Mektepli Gazete

Okullarda 'Türk sosyal hayatında aile' dersi: 'Fıtrata uygun', 'ayet ve hadisler ışığında'

MEB tarafından ortaokul ve liseler için hazırlanan Türk sosyal hayatında aile’ dersinin müfredatı onaydan geçti. Müfredata tepki gösteren uzmanlar ise kindar ve dindar nesil ütopyası için bir adım daha atıldığını söylüyor. ‘Türk sosyal hayatında aile dersi’ 72 saatlik öğretim programını içeriyor. Müfredatta ailenin önemi, aile olmak, Türk aile yapısının tarihsel süreci, toplumsal değişim ve aile olmak üzere dört ünite yer alıyor. Peki içerikler neler? MEB’in sitesindeki açıklamaya göre derslerde, aile kurmanın fıtrata uygun olduğuna değinilecek. Aile kültüründeki bozulmaların toplumsal yapıyı olumsuz etkileyeceği üzerinde durulacak, ailevi değerlerin gelişimine katkı sağlayacak örf, adet ve gelenekler öğretilecek. hazırlayamaz. İstanbul Sözleşmesi’nden de çıkma sebebi olarak gösterdikleri, aileye düşman ilan ettikleri yürürlükteki hukuka aykırı genelgeler yönetmelikler çıkarmak azımsanacak bir durum değildir. psikolojiyle örülü ‘Dindar Nesil Yetiştirme’ ütopyası birçok kez dillendirilmişti. Milli Eğitim’e dahil edilen yeni dersin kapsamında bazı kavramlar ve konu/ünite başlıkları genel amacın ne olduğunu ele vermektedir. Sözgelimi, ‘fıtrat’ kavramıyla, yaratılış itikadı/inancı zihne yüklenerek, insanın genetiğine ve karakter kodlarına doğuşta işlenmiş, Tanrıyla bağlantısı olan bir program olduğu fikri egemen kılınmak isteniyor. Sözgelimi, ‘Aile Reisliği” konusunda, erkek egemen mantığı öne çıkartılıyor, mesele İslam’daki önderlik/ reislik kavramıyla örneklendirilerek dinsel temaya oturtuluyor. ‘Ayet ve hadislerle konunun aktarılması’ ise gelişmekte olan çocukların bilinçaltına mesaj verecek. Kendisi ve çevresinde oluşabilecek toplulukların güdülenmesi dindeki verilerin yol gösterici olması gerektiği algısı güçlenecek, din dışı alternatif düşüncelerin yasak veya sakıncalı olduğu kabulü öne çıkacaktır. Özetle, bu iki maddenin, Milli Eğitim’in evrensel değerlerin korunması gerektiği ilkelerine aykırılık taşıdığını düşünüyorum. Bakanlığın; siyasal iktidarın vurguladığı gibi, “Dindar Gençlik” ve “Cinsel Tercihlerini Belirleme” özgürlüğüne ket vurma ve böylesi tercihlere sahip bireyleri toplumda ötekileştirilerek değersiz kılma amaçları olmasa bile insan haklarına aykırı anlayışların toplumda baskın hatta despotluk seviyesinde hakim kılınmasına neden olur. Krt TV

Paylaş
Yazı boyutu
100%
MEB tarafından ortaokul ve liseler için hazırlanan Türk sosyal hayatında aile’ dersinin müfredatı onaydan geçti. Müfredata tepki gösteren uzmanlar ise kindar ve dindar nesil ütopyası için bir adım daha atıldığını söylüyor.
‘Türk sosyal hayatında aile dersi’ 72 saatlik öğretim programını içeriyor. Müfredatta ailenin önemi, aile olmak, Türk aile yapısının tarihsel süreci, toplumsal değişim ve aile olmak üzere dört ünite yer alıyor. Peki içerikler neler? MEB’in sitesindeki açıklamaya göre derslerde, aile kurmanın fıtrata uygun olduğuna değinilecek. Aile kültüründeki bozulmaların toplumsal yapıyı olumsuz etkileyeceği üzerinde durulacak, ailevi değerlerin gelişimine katkı sağlayacak örf, adet ve gelenekler öğretilecek.
hazırlayamaz. İstanbul Sözleşmesi’nden de çıkma sebebi olarak gösterdikleri, aileye düşman ilan ettikleri yürürlükteki hukuka aykırı genelgeler yönetmelikler çıkarmak azımsanacak bir durum değildir.
psikolojiyle örülü ‘Dindar Nesil Yetiştirme’ ütopyası birçok kez dillendirilmişti. Milli Eğitim’e dahil edilen yeni dersin kapsamında bazı kavramlar ve konu/ünite başlıkları genel amacın ne olduğunu ele vermektedir. Sözgelimi, ‘fıtrat’ kavramıyla, yaratılış itikadı/inancı zihne yüklenerek, insanın genetiğine ve karakter kodlarına doğuşta işlenmiş, Tanrıyla bağlantısı olan bir program olduğu fikri egemen kılınmak isteniyor. Sözgelimi, ‘Aile Reisliği” konusunda, erkek egemen mantığı öne çıkartılıyor, mesele İslam’daki önderlik/ reislik kavramıyla örneklendirilerek dinsel temaya oturtuluyor. ‘Ayet ve hadislerle konunun aktarılması’ ise gelişmekte olan çocukların bilinçaltına mesaj verecek. Kendisi ve çevresinde oluşabilecek toplulukların güdülenmesi dindeki verilerin yol gösterici olması gerektiği algısı güçlenecek, din dışı alternatif düşüncelerin yasak veya sakıncalı olduğu kabulü öne çıkacaktır. Özetle, bu iki maddenin, Milli Eğitim’in evrensel değerlerin korunması gerektiği ilkelerine aykırılık taşıdığını düşünüyorum. Bakanlığın; siyasal iktidarın vurguladığı gibi, “Dindar Gençlik” ve “Cinsel Tercihlerini Belirleme” özgürlüğüne ket vurma ve böylesi tercihlere sahip bireyleri toplumda ötekileştirilerek değersiz kılma amaçları olmasa bile insan haklarına aykırı anlayışların toplumda baskın hatta despotluk seviyesinde hakim kılınmasına neden olur.
Krt TV
Mektepli Gazete | Okullarda 'Türk sosyal hayatında aile' dersi: 'Fıtrata uygun', 'ayet ve hadisler ışığında'