Okulunuzun Yeniden Açılma Planı Ne Kadar Güvenli? İşte Dikkat Etmeniz Gereken Altın Öneriler
Okulunuzun Yeniden Açılma Planı Ne Kadar Güvenli? İşte Dikkat Etmeniz Gerekenler

İşte öğrendiklerimiz: Sıfır risk diye bir şey yok, ancak belli başlı uygulamalar okulda bir salgın riskini azaltabilir ve öğrencileri, öğretmenleri ve aileleri güvende tutmaya yarayabilir.
Eğer çocuğunuzu sonbaharda veya ilerleyen aylarda okula göndermeyi düşünüyorsanız, hem kendi ailenizin içinde bulunduğu riski hem de virüsün çevrenize yayılma riskini değerlendirmekle işe başlayabilirsiniz. Amerikan Öğretmenler Birliği, bir bölgedeki koronavirüs test sonuçlarının yüzde 5’inden fazlası pozitifse, yüz yüze eğitimi güvenli bulmadığını belirtiyor.
Aileniz nispeten sağlıklıysa ve yerel vaka sayıları da iyi gözüküyorsa, okulları yeniden açma planının temel unsurlarını nasıl tartacağınızı aşağıda açıkladık.
1) Okula gidiş: Servise binme
Dünya çapında okullar çocukları sınıfa geri getirme süreciyle cebelleşirken, ebeveynler – ve tabii öğretmenler – güvenlik konusunda endişeliler. Alanlarının önde gelen çocuk doktorları, bulaşıcı hastalık uzmanları ve eğitim uzmanlarından okulların geri dönüş planlarını değerlendirme konusunda fikir aldık.
İşte öğrendiklerimiz: Sıfır risk diye bir şey yok, ancak belli başlı uygulamalar okulda bir salgın riskini azaltabilir ve öğrencileri, öğretmenleri ve aileleri güvende tutmaya yarayabilir.
Eğer çocuğunuzu sonbaharda veya ilerleyen aylarda okula göndermeyi düşünüyorsanız, hem kendi ailenizin içinde bulunduğu riski hem de virüsün çevrenize yayılma riskini değerlendirmekle işe başlayabilirsiniz. Amerikan Öğretmenler Birliği, bir bölgedeki koronavirüs test sonuçlarının yüzde 5’inden fazlası pozitifse, yüz yüze eğitimi güvenli bulmadığını belirtiyor.
Aileniz nispeten sağlıklıysa ve yerel vaka sayıları da iyi gözüküyorsa, okulları yeniden açma planının temel unsurlarını nasıl tartacağınızı aşağıda açıkladık.
Dikkat etmeniz gerekenler: Sınırlı kapasite ve fiziksel mesafe. Ayrıca maske kullanımı

Okul servisleri virüs yayılımı için çeşitli riskler teşkil eder: Çocuklar genellikle yetersiz havalandırmaya sahip kapalı bir alanda uzun süre bulunurlar.
Northwestern Üniversitesi’nde çocuklarda bulaşıcı hastalıklar uzmanı olarak görev yapan Dr. Tina Tan, ”Okula giden çocuklar için en iyi seçenek, onları okula ebeveynlerinin bırakmaları,” diye konuşuyor. Bunun dışında yürüyebilir ya da bisikletle gidebilirler.
Epidemiyolog ve Amerika Bulaşıcı Hastalıklar Derneği sözcüsü Ravina Kullar, bunların birçok aile için geçerli seçenekler olmadığını ve servislerin daha güvenli hale gelmesi için kapasitenin yüzde 50 ile sınırlandırılabileceğini söylüyor. Çocuklar ile sürücü arasında en az 2 metre mesafe olmalı ve herkes maske takmalı. İdeal olarak, öğrencilerin oturacakları koltuklar önceden belirlenmeli ve üzerlerine kimin oturacağı yazılmalı, diyor.
