Rekreasyon, spor ve doğa eğitimi sarmalında “nitelikli yaşam kalitesi”
"Doğa harikası cennet bir ülkede, doğa yoksunluğu yaşayan insanlarımıza, çocuk ve gençlerimize, katılımcılık, bütünsellik ve sorgulayıcılık gibi ilkelerin olduğu doğa eğitimlerinin daha da güçlendirilerek uzmanlarca verilmesi çok önem arz etmektedir."

Müberra Çelebi
Son yıllarda bize sürekli hatırlatılan “nitelikli yaşam kalitesi” kavramına farklı pencerelerden bakabilmek ve yaşamımızın niteliğini olumlu yönde arttırabilmek oldukça önem kazanmaya başlamıştır. Aslında içinde çok çeşitli anlamlar barındıran yaşam kalitesinde, ilk akla gelen “sağlık ve hareket” kavramlarıdır. Bunlar insanın yaşam penceresinin aralanmasını sağlayan anahtar kavramlardır. Ancak pencerenin açılması ve karşımıza çıkan manzaranın bütünüyle izlenebilmesi ve daha sonra bu manzaradan keyif alınabilmesi önemlidir. Diğer bir deyişle yaşam kalitemizin niteliğinin geliştirilebilmesi için, rekreasyon, spor ve doğa eğitimi kavramlarının, bir bütün olarak görülmesi ve aralarındaki sarmal ilişkinin anlaşılması gerekmektedir.
Yaşam penceremizi araladığımızda, yaşam koşullarının ve sürecinin istenilen nitelikte zenginleştirilmesi için öncelikle, serbest zamanımızı nasıl değerlendirdiğimizi gözden geçirmeyle işe başlamalıyız. Çünkü, kişinin serbest zamanını, kendini ve çevresini geliştirme, üretme ve mutlu olmak adına kullanabilmesi çok önemlidir. Serbest zaman bireyin hayatında yaşamak veya biyolojik hayatını devam ettirebilmek ve kazanç sağladığı süre dışındaki zamandır. Serbest zamanda ve gönüllü yapılan rekreasyon, kişilerin iş yaşamından veya monoton hayat akışından biraz olsun uzaklaşmayı, zevk ve haz almayı, serbest zamanı verimli kullanmayı ve en önemlisi kendimizi gerçekleştirmeyi sağlayan, aynı zamanda dinlendiren etkinlikler bütünüdür. Bu nedenle, öncelikle çocuklara ve gençlere yaşam kalitelerini arttırmaya yönelik, gönüllü yapılan rekreasyon etkinliklerinin öğretilmesi, sunulması ve katılımlarının cesaretlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
ALMANYA VE HOLLANDA’DA NE YAPIYORLAR
Rekreasyon bir şemsiye olarak düşünülürse altında, nitelikli yaşam koşullarını zenginleştiren, hayata tutunmayı sağlayan nefis programlar sunulabilmektedir. Bu programların spor, sanat, müzik, edebiyat, doğa, turizm, sağlık vb. gibi birçok alanı kapsadığını görmekteyiz. Özellikle eğitim ile ilgili rekreasyon programlarını gelişmiş ülkeler çok yoğun ve müfredatın neredeyse yarısını kapsayacak şekilde okul içi (intramural recreation) ve okul dışı (extramural recreation) rekreatif etkinlikler adı altında kullanmaktadırlar.
Örneğin; Almanya, Danimarka, Hollanda vb. gelişmiş ülkeler “günboyu okul” (All-Day School) adı altında derslerin dışında öğrencilere okulda, birçok rekreatif etkinlik sunmakta ve öğrencilerin günboyu okulda kendi istekleriyle gönüllü olarak kalmalarını sağlamaktadır. Proje kapsamında başlayan bu programlar ilgili eğitim, spor, kültür bakanlıkları ve ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) ortaklaşa yürütülmektedir. Ülkemize baktığımızda ise bu örneğin ancak küçük bir parçası ilk ve ortaöğretimde “okul sporları”, yükseköğretimde ise “üniversite sporları” adı altında sadece yarışma formatında organizasyonlar olarak yapılabilmektedir. Ülkemizdeki bu uygulamalar bütünü değil, sadece küçük bir grubu içine almakta ve tüm öğrenciler sanat, kültür, edebiyat, tarih ve bilim vb. alanlarda, zengin içerikli rekreatif programlar yerine, yavan bir okul yaşantısı ve düşük nitelikli yaşam kalitesi deneyimlemek zorunda kalmaktadırlar.
