Prof. Dr. Ozana Ural Yazdı: Yerel Yönetim-Üniversite İşbirliği Modeli: MABEP
Yerel yönetimler asli görevlerini sürdürürken, yönetimine seçildikleri halkın farklı ihtiyaç ve isteklerini de yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Sosyal belediyecilik veya toplumsal belediyecilik olarak adlandırılan bu anlayış halkın sosyo-ekonomik ve kültürel taleplerini de kapsamaktadır.

Paylaş
Yazı boyutu
100%
Yerel Yönetim-Üniversite İşbirliği Modeli: MABEP
Prof.Dr.Ozana Ural. Marmara Üniversitesi,
Prof.Dr.Ozana Ural. Marmara Üniversitesi,
Öğretim Üyesi
Yerel yönetimler asli görevlerini sürdürürken, yönetimine seçildikleri halkın farklı ihtiyaç ve isteklerini de yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Sosyal belediyecilik veya toplumsal belediyecilik olarak adlandırılan bu anlayış halkın sosyo-ekonomik ve kültürel taleplerini de kapsamaktadır. Yerel yönetimler özellikle eksiklik görülen veya çok talep gören konulara eğilmeyi bir sorumluluk alanı olarak görmektedirler. Günümüz dünyasında yerel yönetimlerden istenilen hizmetlerin biri de farklı eğitim faaliyetleridir.
Yerel yönetimlerin sunduğu hizmetlere eğitim alanının da eklenmesi belediyelerin zorunlu eğitim ve örgün eğitim dışında kalan alanlara ilgi duymalarına yol açmıştır. Yerel yönetimlerin eğitim alanında faaliyet göstermesi “Belediyeler Kanunu”nun kabul edilmesiyle başlamıştır.
Yerel yönetimler 2005 tarihinde yürürlüğe giren Belediyeler Kanunu (https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5393.pdf) ile çeşitli eğitim hizmetleri sunabilir hale gelmiştir. Bu kanun şöyledir:
Belediyeler Kanunu
Eğitim-Öğretim
3/7/2005 tarihli ve 5393 numaralı Belediye Kanunu
Belediye hizmetlerine gönüllü katılım
Madde 77- Belediye; sağlık, eğitim, spor, çevre, sosyal hizmet ve yardım, kütüphane, park, trafik ve kültür hizmetleriyle yaşlılara, kadın ve çocuklara, engellilere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında beldede dayanışma ve katılımı sağlamak, hizmetlerde etkinlik, tasarruf ve verimliliği artırmak amacıyla gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar uygular.
Gönüllülerin nitelikleri ve çalıştırılmalarına ilişkin usûl ve esaslar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Bu yasanın çıkması yerel yönetimleri zorunlu eğitim ve örgün eğitim dışında bulunan iki eğitim alanıyla ilgili çalışmalar yapmaya yönlendirmiştir. Bu alanlardan biri erken çocukluk eğitimleri diğeri ise yetişkin eğitimi alanıdır. Yerel yönetimlerin yetişkin eğitimi ile ilgili çalışmaları iç eğitimler ve halka açık eğitimlerdir. İç eğitimler yerel yönetim çalışanlarının oryantasyon, hizmet-içi eğitimleri gibidir. Bazı yerel yönetimler bu eğitimleri kendi içinde yer alan eğitimcilerle düzenlerken, bazıları da dışardan davet ettikleri eğitimcilerle çalışmaktadır veya her iki grup eğitimciden de yararlanabilmektedir. Halka açık ve ücretsiz sunulan eğitimler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’ne bağlı faaliyet gösteren “Halk Eğitimi Merkezleri” nin sunduğu eğitimlerle benzerlik göstermektedir. Halk Eğitim Merkezleri’nde olduğu gibi “kurs” olarak adlandırılan bu eğitim programları meslek ve beceri edindirme, boş vakit/hobi eğitimleri, sanat ve spor eğitimleri gibi çeşitli alanlarda ve çok değişik konularda olmak üzere açılabilmektedir. Yerel yönetimlerin eğitim sunma bakımından özellikle son yıllarda üzerinde durduğu bir eğitim alanı da erken çocukluk dönemi eğitimleridir.
Son yerel seçimlerde hemen her siyasi parti adayı, okul öncesi eğitimle ilgili bir vaadde bulunmuş, bir proje sunmaya çalışmıştır. Sunulan vaadler arasında anasınıfı, kreş açma gibi erken çocukluk dönemini destekleyecek projeler başı çekmektedir. Ayrıca çocuklara yönelik çocuk dostu park ve mahalleler kurma, oyun alanları açma gibi uygulamaların yanında çocuk, kitap ve oyuncak kütüphaneleri, yaz okulları, spor okulları yerel yönetimlerce benimsenen çalışmalardır.
