Ülkede bir haftada olup bitene bakınca... Suya düşen yatırım hayalleri
Didem Temel yazdı: Ve yatırım yapılmaya değer bulunmayan ülke her geçen gün çok daha derin krizlerle karşılaşıp, krizleri çözmek yerine halkı uyutmanın kitabını yazanlarla dolup taşar.

Didem Temel yazdı
Bu hafta hep birlikte bir hayal kuralım…
Cebinizde hatırı sayılır miktarda dolarınız var. Yurt dışında şirketleriniz, üretim tesisleriniz; geleceğe yönelik de iş planlarınız var. Büyümeniz kaçınılmaz, işiniz kabına sığmıyor artık. Hedef pazarınız Avrupa, Asya ve Orta Doğu. Açıyorsunuz haritayı, en doğru tesisleşmenin adresini arıyorsunuz. Önünüze tek bir adres çıkıyor, Türkiye.
İkliminden doğasına, yer altı ve üstü kaynaklarına, nüfusunun gençliğine, limanlarına, kara ve hava yolu imkanlarına, hedef pazarınıza yakınlığına baktınız, üst üste koydunuz; bundan iyisi Şam’da kayısı dediniz.
ÜLKEDE BİR HAFTADA NELER YAŞANDI
Araştırmanızı daha derinleştirip kontağı çevirmeye niyetlendiniz.
Son bir haftada bu ülkede neler konuşulmuş, bir bakalım dediniz.
Sözde gençlik vakfı, özde kadrolaşma ağı TÜGVA üzerinden devletin en hassas noktalarına atamalar yapılmış. Yargıya, orduya, bakanlıklara ‘uzayan kol bizden olsun’ diyerek liyakat ve kabiliyet paspas edilmiş ve ‘bizdenler’ yerleştirilmiş. Yetmemiş ‘bizdenler’e kamu kaynakları musluk gibi açılmış, haksız kazançlar yemeyenin keriz olduğu denizlere dönmüş. Bunca suçlamaya ne cevap verilmiş; ‘kıskanıyorlar’.
Kafanız karıştı. Haklısınız, kolay değil yatırım yapacaksınız. Hadi başka ne olmuş, bakalım.
Askeri öğrenci seçimlerini SADAT mı yapmış? Bölgesinin uzun yıllardır en güçlü ordusu olması ile övünülen, tarihi zaferlerle dolu bir ordunun geleceği ne olduğu belli olmayan bir özel şirkete mi verilmiş? Öğrenci seçimlerinde bilim hiçe mi sayılmış? Siyasi tavır yeteneklerin önüne mi geçmiş?
Yok, yok; biraz da ekonomisine bakalım, enseyi karartmayalım.
Dolar tarihi rekor kırmış. Yatırım adayı ülkemizin parası dolar karşısında eriyip gitmiş. Yatırım maliyetini dolar ile karşılayacak bizim gibi bir yatırımcı için kara haber değil bu. Aksine daha az paraya daha çok işgücü demek. Ama bağıl farklı sorunları peşinden getirir. Ülkenin gelirinin yüzde 80’ini nüfusunun yüzde 20’si yiyorsa orta vadede sosyolojik sorunlar bizi bekliyor demektir. Üstelik işi yapmak için teknik kadro da gerek. Teknik akılların büyük bir kısmı ülkeyi terk etmiş.
MERKEZ BANKASI DÖRT ŞERİTLİ OTOBAN OLMUŞ
Kesin hükümet bu dolar artışına akıllı bir politika koymuştur, okumaya devam edelim.
Dolar rekor kırarken, yatırım adayı ülkemizin Cumhurbaşkanı basının önüne çıkmış. Tamam, geliyor işte o toparlayıcı mesaj. ‘Bizim iktidarımızdan önce ölüleri yıkayacak imam bile yoktu!’ Nasıl yani? İç piyasadaki yatırımcılar kaygı ile ne yapacağını düşünüyor, halk dolar karşısında eriyen maaşına bakıp marketten koşarak kaçıyor, sadece 20 lira tasarruf için zam öncesi benzin istasyonlarında izdiham yaşanıyor ve tüm bunlar olup biterken imam hatip okulları güzellemesi mi yapılıyor?
Bu kadar da değildir, kesin anlamlı bir adım atılmıştır.
Günahını aldık başkanın, uyumamış çalışmış; kararname çıkarmış. ‘Merkez Bankasında görev değişiklikleri!’. İyi de Merkez Bankası dört şeritli otoban olmuş; gelen, geçen, başkan atanan belli değil. Tam koltuğu ısıtacak, hop yerine yenisi. Dikiş tutmamış. Niye? Çünkü faiz ile enflasyon arasındaki bağ kavranamamış. Hal böyle olunca faiz kararı beğenilmeyen bürokrat küt diye düşmüş.
İçimiz karardı değil mi? Bir haftada bunlar olduysa…
HARİTAYI AÇAR, SIRADAKİ DER VE MUTLAKA BİR YATIRIM ÜLKESİ BULURSUNUZ
Haritayı tekrar açalım, pazarımıza uygun başka bir ülke bakalım.
Çünkü yatırım yapacağımız yerde hukuk yoksa, insani gelişmiş endeksi her geçen gün dibe vuruyorsa, halk açlık yoksulluk sınırına her geçen gün daha sert itiliyorsa; üstelik bu itiş dini motiflerle süsleniyorsa, ülkenin en önemli kararları sadece bir adamın iki dudağının arasındaysa, vakıflar ve tarikatlar amaçlarından saparak kadrolaşma yarışına girmişse, beyinler göç etmiş kalanlarının gözü de dışardaysa, liyakat masalsı bir uzaklıkta kalmışsa, eğitim sistemi çökmüş yeni nesil akranları ile bilimsel yarışı hayal bile edemeyecekse paranızı bir maceraya sürüklemez; haritayı açar, sıradaki der ve mutlaka çok daha anlamlı bir yatırım ülkesi bulursunuz.
Ve yatırım yapılmaya değer bulunmayan ülke her geçen gün çok daha derin krizlerle karşılaşıp, krizleri çözmek yerine halkı uyutmanın kitabını yazanlarla dolup taşar.