Mektepli Gazete

Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası(TÖB-SEN): Gerçek Enflasyon Ortada, Emekçinin Geçim Derdi Derinleşiyor

Gerçek Enflasyon Ortada, Emekçinin Geçim Derdi Derinleşiyor Haziran 2025 dönemine ait enflasyon verileri açıklandı. Fakat açıklanan rakamlar ile emekçilerin mutfakta yaşadığı gerçekler arasındaki uçurum giderek derinleşiyor. ?? TÜİK: %1,37 ?? ENAG: %3,05 ?? İTO: %1,77 ?? TİS Enflasyon Farkı Zam Oranı: ,57 ?? TÜRK-İŞ’in verilerine göre Haziran 2025 yoksulluk sınırı: 85.065 TL TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranı, hayat pahalılığıyla en ağır şekilde yüzleşen kamu emekçilerinin gerçeklerini yansıtmaktan uzaktır. Bu rakamlar, her ne kadar hükümetin sunduğu ekonomik tabloyu bir nebze olumlu göstermeye çalışsa da, halkın gündelik yaşamındaki zorlukları ve geçim sıkıntısını gözler önüne seriyor. Enflasyonun bu kadar yüksek olduğu bir dönemde, ücret artışlarının yetersiz kalması, halkın yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor. Gıda, kira, ulaşım ve temel ihtiyaçlara gelen zamlar dikkate alındığında, ,57’lik maaş artışı, bir iyileştirme değil, bir telafi bile olamamaktadır. TÜİK’in gerçek verileri ne kadar manipüle etmeye çalışsa da, gerçekte açlık ve yoksulluk daha da derinleşmiş durumdadır. Ailelere çocuk yapma teşvikinde bulunan iktidar, geçim sıkıntısındaki halkı rahatlatmak bir yana, temel ihtiyaçlar konusunda bile bir çözüm bulamamaktadır. Örneğin, ev kiraları ciddi bir sorun haline gelmiştir. Barınma, en temel haklardan birisidir. Ancak, ENAG’ın gerçek enflasyon miktarını baz almanın bir kenara, TÜİK’in yayınladığı enflasyon verisi bile kiracılar için ızdıraba dönüşmektedir. Bu durum, ev kiralarının giderek daha fazla insanın ulaşamayacağı seviyelere gelmesine neden olmaktadır. ?? Ortalama memur maaşı, bugün yoksulluk sınırının çok altında kalmaktadır. ?? Sözleşme ile verilen %5 oranındaki zam, kamu çalışanlarına reva görülen bu ekonomik daralmanın resmileştirilmiş halidir. ?? Enflasyon farkı ise bir “kazanç” değil; yaşam standardımızın ne denli düştüğünün resmî itirafıdır. ?? Gerekler Tabloda: Maaşa  Zam, Harcamalara P’yi Aşan Artış! Harcama Kalemi Son Bir Yıldaki Artış (%) Kira E - 0 arası (büyük şehirlerde) Elektrik 8 Doğalgaz 5 Ulaşım (Toplu taşıma) P’ye varan artış Gıda (Temel ürünler) U - ? Eğitim (özel okul ücretleri) e - 0 Ortalama memur maaş zammı ,57 ?? Bu tablo açıkça göstermektedir: Gelir artışı giderleri karşılamıyor. Maaşlara yapılan zam ile yaşam maliyeti arasında uçurum büyüyor. Ne yazık ki, masada emekçiyi temsil etmesi gereken yetkili sendika ise ya sessizdir ya da sorumluluğu başkalarına devretmektedir. Sendikacılık; sessizlik değil, hesap sormaktır. İmza değil, mücadele ve dayanışmadır. ?? TÖBSEN olarak bu adaletsizliğe karşı sesimizi yükseltiyoruz! ? Gerçek enflasyon oranları dikkate alınarak maaşlar yeniden düzenlenmelidir. ? En düşük kamu çalışanı maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır. ? Tüm kamu emekçileri için insanca yaşam, temel bir hak olarak tanınmalıdır. Maaşlarımız ne temel ihtiyaçları karşılamaya yetiyor ne de geçim derdini hafifletiyor. Bu şartlarda yaşamaya mahkum edilmek, adaletsizlik olduğu gibi insan hakları sorunudur. Zira, insanca yaşam koşulları herkese sunulmak zorundadır. Bu ortamda, yalnızca kamu çalışanları değil, ülkenin her kesimindeki insanlar zorluklarla mücadele etmektedir. Çalışanlar, emekliler, öğrenciler ve gençler arasında geçim derdi her