Oregon Health & Science Üniversitesi’nde çocuk bulaşıcı hastalıkları uzmanı olarak görev yapan Dr. Judith Guzman-Cottrill, havalandırmayı iyileştirmek için, “Mümkünse servisin camları açık kalsın” diye öneride bulunuyor. Hava akımı virüsün etkisini zayıflatıyor ve böylece enfeksiyon riski azalıyor.
Ulusal Okul Hemşireleri Birliği başkanı Laurie Combe ise “Öğrencilerin servise binmeden önce elleri dezenfekte edilmelidir” diyor. Combe, servisin girişine bir dezenfektan makinesi monte edilmesini öneriyor.
2) Okula Giriş Kuralları
Dikkat etmeniz gerekenler: Hasta çocukların ve öğretmenlerin evde kalmasını gerektiren net kurallar
Uzmanlarımız katılıyor: Okul açılış planları, COVID-19 belirtisi taşıyan çalışanların ve öğrencilerin kesinlikle evde kalması gerektiği mesajını evlere taşımalı.
Ohio Devlet Üniversitesi’nde epidemiyolog olan Dr. William Miller, “Hastalanırsak hiçbir koşul altında dışarı çıkmamamız ve evde kalmamız gerektiğini hepimiz öğrenmeliyiz,” diyor. Büyük bir kültürel değişimin söz konusu olduğunu, çünkü pek çoğumuzun “hastalıktan daha güçlü çıkmaya alışık olduğunu ve bazen çocuklarımızdan da bunu beklediğimizi” belirtiyor.
Bunu uygulamanın kusursuz bir yöntemi yok. Bazı uzmanlar okulların mesajlaşma yöntemine güvenebileceğini söylerken diğerleri okulların belirtileri gözlemlemesi gerektiğini belirtiyor.
Laurie Combe, okulda semptom kontrolünün hatasız işlemeyeceğini, ancak yine de ebeveynler için hastalandıkları takdirde çocuklarını evde tutmaları gerektiği mesajını pekiştireceğini söylüyor. “Eğer müsait personeliniz varsa, en iyisi insanları binaya girişte kontrol etmek olacaktır.”
Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri, okulların şu anda yaygın semptom taramaları yapmasını tavsiye etmiyor. Velilerin çocukları okula göndermeden önce evde kontrol etmelerini öneriyor.
Michigan Üniversitesi’nde bulaşıcı hastalık uzmanı ve başhekim olarak görev yapan Dr. Preeti Malani, “sadece bir baş ağrısı ya da karın ağrısı gibi” çok hafif de olsa belirti gösteren her çocuğun evde kalması gerektiğinin altını çiziyor. Ebeveynler hastalandığında onlarla birlikte çocuklar da evde kalmalı, diye ekliyor Miller. Ancak, ekonomik nedenlerden ötürü bunu yapmak birçok aile için çok zor olabilir.
Öğretmenler ve diğer çalışanlar hastalıktan ötürü işe gelemezlerse “okul politikaları ücretli izin ya da para cezası vermemek gibi uygulamalarla onları desteklemeli,” diye konuşuyor Malani.
Semptomatik çocukların evde kalmalarını teşvik etmek için bazı okulların katılımı ödüllendiren ve devamsızlığı cezalandıran devamsızlık politikalarını yeniden gözden geçirmeleri gerekebilir.
Hala tartışılıyor: Ateş ölçümü
Bazı uzmanlar okullarda günlük ateş ölçümü yapılmasını savunuyor. Ateşi 38 derecenin üstünde olan çocuklar eve veya muayene için doktora gönderilmeli, diye konuşuyor bulaşıcı hastalık uzmanı Dr. Dial Hewlett.
Buna karşın, Malani gibi bazı uzmanlar ise duruma şüpheyle yaklaşıyorlar. Koronavirüs taşıyıcısı olan bazı çocukların yüksek ateş gibi belirti göstermedikleri durumlar olabildiğini ve ateş ölçümlerinin gerçek vakaları tespit etmede başarılı olmadığını ve kaynak israfı olacağını iddia ediyorlar. Combe, kızılötesi ateş ölçme cihazlarının doğruluğundan şüphe duyuyor.
