Mektepli Gazete

Yüzüncü Yıl Platformu Ulusal Eğitim Sempoyumu sonuç bildirgesini yayımladı

9 sivil toplum örgütünün düzenlediği sempozyumda,"Yüzüncü Yıl Platformu Ulusal Eğitim Sempozyumu" sonuç bildirgesini yayımladı.

Paylaş
Yazı boyutu
100%

YÜZÜNCÜ YIL PLATFORMU ULUSAL EĞİTİM SEMPOZYUMU 2022 SONUÇ BİLDİRGESİ

Anayasamız, yasalarımız ve Ülkemizin imzaladığı uluslararası insan hakları sözleşmeleri eğitim hakkını güvence altına almaktadır. Buna karşın, ülkemizde eğitim çağındaki gençlerimizin bir bölümü çeşitli nedenlerle eğitimden, nitelikli eğitimden mahrum kalmaktadır.

Cumhuriyetin 100. Yılına girerken ilköğretimde on öğrenciden birinin okula ulaşamadığı, orta öğretimde okullaşma oranının yüzde 87 dolayında olduğu, açık liselerde bir buçuk milyona yakın öğrencinin okuduğu bildirilmektedir. 3-5 Yaş grubundaki çocukların okullaşma oranının ancak yüzde 44,71 olduğu, 866 bin kız çocuğun hiçbir yerde adının olmadığı görülmektedir.

Eğitimde yapısal, fiziksel, içeriksel, eğiticilerle ilgili sorunlar Cumhuriyetin 100. yılına yaklaşırken de artarak sürmektedir. MEB çözüme dayalı politikalar geliştirmek yerine, eğitimdeki dinselleştirme ve özelleştirme uygulamalarına hızla devam etmekte, bu uygulamalar özellikle mevcut siyasi iktidar döneminde daha hızlı artmaktadır.

Eğitimde dinselleştirme politikası olarak dinsel dersler öğretim programlarına konuldu, seçmeli derslerle de sayıları artırıldı. Bazı dinci vakıf ve derneklerle sözleşmeler yapılarak bu yapılar milli eğitim içine dahil edildi. Özellikle 4 4 4 sisteminin kabulünden sonra ülke gereksiniminin çok üstünde imam hatip ilk ve orta öğretim okulları açıldı. Dinsel gereksinim olmadığı halde kız öğrenciler de imam hatip okullarına yönlendirildi. Günümüzde imam hatip okullarında okuyan öğrenci sayısı (2022’de) 1,5 milyona yaklaşmış olup toplam ilk-orta öğretim içindeki payının %8.3 civarında olduğu görüldü. Sınav sistemlerindeki sorunlar ve orta öğretim kurumlarındaki kontenjan sınırlamaları nedeniyle birçok öğrencinin istemi dışında imam hatip orta öğretim kurumlarına yönlendirildiği tespit edildi. Devlet desteği verilerek birçok tarikatın okul, medrese, yurt açtıkları, bir milyondan fazla çocuğun tarikatların elinde eğitim gördüğü, beyinleri yıkanarak her türlü istismara açık ve kullanılmaya elverişli duruma geldikleri görülüyor. 2011 Yılında Diyanet İşleri Başkanlığına tanınan 11 yaşındaki çocuklara Kuran Kursu açma yetkisi, 4-6 yaş çocukları için de verilerek Diyanet İşleri Başkanlığının Sübyan Mekteplerini andıran eğitim kurumlarını açmalarına olanak tanındığı görüldü; ayrıca ders programlarında ulusal değerlerimizin, Atatürk ve Kurtuluş Savaşımızın, Cumhuriyetimizin kapsam ve kavramlarının azaltılarak, kaldırılarak ulusal eğitimden uzaklaşıldığı da ortada. Bu uygulamaların hedefinin dindar ve kindar bir nesil yetiştirmek olduğu , 3 Mart 1924 Tarihli ÖĞRETİM BİRLİĞİ YASASINA VE BİLİMSEL LAİK EĞİTİME AYKIRI olduğu da görülmekte.