geçen gün daha büyük bir sorun haline gelmektedir. Her gün yeni vergiler ve zamlarla uyanıyoruz, her gün bir önceki günden daha da yoksullaşıyoruz. Kiraya,faturalara, markete, giyime ve beslenmeye yetişemeyen kamu çalışanı, artık geçinmek ve insanca yaşam koşulları içinde yaşamak istiyor. Bizlerden sürekli sabır isteyenler, daha da zenginleşirken bizler yoksulluğa mahkum bırakılıyoruz. Öte yandan, ağızlarından düşürmeyenler, artık refah payını maaşlara yansıtmalıdır. Refahın sadece bir kesimin elinde toplanmaması, her bireyin bu refahtan pay alabilmesi gerektiği açık bir gerçektir. Yeter! İnsanca yaşam koşullarında yaşamak istiyoruz! 1. Hakkımız olanı istiyoruz. 6 aylık periyodlarla güncellenen maaş artışı yerine, aylık güncellenen maaş artışına geçiş yapılmalıdır. Ayrıca, göstermelik değil gerçek bir refah artışı talep ediyoruz. Maaşlar, enflasyon karşısında erimemeli, her çalışan insanca yaşam koşullarına sahip olmalıdır. 2. Kamu emekçileri ve doğrudan toplu sözleşme masasının kararlarından etkilenen memur emeklileri; insanca yaşam koşulları sağlayacak zam miktarını bekliyor. Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde yetkili konfederasyon ile bakanlık arasında oynanan orta oyunu ile memur ve memur emeklisi ezilmemelidir. Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde tüm sendikalar bulunmalı ve tüm sendikalar dinlenmelidir. Toplu sözleşmeler, sadece birkaç kişinin çıkarlarını değil, tüm kamu çalışanlarının haklarını gözetmelidir. Hakkımız olanı almak için her alanda mücadeleyi büyüteceğiz. TÖBSEN – Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası Yürütme Kurulu Adına Genel Başkan Deniz EZER Eşitlik, Güvence ve Onurlu Yaşam İçin Mücadeleye Devam!

Paylaş
Yazı boyutu
100%
Gerçek Enflasyon Ortada, Emekçinin Geçim Derdi Derinleşiyor
Haziran 2025 dönemine ait enflasyon verileri açıklandı. Fakat açıklanan rakamlar ile emekçilerin mutfakta yaşadığı gerçekler arasındaki uçurum giderek derinleşiyor.
?? TÜİK: %1,37
?? ENAG: %3,05
?? İTO: %1,77
?? TİS Enflasyon Farkı Zam Oranı: %15,57
?? TÜRK-İŞ’in verilerine göre Haziran 2025 yoksulluk sınırı: 85.065 TL
TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranı, hayat pahalılığıyla en ağır şekilde yüzleşen kamu emekçilerinin gerçeklerini yansıtmaktan uzaktır. Bu rakamlar, her ne kadar hükümetin sunduğu ekonomik tabloyu bir nebze olumlu göstermeye çalışsa da, halkın gündelik yaşamındaki zorlukları ve geçim sıkıntısını gözler önüne seriyor. Enflasyonun bu kadar yüksek olduğu bir dönemde, ücret artışlarının yetersiz kalması, halkın yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor.
Gıda, kira, ulaşım ve temel ihtiyaçlara gelen zamlar dikkate alındığında, %15,57’lik maaş artışı, bir iyileştirme değil, bir telafi bile olamamaktadır. TÜİK’in gerçek verileri ne kadar manipüle etmeye çalışsa da, gerçekte açlık ve yoksulluk daha da derinleşmiş durumdadır. Ailelere çocuk yapma teşvikinde bulunan iktidar, geçim sıkıntısındaki halkı rahatlatmak bir yana, temel ihtiyaçlar konusunda bile bir çözüm bulamamaktadır. Örneğin, ev kiraları ciddi bir sorun haline gelmiştir. Barınma, en temel haklardan birisidir. Ancak, ENAG’ın gerçek enflasyon miktarını baz almanın bir kenara, TÜİK’in yayınladığı enflasyon verisi bile kiracılar için ızdıraba dönüşmektedir. Bu durum, ev kiralarının giderek daha fazla insanın ulaşamayacağı seviyelere gelmesine neden olmaktadır.
?? Ortalama memur maaşı, bugün yoksulluk sınırının çok altında kalmaktadır.