Rekreasyon program çeşitlerinden birisi de, ülkemizde popülerlik kazanmaya başlamış bir eğitim çeşidi olan “doğa eğitimi”dir. Doğa eğitimi tipik eğitim süreçlerinden farklı bir özellik taşımakta ve doğal ortamlar sunarak, katılım için güçlü bir motivasyon sağlamaktadır. Örneğin doğa eğitimi, katılımcıları kentin sıkıcı yaşamından uzaklaştırıp, orman, vadi, deniz, ırmak, göl, doğal ve vahşi yaşam gibi doğal bir ortamda yüz yüze getirerek kişilerin kendilerini keşfetmelerine, kapasitelerinin ne olduğunu değerlendirmelerine, güçlü olmaya, kendi başına yeterli olmaya ve doğa ile işbirliği için olanaklar bulabilmeye yönlendirmektedir. Bunların yanı sıra, eğlence ve oyunlar içerdiği için kişilerin özgürlük hisleriyle, farklı duygularıyla yüzleşmelerini sağlayabilmektedir. Doğa eğitimi, doğada yaşam genel olarak makinesiz zerafetten (medeniyetten) telefondan, şehir konforundan uzak, sessiz, kuş cıvıltıları ve yeşil bitkisi olan, dinlendirici, sakin bir ortamda yapılan ve tecrübe edilen bir eğitim olduğu için macera ruhu da oluşturmaktadır. Ayrıca doğa eğitimleri yüzleştirme eğitimi deneyimleri gibi macera temelli eğitim etkinliklerini de içermektedir. Ayrıca doğa eğitiminde çok farklı rekreatif spor branşları da yer almaktadır. Bunlardan en yaygın olanları; yürüyüş, kampçılık, kaya tırmanışı, dağcılık, kano, rafting, nehir kayağı, yön bulma, mağaracılık, yelken, yamaç paraşütü, dağ bisikleti, sörf gibi aktivitelerdir. İnsanların bunlardan hangisi ile uğraşacakları ise tercih ve olanak sorunudur.
Sonuç olarak rekreasyon programları kapsamında doğa eğitiminin, insan gelişimi için alternatif bir yaklaşım olduğu düşünülürse, doğa eğitimi programlarının ve doğada öğretim ve eğitim sürecinin tanımlanması ve anlaşılması gerekmektedir. Ayrıca bu konularda uzman eğitmen ve doğa liderlerinin yetiştirilerek verdikleri, eğitimler sayesinde insanların doğayı okuyabilme, doğadaki farklılıkları keşfedebilme, doğayı koruyabilme, doğayı nezaketle kullanabilme özelliklerinin kazandırılması gerekmektedir.
Ülkemizdeki kontrolsüz su kullanımı, çevrenin aşırı kirletilmesi, teknoloji bağımlılığı, çıkan son yangınlarda görülen ihmaller ve korkunç doğa yıkımları, yanlış ilkyardım ve güvenlik ihlalleri, hayvanlara duyulan sevgi yoksunluğu, doğaya zarar verecek davranışlar, doğa yoksunluğu vb. gibi birçok olgu ayrıca doğa eğitimlerinin önemini ve zorunluluğunu bir kez daha vurgulamaktadır.
Doğa harikası cennet bir ülkede, doğa yoksunluğu yaşayan insanlarımıza, çocuk ve gençlerimize, katılımcılık, bütünsellik ve sorgulayıcılık gibi ilkelerin olduğu doğa eğitimlerinin daha da güçlendirilerek uzmanlarca verilmesi çok önem arz etmektedir. Bu eğitimler nitelikli yaşam kalitemize direk ve dolaylı etki edeceğinden, bir kez daha ilgili tüm uzman ve otoriteler tarafından ele alınmalı ve acil çözümler üretilip uygulamaya konulmalıdır.
mektepli-tebesir-bulten_sayi16