3) Maske takma
Dikkat etmeniz gerekenler: Hem çocuklar hem de yetişkinler için sürekli ve zorunlu maske kullanımı

Maskelerin okulu yeniden açma planının en önemli kısımlarından biri olduğu konusunda tüm uzmanlarımız hemfikir.
Tan, özellikle de “çocukların en az 2 metrelik mesafeyi koruyamadıkları durumlarda” önemli olduğunu vurguluyor.
Miller, öğretmenlerin ve personelin maske takmasının hayati derecede önem taşıdığını ekleyerek “havadaki partiküllerin yayılma mesafesi yetişkinler için çocuklardan daha fazla,” diye açıklıyor. Bazı araştırmalara göre, yetişkilerden çocuklara virüs bulaşma olasılığı çocuklardan yetişkinlere virüs bulaşma olasılığından çok daha yüksek.
Ancak maskeler, nefes almayı etkileyen sağlık sorunları olan, işitme güçlüğü çeken insanlarla etkileşimde bulunan veya çok küçük yaştaki çocuklarla çalışan insanlar da dahil olmak üzere herkese uygun değil. Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri, yaşça küçük ve engelli öğrencilerin bulundukları okullar için ağız kısmı şeffaf olan maskelerin kullanımını öneriyor.
Hewlett, özellikle küçük çocukları göz önünde bulundurarak okuların “maskeleri çıkarıp rahat bir nefes alacak” zaman aralıkları planlaması gerektiğini belirtiyor. Bu küçük molaların tercihen açık havada verilmesi gerektiğini de ekliyor.
Hala tartışılıyor: Yüz koruyucu siperlik
Bazı eğitimciler, küçük çocuklar için sadece şeffaf, plastik bir yüz koruyucu siperlik kullanımını savunuyor. Bu siperlikler daha konforlu, yüze dokunmayı daha da zorlaştırırken yüz ifadelerini görmeyi kolaylaştırıyor. Ancak, Miller’ın belirttiğine göre yüz siperliklerinin enfeksiyon riskini azalttığına dair elle tutulur bir kanıt yok. Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri de siperlikleri yüz maskelerine bir alternatif olarak önermiyor.
Yüz maskeleri ve gözlükler maskelere ek olarak kullanılabilir, bilhassa öğretmenlerin gözlerini korumaları için. Amerikan Öğretmenler Birliği’nden Dr. Anthony Fauci’ye öğretmenlerin sınıfta ne takmaları gerektiği sorulduğunda, “Kesinlikle maske takmalılar, varsa göz koruyucu ve eldiven,” diye yanıtlıyor.
4) Sınıfta: Sosyal mesafe ve gruplar
Dikkat etmeniz gerekenler: Birbirinden en az 2 metre mesafede sıralar, küçük sınıf boyutları ve gruplar

Fiziksel mesafe, tıpkı bir markette ya da bir toplantıda olduğu gibi okulda da koronavirüsten korunmanın temel taşı.
İdeal olan, sıraların birbirinden en az 2 metre mesafede yerleştirilmesi. Hewlett, bazı okulların geleneksel sınıfları konferans salonları, müzik odaları ve spor salonları gibi daha büyük alanlara taşımayı düşündüğünü söylüyor. Tan ise dersleri mümkün oldukça açık havada yapmayı tavsiye ediyor.
“Bunu yapmanın tek bir doğru yolu yok,” diyor Tan. Okullar, sahip oldukları alanları mevcut duruma en iyi şekilde adapte etmeye bakmalı.
Uzmanların önerdiği çözümlerden biri, öğrencileri gruplara bölmek ve kademeli ders programları oluşturmak. Bu durumda her sınıf kendi içinde bir grup oluşturur ve diğer çocuklarla temasa geçmez. Amaç, her bir kişinin maruz kaldığı insan sayısını minimuma indirmek ve “herhangi bir alandaki insan yoğunluğunu azaltmak,” diyor Miller.