Erken çocukluk dönemi eğitimlerini desteklemek yerel yönetimler açısından önemlidir çünkü okul öncesi dönemin çocukların gelişimi üzerindeki etkisi son yıllarda daha iyi anlaşılmış durumdadır. Erken çocukluk dönemi üzerine uzun zamandır yapılan bilimsel çalışmalar, çocuğun erkenden gelişim özelliklerine uygun bir şekilde desteklenmesi gerektiğini göstermektedir (Bekman ve Gürlesel, 2005; Ural ve Ramazan, 2007,Ural,2013).Erken çocukluk dönemi gelişimin en hızlı olduğu yaşlardır ve kritik önemi vardır. Erkenden çocuğa gereksinim duyduğu, gelişim özelliklerine uygun eğitim ve desteğin verilmesi sağlanamazsa, geç kalınırsa çocuğun ileri yaşlarında da bazı gelişim alanları bakımından, okul başarısı açısından yaşıtlarından geri kalacağı söylenebilir (Meisel ve Shonkoff,2000). Çocuklar erken yaşlardan itibaren olumlu yönde gelişimi için çevresinden bir destek alabilirse kalıtımla sahip oldukları potansiyellerini en üst noktasına kadar geliştirebilirler (Early Head Start Report, 2001). Erken çocukluk döneminde uygun destek ve eğitimi alabilen çocukların ilerdeki okul yaşamlarında daha başarılı oldukları, okul terki sorununun daha az görüldüğü, okullaşma sürelerinin daha uzun olduğu bilinmektedir. Erken eğitim desteği, müdahale çocuğun gelecekteki yaşamını etkiler nitelikdedir (Kağıtçıbaşı, Sunar, Bekman ve Cemaliler, 2005) .Bir çocuğun ailesinin düşük sosyo-ekonomik koşulları olsa bile çok erken bir eğitim desteği, müdahale çocuğa okul başarısı, gelecek yaşamı için bir fırsat verecektir. Her çocuğun ilköğretime hazır olarak başlaması okul başarısı için eşit fırsat bulması demektir. Buna göre erken çocukluk dönemi için yapılan her eğitimin, müdahalenin kritik önemi vardır ve bu çocuğun, ailesinin ve toplumun yararına olan bir yatırımdır. Erken müdahale programları çocuğu destekleme amacında olduğu gibi, aileyi de destekleme hedefindedir (Kirk, Gallagher, Coleman ve Anastasiow,2011).
Ülkemizde ise ne yazık ki erken yaşlardan itibaren kurumda eğitim alabilen çocuk sayısı istenilen düzeyde değildir. Okula gidebilen çocukların büyük bir kısmı (% 68.3) 5-6 yaş grubundaki çocuklardır. Daha küçük yaş grubundaki çocukların kurumda okul öncesi eğitim alma oranları ise düşüktür. Örneğin 3-5 yaş grubunda oran %39.41 dir (MEB, Eğitim İstatistikleri,2020). Üç yaşın altındaki çocukların kurumda erken çocukluk eğitimi alma durumları ise neredeyse hiç olmamaktadır. Okul öncesi eğitimi zorunlu eğitim dışındadır ve ailelerin bu eğitim için bir bütçe ayarlamasını gerektirmektedir. Pek çok aile için bu zorlayıcı bir durumdur. Okullaşma oranları özellikle küçük yaşlar için bu kadar düşükken alternatif eğitim yolları aranmıştır. Bu uygulamalardan biri küçük yaştaki çocukları olan ailelere yönelik düzenlenecek aile eğitim programlarıdır. Aile eğitimleri aileyi eğiterek, erken yaştaki çocuğun gelişim ve öğrenmesini aileler aracılığıyla desteklemek genel amacındadır. Aile eğitim programlarının başarılı uygulamaları ülkemizde bilinmektedir. Bunlardan biri Anne-Çocuk Eğitim Vakfı’nın (AÇEV) erken yaştaki çocukların gelişimini desteklemek üzere, annelere yönelik eğitim programlarıdır . Bir diğeri ise MEB, “0-18 Yaş Aile Eğitim” programıdır. Tüm yaygınlaşma çabalarına rağmen hala istenen düzeyde aileye ulaşılamamaktadır.
