Ulusal Eğitimin Böbür Dilli İstatistikleri Sistemin, Öğrencinin ve Öğretmenin Yoksunluklarını Gideremiyor
Ulusal Eğitimin Böbür Dilli İstatistikleri Sistemin, Öğrencinin ve Öğretmenin Yoksunluklarını Gideremiyor

Ulusal Eğitimin Böbür Dilli İstatistikleri
Sistemin, Öğrencinin ve Öğretmenin Yoksunluklarını Gideremiyor
Dr. Mustafa KARAAĞAÇLI
1.Giriş
“Ulusal Eğitimin Böbür Dilli İstatistikleri Sistemin, Öğrencinin ve Öğretmenin Yoksunluklarını Gideremiyor” konulu çalışmanın amacı ulusal eğitim sisteminin temel girdilerinden olan öğrenci, öğretmen öğelerindeki ve işleyişteki kronik sorunlarını betimlemektir. Alan yazın analizi ve araştırmacının postpozitivist gözlemlerine dayalı oluşturulan çalışma, (1)Giriş (2)İstatistiğin Epistemosu, (3)Ulusal Eğitimin Son İstatistikleri Bunlar Ama!, (4)Ulusal Eğitimde Öğrenciler Açısından Yoksunluklar, (5)Ulusal Eğitimde Öğretmenler Açısından Yoksunluklar, (6)Ulusal Eğitim Duvarı Gerçek Sıvama Yerine Nem Boyayıcı Kullanıyor, (7)Sonuçlar ve (8)Öneriler alt başlıklarında sistematize edilmiştir
2.İstatistiğin Epistemosu
İstatistik, verilerin ifade edilmesi ve gruplanmasıdır. İstatistik, geçmiş ve şimdiki durumla ilgili toplanmış sayısal verileri geliştirilmiş olan bazı tekniklerle analiz ederek gelecek hakkında kararlara da varmayı sağlar. Her alanda istatistik yapılırken, istatistikle rakamlara durup baktığın yere göre anlamlar verilir.
3.Ulusal Eğitimin Son İstatistikleri Bunlar Ama!
Ulusal Eğitimin son istatistikleri ana çizgilerle şöyledir:
- Kamu okulları: Kamu yani resmi okullarda eğitim görenlerin 7 milyon 802 bin 825'i erkek, 7 milyon 391 bin 749'u kız öğrencilerden oluşuyor. Özel okullarda ise 723 bin 749 erkek, 586 bin 856 kız öğrenci eğitim görüyor.
- Açık öğretim: Açık öğretimde kayıtlı aktif öğrencilerin 826 bin 31'ini erkekler, 754 bin 733'ünü kızlar oluşturuyor.
- Örgün eğitim: Örgün eğitimdeki öğrencilerin 1 milyon 225 bin 981'i okul öncesi eğitimde, 5 milyon 328 bin 391'i ilkokulda, 5 milyon 212 bin 969'ü ortaokulda, 6 milyon 318 bin 602'si ortaöğretimde bulunuyor.
- Lise türleri: Ortaöğretimdeki 6 milyon 318 bin 602 öğrencinin 3 milyon 920 bin 83'ü genel liselerde, 1 milyon 731 bin 556'sı mesleki ve teknik liselerde, 666 bin 963'ü de imam hatip liselerinde eğitim görüyor.
- Özel okullar: Özel öğretim kurumlarındaki öğrencilerin toplam örgün eğitim içindeki oranı yüzde 7,9’dur. Bu oran okul öncesi eğitim için yüzde 15,8, ilkokul için yüzde 5,1, ortaokul için yüzde 6,1, ortaöğretim için de yüzde 11’dir.
- Okullaşma oranları: Okul öncesinde 5 yaş için yüzde 58,53, ilkokulda yüzde 96,12, ortaokulda yüzde 95,67, ortaöğretimde ise yüzde 87,95’tir.
- Öğrencilerin yaş grupları: Öğrencilerin bulundukları eğitim kademesine bakılmadan yaş gruplarına göre hesaplanan net okullaşma oranları 3-5 yaş grubunda yüzde 28,95, 4-5 yaş grubunda yüzde 37,62, 5 yaşta yüzde 58,53, 6-9 yaş grubunda yüzde 97,23, 10-13 yaş grubunda yüzde 98,55, 14-17 yaş grubu için yüzde 90,76’dır.