Eğitimde özelleştirme politikasına uygun olarak özel eğitim kurumları devlet desteği ile teşvik edildi, devlet okulları ihmal edildi; özel kuruluşların, tarikatların, yabancı sermayenin özel okul açmalarına imkan tanındı. Bu kurumlarda yapılan eğitimin denetiminin de oldukça zayıflatıldığı, 2020/2021 yılında özel okul oranının %16,8 olduğu tespit edildi. Bu uygulamaların da 3 Mart 1924 Tarihli ÖĞRETİM BİRLİĞİ YASASINA VE BİLİMSEL LAİK EĞİTİME AYKIRI olduğu görüldü.

Ekonomik olarak bakıldığında; MEB ’na ayrılan bütçe oranı, öğrenci, okul, öğretmen sayısı yıllara göre artmasına rağmen azaltılmış, bu oran %10,6 ya kadar gerilemiştir. Öğrenci sayısının artmasıyla birlikte okul, derslik ve öğretmen açığı hızla büyümekte olup okulların yarısından fazlasında ikili eğitim yapılmakta, birleştirilmiş sınıflarda eğitim ve taşımalı eğitim uygulamasına devam edilmektedir. Bu koşullar sürerken Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Türkiye’de son bir yılda 15 yaş altı uyuşturucu kullanım oranının yüzde 0.4’ten yüzde 14’e kadar yükseldiğini açıklaması, üzerinde durulması gereken ayrı bir sorundur. Buna ilave olarak ülkemizde yaşanan ekonomik sorun nedeniyle bazı öğrencilerin yeterli beslenmemeleri de ayrı bir problemdir. Nitelikli öğretmen yetiştirilmesi için öğretmen okullarının yeniden açılması ve okullarda kadrolu, sözleşmeli, ücretli gibi farklı statülerin kaldırılması; başöğretmen, uzman öğretmen, öğretmen gibi unvanlara olanak sağlayan yeni öğretmen yasasının iptali gereklidir. Okullardaki altyapı ve donanım eksiklikleri, nitelikli öğretmen eksikliği, bilimsel laik eğitimden uzaklaşılması nitelikli eğitimin önündeki büyük engellerdir. Uluslararası PISA ve TIMMS Testlerinde öğrencilerimizin ortalama seviyenin altında derece almaları da bu koşullarda eğitimde ulaşılan sonucu ortaya koymaktadır. Açıklanan tabloda Atatürk’ün özdeyişindeki ‘ fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür Cumhuriyet vatandaşlarının yetiştirilmesi ‘, ‘çağdaş medeniyet seviyesinin yakalanması’ mümkün görülmemektedir.

Yüksek öğretim kurumlarının sayısı günümüzde 131, devlet 79, özel ve vakıf üniversitesi olmak üzere 209 ‘a ulaşmasına rağmen bilim yuvası olması gereken üniversitelerimizde bile bilimsel laik eğitimden uzaklaşılması, bu kurumlarda özelleştirmeler yapılması, yönetsel-bilimsel- mali özerklikten uzaklaşılması nedeniyle bilimsel başarı oranının gitgide gerilediği, ilk 500 e giren üniversitemizin olmadığı görülmektedir. Farklı şehirlerde yüksek öğretim gören öğrencilerimizin büyük ekonomik güçlükler ve yurt sorunu yaşadıkları da bilinen bir gerçektir SONUÇ :

Sempozyumda açıklanan tüm değerlendirmeler sonucunda gelişmiş ülkelerin dünya gençliğini

yakalamak ve bu coğrafyada varlığımızı sürdürmek için ülkemizdeki tüm eğitim paydaşların

görüşleri alınarak;

-MEB’in genel amacının, 1739 Sayılı Mili Eğitim Temel Kanunu- Madde 2’de bildirildiği üzere

‘Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş

yurttaşlar olarak yetiştirmektir ‘ yasasına uyulması; 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na

aykırı tüm kararname ve yönetmeliklerin iptal edilmesi;

-3 Mart 1924 Yılında çıkarılan ve halen yürürlükte olan Öğretim Birliği Yasasının tavizsiz

uygulanması, bu yasaya aykırı yönetmelik ve kararnamelerin iptal edilmesi; - Bilimsel, laik, ulusal, parasız, karma, çağdaş, uygulamalı, örgün eğitim hakkından tüm

yurttaşlarımızın yararlanabilmesi;

- Tüm eğitim kurumlarında dinsel uygulamalara son verilmesi, sadece talep eden öğrencilere din

dersleri verilmesi;

-Dinci vakıf ve derneklerin çeşitli vesilelerle eğitime dahil edilmelerine son verilmesi;