Ülke koşullarını, ailelerin talebini ve erken çocukluk döneminin önemini bilen yerel yönetimler çeşitli erken çocukluk dönemi eğitim uygulamaları yapmaktadırlar. Mersin, Yenişehir Belediye Başkanı da 0-3 yaş çocuklarına yönelik eğitim desteği için bir aile eğitim programı uygulamak istemiştir. Yenişehir Belediyesi eğitim danışmanı aracılığıyla Marmara Üniversitesi, Okul Öncesi Eğitimi Ana Bilim Dalı’na ulaşılmıştır. Görüşmeler sonunda Mersin,Yenişehir Belediyesi ve Marmara Üniversitesi, Okul Öncesi Eğitimi Ana Bilim Dalı ekibi 0-3 yaşında çocuğu olan aileleri erkenden desteklemek üzere hazırlanacak bir aile eğitim programının ortakları olmuştur. Yerel Yönetim- Üniversite işbirliğiyle gerçekleşen bu çalışmada Marmara Üniversitesi, Okul Öncesi Eğitimi Ana Bilim Dalı’ndan bir grup öğretim elemanı tarafından “Marmara Aile Becerileri Eğitim Programı” (MABEP) geliştirilmiş ve Yenişehir Belediyesi ortaklığında Yenişehir’de yaşayan, 0-3 yaşında çocuğu olan ailelere uygulanmıştır. Hazırlanan program ailelere yönelik olduğundan program yetişkin eğitimi ilkelerine uygun hazırlanmıştır ve bu yüzden ekipte ‘’ Yetişkin Eğitimi’’ alanında; 0-3 yaş grubu çocuklarının eğitim ve gelişimini desteklemek hedeflendiğinden ‘’Okul Öncesi Eğitimi’’ alanında; programda çocuk ve ailelere psikolojik ve eğitimsel danışmanlık ,rehberlik sağlandığından ‘’ Rehberlik-Psikolojik Danışmanlık’’ alanında; bu yaş grubundaki çocukların sağlık ve bakımı önemli olduğundan ‘’Yeni Doğan Bakımı’’ alanında uzmanlar yer almıştır.
Program geliştirme ekibi gelişimsel yaş aralıklarına göre destekleyici etkinlik paketlerini ve uygulamalarını içeren beş ayrı kitapçık (Aile Olmak, 0-6 Ay Yeni Doğan Gelişim Paketi, 7-12 Ay Bebek Gelişim Paketi, 1-2 Yaş Bebek Gelişim Paketi ve 2-3 Yaş Çocuk Gelişim Paketi ve 0-36 Ay Gelişim Takvimi) hazırlamıştır. Eğitim sürecinde katılımcılara eğitim seti olarak 5 ayrı kitap ve Gelişim Takvimi ile eğitimde kullanılacak çanta, kalem, defter, el kuklası, ayraç, çıngıraklı top gibi materyaller yerel yönetim tarafından hazırlanmış ve verilmiştir. Eğitilen anne-babalar aracılığıyla çocuğun bilişsel, psiko-sosyal, dil, motor ve öz bakım gelişimlerini, ailenin iletişim becerilerini güçlendirerek, anne-babalık becerilerinin geliştirilmesi ve sürdürmesi hedeflenen bu programla, ailelerin çocuklarının eğitim yaşamlarına destek olma becerileri kazanmaları amaçlanmaktadır. Sekiz hafta olarak tasarlanan MABEP programı ilk başta yüzyüze, uygulamalı ve online eğitim olarak karma bir modelde tasarlanmış ve uygulanmıştır. İlk aile eğitiminde birinci adım olarak Mersin, Yenişehir Belediyesi tarafından görsel ve yazılı medya kullanılarak yapılan duyurular aracılığı ile 0-3 yaşta çocuğu olan ailelere ulaşılarak, eğitim grupları oluşturulmuştur. Belirlenen gruplarda 0-3 yaşta çocuğu olan ailelere, Marmara Üniversitesi ve Mersin Yenişehir Belediyesi işbirliğinde hazırlanan eğitim materyalleri verilmiştir. Üniversite ekibinde yer alan ve Yenişehir’e gelen bir uzman tarafından haftada bir gün kuramsal ve uygulamalı olarak yüz yüze eğitim verilmiştir. Ailelerden programda öğrendikleri etkinlikleri evlerinde çocuklarıyla yapmaları istenmiştir. Ailelerin hazırladığı kısa video çekimleri değerlendirilmiştir. Online eğitimler Instagram üzerinden kapalı devre konu anlatımlı ve soru cevaplı canlı yayınlar şeklinde tüm hafta boyunca gerçekleştirilmiştir. Ayrıca belirlenen gün ve saatlerde ailelerin sorularını sorması, rehberlik alması da sağlanmıştır. 8 haftalık yüzyüze ve uzaktan eğitim karma modeliyle program tamamlandığında ailelerin kazandıkları becerileri kullanarak, kendilerine verilen 0-3 yaş dönemini kapsayan Gelişim Takvimi’ni takip ederek , evlerinde çocuklarına eğitim vermeyi sürdürmeleri beklenmektedir. Bu takvimde ailelerin her gün seçip, birini uygulayabilecekleri etkinlikler, kısa not ve bilgiler bulunmaktadır. Takvim 0-3 yaş çocuklarının aylık gelişimleri dikkate alınarak hazırlanmış uygulamalar içermektedir. Program ailelere çocuklarının eğitimlerine destek olma becerisini kazandırdıktan sonra, anne-babalara çocuklarının adeta öğretmenleri gibi, evleri bir okulmuş gibi çocuklarının 0-3 yaş dönemi boyunca, çocuklarının gelişimini, eğitimini desteklemeyi sağlama amacındadır. Üniversite ekibi tarafından uygulama öncesi ve sonrasında program, aile ve çocuğa yönelik ölçme ve değerlendirmeler uygun ölçme araçlarıyla yapılmıştır. İlk değerlendirmeler ve ailelerin programla ilgili memnuniyetleri göz önüne alınarak, yerel yönetim-üniversite işbirliği aile eğitimi karma modeli devam ettirilmek istenmiş ancak beklenmedik bir durumla, Covid-19 salgınıyla karşılaşılmıştır.
