Mektepli Gazete

12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46'ncı yılı... TKP: 12 Eylül'ü sürdürenler yeni anayasa yapamaz

Türkiye Komünist Partisi'nden (TKP), 12 Eylül askeri darbesinin 46. yılı nedeniyle yapılan açıklamada, "İktidarlar değişmiş ama düzen korunmuş ve güçlendirilmiştir. AKP ise 12 Eylül’le hesaplaşmamış, onun açtığı yoldan yürümüştür. Türkiye’nin ihtiyacı, 12 Eylül düzenine yeni bir anayasa makyajı yapılması değildir. 12 Eylül'ü sürdürenler yeni anayasa yapamaz" dedi.

Paylaş
Yazı boyutu
100%

(ANKARA) - Türkiye Komünist Partisi'nden (TKP), 12 Eylül askeri darbesinin 46. yılı nedeniyle yapılan açıklamada, "İktidarlar değişmiş ama düzen korunmuş ve güçlendirilmiştir. AKP ise 12 Eylül’le hesaplaşmamış, onun açtığı yoldan yürümüştür. Türkiye’nin ihtiyacı, 12 Eylül düzenine yeni bir anayasa makyajı yapılması değildir. 12 Eylül'ü sürdürenler yeni anayasa yapamaz" dedi.

TKP, 12 Eylül askeri darbesinin 46'ncı yılında "12 Eylül'ü Sürdürenler Yeni Anayasa Yapamaz" başlıklı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, darbenin asıl hedefinin, halkın ülkenin geleceğine el koyma iradesini kırmak ve sermaye sınıfının egemenliğini güvence altına almak olduğu savunuldu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"12 Eylül'ü sürdürenler yeni anayasa yapamaz. Türkiye'nin ihtiyacı makyaj değil, eşitlikçi bir düzendir. 12 Eylül 1980’de gerçekleştirilen faşist darbenin üzerinden 46 yıl geçti. Darbe, işçi sınıfının örgütlülüğünü dağıtmak, devrimcileri ve yurtseverleri ezmek, Türkiye’yi uluslararası tekellerin ve patronların sınırsız yağmasına açmak için harekete geçti. Darbenin asıl hedefi, emekçi halkın ülkenin geleceğine el koyma iradesini kırmak ve sermaye sınıfının egemenliğini güvence altına almaktı. Bugün işçilerin sendikasız, güvencesiz ve düşük ücretlerle çalıştırılmasında; kamu işletmelerinin ve ülkenin kaynaklarının patronlara devredilmesinde; eğitimin dinselleştirilmesinde; tarikatların devletin bütün kurumlarına yerleşmesinde; gençliğin geleceksizliğe mahkum edilmesinde 12 Eylül’ün izi vardır.

12 Eylül düzeni sona ermemiştir. İktidarlar değişmiş ama düzen korunmuş ve güçlendirilmiştir. AKP ise 12 Eylül’le hesaplaşmamış, onun açtığı yoldan yürümüştür. Darbenin piyasacı ve gerici programını daha ileri taşımış; işçilerin haklarını gasp etmiş, laikliği tasfiye etmiş, ülkemizi emperyalizme ve sermayeye daha bağımlı hâle getirmiştir. Şimdi aynı iktidar, bir kez daha yeni anayasadan söz ediyor. Anayasayı ve yasaları tanımayanların, mahkeme kararlarını uygulamayanların, seçme ve seçilme hakkını gasp edenlerin, muhalifleri hapse atanların halkımıza özgürlükçü ve demokratik bir anayasaya imza atabileceğinin inandırıcı bir tarafı bulunmamaktadır.

AKP 'Türkiye darbe anayasasından kurtulmalıdır' kılıfına sığınarak yeni Osmanlıcı çözüm süreciyle ülkemizi emperyalizm için dikensiz gül bahçesine çevirmeye çalışıyor. AKP’nin yeni anayasa yapma hakkı da ehliyeti de meşruiyeti de yoktur. Kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmelerin, içeriği halktan saklanan pazarlıkların ve neyi tartışacağı dahi açıklanmayan komisyonların Türkiye’nin sorunlarını çözeceği söyleniyor. Oysa emekçilerin geleceği holdinglerin, tarikatların ve emperyalist merkezlerin çıkarlarına göre şekillendirilen pazarlıklara bırakılamaz. Türkiye’nin ihtiyacı, 12 Eylül düzenine yeni bir anayasa makyajı yapılması değildir. Türkiye’nin ihtiyacı; işçilerin örgütlenme, siyaset yapma ve hak arama özgürlüğünün güvence altına alındığı, laikliğin tartışmasız biçimde egemen olduğu, ülkenin kaynaklarının toplum yararına kullanıldığı, bağımsızlık ve egemenliğin esas olduğu eşitlikçi bir düzendir."

Mektepli Gazete | Eğitim haberinin güvenilir adresi