?? Sözleşme ile verilen %5 oranındaki zam, kamu çalışanlarına reva görülen bu ekonomik daralmanın resmileştirilmiş halidir.
?? Enflasyon farkı ise bir “kazanç” değil; yaşam standardımızın ne denli düştüğünün resmî itirafıdır.
?? Gerekler Tabloda: Maaşa %15 Zam, Harcamalara %50’yi Aşan Artış!
Harcama Kalemi Son Bir Yıldaki Artış (%)
Kira %45 - %120 arası (büyük şehirlerde)
Elektrik %38
Doğalgaz %35
Ulaşım (Toplu taşıma) %50’ye varan artış
Gıda (Temel ürünler) %55 - %80
Eğitim (özel okul ücretleri) %65 - %100
Ortalama memur maaş zammı %15,57
?? Bu tablo açıkça göstermektedir:
Gelir artışı giderleri karşılamıyor.
Maaşlara yapılan zam ile yaşam maliyeti arasında uçurum büyüyor.
Ne yazık ki, masada emekçiyi temsil etmesi gereken yetkili sendika ise ya sessizdir ya da sorumluluğu başkalarına devretmektedir.
Sendikacılık; sessizlik değil, hesap sormaktır.
İmza değil, mücadele ve dayanışmadır.
?? TÖBSEN olarak bu adaletsizliğe karşı sesimizi yükseltiyoruz!
? Gerçek enflasyon oranları dikkate alınarak maaşlar yeniden düzenlenmelidir.
? En düşük kamu çalışanı maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır.
? Tüm kamu emekçileri için insanca yaşam, temel bir hak olarak tanınmalıdır.
Maaşlarımız ne temel ihtiyaçları karşılamaya yetiyor ne de geçim derdini hafifletiyor. Bu şartlarda yaşamaya mahkum edilmek, adaletsizlik olduğu gibi insan hakları sorunudur. Zira, insanca yaşam koşulları herkese sunulmak zorundadır. Bu ortamda, yalnızca kamu çalışanları değil, ülkenin her kesimindeki insanlar zorluklarla mücadele etmektedir. Çalışanlar, emekliler, öğrenciler ve gençler arasında geçim derdi her geçen gün daha büyük bir sorun haline gelmektedir.
Her gün yeni vergiler ve zamlarla uyanıyoruz, her gün bir önceki günden daha da yoksullaşıyoruz. Kiraya,faturalara, markete, giyime ve beslenmeye yetişemeyen kamu çalışanı, artık geçinmek ve insanca yaşam koşulları içinde yaşamak istiyor. Bizlerden sürekli sabır isteyenler, daha da zenginleşirken bizler yoksulluğa mahkum bırakılıyoruz. Öte yandan, ağızlarından düşürmeyenler, artık refah payını maaşlara yansıtmalıdır. Refahın sadece bir kesimin elinde toplanmaması, her bireyin bu refahtan pay alabilmesi gerektiği açık bir gerçektir.
Yeter! İnsanca yaşam koşullarında yaşamak istiyoruz!
1. Hakkımız olanı istiyoruz. 6 aylık periyodlarla güncellenen maaş artışı yerine, aylık güncellenen maaş artışına geçiş yapılmalıdır. Ayrıca, göstermelik değil gerçek bir refah artışı talep ediyoruz. Maaşlar, enflasyon karşısında erimemeli, her çalışan insanca yaşam koşullarına sahip olmalıdır.
2. Kamu emekçileri ve doğrudan toplu sözleşme masasının kararlarından etkilenen memur emeklileri; insanca yaşam koşulları sağlayacak zam miktarını bekliyor. Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde yetkili konfederasyon ile bakanlık arasında oynanan orta oyunu ile memur ve memur emeklisi ezilmemelidir. Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde tüm sendikalar bulunmalı ve tüm sendikalar dinlenmelidir. Toplu sözleşmeler, sadece birkaç kişinin çıkarlarını değil, tüm kamu çalışanlarının haklarını gözetmelidir.
Hakkımız olanı almak için her alanda mücadeleyi büyüteceğiz.
TÖBSEN – Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası Yürütme Kurulu Adına
Genel Başkan Deniz EZER
Eşitlik, Güvence ve Onurlu Yaşam İçin Mücadeleye Devam!
Mektepli Gazete | Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası(TÖB-SEN): Gerçek Enflasyon Ortada, Emekçinin Geçim Derdi Derinleşiyor