Malani, resim ve müzik gibi branş dersleri öğretmenlerini bu grupların sınıflarına getirmeyi teklif ediyor. Böylelikle, öğrenciler koridordan geçmek ve birbiriyle temas riskine girmek durumunda kalmazlar.
Miller, “Bu küçük sınıf grupları güvende kalırsa, içerideki herkes de güvende olur,” diyor.
Grup sisteminin bir parçası olarak birçok okul kademeli programa geçmeye hazırlanıyor. Bu programlara göre, örneğin bir grup öğrenci okula Çarşamba ve Cuma günleri giderken diğeri Salı ve Perşembe gidiyor, Pazartesileri ise gruplar sırayla değişiyor. Bir diğer seçenek grupları sabahçı ve öğlenci olarak ikiye bölmek.
Hala tartışılıyor: Şeffaf pleksi koruyucu bölme
Pleksiglas (plastik cam) bölmeler Avrupa ve Asya’da birçok okulda kullanıldı. Ancak, Miller’a göre pleksiglas verileri yetersiz. “Bölmeler tavana kadar uzanmadığı takdirde hava akımı etrafından dolaşacaktır.” Malani, pleksiglas bölmelerin ön büro, resepsiyon ya da insan trafiğinin yoğun olduğu bölgelerdeki güvenlik kulübeleri gibi yerlerde işe yarayacağını belirtiyor.
Devamı gelecek…
Yazının ikinci bölümünde neler var: Biri hastalanınca ne yapmalı? Yüzeyleri nasıl dezenfekte etmeli? Hava dolaşımı, öğle yemeği, atıştırmalıklar, teneffüs, spor salonu ve spor etkinlikleri…
5) Biri hastalanınca ne yapılmalı?
Yazının ilk bölümü için:
Dikkat etmeniz gerekenler: Belirti gösterenlerin kendilerini izole etmelerini talep eden kurallar ve yerel sağlık kuruluşuyla iş birliği içinde çalışma
Okulların, çocukların semptom geliştirmesi durumunda uygulayabileceği bir planı olmalı. Bunun açıkça belirtilmesi çok önemli, diyor Hewlett, ki “çocuklardan biri enfekte olursa herkes ne yapılacağını bilsin.”
Konuştuğumuz pek çok bilim insanı, belirti gösteren herhangi bir öğrenci ya da çalışanın test yaptırması ve bir doktora görünmesi gerektiği konusunda hemfikir. Ancak değerlendirmeye aldığımız okul planlarının çok küçük bir kısmı bunu öğrencilere zorunlu tutuyor; bunun yerine semptom gösterenlerden ya da enfekte biriyle temasa geçmiş kişilerden yalnızca evde kalmalarını talep edeceklerini belirtiyorlar.
Test sonucu olsun ya da olmasın, semptom sahibi herkes en az 10 gün boyunca evde durmalı ve okullar virüse maruz kalmış kişilerin karantinaya girip girmeyeceğine karar vermek için bir politikaya sahip olmalı. Malani, bunun en iyi şekilde bir yerel sağlık kuruluşuna danışarak yapılacağını ve semptomların ciddiyetine ve çocuğun başkalarıyla ne kadar etkileşime girdiğine bağlı olacağını söylüyor.
Hewlett, okuldan birinin testinin pozitif çıkması durumunda okulların yerel sağlık kuruluşuyla iş birliği yapması gerektiğini söylüyor, böylece gerektiğinde okulun ne zaman kapatılacağı konusunda temas takibi ve rehberlik sağlanabilir.
Guzman-Cottrill, istikrarlı öğrenci grupları oluşturarak okul kapanmalarının önüne geçilebileceğini belirtiyor. Çünkü, grup içinden birinin testi pozitif çıkarsavirüse yalnızca grup içindekiler maruz kalmış demektir ve bu öğrencilerin karantinaya girmesi yeterli olacaktır.
