YÖK ‘TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ’NDEN NEDEN RAHATSIZ
CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, 2016’da yayımladığı “Yükseköğretim Kurumları Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi”ni 2019 yılında “Cinsiyet eşitliği toplumsal değerlere uygun değil” diyerek “Adalet Temelli Kadın Çalışmaları” olarak değiştiren Yükseköğretim Kurumu (YÖK) Başkanı Yekta Saraç’ı eleştirdi. Bankoğlu, komisyon toplantısına katılan Saraç’a “Bu kavram bir akademisyen olarak sizi neden ve nasıl rahatsız etti” diye sordu.

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, 2016’da yayımladığı “Yükseköğretim Kurumları Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi”ni 2019 yılında “Cinsiyet eşitliği toplumsal değerlere uygun değil” diyerek “Adalet Temelli Kadın Çalışmaları” olarak değiştiren Yükseköğretim Kurumu (YÖK) Başkanı Yekta Saraç’ı eleştirdi. Bankoğlu, komisyon toplantısına katılan Saraç’a “Bu kavram bir akademisyen olarak sizi neden ve nasıl rahatsız etti” diye sordu.
CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu toplantısına katılan YÖK Başkanı Yekta Saraç’a sorular yöneltti.
“AZLEDİLMESİ GEREKMEZ MİYDİ”
Üniversitelerde yaşanılan cinsel taciz ve mobbing olaylarına değinen Bankoğlu, YÖK’ten bu olayların verisini istedi.
Adıyaman Üniversitesi eski rektörü Talha Gönüllü’nün 2017 yılında “Kadınlarla tokalaşmak ateşten daha korkunç” sözlerini anımsatan Aysu Bankoğlu, şunları söyledi:
“Kendisi bu açıklamayı yaptığında, Adıyaman Üniversitesi’nin rektörüydü ve gelen tepkilere rağmen görevini 2019 yılına kadar muhafaza etti. Ancak görev süresi bitince rektörlüğü sona erdi. Cinsiyet ayrımcılığının en az üniversitelerde görülmesini beklerken, bir rektörün böyle bir açıklama yapması anlaşılır bir şey değil. Kadınlarla tokalaşmayı dahi fobi haline getirmiş bu kişinin, açıklamayı yapar yapmaz görevden azledilmesi yahut en azından hakkında soruşturma yapılması gerekmez miydi.”
“SİZİ NEDEN RAHATSIZ EDİYOR”
Aysu Bankoğlu, 2016 yılında yayınlanan “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi”nin 2019 yılında “Adalet Temelli Kadın Çalışmaları” olarak değiştirilmesini eleştirerek, “Bu toplumsal cinsiyet eşitliği kavramı korkunuz bana kurumunuzun da kadına yalnızca aile çerçevesinde baktığını, aile içinde olsun olmasın kadının birey olduğunu bir türlü kavrayamadığınızı düşündürtüyor açıkçası. Bu kavramın bir akademisyen olarak sizi neden ve nasıl rahatsız etti” diye sordu.
“21 YÖNETİM KURULU ÜYESİNDEN SADECE BİRİ KADIN”
Kadın rektör verilerinden örnek veren Bankoğlu, şöyle konuştu:
“Şu anda devlet üniversitelerimizde kadın rektör oranı yüzde 5 iken, vakıf üniversitelerimizde bu oran yüzde 12. Bu oran daha iyi olduğumuzu iddia ettiğiniz Avrupa üniversitelerinden oldukça düşük, Avrupa üniversitelerinde bu oran yüzde 15. Her nedense kadın rektör oranı YÖK’ün yetkilerinin daha etkin olduğu devlet üniversitelerinde belirgin bir şekilde daha düşük. Benzer bir şekilde kurumunuzun 21 yönetim kurulu üyesinden yalnızca biri kadın. Bugüne kadar hiçbir kadın YÖK başkanımız da olmadı, olamadı.”
“CİNSİYET ÇALIŞMALARININ HER ALANDA UYGULANMASININ ÖNÜNÜ AÇMALIYIZ”
Kadın çalışmalarının çoğu zaman aile şemsiyesi altında ve sosyal bilimler sınırları içerisinde incelendiğini belirten Bankoğlu, şunları söyledi:
“Dünyada tanınmış üniversitelerin neredeyse tamamı tıptan tutun da uzay araştırmalarına kadar her alanda toplumsal cinsiyetin önemini kavramış durumda. Bu sebeple, ülkemizde de cinsiyet çalışmalarının yalnız belli disiplinlerle sınırlandırılmayıp, her alanda uygulanmasının önünü açmamız lazım.”
Bankoğlu, “Önerilerim; akademik çalışmaların siyasi baskılara maruz kaldığı, Boğaziçi Üniversitesi Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu’nun tek ofis çalışanın atanmış rektör vasıtasıyla zorunlu izne çıkarıldığı bir ülkede, belki hayal olabilir ancak hayal etmek başarmanın da yarısıdır” dedi.