ŞERİATÇI TEKLİFE CHP ENGELİ
ŞERİAT TEKLİFİNDE GERİ ADIM

Kadın haklarında geriye gidiş ve şeriat hükümleri içerdiği gerekçesiyle tepki çeken İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) anlaşması ortalığı karıştırdı. Laiklik karşıtı olan anlaşma CHP’nin ısrarlı talepleri doğrultusunda Dışişleri Komisyonu’nda geri çekildi.
TBMM Dışişleri Komisyonunda ele alınmak üzereyken CHP’nin itirazı üzerine görüşmesi ertelenen İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) anlaşması sert tepkilere neden oldu. Türkiye’nin çekince ile imza attığı İKÖ’nün “Kadının İlerlemesi Teşkilatı’’ tüzüğünde ‘’Kadınlar, erkeklerin saygı duyulan eşleri olarak yetiştirilmeli” ifadesi yer alıyor ve kadınlar, “Dini değerler çerçevesinde’’ tarif ediliyor.
ERKEKLERİN SAYGI DUYULAN EŞLERİ: Tüzükte “İslami değerlerin rehberliğinde, ortak İslami davranış çerçevesinde, İslam medeniyetinin kadınlara saygı göstermeye ve onları onurlandırmaya yönelik olarak insanlığa verdiği armağanlarla güçlendirilerek”, “Müslüman aleminde, hızla değişen, gelişen ve modernleşen bir dünyada kadınların, erkeklerin saygı duyulan eşleri olarak yetiştirilmesi, eğitimi, öğretimi ve durumlarının iyileştirilmesinin rolünün önemini teyit ederek” ifadeleri yer alıyor.
İSLAM CUMHURİYETİ DEĞİLİZ: CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz, “Kadına dönük duyarlılığın aşındırıldığı bir dönemde bu tüzük yersizdir’’ dedi. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de “Tüzük Anayasamızın laiklik ilkesine, Cumhuriyetin temel niteliklerine ve kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı’’ dedi. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü de ‘’Anayasa ihlal ediliyor, biz İslam cumhuriyeti değiliz’’ açıklaması yaptı.
ÖN YOKLAMA: Kanun telifine CHP’nin yazdığı şerhte ise “Tüzüğü çekinceyle dahi olsa onaylamak Anayasamıza aykırıdır. Ayrıca Türkiye’nin imzacı olduğu BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Tasfiyesi Sözleşmesi’ne (CEDAW) ve İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ne aykırıdır. Ülkemizdeki kadınların kazanılmış haklarına yönelik bir darbe vurmak anlamına gelmektedir. Bu tüzüğün gündeme getirilmesi, dini kuralları esas alan hükümlerin gündelik hayatta egemen kılınmasına dair bir ön yoklamadır” denildi.