları iyi belirlenmelidir. Siyasete göre değil, sendikaya göre değil, hükümete yakın sendikanın üyesi olanlar illa okullarda yönetici olmak zorunda değiller. Liyakatlı isimler okullarda yönetici olmalıdır. Kahramanmaraş'taki okul saldırısı yaşandığında okul yönetimi değişmişti, değiştirilmişti. Dolayısıyla öğrenciyi yeni gelen okulun müdürü, müdür yardımcıları tanımıyordu. Tanımadıkları, bilmedikleri bir öğrenci idi. Oysa eski yönetim, eski müdür yardımcısı öğrenciyi tanıyordu, gözlüyordu, izliyordu, takip ediyordu. Ama niye? Liyakata dayalı değil, siyasi hesaplara dayalı yöneticiler değiştirildiği için okullarda maalesef yönetimler perişan durumda.
"PSİKİYATRİK TEDAVİ İÇİN ÖĞRENCİLER YÖNLENDİRİLMELİDİR"
Dijital medya ve dijital oyunlarla ilgili tedbir alınmalı ve yaş sınırı mutlaka bir an evvel uygulanmalıdır. Okullarda öğrenciler boş vakitlerinde sanata, spora yönlendirilmelidir. Nasıl? Okullarda sanat atölyeleri ve spor salonları olmalıdır, kurulmalıdır. Öğrenci okula gidiyor, dersi boşsa haylazlık ya da sabahçı, öğleden sonra boş vakit. Mutlaka sanat atölyeleri ve spor salonları yapılmalıdır. Öğrenciler buralarda zamanını geçirmelidir ve kendilerini başka işlerle değil, kötü şeylerle değil, sanatla ve sporla, sporla meşgul etmelidir. CİMER şikayetleri karşılaştığımız en büyük sorunlardan bir tanesi. Öğretmenlerle ilgili CİMER'e yapılan her şikayet öğretmenlerin bir miktar daha otoritesinin azalmasına sebep oluyor. Okulda öğretmen otoritesi azalırsa, düşerse öğrenci maalesef başka işlerin peşine düşer. Psikiyatrik tedavi için öğrenciler yönlendirilmelidir. Öyle öğrenciler var ki, sorunlu, rehberlik öğretmeni sorunu tespit etmiş ama ailesi psikiyatriste götürmüyor. Neden? Çünkü bir defa götürürsem çocuğum fişlenir diye bakıyor. Çocuğum fişlenirse polis, asker, pilot olamaz diye, ömür boyu bu yapışır kalır diye bakıyor. Çocuğunu psikiyatriste götürmüyor. O çocuk maalesef okullarda tehlikeli bir şekilde devam ediyor hayatına. Dolayısıyla buna yönelik bir uygulama yapılmalı, belli bir standart getirilmeli. Bu yıl olabilir. Yani belirli yıldan sonra sabıka kaydının silinmesi gibi bu raporlar silinebilir ya da sayısal olarak bir sınırlandırma getirilebilir. Bunları biz komisyonda önermiştik. Önermeye devam edeceğiz. Çünkü komisyon Manisa'daki bu yaşanan olaydan sonra toplanacaktır tekrar bir kez daha ve orada bu konular bir kez daha değerlendirilecektir. Rapor TBMM'ye sunulacaktır. Komisyon başkanının sunacağını düşünüyorum yakın zamanda.
"YUSUF TEKİN'İN İSTİFA ETMESİ İÇİN ARTIK DAHA NE OLMASI GEREKİYOR?"
Siverek'te ve Maraş'ta arka arkaya yaşanmıştı. Bulaşı etkisi vardır. Bulaşı etkisinden dolayı da uyarıyorum. Bugün Manisa Turgutlu'da yaşanan olaydan sonra önümüzdeki sürece ilişkin gerekli tedbirler daha da ciddi bir şekilde alınması gerekiyor. Önümüzdeki günlere yönelik ciddi tedbir alınması gerekiyor ve en önemlisi her zamanki gibi olay yaşandıktan sonra Bakanlar olay bölgesinde, olay yerindeler. Milli Eğitim Bakanı, İçişleri Bakanı hemen Manisa Turgutlu'ya gitmişler. Öncesinde herhangi bir tedbir yok. Milli Eğitim Bakanı bir an evvel bu görevden istifa etmelidir. Milli Eğitim Bakanı Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı'nı yapamamaktadır. 25 yıllık AKP iktidarında sürekli bakan değişikliği, her gelen Milli Eğitim Bakanı kendisine göre Milli Eğitim projesi uygulamıştır. Kendisine göre müfredat çıkartmıştır. Her gelen bakan sistemi değiştirmiştir. Bu Bakan maalesef Cumhuriyet'in değerleriyle uğraşmakta, Atatürk'le uğraşmakta, laik eğitimle uğraşmakta, bunlarla uğraştığı için de Milli Eğitim'e zaman ayıramamaktadır. Milli Eğitim'i kötü yönetmektedir. Artık daha ne olması gerekiyor Yusuf Tekin'in istifa etmesi için? Yusuf Tekin'in bu görevden hemen, hiç gecikmeden istifa etmesi ya da görevden uzaklaştırılması gerekmektedir."