Yaşam sevinçleri ellerinden alındı
Türkiye’deki çocuklar 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’ne derin bir yoksulluk ve eğitimsizlik eşliğinde girdi. Yaşam sevinçleri ellerinden alınan çocuklar, her gün birbiri ardından gelen istismar, çocuk işçiliği ve tarikat yurtlarındaki skandallarla boğuşuyor.

AKP iktidarları, çocuk haklarında Cumhuriyet tarihi boyunca görülmemiş bir çöküşün ortaya çıkmasına yol açtı. Çocukların cinsel istismarına yönelik suç sayıları, utanç tablosunu gözler önüne serdi. 2021’de cinsel istismar suçundan 16 bin 161 mahkûmiyet kararı alındı. Adli Sicil İstatistikleri’ne göre, 2021 yılında çocukların cinsel istismarı suçu kapsamında ceza mahkemelerinde görülen davalardan toplam 29 bin 822 karar çıktı. Bu sayı, son sekiz yılın rekoru olarak kayıtlara geçti. 2021 yılında alınan karar sayısı, 2020 yılına oranla yüzde 32,55 arttı.
Kararların 16 bin 161’ini hürriyeti bağlayıcı ceza, adli para cezası ve diğer mahkûmiyet kararları, 6 bin 992’sini ise beraat kararları oluşturdu. 2021’de 391 adet de “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı alındı.
EĞİTİMSİZLİK ARTIYOR
TEDMEM 2021 raporu ise çocukların eğitimden kopuşunu gözler önüne serdi. Son olarak 2020-2021 verilerinin yer aldığı rapora göre, 676 bin çocuk okul dışı kaldı. Okul en çok terk edenler 14-17 yaş aralığındaki çocuklar oldu. Bu yaş aralığındaki her 10 çocuktan biri, toplamda 457 binden fazla çocuk, zorunlu eğitimde olması gerekirken kayıt ettirilmedi. Raporda konuyla ilgili, “Zorunlu eğitim sürecinde okul terki meselesinin eğitim sisteminin önemli sorun alanlarından biri olarak ele alınması ve okul terkine yol açan nedenlerin belirlenerek bu meseleye yönelik yenilikçi çözümlerin geliştirilmesi gerekmektedir” ifadelerine yer verildi.
KURUMLARDA ACI TABLO
Türkiye İstatistik Kurumu ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın verileri de çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. TÜİK’e göre 15-19 yaş aralığında 856 bin genç adeta kayıp. Bu kişiler ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bu gençlerin tam 556 binini kızlar oluşturuyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre ise okullaşma tehlike altında. 1 milyon 750 bin kişi açıköğretime yönelirken yüz binlerce çocuk ise örgün eğitimin dışında. MEB’in okullaşma istatistiklerine göre 900 bine yakın kız çocuğu eğitimden uzakta. Okul çağında olan 866 bin kız çocuğu eğitimin dışında yer alıyor. Üstelik bu durum eğitimin kademesi yükseldikçe daha da artıyor. İlkokulda 195 bin, ortaokulda 298 bin, lisede 373 bin kız çocuğu okula gidemiyor. Okuldan uzakta olan kız çocuğu sayısı toplamda 866 bini buluyor.
TEDMEM 2021 raporu ise çocukların eğitimden kopuşunu gözler önüne serdi. Son olarak 2020-2021 verilerinin yer aldığı rapora göre, 676 bin çocuk okul dışı kaldı. Okul en çok terk edenler 14-17 yaş aralığındaki çocuklar oldu. Bu yaş aralığındaki her 10 çocuktan biri, toplamda 457 binden fazla çocuk, zorunlu eğitimde olması gerekirken kayıt ettirilmedi. Raporda konuyla ilgili, “Zorunlu eğitim sürecinde okul terki meselesinin eğitim sisteminin önemli sorun alanlarından biri olarak ele alınması ve okul terkine yol açan nedenlerin belirlenerek bu meseleye yönelik yenilikçi çözümlerin geliştirilmesi gerekmektedir” ifadelerine yer verildi.
KURUMLARDA ACI TABLO
Türkiye İstatistik Kurumu ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın verileri de çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. TÜİK’e göre 15-19 yaş aralığında 856 bin genç adeta kayıp. Bu kişiler ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bu gençlerin tam 556 binini kızlar oluşturuyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre ise okullaşma tehlike altında. 1 milyon 750 bin kişi açıköğretime yönelirken yüz binlerce çocuk ise örgün eğitimin dışında. MEB’in okullaşma istatistiklerine göre 900 bine yakın kız çocuğu eğitimden uzakta. Okul çağında olan 866 bin kız çocuğu eğitimin dışında yer alıyor. Üstelik bu durum eğitimin kademesi yükseldikçe daha da artıyor. İlkokulda 195 bin, ortaokulda 298 bin, lisede 373 bin kız çocuğu okula gidemiyor. Okuldan uzakta olan kız çocuğu sayısı toplamda 866 bini buluyor.
Ayrımcılık göz göre göre artmaya devam ediyor
UNICEF’in Dünya Çocuk Günü öncesi yayımladığı ‘Reddedilen Haklar: Ayrımcılığın çocuklar üzerindeki etkisi’ başlıklı rapor, etnik kökenlerine, dinlerine ve dillerine dayalı olarak çocuklara yönelik ırkçılık ve ayrımcılığın dünyanın birçok bölgesinde yaygınlaştığını ortaya koyuyor.
Raporda ırkçılığın ve ayrımcılığın çocukları eğitim, sağlık, doğum kaydı ve adalet sistemine adil ve eşit erişim gibi alanlarda ne ölçüde etkilediğine ve azınlık ve etnik gruplar arasındaki yaygın eşitsizliklere dikkat çekiliyor. 22 ülkeye ilişkin analizin yer aldığı rapordaki bulgulara göre etnik, dilsel ve dini gruplardan gelen ve dışlanan çocuklar, okuma becerilerinde akranlarının çok gerisinde kalıyor. Raporda adalet sistemi verilerinde çocukların etnik kimliklerine göre büyük sıkıntılar yaşandığı gözlemleniyor. Adalet sistemiyle ilgili verilere göre ABD’deki disiplin politikalarında siyahi çocukların okuldan uzaklaştırma alma olasılıkları beyaz çocuklara göre neredeyse dört kat daha fazla. Okuldaki sorunlar nedeniyle tutuklanma olasılıkları ise beyaz çocuklara göre iki kattan fazla. Rapor ayrıca çocukların ve gençlerin günlük yaşamlarında ayrımcılığın yükünü nasıl hissettiklerine dikkat çekiyor. 407 binden fazla yanıt içeren UNICEF anketi, çocukların ve gençlerin neredeyse üçte ikisinin çevrelerinde ayrımcılığın yaygın olduğunu düşündüklerini gösteriyor. Katılımcıların yaklaşık yarısı ayrımcılığın hayatlarını veya tanıdıklarının hayatlarını önemli ölçüde etkilediği kanaatinde. Daha genç katılımcılar ayrımcılığın ana sebebi olarak yaşı gösterirken, daha büyük katılımcılar etnik köken ve eğitim ve gelir seviyesini gösteriyor. Üçte birinden fazlası, kendilerine ayrımcılık yapana aksini kanıtlamak için çaba sarf ettiklerini söylüyor.
Kaynak Birgün Gazetesi