YAYLALARDA KADIN OLMAK: "GÖRMEMİŞİM Kİ BAŞKA SOSYETE HAYATLARI"
Nurhak'a bağlı Sülüklü ve Sırıklı Yayla'larında kadınlar gözlerini açtıkları yaylalarda tüm yaşamlarının geçtiğini, sürekli çalıştıklarını söylüyor. Esme Bulut, “Kadınlar günü varmış ama bilemiyorum ki çalışmaktan. Hayvancılıkla uğraştığım için ancak bunu becerebiliyorum sanıyorum. Görmemişim ki başka sosyete hayatları” dedi. Reyhan Çalışkan, “Bizim aylığımız yoktur sigortamız yoktur. Allah ne verdiyse bu iki üç maldan işte... Bu yaylalarda kadınların işi çok zor. Şehrin yaşamı çok rahat. Erkekler çalışıyor. Kadınların yaşantısı yerinde. Alayımızın stresi var. Elimize geçse kadınların hayatı yerinde olsa elbette ne güzel. Olmuyor" diyerek yaşadıklarını anlattı.

DİLAN KUTLU
Anka Haber Ajansı
Nurhak'a bağlı Sülüklü ve Sırıklı Yayla'larında kadınlar gözlerini açtıkları yaylalarda tüm yaşamlarının geçtiğini, sürekli çalıştıklarını söylüyor. Esme Bulut, “Kadınlar günü varmış ama bilemiyorum ki çalışmaktan. Hayvancılıkla uğraştığım için ancak bunu becerebiliyorum sanıyorum. Görmemişim ki başka sosyete hayatları” dedi. Reyhan Çalışkan, “Bizim aylığımız yoktur sigortamız yoktur. Allah ne verdiyse bu iki üç maldan işte... Bu yaylalarda kadınların işi çok zor. Şehrin yaşamı çok rahat. Erkekler çalışıyor. Kadınların yaşantısı yerinde. Alayımızın stresi var. Elimize geçse kadınların hayatı yerinde olsa elbette ne güzel. Olmuyor" diyerek yaşadıklarını anlattı.
Kahramanmaraş’ın yaylalarındaki kadınlar bir yandan hayvanlarla ilgilenirken diğer yandan ev işleriyle de uğraşmak zorunda kalıyor. Fakat çoğu kadın kendine vakit ayıramazken kimisi, “Kadın olduğumu bilmiyorum ki” diyor. Nurhaklı yaylacı kadınlar ANKA Haber Ajansı’na yaşamlarını anlattı.
Sülüklü Yaylası’nda yaşayan Esme Bulut 16 yaşında amcasının oğluyla evlendirilmiş. Okula hiç gitmeyen Bulut okuma yazmayı çocuklarından öğrendiğini 5 çocuğunu da hayvancılıktan elde ettiği gelirle meslek sahibi yaptığını şöyle anlattı:
“ÇALIŞMAKTAN KADINLAR GÜNÜNÜ BİLEMİYORUM Kİ”
"Kadınlar günü varmış ama hiç de tadını alamıyoruz. Kadınlar gününü bilemiyorum ki çalışmaktan. Sabahtan akşama kadar çalışıyoruz. Kadınların özel şeyleri varmış, ama bilemiyorum. Ömrüm burada geçti. Hayatımız böyle kurulmuş seçim yapamıyoruz. Okumamışız görmemişiz. Ne bileyim buralarda eskiden insanlar (erkekler) hanımlarına yardım etmezlermiş.
"AYAĞIMIN ALTI YIRTILANA KADAR ÇOBANLIK YAPTIM"
Bulaşık yemek bizde. Hazır alıp yiyemiyoruz. Köy uzak her şeyi kendimiz yapıyoruz. Bidonlarla suya gidiyoruz. Suyumuz uzak. Çile işte, yaşamımız bu... Başka hayatı da beceremem. Zannediyorum ki hayvancılıkla uğraştığım için, ancak bunu becerebiliyorum sanıyorum. Görmemişim ki başka sosyete hayatları.
Kadınlar gününe katılmak isterdim, bu hayvancılığın ürünlerini götürmek isterdim. Hayvanların yemini her şeyini ben hazırlıyorum. Bu işin pazarı, tatili yok. Kadınlar günü nedir kadınlık nedir bilemiyorum? Hastalıklarımı kış ayına saklıyorum. Kış oldu mu, doktora gidiyorum. İlacımı iğnemi bile evde yapıyorum. Sürüne sürüne yapmak zorundayız bu işleri. Ayağımın altı yırtılana kadar çobanlık yaptım. Bir yaz göçüyoruz, taşınıyoruz bir kış göçüyoruz. Kış geliyor burada su yok, elektrik yok. Hayat bu zannediyorum. Başka hayatın tadını alamıyorum. Kadınlar gününü ancak televizyonlardan dinliyorum.”
EŞİNE “YARDIM ETMİYOR” SİTEMİNDE BULUNDU
Esme Bulut, Türkan Şoray sevgisi nedeniyle çoban köpeğine onun adını vermiş. Eşi Hüseyin Bulut, ev işlerinde eşine yardımcı olduğunu söylese de Esme Hanım, “Yok yok hiç yardım etmiyor” diye gülerek eşine sitemde bulunuyor.
"5 BACIYIZ ALAYIMIZ DA MALCIYIZ"
Reyhan Çalışkan (64) ise Sırıklı Yaylası’nın dedelerinden kendilerine kaldığını gözlerini bu yaylarda açtığını şu sözlerle anlatıyor:
"Anamdan doğdum burada büyüdüm Sırıklı Yaylası’nda. Anam da malcıydı ben de malcı oldum. 5 bacıyız alayımız da malcıyız. Bu zor şartlarda yaşlarımızı geçirdik. Bu dağın başında soğuğu, karı, poyrazı hepsi de üstümüzden geçti. Bazen gece 4'te kalktığım gün oldu. Bazen 2'de kalktığım gün oldu. Bazen hiç uyumayız. Davarı doğurturuz, ölen kalan olur. Hayvanlardan biri öldüğünde hayatımız mahvolur. Bizim aylığımız yoktur sigortamız yoktur. Allah ne verdiyse bu iki üç maldan işte... Bu yaylalarda dünyanın yaylalarında kadınların işi çok zor. Şehrin yaşamı çok rahat. Erkekler çalışıyor. Kadınların yaşantısı yerinde. Alayımızın stresi var. Elimize geçse kadınların hayatı yerinde olsa elbette ne güzel. Olmuyor."
"KADINLARIN YÜKÜ HER ZAMAN AĞIRDIR"
Yine yayladaki kadınlar da duygularını şöyle aktardılar:
Elif Hoplamaz: Bizler de isteriz güzel yaşamayı. Bulaşığını yıka çamaşırını yıka. Hayvanlarına bak. Bunlar kolay bir şey değil. Erkeklerin tek işi oluyor, tek işe gidiyorlar. Kadınların yükü her zaman için ağırdır.
Zeynep Güzel: Erkekler davara gidiyor. Erkeğin bir iş var kadının her işi var. Sabahın 6’sında Çobanın yemeğini veriyoruz. Ev işleri, öğlen yemeği derken çobanın bir işi var benim her işim var. Ne yapacaksın geçim davası
Sultan Palta: Babam beni okula vermedi ki bir şey bileyim. Bilemiyorum, ne yapayım.
Görüntü Dökümü:
1- Sırayla Esme Bulut'un ve Reyhan Çalışkan'ın konuşması
2- Sırayla, Elif Hoplamaz, Zeynep Güzel, Sultan Pala'nın konuşması