Mektepli Gazete

Özgür Bozdoğan Genel Kurulda Yaşananlara Dair Mektepli Gazeteye Değerlendirmede Bulundu

Bugün Eğitim Sen 11. Genel Kurulunda yaşananları ve Devrimci Sendikal Dayanışma grubu tarafından yapılan açıklamayı, DSD grubunda yer alan ve Eğitim Sen Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdoğan İle konuştuk

Paylaş
Yazı boyutu
100%

Özgür Bozdoğan Genel Kurulda Yaşananlara Dair Mektepli Gazeteye Değerlendirmede Bulundu

Bugün Eğitim Sen 11. Genel Kurulu'nda yaşananları ve Devrimci Sendikal Dayanışma grubu tarafından yapılan açıklamayı, DSD grubunda yer alan ve Eğitim Sen Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdoğan İle konuştuk

Devrimci Sendikal Dayanışma grubu tarafından yapılan açıklamayla, Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu'nun öncelikli olarak belirlenen laiklik ve kamuculuk mücadele eksenleri nedeniyle eleştirildiği ve pandemi koşullarında sağlık ve güvenlik riskine rağmen genel kurulun yapılması konusunda ısrarcı tavır sergilendiği ortaya çıktı.

"Temel mücadele eksenimiz piyasacı eğitime karşı kamucu eğitim, tarikat ve cemaatlere karşı laik eğitimdi"

Eğitim Sen Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdoğan Mektepli Gazeteye yaptığı açıklamada, 3 yıllık çalışma dönemlerinde öncelikli olarak olarak belirlenen iki 2 temel mücadele hatları olduğunu, bunlardan bir tanesinin, rejimin yaklaşımı nedeniyle laiklik temelli mücadele, diğerinin ise piyasacı eğitime karşı kamuculuk ve kamucu eğitim olduğunu, söyledi.

Laiklik ekseninde yürüttükleri mücadelede eğitimde vakıf ve cemaatlerden, ders ve seçmeli derslerdeki yaklaşıma kadar her şey karşısında aktif biçimde çalışmalar yaptıklarını aktaran Bozdoğan, "Burada bize karşı yöneltilen eleştirilerin kabul edilemezliği, temel mücadele ekseni olarak belirlediğimiz laik ve kamusal eğitim için yürütülen çalışmaların, diğer mücadele alanlarını geri planda bıraktığı iddiasıdır" dedi.

Eğitimde eşitsizliğin giderek arttığı bir dönemde en yakıcı sorunlar olarak tespit edilen sorunlar için durmadan çalıştıklarını aktaran Özgür Bozdoğan, kamuculuğa karşı piyasacılığa, laiklik ve bilimselliğe karşı tarikat ve cemaatlere terk edilen bir eğitim dayatılırken, sendika yönetimi olarak sadece bu iki alana çekilerek diğer alanlarda etkili olamadıkları iddiasının kabul edilemez olduğunu aktardı.

"Pandeminin ortasında genel kurul, aylardır verdiğimiz sağlık ve emek mücadelesiyle çelişiyor"

Özellikle Covid sürecinin başından beri AKP’nin salgınla etkili mücadele etmediğini vurgulayarak bunu ortaya çıkaracak çalışmalar yürüttüklerini hatırlatan Özgür Bozdoğan, "AKP’nin sadece maske takarak salgınla mücadele eden tavrına karşı eğitimde salgının etkilerinin gerçek boyutlarını kamuoyuna taşıyabilmek için düzenli olarak salgın günlüklerini çıkardık. Salgın günlüklerini yazan kişi olarak söyleyebilirim ki öğretmenlerin ve öğrencilerin yaşam ve sağlık hakkı için çetin bir mücadele yürüterek bu kriz döneminde öncü bir rol alarak, “önce sağlık” demek gerekliliğini gösterdik. Okul öncesinde öğretmen arkadaşlarımızın ve çocuklarımızın sağlığı için daha geçtiğimiz Salı günü Milli Eğitim Bakanlığı ile görüştüm. Bizim görüşmelerimiz ve ısrarlarımız sonucu okul öncesinde de uzaktan eğitime geçildi. Mevcut durum buyken, sürecin başından beri uzaktan eğitim için mücadele verirken, tüm kamuoyunda bu yönde bir tutum ortaya koymuşken aceleci bir şekilde yapılan bu genel kurulun gerçekleştirilmesi, ortaya koyduğumuz tavırla örtüşmemektedir " dedi.

Genel kurulda risk altına giren kendi delegeleri düşünüldüğünde, salgın boyunca Eğitim Sen olarak verdikleri mücadele ile çelişki doğuran bir pozisyona düşüldüğünü söyleyen Bozdoğan, sağlığı risk altındayken delegeleri çağırma yanlışlığı, sağlık endişesiyle oylamaya gelemeyecek olan delegelerin varlığının, pandeminin doğurduğu koşullardan istifade etmek maksadıyla ortaya çıkan faydacı bir tavır olduğunu görünür kıldığından bahsetti.

"Ortaya koyduğumuz tavır sendikamıza karşı duyduğumuz hassasiyettendir"

Açıklama yaparak salondan ayrılmalarını, DSD olarak ortaya koyulan tavrın aslında sendikaya karşı duyulan hassasiyetten doğduğunu ve kurucu değerlere sahip çıkılması için bir çağrı nitliği taşıdığı şeklinde açıklayan Özgür Bozdoğan'ın DSD'nin amacına dair yaptığı değerlendirme ise şöyle:

"KESK ve Eğitim Sen geleneksel sendikacılığa bir itiraz olarak doğmuştur. Geleneksel sendikacılıktaki bürokratizme ve sendikacılığın meslek oluşuna bir eleştiri olarak ortaya çıkan sendikamızın kurucu değerlerine sahip çıkmak amacıyla, kurucu özne olan bizler, herkesi bu değerlere sahip çıkmaya davet etmek üzere bu tavrı ortaya koymak durumundaydık. Bu tavır başka bir zemine çekilecek basit bir tartışma değildir. Tavrımızın asıl amacı sendikamızda kitlesel mutabakat zemininin ve uzlaşının yeniden kurulması, çoğunluğun görüşlerinin dayatılmasının reddi ve tüzüğümüzde de yazan, “2 dönem aynı organda görev alanların 3. dönem görev alamaması” gibi geleneksel sendikacılığa eleştiri olarak oluşan değerlerimize sahip çıkılması için çağrıdır. Eğitim Sen ve KESK’te karar için 500 delege varsa 251'inin oyu hiçbir zaman yeterli olmamalıdır. Kitlesel mutabakat zemini ve uzlaşıya davet ediyoruz.

Mektepli Gazete | Özgür Bozdoğan Genel Kurulda Yaşananlara Dair Mektepli Gazeteye Değerlendirmede Bulundu