NEVRUZ BAYRAMI KUTLU OLSUN
Eğitim Sendikalarından yapılan yazılı açıklama ile Nevruz Bayramı Kutlandı

TÜRK EĞİTİM SEN:YENİ BİR ÇIKIŞIN MÜJDECİSİ OLMASI DİLEĞİYLE, NEVRUZ BAYRAMI KUTLU OLSUN

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, baharın müjdeleyicisi anlamına gelen Nevruz Bayramını kutlayarak, "başta sağlık olmak üzere birlik, beraberlik, bolluk ve bereketin milletimizi kuşatması" temennisinde bulundu. Kahveci, açıklamasında şunları söyledi;
"Sayısız değerleri içinde barındıran Türk kültürünün bir ürünü olarak Orta Asya’dan Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyada, ölümden sonra dirilişi, zorluklardan sonra gelen zaferi, kıtlıktan sonra bolluğu ve Allah’ın rahmet ve bereketini simgeleyen, çetin kış aylarının ardından baharın gelişini müjdeleyen Nevruz (Yeni Gün) Bayramı’nın kutlandığı güne geldik. Bugün tüm dünyayı sarsan ve ülkemizde de etkisini gösteren koronavirüs ile mücadelemiz devam ederken, Nevruzun temsil ettiği bolluk bereketin sağlıkla birlikte gelmesi için dua ediyoruz.
Bu mübarek günde, günün anlam ve önemine uygun olarak Nevruzun, Türk coğrafyasında yaşayan herkesi birbirine kenetleyen; dostluk ve barış içinde güzel bir gelecek kurma amacındaki insanların yaktığı umudu yeşerteceğine inanıyoruz. Yaşadığımız bu zor günleri birlik ve beraberlik anlayışıyla aşacağımıza olan inancım da sonsuzdur.
Nevruz Bayramında, insanların kardeşliği, barışı ve bir arada yaşayabilmenin güzelliğini yeniden hatırlamasını, dünyanın her köşesinde adaletin ve huzurun sağlanmasını diliyorum. Bir tohumun toprağı yırtarak güneşe eriştiği günlerin habercisi olan Nevruz’da, Türk milletinin de baharda filizlenen tohumlar misali, etrafını saran ateş çemberini parçalayarak güzel günlere erişeceğine olan sarsılmaz inancımı bir kez daha yineliyor, Nevruz’un temsil ettiği, birlik, beraberlik, bolluk ve bereketin tüm milletimizi kuşatmasını ve bu salgını bir an önce daha fazla zarar görmeden atlatmamızı Yüce Allah’tan niyaz ediyorum."
EĞİTİM İŞ:BU NEVRUZ, BİZE BİR ŞEYLER ANLATIYOR!
Ve her şeye rağmen bahar yine geldi... Ülkece yaşadığımız ekonomik sıkıntılara, siyasi baskılara bir de Korona belası eklenmişken, yaşadığımız kara zamanlarda yüzümüzde ufak da olsa bir tebessüm filizlendirecek bir güne kavuştuk. Bugün, baharın müjdecisi, birlik, beraberlik ve kardeşliğin sembolü dünyanın en eski ve en zengin barış ve dostluk bayramı. Nevruz, yani “Yeni Gün”, hayatın akışı içinde bireyin ve toplumun ruhunda oluşan, kırgınlıkları, hüzünleri arındırma günü.
İnsanoğlunun bir türlü zarar vermeden duramadığı doğanın, azim ve bağışlayıcılıkla kendisini onarmasının seramonisi bugün.
Bugün, doğa düşmanlarının çiçekleri tek tek koparsalar da baharı engelleyemeyeceklerinin ispatıdır.
Bugün, geçmişimizden, kökenimizden, farklılıklarımızla bir arada yaşama kültürümüzden ezgiler taşıyan, anımsatıcı bir şarkıdır.
Bugün, barış ve dostluğun dünyadaki en huzurlu iki kelime olduğunun anlatımıdır.
Tüm Avrupa ülkeleriyle birlikte, Korona salgını tehdidi altında zor günler geçiriyoruz. Bu Nevruz'da fiilen değil, zihnen birlikte olacağız. Bilinçli yurttaşlar olarak, bilimin gösterdiği rotaya uyacak ve zorunluluk olmadıkça baharı bu kez evlerimizden izleyeceğiz. Hepimiz aynı çiçeğe bakmıyoruz belki ama hepimiz aynı baharı seyredeceğiz.
Pencereden bakın, dışarıda bahar var! Ve unutmayın gelecek baharlar, bu günleri birlikte davranarak atlatmamıza bağlılar.
Eğitim-İş olarak tüm ulusumuzun Nevruz Bayramı’nı kutluyor, inanıldığı gibi güzel günlerin habercisi olmasını diliyoruz.
EĞİTİM SEN:Özgürlüğün, Barışın ve Kardeşliğin Bayramı Kutlu Olsun!
Dünya çok uzun süredir egemenlerin ellerinde ağır bir yıkıma maruz kalıyor. Savaşlar, katliamlar, doğanın talanı, kölelik düzeyine gelen emek sömürüsü, salgınlar artık bu gidişata dur denilmesi gerektiğini, eşitlikçi ve özgürlükçü yeni bir düzenin inşa edilmesinin bir zorunluluk olduğunu bizlere söylüyor.
Bireysel ve fiziksel mesafelerimizin arttığı, fakat daha fazla sosyal dayanışma içerisinde olmamız gereken bir dönemde özgürlüğün, barışın ve kardeşliğin ateşini büyütmemizin ne kadar hayati olduğunu her gün daha fazla deneyimliyoruz.
Farklı dillerde farklı biçimler alan ve zalimlere karşı mazlumların direnişini simgeleyen Newroz/Nevruz ateşi bugün meydanlarda yakılamasa da dünyanın dört yanında mazlumların, emekçilerin, kadınların, gençlerin gösterdiği dayanışmayla sıcaklığını daha fazla hissettiriyor.
Tarihin değirmenleri artık egemenlerin suyuyla dönmeyeceğinin işaretini veriyor. Muktedirlerin diline yer etmiş silahlar, bombalar, emek sömürüsü halkların taleplerinin kıyısından dahi geçmiyor. Egemenlerin iddiaları, yaşadığımız salgın tehdidi karşısında bir bir çöküyor. Akılları kendi iktidarlarını ve kapitalizmin bekasını korumak dışında bir şeye çalışmayanlar karşısında tarihin seyrini değiştirebilecek bir kapı aralanıyor.
Egemenlerin halklar arasına serptiği nefret tohumlarını kurutmanın, halkları ötekileştiren duvarları yıkmanın, yapay sınırları kaldırmanın, eşitsizliklere son vermenin olanakları göz kırpıyor. İşte böylesi bir dönemde barışın, eşitliğin, özgürlüğün sesini çoğaltmak, dayanışma ve umudun verdiği cesareti büyütmekten geçiyor. Zalimlerin ve diktatörlerin zulmüne “hayır” diyerek özgürlüğün ateşini büyütmek, daha fazla kenetlenmekten, daha fazla dayanışma içerisinde olmaktan besleniyor.
Bu inançla, böylesi tarihi bir günde bir kez daha savaşa, emek sömürüsüne, ayrımcılığa, kısaca her türlü zulme “HAYIR” diyoruz. Eğitim ve bilim emekçileri olarak, Türkiye ve Ortadoğu halklarının özgürlük, barış ve kardeşlik bayramını kutluyoruz.