Ücretli öğretmenler, farklı illerden Ankara’ya Milli Eğitim Bakanlığı önüne gelerek atama talep etti.
Ücretli öğretmenler, farklı illerden Ankara’ya Milli Eğitim Bakanlığı önüne gelerek atama talep etti. Gaziantep’te yaşayan depremzede Türkçe öğretmeni Gülcan Akdoğan “Hayatımız zaten harap olmuş durumda. Milli Eğitim neden çözüm üretmiyor? Zaten dünya başımıza yıkıldı. Bunca sene bedavaya çalıştık. Milli Eğitim’in paryalarıyız biz… Bizi artık göremezden gelmesinler” dedi. Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği, Bursa Ücretli Öğretmenler Derneği ve Emektar Ücretli Öğretmenler Platformu, bugün Ankara'da toplanarak Milli Eğitim Bakanlığı'nın önünde atama ve özlük haklarının iyileştirilmesine ilişkin basın açıklaması yaptı. Ücretli öğretmenler, basın açıklamasının ardından Bakanlığa hazırladıkları raporu sundu. Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği Başkanı Levent Atasoy, şunları söyledi: "BİZ KAST SİSTEMİ İÇİNDE ÇALIŞIYORUZ. ŞARTLARIMIZ ÇOK AĞIR. EMEKLİ OLAMIYORUZ" "Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği, Bursa Ücretli Öğretmenler Derneği ve Emektar Ücretli Öğretmenler Platformu olarak bugün yine Ankara'da toplandık. Bakanlık ziyaretimizi gerçekleştireceğiz. Bizim resmi dernekler olarak bu görüşmemiz 42. Ankara görüşmesi. Görüşmemizin içeriği, ücretli öğretmenlerin özlük haklarının iyileştirilmesi ve emektar arkadaşlarımız için kadro talebi için Bakanlıktayız. Ücretli öğretmenler, asgari ücretin altında ve hiçbir güvencesi olmadan çalışıyorlar. Yapılan iyileştirmeler, kalıcı çözümler değil. Bu görüşmemizde de dernek dosyalarımızı Bakanlığa ileteceğiz. Kendilerinden çözüm bulmalarını talep edeceğiz. Ücretli öğretmenlerin sesini duyan yok. Ücretli öğretmenler deyince aklımıza gelen asgari ücretin altında çalışan emektar, bize göre köleler. Biz kast sistemi içinde çalışıyoruz. Şartlarımız çok ağır. Kadrolu öğretmen arkadaşlarımızla aynı işi yapmamıza rağmen onların üçte biri maaşını alıyoruz. Emekli olamıyoruz. EYT bile şu an bize vurmuyor, EYT'den bile emekli olamadık. Mağdur olduğumuz konular çok fazla. Bu taleplerimizi Bakanlığa iletmek için buradayız. Biyoloji öğretmeni Abdullah Bıyıklı, “Yıllarca asgari ücretin altında, yarım SGK ile yıllarca görev yaptık. Eğitimin Hızır Acil’i, stepne lastiği görevi gördük. Her hafta özel kalemi arıyoruz, randevumuzu güncelliyoruz, bize randevu verilmiyor… Ücretli öğretmen deyince, Milli Eğitim Bakanlığı, kafasını kuma gömüyor. Biz emekli olamıyoruz. Biz yok olmadık. Bizi görmesi lazım, bizi dinlemesi lazım. Adalet ve Kalkınma, nerede adalet. Ben emekli olamıyorum. Bunun neresi adalet. Ücretli öğretmenlik sistemi, Milli Eğitim’in kanayan yarası. 21. yüzyılda, asgari ücretin altında ücret olabilir mi?” dedi. Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Ümit Toper, “10 senedin ücretli öğretmenlik yapıyorum. Mecburiyetten yapıyoruz. Özel sektör kabul etmiyor. Ücretli öğretmenlik, tecrübeden sayılmıyor… Atanmayı istiyoruz. Hak ettiğimizi düşünüyoruz. Alnımızın akıyla yaptığımız bir iş” diye konuştu. İngilizce Öğretmeni Mevlüde Kurtuluş, “8 arkadaşımız, bakanlıkla görüşmeye alındı. Bizler Bakanlığın önünde arkadaşlarımızı beklemek istiyoruz. Herhangi bir provokatörlük yok. Bakanlık bizim. Bakanlık önünde durmamamız gerektiği ile ilgili uyarılar alıyoruz. Böyle büyük adaletsizliklere ses çıkaralım. Bu nasıl bir adalet. Hepimiz farklı illerden geldik. Emektar ataması istiyoruz. Yarım SSK ile çalışan özel bir şirkette bir şahsın varlığından haberdar olduğunda Maliye, bu şirketin ensesine çöküyor. Ama biz yarım sigorta ile çalışıyoruz. Zaten maaşımız içler acısı. Bakanlık önünde bekletilmesin deniyor. Ben bekliyorum, gelin alın.”