· Öğretmen sayısı: Örgün eğitim kurumlarında görev yapan öğretmen sayısı 2020-2021 eğitim öğretim yılında 1 milyon 112 bin 305’tir. Bu öğretmenlerin 950 bin 90'ı kamu okullarında, 162 bin 215'i özel okullarda görev yapıyor. Ayrıca öğretmenlerin 453 bin 529'u erkek, 658 bin 776'sı kadın öğretmenlerden oluşuyor.
Öğretmenlerin 52 bin 461'i okul öncesi eğitimde, 306 bin 937'si ilkokulda, 370 bin 798'i ortaokulda ve 382 bin 109'u ortaöğretimde çalışıyor.
· Okul ve derslik sayıları: Örgün eğitimde 53 bin 620'si resmi okul, 13 bin 501'i özel okul ve 4'ü açık öğretim okulu olmak üzere toplam 67 bin 125 okul bulunuyor.
Bu okulların 10 bin 552'si okul öncesi eğitim, 24 bin 576'sı ilkokul, 19 bin 25'i ortaokul ve 12 bin 972'si de ortaöğretim kademesinde yer alıyor.
Resmi okullarda 593 bin 632, özel okullarda 138 bin 749 olmak üzere örgün eğitimde toplam 732 bin 381 derslik bulunuyor (MEB:2022).
Ulusal Eğitimde son istatistikleri bunları gösteriyor ama, gerek sistemin girdi, işlem, çıktı ve dönüt öğelerinde kronikleşen sorunlar bulunmaktadır. Bu sorunlar sistemin en temel girdilerinden olan öğrenciler ve öğretmenler açısından şu olumsuz fotoğrafları vermektedir:
4.Ulusal Eğitimde Öğrenciler Açısından Yoksunluklar
Yukarıda sıralanan bu rakamların sınıfa yani eğitim-öğretim ve değerlendirme süreçlerine yansımaları rakamsal büyüklükler kadar ilgi çekici, böbürlenici ve gurur verici değil!
Çünkü; öğrenciler açısından duruma bakıldığında;
- Kimse okula gitmek istemiyor.
- Kimse ders çalışmak istemiyor.
- Kimse kitap okumak istemiyor.
- Öğrenciler kopya ve internet aşırmalı ödevlerle derslerden geçiyorlar.
- Bireysel farklar dikkate alınmıyor.
- Derse dinlemeye gelen kişi olarak öğrenci görülüyor.
- Öğrenciler test ve tost arası bir yaşam biçimine mücbir kalıyorlar.
- Kalabalık öğrencili sınıflar sorunu devam ediyor.
- Taşımalı eğitimde nitelik sorunu hiç dikkate alınmıyor.
- Yıllardır eğitim bilimleri ilgililerince ve ulusal eğitim yetkelerince sıkça söylenen ama bir türlü yapılaman eğitim-öğretimde bireysel farklar gözardı ediliyor. Oysa her öğrenci “ben ayrı ve özel bir bireyim”
- Öğrenciler yeteneklerine göre eğitim-öğretim alamıyor. Oysa her öğrencinin “kendine özgü yetenek ve değer yargılarının olduğu göz ardı ediliyor.
- Sınıf ve okul yönetim ve sorunlarının çözümüne “öğrenciler katılmıyor.”
- Ödevlerin kaldırılması gibi garip bir uygulama sınıfta işlenen konularla ilgili öğrencilerin tekrar ve pekiştirme işlevi yapamamalarına neden oluyor. Eğitbilim literatüründe ödev yerine “destekleyici çalışma” kullanıldığı dikkate alındığında, öğrencilere ve velilere şirin gözükme gösterili “ödevleri kaldırmanın ve öğretmenlere öğrencilere ödev vermeyin!” popülizminin kime neye hizmet ettiği daha somut anlaşılır.
- Sınıf ve okul iletişimin psikolojik ve sosyal yapısından kaynaklanan iletişim engelleri öğrencilerin sınıfa ve okula rahat gelme ve derslere katılma iklimini zedeliyor. Sert üsluplu iletişime öğrenci; “beni azarlayıp bağırmadan önce ne yapmak istediğimi anlamaya çalışın”
- 23 Nisan, 19 Mayıs ve 29 Ekim gibi ulusal birlik ve beraberlik adına coşkuyla kutlanması gereken günler, eski heyecanında ve ilgisinde kutlanmıyor.