Gelecek için hedef: Rutin test
Uzmanlar, asemptomatik öğrencilere ve personele düzenli test yapmanın şu anki test eksiklikleri ve gecikmeleriyle mümkün olmadığını ifade ediyor. Ama eğer öyle olsaydı, okulların güvenli şekilde açık kalmasına yardımcı olabilirdi.
Seattle Çocuk Hastanesi’nde bulaşıcı hastalık uzmanı olan Dr. Danielle Zerr, “Belirti göstermeyen enfeksiyonları da tespit edebileceği için haftalık testler ideal olurdu,” diyor.
Harvard T.H. Chan Kamu Sağlığı Okulu’nda bağışıklık uzmanı ve epidemiyolog olarak göre yapan Dr. Michael Mina, yeni teknolojiler onay gördüğü ve hızlı testler kullanıma sunulduğu zaman okulların da rutin testler yapmaya başlaması gerektiğini belirtiyor. “Aşının yokluğunda evde veya okulda yapılan günlük ucuz ve hızlı testler, vakaları düşük tutmak ve salgınların büyümesini önlemek için iyi bir yol,” diye ekliyor.
6) Yüzeyleri dezenfekte etmek
Dikkat etmeniz gerekenler: El hijyenine ve sık dokunulan yüzeylerin temizliğine odaklanın

Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri, COVID-19’un en yaygın bulaşma yollarından birinin öksürdüğümüzde, hapşırdığımızda veya konuştuğumuzda dışarı çıkan damlacıklar olduğunu söylüyor. Üstelik virüs yüzeylerde saatlerce ve hatta günlerce yaşayabiliyor.
Zerr, okulun her yerini sürekli olarak temizlemeye çalışmak yerine, “el hijyenine ve sık dokunulan yüzeyleri silmeye odaklanın,” diyor.
Malani, okulların el hijyenini teşvik etmek için sınıflara ve koridorlara dezenfektan aparatları yerleştirebleceğini söylüyor. Ayrıca, tuvaletlerde sürekli havlu kağıt ve sabun bulunması çok önemli.
Okullar, kapı kolları, tuvalet kapıları ve lavabo gibi çok sık dokunulan yüzeyleri hijyende öncelik haline getirmeli ve bu alanlar günde birkaç kez temizlenmeli. Dokunmayı gerektiren bazı bölgeler ise riski azaltmak için ortadan kaldırılabilir. “Sınıf kapıları ders başlayana kadar açık kalabilir, böylece gelen her öğrenci kapıyı açmak zorunda kalmaz,” diye açıklıyor Tan. Öğrenciler birbirlerinin sıralarına pek fazla dokunmadıkları için sıraların temizliği nispeten daha az endişe verici bir konu, diye belirtiyor Miller.
Hewlett, çocukların rutin olarak kullandığı banyoların iyice temizlenmesi gerektiğini söylüyor. Bunlar sık temas edilen alanlardır ve kalabalıklaşabilir. Miller, hava akışı havada birikebilecek virüsün etkisini azalttığı için “Tuvaletlerde güçlü aspiratörler olmalı,” diyor.
Tartışmaya açık: Okul hemşiresi Laurie Combe, dezenfektanların işe yaramayabileceğini, çünkü dezenfektan püskürmesinin kendince farklı tehlikeler yaratabileceğini ileri sürüyor. “Bunun tamamiyle güvenli olduğunu gösteren yeterli veriye sahip olduğumuzdan emin değilim,” diyor.
7) Havalandırma
Dikkat etmeniz gerekenler: Mümkün olduğu kadar çok hava akımı
Kişiden kişiye yayılma daha fazla olsa da, bilim insanları virüsün kapalı alandaki havada birikmesi konusunda endişe duyuyor. Yapılması gereken, viral parçacıkları seyreltmek ve dağıtmak için mümkün olduğu kadar çok temiz hava dolaşımı sağlamak. Miller, “Yani dışarıyla bol miktarda hava değişimi yapmak istiyoruz,” şeklinde konuşuyor.
