Mektepli Gazete

ORMAN AKADEMİSİ İÇİN İLK ADIM

Bir insanın hayatına dokunduğunuz noktalar çok önemlidir. Çünkü insan sürekli olan ve olmaya devam eden bir varlıktır. Öğrenir, öğretir, değişir ve değiştirir. Bir insanın hayatına doğayla her dokunuş, bir ağacın her dalı gibi onu yeşertir. Kalbinden köküne yol olur. Onu değiştirir. Doğasını ona gösterir.

Paylaş
Yazı boyutu
100%

ORMAN AKADEMİSİ İÇİN İLK ADIM

Bir insanın hayatına dokunduğunuz noktalar çok önemlidir. Çünkü insan sürekli olan ve olmaya devam eden bir varlıktır. Öğrenir, öğretir, değişir ve değiştirir. Bir insanın hayatına doğayla her dokunuş, bir ağacın her dalı gibi onu yeşertir. Kalbinden köküne yol olur. Onu değiştirir. Doğasını ona gösterir.

İlk insanın hikayesi bile doğanın bir parçası ağaç ve onun meyvesiyle başlıyor.

Biz vaktimizin çoğunu nerde geçiriyoruz? İşte mi? Alışveriş mağazalarında mı? İnternette bir bilgisayarın penceresi önünde mi? Çocuk nerede oynuyor? Okul bahçesi mi? Ev mi? Sokak mı? Bir okulun dört duvarının içinde mi? Her birimiz kutulanmış hayatlar içinde, gökyüzü olmayan oyun alanlarında yaşıyoruz. Oynamaktan, keşfetmekten, risk almaktan ve baş etme gücünden yoksun yaşamlara boğuluyoruz.

Dünyamız kavramını yeniden tasarlamalıyız. Dünyamız nedir? Dünyamız, beton kubbelerin içinde dikdörtgen şekillerden oluşan teknolojik kurgular mıdır? Öyle olsaydı hiçbir sorunumuzu çözemezdik.

Dünyamız, derin ve anlamlı bir bağlantıyla kurulacak doğa ve biz ilişkiler ağıdır. Doğada ne varsa sende olanla bütünleşik olandır. İnsan her noktada başına gelen sorunlarla baş edebilmiştir. Risk almış, gerçek dünya sorunlarıyla karşı karşıya kalarak çözüm bulmuş, kendine özgü inanç, umut, savunma ve direnç sistemleri geliştirebilmiştir. Dünyamız doğal ortamda olan ne varsa odur. Diğer türlüsü kurgudur.

Çatısı olmayan alanlar yaratmak dünyamızın pencerelerini genişletir. Kapısı olmayan, bacasız, ağaçlar ve gökyüzü ile yazdığın bir sınıf yaratmak fikri. İşte ‘orman akademisi’. Hem de her yaş için, en çok da çocuklar için.

Orman akademisi kavramı aslında duvarsız ve çatısız ormanda insanın kendini büyütmesi, yeniden potansiyellerini görmesi sürecidir.

Ormanda olmak, içinde yürürken, otururken, barınırken, eğlenirken fiziksel ve psikolojik olarak da onunla bütünleşmek anlamına geliyor. İnsanların bacasız yaşam alanlarından uzak, vakitlerini çoğu kez kent yaşamında geçirmeleri yani insanların, özellikle çocukların dışarıda daha az zaman geçirdiği fikri inanın çok çeşitli davranış problemlerine yol açıyor. Buna doğa eksikliğinden kaynaklı bozukluklar diyoruz.

‘Doğa eksikliği bozukluğu’ yeni bir kavram ve Richard Louv* tarafından literatüre konuldu. Bu bozukluk sürekli kentte ev, okul, iş gibi dört duvar arasında kutu içinde yaşamların, hareketsiz, doğal dünya ile fiziksel temastan uzak yaşamların yarattığı bir yapısal bir durumdur. Risk almaktan korkan, baş etme duygusu olmayan bireysel sağlık ve sosyal doku üzerindeki olası olumsuz sonuçları tanımlamak için bu kavramı kullanabiliriz.

Doğada olmamak bir eksiklik ve bozukluk olabilmektedir. Depresyon, stres, obeziteden tutun en hafifinden dikkat eksikliğine kadar bir çok olumsuzluk ortaya koymaktadır.

F.Bacon’ın “bilmek egemen olmak içindir” sözünden hareket ederek doğayı kendimiz için değiştiriyor ve teknolojiyi yeniden yeniden yaratıyoruz. Bir yandan da yarattığımız teknolojinin bir aracı oluyor ve doğamızda olmayan tüm psikolojik bozuklukları da kendimize bağımlı hale getiriyoruz. Artık doğa eksikliğini yeniden düşünmeliyiz.

Orman her yaş için 7 den 77’ ye herkes için bir akademidir. Bu bir kendine dönüş akademisidir. Ormana dönüş o vahşi ortamı yeniden keşfedişi bir kez daha düşünmeliyiz. İnanın ormanın her tonda vahşiliğine ihtiyacımız var. Keşiflerle ve macerayla dolu her ağacına, gizemlerle dolu her tepesine ihtiyacımız var.

İnanın doğaya ne kadar çıksak da yeterli bir doğaya sahip olamayız. Orman akademisine ilk adımı atalım.


İsmail KAYMAK

Felsefe Öğretmeni
Ankara Dağcılar Birliği Spor Kulübü Başkanı
Ocak 2021

Mektepli Gazete | ORMAN AKADEMİSİ İÇİN İLK ADIM