- Öğrencilere “ulusal bilinç” yeterli, tutarlı ve duyarlı olarak verilmediğinden 23 Nisan, 19 Mayıs ve 29 Ekim gibi ulusal bayramlara katılması istenen öğrenciler “niye ben?” diye soruyorlar.
Öğrenciler eğitim-öğretim süreçlerinde eğitimin toplumsallaştırma işlevini sağlayacak gerçek yüzyüze hareketli ve dayanışmacı sosyalleşmeler yerine: bilişim ortamlı antisosyal medya araçlarından beğeni medetleri umuyorlar.
5.Ulusal Eğitimde Öğretmenler Açısından Yoksunluklar
Ulusal eğitimin istatistik övünmeleri eğitim sisteminde yer alan tüm öğelere anlam katan ve işleten öğretmenlerin huzur, mutluluk ve mesleki aidiyet katsayılarına nedense bir türlü yansımıyor.
Çünkü; öğretmenler açısından duruma bakıldığında;
- Öğretmenlerin okula aidiyetlerinde yönetimlerin tutumlarından kaynaklı ciddi ilgisizlikler gözleniyor.
- Öğretmenlerin okula dolayısıyla MEB habitifine aitlikleri sorunlu bulunuyor.
- Öğretmenlerin sosyo-ekonomik yaşam koşulları gün geçtikçe zorlaşıyor.
- Kalabalık öğrencili okullar ve sınıflarda öğretmenlerden tek beklenti; “sınıfı susturmak/gürültü yapmasını önlemek” olarak görülüyor.
- Öğretmenlerin adına mesleki kariyer basamakları denen ama bütünsel niyet ve uygulamada kast sistemi işlevinde olan aday öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen ayrımı öğretmenlerin ders ve meslek aidiyetlerini daha şimdiden olumsuz etkilediği gözleniyor .
14 Şubat 2022’de 31750 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Öğretmenlik Meslek Kanunu (Kanun No. 7354) Aday Öğretmen, Uzman Öğretmen ve Başöğretmen mesleki kariyer basamaklarındaki düzenlemeleri kapsıyor.
Kanunun amacı, eğitim ve öğretim hizmetlerini yürütmekle görevli öğretmenlerin atamaları ve mesleki gelişimleri ile kariyer basamaklarında ilerlemelerini düzenlemek olarak tanımlansa da ve ilk başta eğitim, çalışma, mesleki yükselme odaklı gibi görülse de zamanla bu girişimin öğretmenler arasında ayrımcılığa ve kast sistemli kapalı uygulamalara dönüşeceği öngörülüyor (TBMM, 2022).
6.Ulusal Eğitim Duvarı Gerçek Sıva Yerine Nem Boyayıcı Kullanıyor
Yukarı satırlarda belirli özel ipuçlarıyla yer verilen ulusal eğitimin sorunları daha da çoğaltılabilir.
Ulusal eğitimdeki bu nitel erozyonu durdurmanın neoliberal kuşatmacı politikalarla giderilerek, önlenmesi ve iyileştirilmesi oldukça güç görünüyor.
Çünkü varolan ulusal eğitim isteminde hala:
- Esas rol öğretmende bulunuyor.
- Derste aktif olan öğretmen görülüyor.
- Derse dinlemeye gelen öğrenci görülüyor.
- Öğrenme ve öğretmenin sadece sınıf ortamında gerçekleştiği sanılıyor.
- Ceza, tehdit ve otorite baskısı sürüyor.
- Öğrenci için temel kaynak öğretmen ve ders kitabı olarak görülüyor.
- Öğretmene bağımlılık sürüyor.
- Ezbere öğrenmeler ile ulusal sınavlar yapılıyor.
- Boş geçen derslerde nerdeyse bayram coşkuları yaşanıyor(!).
- Derslere öğrenme için değil; yasal zorunluluk (devam) için geliniyor.
- Sınavdan sınava ders çalışılıyor.
- Her af beklentisi öğrencileri eğitim-öğretim ciddiyetinden ve sorumluluğundan uzaklaştırıyor.
- Üniversiter düzeyde aynı nitelikli ve öğretme-öğrenme süreçlerine bir faydası olmayan yüksek lisans ve doktora tezleri enflasyonu yaşanıyor (Karaağaçlı, 2022:22).