Nebraska Tıp Merkezi Üniversitesi’nde biyolojik aerosoller üzerine çalışmalar yürüten mikrobiyolog Joshua Santarpia, okulların her sınıfta hava akışını en iyi duruma getirmek için havalandırma sistemlerini değerlendirmesi ve gerektiğinde değiştirmesi gerektiğini söylüyor. “Hava ne kadar değişirse o kadar iyi,” diyor.
Honeywell firmasında bina yönetim sistemleri başkanı olan Peter Fehl, modern sistemlere sahip yeni okul binalarının genelde iç mekandaki havayı yeniden sirküle edecek şekilde inşa edildiğini, çünkü bunun enerji tasarrufu sağladığını söylüyor. Ancak bu ayarları değiştirerek “yedi veya sekiz kat daha fazla temiz hava” elde etmek mümkün, diyor Fehl.
Fehl ayrıca, okulların HEPA filtrelerini – en ince partikülleri dahi temizleyen filtreler – daha sık, örneğin ayda bir değiştirebileceğini belirtiyor.
Ancak birçok okulda temiz havayı artırma seçeneği olmayan daha eski sistemler mevcut.
Santarpia, sistemlerini yükseltmeyi karşılayamayacak okullar için ayaklı HEPA filtreleri öneriyor. Cihazı seçerken sınıfın büyüklüğünün ve çıkaracağı gürültünün göz önünde bulundurulması gerektiğinin altını çiziyor, ancak doğru kullanıldığı takdirde bu filtrelerin “havadaki kirletici maddeleri büyük ölçüde azaltabileceğini” ekliyor.
Maalesef, sınıftaki hava kalitesi meselesi kaynak eksikliği sebebiyle sekteye uğrayabilir. Daha varlıklı okulların daha modern tesislerden ve sistemlerden faydalanma olasılığı nispeten yüksek.
Tartışmaya açık: UV ışık sistemleri
Santarpia, UV ışık sistemleri gibi daha yeni teknolojiler de dikkat çekiyor, ancak “uzmanlar hala UV ışığı ve iyonlaştırıcılar gibi daha yeni teknolojiler konusunda kararsız,” diyor. Zorluklardan biri: Hava bir kanal sisteminden geçerken, virüsleri öldürmek için gerekli olan UV yoğunluğunu ve maruz kalma süresini elde etmek zor olabilir.
8) Öğle yemeği ve atıştırmalıklar
Dikkat etmeniz gerekenler: Kademeli yemekhane saatleri ya da sınıf içinde yemek yeme

Yemek yemek ve atıştırmalık tüketmek maskeyi çıkarmayı gerektirdiği için buradaki en önemli unsur sosyal mesafe.
Okullar çocukların kalabalık yemekhanelerde yemek yemesinden kaçınmalı. “Bu, sınıflarda yemeyi gerektirebilir,” diyor Zerr ve ekliyor, “Çocuklar belirlenmiş grupları dışına çıkmamalı ve maskelerini yalnızca yemek yerken çıkarmalılar.”
Diğer uzmanlar, yemekhanedeki çocuk sayısını azaltmak için öğle yemeği saatlerini kademeli yapmayı öneriyor. Böylece, yemekler ister sınıfta ister yemekhanede yensin, hem sosyal mesafe korunabilir hem de öğrenciler sosyal gruplarının dışına çıkmamış olurlar.
Miller, “Öğrenciler birbirinden uzak durduğu ve sınıflar birbirine karışmadığı sürece yemek alabilirler,” diye konuşuyor. Birçok okul, öğrencilerin sınıfa geri götürebilecekleri öğle yemeği paketleri servis etmeyi planlıyor. Ancak bu öğle yemeklerinin ne kadar besleyici olacağı konusunda şüpheler yok değil.
9) Teneffüs
Dikkat etmeniz gerekenler: Küçük ve denetimli gruplar halinde açık havada teneffüse çıkılması

Kullar, çocukların koşması, oynaması ve mola vermesi gerektiğini söylüyor. “Dışarıda geçirilen zamanın kapalı mekanda geçirilen zamandan daha az riskli olduğunu biliyoruz” diye de ekliyor. Uzmanlarımızın çoğu aynı fikirde – teneffüs, ideal olarak çocukların sosyal mesafeyi koruyabilecekleri kadar yeterli alana sahip açık havada yapılmalı, böylece maskelerini de çıkarabilirler.