Covid-19 salgını başlayınca üniversite MABEP ekibi ve Mersin,Yenişehir Belediyesi ortak bir düşünceyle aileler tarafından büyük talep gören programı koşullara uyarlayarak, devam etme kararı almıştır. Haziran ayı sonuna kadar farklı aile gruplarıyla sadece online olarak eğitimler verilmeye devam edilmiştir. Salgın hastalık dönemi göz önünde tutularak, karma model yerine sadece online olarak MABEP Mersin, Yenişehir ‘de yaşayan 0-3 yaşında çocuğu olan ailelere yönelik olarak sürdürülmüştür ve bir süre daha böyle uygulanacaktır. Yerel yönetimlerin ülke sorunlarının , halkın taleplerinin farkında olması sosyal belediyecilik çerçevesini genişletmektedir. Okul öncesi eğitimde okullaşma oranlarımız düşükken, çocuklarımıza erken eğitim desteği gerekirken yerel yönetimlerin bu konudaki adımları çok önemlidir. Özellikle 0-3 yaşındaki çocuklarımızın çok büyük çoğunluğu bir eğitim kurumuna gitmemektedir. Yerel yönetimler yuva, anasınıfı, kreş gibi okul öncesi eğitim kurumları açmaktadır ve bu hizmetler çok önemli çalışmalardır. Her çocuğumuzun erken yaşlardan başlayarak bir okul öncesi eğitim kurumundan yararlanması ve aynı zamanda ailesinin çocuklarını evde desteklemek üzere gerekli eğitimi alması ideal bir durumdur. Erken yaş çocuklarının okullaşma oranları bilinirken, çocuk ve ailelere yönelik aile eğitim programları çocukların aileleri aracılığıyla erkenden eğitim desteği almasının bir yoludur. Yetişkin eğitimi ve erken çocukluk dönemi eğitimlerini bir aile eğitim programında buluşturan 0-3 yaşında çocuğu olan ailelere yönelik MABEP uygulaması, yerel yönetim-üniversite işbirliği modelinin bir örneğidir.
Kaynakça
Bekman, S. ve Gürlesel, C. F. (2005). Doğru Başlangıç: Türkiye’de Okul Öncesi Eğitim. (TÜSİAD Raporu). İstanbul.
Belediyeler Kanunu. https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5393.pdf Erişim tarihi: 12.02.2020.
Early Head Start Report, (2001). Building Their Futures: How Early Head Start Programs Are Enhancing the Lives of İnfants and Toddlers in Low-income Families. USA: Head Start Bureau.
Kağıtçıbaşı, Ç., Sunar, D., Bekman, S., ve Cemaliler, Z. (2005). Erken Müdahalelerin Erişkinlikte Süren Etkileri. İstanbul: AÇEV Yayınları.
Kirk,S.,Gallager,J.J.,Coleman,M.R. ve Anastasiow,N.J.(2011).Educating Exceptional Children.U.S.A: Cengage Learning.
MEB.,(2020).Milli Eğitim İstatistikleri, Ankara.
Meisels, S. J., ve Shonkoff, J. P. (2000). Early childhood intervention: A continuing evolution. (Eds. J. P. Shonkoff ve S. J. Meisels). Handbook of early childhood intervention. NewYork:Cambridge University Press. 3-31.
Ural, O. ve Ramazan, O. (2007). Türkiye’de Okul Öncesi Eğitimin Dünü ve Bugünü. Türkiye’de Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Sistemi: Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri. s.11-61. Ankara:Türk Eğitim Derneği
Ural, O. (2013). Dünden Bugüne Aile Eğitimi. (Ed. Z. F. Temel), Aile eğitimi ve erken çocukluk eğitiminde aile katılım çalışmaları, s. 49-70. Ankara: Anı Yayıncılık.