-Ancak talep edilmesi ve ihtiyaç halinde imam hatip okullarında eğitim verilmesi, ülke

ihtiyacından fazla olan imam hatip okullarının kapatılması;

-Bir çok taciz tecavüz iddiasına konu olan Kuran Kurslarının Diyanet İşleri Başkanlığından

alınarak MEB tarafından denetlenen kurumlara dönüştürülmesi;

-Kuran kurslarına katılma yaşının pedagoji biliminin öngördüğü şekilde soyut kavramları algılama yaşı olan 12 yaş sonrasına alınması, 4-6 yaş çocuklarının bu kurslara katılmasının yasaklanması ve Kur’an Kurslarında anlamını bilmeden Kur’an okuma-ezberleme yerine Türkçe anlamının öğretilmesi;

-Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı ayrı bir Diyanet Akademisinin kurulması yasaya aykırı

olduğundan kapatılması;

-Yıllara göre oranı gitgide azalan MEB bütçesinin genel bütçeye oranının artırılarak devlet

okullarının genişletilmesi, imkanlarının iyileştirilmesi;

- Özel okullara devlet bütçesinden yapılan desteğin kesilerek öncelikle devlet okullarının

ekonomik ihtiyaçlarının karşılanması;

-Gittikçe artan ekonomik koşullarda ilk-orta ve yüksek eğitim kurumlarında öğrencilere öğle

yemeğinin, eğitim malzeme ve kitaplarının ücretsiz olarak verilmesi;

-Devlet olanaklarıyla büyük teşvik verilen bazı özel ve tarikat yurtlarının devletleştirilerek

üniversite öğrencilerimize parasız konaklama imkanı yaratılması;

-Ezberci öğretim yöntemi yerine, soran, sorgulayan, araştıran eğitim yönteminin uygulanması;

- Eğitimi bölen, çocuk gelinleri, çocuk işçileri yaratan 4 4 4 eğitim sistemine son verilerek okul öncesini de kapsayacak şekilde yeniden 1 8 yıllık mecburi eğitim sistemine geri dönülmesi;

-Yabancı dil öğretilmesinin eğitimin bir amacı olmaması, sadece dünyaya açılmak için bir araç

olarak ele alınması;

-Taşımalı öğretime son verilerek 1 öğrenci bile olsa köylerde okul açılması, öğretmen atamasının

yapılması;

- Talim Terbiye Kurullarının tüm eğitim bileşenlerinden oluşan karar kurullarına dönüştürülmesi;

Eğitim Şuralarının da yine tüm eğitim bileşenlerinden oluşan tavsiye kurullarına dönüştürülmesi;

- Diğer mesleklere benzemeyen öğretmenlerin yetiştirilmesi için Öğretmen okullarının yeniden

açılması;

- Öğretmenleri başöğretmen, uzman öğretmen, öğretmen olarak sınıflandıran yeni öğretmen

yasasının iptal edilmesi;

-Bilişim teknolojisi, yapay zekanın uygulamaları vb. kullanılarak, araştırmaya önem vererek 21

Yüzyılın çağdaş eğitim seviyesinin yakalanması; -Üniversitelerimizin bilimsel, mali, yönetsel özerkliğe kavuşarak çağdaş üniversiteler seviyesinde

araştırmalar yapması;

-Üniversiteler bilimsel ve niteliksel olarak gözden geçirilerek üniversite niteliği taşıyan yüksek öğretim kurumlarının teşvik edilmesi, üniversite niteliği olmayan yüksek öğretim kurumlarının kapatılması;

Biz aşağıda adları bulunan kuruluşlar eğitim sistemimizi aksatan bu sorunların ve çözümlerinin takipçisiyiz ve yetkili, ilgili tüm kurumları ülke eğitimini sürükledikleri yanlışlardan dönmeye davet ediyoruz.

*ADD

*Cam Tavanı Delen Kadınlar Platformu

*Eğitim-İş

*İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği

*İstanbul Öğretmen Okulları Mezunları Derneği

*Kadın Araştırma Derneği

*RUBASAM Rumeli ve Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi

*TÜMÖD, Tüm Öğretim Elemanları Derneği

*Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği

Mektepli Gazete | Yüzüncü Yıl Platformu Ulusal Eğitim Sempoyumu sonuç bildirgesini yayımladı