Çocuklar teneffüsteyken birbirlerinden 2 metre uzakta duramıyorlarsa ve özellikle de iç mekandalarsa, uzmanlarımız maskelerini çıkarmamaları gerektiğini söylüyor.
Kullar, çocukları “küçük, denetimli gruplar” halinde dışarıya göndererek kademeli teneffüs süreleri tavsiye ediyor. Ardından binaya tekrar girerken herkesin hemen ellerini yıkaması gerektiğini de ekliyor.
Uzmanlarımızdan bazıları sadece teneffüs değil, aynı zamanda gün içinde birden fazla “maske molası” verilmesini öneriyor. Miller, bu sayede çocukların geri kalan zamanlarda maske kullanımına uyma şansının artabileceğini söylüyor.
10) Spor salonu ve spor etkinlikleri
Dikkat etmeniz gerekenler: Açık hava aktiviteleri ve temassız sporlar
Miller, oyunların mümkün olduğunca dışarıda oynanması ve çocukların birbirlerinden uzak olması gerektiğini belirterek saklambaç veya çocukların etrafta koşturduğu ve genellikle birbirlerinden uzak durduğu herhangi bir oyunun değiştirilmiş formatlarının nispeten güvenli olduğunu söylüyor. Miller, “Dışarı çıkamıyorsanız, spor salonunu veya kafeteryayı daha büyük bir oyun alanı olarak kullanın” diye öneriyor.
Uzmanlarımız, fiziksel temas içeren sporlardan kaçınmayı öneriyor. Kullar, “Vakalarda azalma görene kadar temaslı sporlara ara verilmeli,” diyor. Tan, bunun basketbol, ??futbol, ??beyzbol, güreş ve amigoluk gibi takım sporlarıın oynanmaması anlamına geldiğini belirtiyor.
Malani, açık arazi koşusu ve tenisin diğer sporlardan daha güvenli olduğunu söylüyor. “Teniste, özellikle teke tekte yeterli mesafe sağlanıyor. Ellerinizi temiz tutmak dışında almanız gereken pek fazla ek önlem yok.”
Zerr, öğrenciler mesafeli oldukları sürece nefes almakta güçlük çekerlerse maskeleri çıkarabileceklerini söylüyor.
En büyük eksik: Okul bütçeleri
Tüm uzmanlara göre, okula dönüş planının bileşenleri arasında olması gereken en önemli unsur para. Ulusal Eğitim Birliği başkanı Lily Eskelsen García, öğrencileri güvenli ve sağlıklı tutmak için okulların ihtiyaç duyduğu her şeyin – yüz maskelerinden el dezenfektanlarına kadar – maliyeti olduğunu söylüyor.
Zaten bazı okulların daha fazla kaynağı var. Sonuç olarak, daha varlıklı okulların ve okul bölgelerinin bu güvenlik önlemlerini uygulaması daha kolay olacak. Malani, kaynak akışı olmadığı sürece “şu anda var olan eşitsizlikler büyük olasılıkla artacaktır,” diyor.
Çeviri: Zeynep Topal
Kaynak: https://www.kqed.org/mindshift/56430/how-safe-is-your-schools-reopening-plan-heres-what-to-look-for?fbclid=IwAR3ZwD7tjmIDJXZLQ6hnzi9BAyS4Q6Ig63AegRk7f3XJdRP7oS4_gHJBkcs
https://www.egitimpedia.com/okulunuzun-yeniden-acilma-plani-ne-kadar-guvenli-iste-dikkat-etmeniz-gereken-noktalar
https://www.egitimpedia.com/okulunuzun-yeniden-acilma-plani-ne-kadar-guvenli-iste-dikkat-etmeniz-gereken-noktalar-2
Görseller: Rose Wong