Ulusal eğitimin yukarı satırlarda sıralanan bu olumsuz fotoğrafları küçük tefek elektronik bilişim resim hileleriyle giderilecek gibi de durmuyor.
Çünkü; öğretim süreçlerinde sadece öğretmenin etkin olduğu bir yaklaşımdan aslında hem öğretmenler hem de öğrenciler mutsuzdur. Ulusal ölçekte geleneksel olarak süre giden bu yaklaşımı iyileştirmek için girişilen bazı çalışmalar ise işin özünden uzak popülerlik adına kamuoyuna sunulmaktadır. Bu girişimler ise başta neoliberal muhafazakar politik tercihlerden dolayı istenen sonuca ulaşmayı sağlayıcı nitelikten uzak görülmektedir.
7.Sonuçlar
Çalışmada elde edilen veriler ışığında varılan sonuçlar şunlardır:
- Neoliberal muhafazakar kuşatmacı ekonomiyle, bilgi çöplüğü internet dünyasıyla, anti sosyal sanal alemiyle, tanrılaştırılan bilişim teknolojileriyle bireysel ve toplumsal olarak olumsuz etki altına alınma giderek kolaylaşmaktadır.
- Neoliberal muhafazakar eğitim politika tercihleri ulusal eğitimin sorunlarına ait kronikleşen yaralara merhem olacak gibi
- Memlekette hemen her şey motivasyona ve psikolojiye bağlanıyor.
- Öğretmenlik meslek kanunununamacı, eğitim ve öğretim hizmetlerini yürütmekle görevli öğretmenlerin atamaları ve mesleki gelişimleri ile kariyer basamaklarında ilerlemelerini düzenlemek olarak göründe de kapalı bir kast sistemini tetikler nitelik ve kapsamda
- Neolberal muhafazakar politik tercihler “kanun yapıcı olarak kanunu çıkardım, uygulamasındaki yetersizliklere bakmam“ tavrını sergiliyor (!).
8.Öneriler
- Herşeyi motivasyona ve psikolojiye bağlamak yerine ivedi olarak bilim temelli eğitim politikalarına ağırlık verilmesi yoluna girilmesi
- Öğrencilerin eğitim-öğretimde bilgi, beceri ve tutumlar yönlü eksikliklerini giderecek doğru tarih, doğru tercih ve doğru vatandaşlık duyarlılıklarının artırılması gerekiyor.
- Ulusal eğitim sistemi “öğretim yapar ama, eğitim yapamaz!” garip çelişkisiyle eğitsel olarak zor nefes alıyor. Buna oksijen verecek doğru eğitbilim yaklaşım, yöntem ve tekniklerine gereksinim bulunuyor.
- Kalabalık öğrencili sınıflar yerine, sınıf mevcutlarında azalmalara gidilmelidir.
- 23 Nisan, 19 Mayıs ve 29 Ekim gibi ulusal birlik ve beraberlik adına coşkuyla kutlanması gereken günler, eski heyecanında ve ilgisinde kutlanmalıdır.
- Öğrencilere “ulusal bilinç” yeterli, tutarlı ve duyarlı olarak verilmesine özen gösterilmelidir.
Kaynaklar
Karaağaçlı, M. (2022-1). Öğretimde Materyaller ve Teknolojiler. Ankara: Bizim Büro Basımevi Yayın ve Dağıtım Hizmetleri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Bandrol Seri No Aralıkları: THG-TRI 471525 – 471684.
MEB. (1973). Milli Eğitim Temel Kanunu. Ankara: 14.06.1973.
MEB. (2022). Milli Eğitim İstatistikleri 2020-2021. Ankara: www.meb.gov.tr.
TBMM. (2022). Öğretmenlik Meslek Kanunu (Kanun No: 7354). Resmi Gazete. 14 Şubat 2022. Sayı No: 31750.
_______
İletişim
Dr. Öğr. Üyesi, G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr. Üyesi.
e-posta : [email protected]
Web (1): w3.gazi.edu.tr/~mkara
Web (2): https://avesis.gazi.edu.tr/mkara
Web (3): www.yurtspor.com
Web (4): www.mektepligazete.tebeşir
Web (5): www.mektepligazete.bülten
Facebook (1): Kirizma
Facebook (2): Mustafa Karaağaçlı
Twitter : M_Karaagacli_
İnstagram : mustafakaraagacli1