“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” erişime açıldı: Yeni müfredeta jet hızıyla onay!
Bilim dışı ve laikliğe aykırı’ denilerek eleştirilen yeni müfredat taslağı, Talim ve Terbiye Kurulu’ndan sonra Bakan Yusuf Tekin tarafından da onaylandı. Kamuoyunda ‘parti programı’ olarak nitelendirilen müfredat erişime açıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının onayından geçen "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"ni onayladı. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında Ortaöğretim Genel Müdürlüğünce 9 dersin öğretim programı ile ortak metni, Temel Eğitim Genel Müdürlüğünce 10 dersin öğretim programı, Din Öğretimi Genel Müdürlüğünce 7 dersin öğretim programı, 26 Nisan'da kamuoyunun görüş ve önerisine sunuldu. 10 Mayıs'a kadar askıda kalan taslağa bu sürede 67 bin 284 görüş ve öneri iletildi. Açıklamada yeni müfredat taslağı hakkında iletilen tüm görüş-önerilerin, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından değerlendirildiği öne sürüldü. Eğitim paydaşlarından gelen 67 bin 284 görüş ve önerinin tek tek tasnif edildiği. Bu çerçevede öğretim programlarında bazı genel tashihler yapıldığı iddia edildi. Yeni müfredata ilişkin 26 dersin öğretim programları, 16-22 Mayıs'ta kurul gündemine alınarak görüşüldü. Tekrar görüşülen yeni müfredat, Talim ve Terbiye Kurulu onayından geçti. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın onay sürecinden geçen yeni müfredatı onayladı. Böylece, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli", tüm aşamalardan geçerek "https://mufredat.meb.gov.tr" adresi üzerinden erişime açıldı. Yeni müfredat, gelecek eğitim-öğretim döneminden itibaren okul öncesi, ilkokul 1. sınıf, ortaokul 5. sınıf ve lise 9. sınıftan başlamak üzere kademeli şekilde uygulanacak. TEPKİLER SÜRÜYOR Eğitim sendikaları MEB'in yeni müfredat taslağına yönelik tepkilerini dile getirmişti. Eğitim Sen müfredatı “Laik ve bilimsel eğitime büyük meydan okuma” diye nitelendirerek; ''MEB’in 'yeni müfredatı', düşünmeyen, sorgulamayan, eleştirmeyen, itiraz etmeyen ve yorumlamayan robot ve ruhsuz nesiller yetiştirmek amacıyla hazırlandı'' diye eleştirmişti. Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay, AKP iktidarında 22 yıl boyunca göreve gelen 9 bakan tarafından eğitim sistemi ve müfredatın sil baştan değiştirildiğine dikkat çekerek; “Yangından mal kaçırırcasına yapılan müfredat değişiklikleri her seferinde şeffaf olmayan bir süreçte hazırlanmış, eğitim uzmanlarının, üniversitelerin ve demokratik kitle örgütlerinin değil, yandaş sendikaların görüşleri doğrultusunda hazırlanmış ve pilot uygulamaya gidilmemiştir” demişti. “GÖRÜŞLER FORMALİTE” Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ise, sendika olarak görüş bildirmediklerini hatırlatarak, “Tamamen bir formalite olduğunu ve bu müfredatın hazırlanıp son halinin önceden verildiğini düşündüğümüz içindi. Herkesin görüşünü alıyoruz diyerek meşrulaştırma çabasıydı. Nitekim öyle de oldu. Bu kadar kısa sürede 67 bin görüşün alınıp müfredata yedirilmesi, tekrar gözden geçirilmesi, hazır hale getirilmesi mümkün değildi. Tamamen bir aldatmacaydı” demişti. CİHAD MÜFREDATA GİRDİ Müfredatta yer alan ve tartışma yaratan bazı noktalar şöyle sıralandı: • Anadolu imam hatip liselerinin dokuzuncu sınıflarında okutulacak Temel Dini Bilgiler kitabında Diyanet İşleri Başkanlığı’na referans veriliyor. Kitapta, dijital öğretme ortamları ve uygulamalarının, “İmkanlar çerçevesinde” öğretme-öğrenme süreçlerine dahil edilmesi gerektiği kaydedilerek, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından geliştirilen uygulamalar örnek gösteriliyor. • Önceki programda, “Kuruluş-Yükselme-Duraklama-Gerileme” ve “Dağılma” olmak üzere beş ana başlık altında incelenen Osmanlı Devleti’nin öyküsü, yeni programda altı başlık altında toplanıyor. Uzmanların, “Osmanlı güzellemesi” olarak yorumladığı, Osmanlı’nın dağılma döneminin anlatıldığı ünitenin adı, “Savaşlar Sarmalında Osmanlı” olarak değiştirildi. Osmanlı’nın duraklama dönemi ise “Dönüşüm Sürecinde Osmanlı” başlığı altında anlatılıyor. • Tarih öğretim programında, “Türk”ün yanına “İslam” da ekleniyor. Buna göre, eski Tarih öğretim programında, “Anadolu’da kurulan ilk Türk beyliklerinin Anadolu’nun Türkleşmesindeki etkisi” yorumlanırken yeni programda, “Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasındaki etkisi” ele alınıyor. • İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi’nde eğitimcilere, “Öğrencilerden yakın dönemde Türkiye’de bilim, teknoloji, kültür, eğitim ve spor alanlarında meydana gelen gelişmelerden birine ilişkin basit düzeyde bir araştırma yapmaları ve ulaştıkları sonuçları rapor olarak sunmaları istenebilir” önerisinde bulunuluyor. • Programda, “İslam ve barış konusu” ele alınırken cihad kavramına yer verilmesi gerektiği ifade ediliyor. Programda, “Cihadın Çanakkale Muharebeleri, Millî Mücadele süreci ve 15 Temmuz’da olduğu gibi barışı sağlama ve vatanı savunmadaki rolüne vurgu yapılır” ifadeleri kullanılıyor. BirGün
