Mektepli Gazete

LGS MATEMATİK SORULARININ ANALİZİ...

LGS MATEMATİK SORULARININ ANALİZİ...

Paylaş
Yazı boyutu
100%

LİSELERE GEÇİŞ SİSTEMİ

Ülkemizde, önceleri OKS, ardından SBS ardından TEOG ve en nihayetinde LGS ye dönüştürülen sınavlarla 13- 14 yaşındaki ilköğretim 8.sınıf öğrencileri liselere yerleştirilmektedir. Her sene sınavların şekli(çoktan seçmeli test) değişmese de hazırlanan soruların ve dolayısıyla testin niteliği değişmektedir. Bunun da en son örneği 2021yılı LGS soruları.

Öncelikle konuyu iyice anlayabilmek için 8.sınıf LGS sınavı müfredatını buraya bırakmak istiyorum. Ve ardında bahsetmek istediğim konu tabi ki de MATEMATİK.

Temel bir ders olarak matematik her geçen yıl eğitimimizde değer kazanmakla birlikte öğrencilerde büyük bir önyargı oluşturmaktadır. Binlerce yıllık matematik tarihinin hiçbir döneminde matematik korkusu bizde olduğu kadar hissedilmemiştir diye düşünüyorum. Bu büyük önyargı ve korku da birçok uluslararası yarışmalardaki matematik netleri ile yüzümüze çarpmaktadır( bakınız: 1, 2).

Temel dersimiz matematik, öğrencilere 1.sınıftan itibaren sayılar ve cebir, ölçme, veri işleme vb. öğrenme alanları çerçevesinde verilmektedir.

Bu matematik programını detaylı incelediğinizde Yapılandırmacılık Felsefesine dayanan, kazanım kazanım işlenen, öğrenciyi düşündüren düşündürdükçe öğreten, yaparak yaşayarak öğrenmeyi temel alan ve hatta öğrenci merkezli birkaç yüz sayfa ile karşılaşacaksınız. Peki gerçekten biz matematiği bu şekilde öğretebiliyor muyuz? Peki biz gerçekten öğrencilere matematiksel düşünme ve akıl yürütme becerisi, matematiksel okur yazarlık becerisi kazandırabiliyor muyuz?

Cevabı bu görseli biraz tartışarak birlikte verelim:

Gördüğümüz ama görmesek daha iyi hissedeceğimiz matematik netleri ortada….. Halihazırda 20 soruda 5.09 olan Matematik net ortalaması pandemi dönemiyle birlikte daha da düşerek 4.89 olmuş..

Bu durumun çok ama çok fazla nedeni var. Bunlardan ilki asla uygulama ile örtüşmeyen müfredat programı. Niteliksiz bir şekilde mezun edilen öğretmenler. Pandeminin o döneminde düzenli bir eğitim takvimi hazırlanamamış olması. Uzaktan eğitime katılamayan binlerce öğrenci.. Ama beni en çok rahatsız eden neden ise müfredattan, öğrenci ve öğretmen profilinden bir haber soru hazırlayanlar.

Şimdi sizlerle 2021 LGS matematik sorularından birini paylaşmak isterim.

Bu soru 2021 yılı LGS matematik sorusu. Ortaokul müfredatından çıkarılan özel acılı dik üçgenler konusu ile normal bir şekilde çözülebilecek bir soru. Ancak bu konu müfredatta yok. Olmadığı için de 4 5 defa pisagor teoremini uygulamaları gerekiyor. Sorunun çok zor olduğunu düşünmüyorum ancak öğrenciye bir katkı sağlamayan, üst düzey bilişsel becerileri ölçmeyen bir soru olduğunu da düşünüyorum. Genel anlamıyla matematik soruları bu şekilde bulunuyor. Sorular ilk bakışta zor veya uğraştırıcı görünüyorken içerik olarak yavan.

PISA tarafından 21.yy becerileri olarak açıklananlar arasında matematiksel akıl yürütme(reasoning) bulunmaktadır. Matematiksel akıl yürütme tanımı literatürde çok net olmasa da genelleme yapma, seçim yapma, örüntü bulma, varsayım oluşturma ve gerekçelendirme gibi bir çok beceriyi içerisine alıyor. Bu beceriler matematik sorularında ne kadar çok olursa sorular da o derece akıl yürütmeyi geliştirir duruma geliyor. Zaten genel anlamıyla matematiksel akıl yürütmeyi PISA şu şekilde açıklamıştır:

  • Matematikte öğrenciler, doğru akıl yürütme ve varsayımlarla, çok çeşitli gerçek yaşam bağlamlarında doğru olduğuna tamamen güvenebilecekleri sonuçlara ulaşabileceklerini öğrenirler. Bu sonuçların, harici bir otorite tarafından onaylanmaya ihtiyaç duymadan tarafsız olması da önemlidir[1].

LGS matematik sorularını ve geçmiş 10 yılın lise giriş sınavlarını incelediğimde gerçekten matematiksel akıl yürütmeye katkı sunan, matematiksel akıl yürütmeyi içerisinde barındıran bir soru ile karşılaşmadım diyebilirim.

PISA raporları her yayınlandığında seviye atlayacağımız iddia edilirken bu yoksunluk kabul edilebilir gibi değil açıkçası. Müfredatta kazandırılması hedeflenen üst düzey bilişsel becerileri ölçecek sınav bu şekilde olmamalı diye düşünüyorum. Öğrenciye matematik korkusu aşılamaktan başka hiçbir şey yapmayan LGS sınavında ter döken her öğrenciye bir açıklama borcumuz var.

Ölçme ve değerlendirmenin tek amacı bilgisayar gibi formül yaz uygula, hesap yap olamaz. Eğitim programı boyunca vurgulanan üst düzey bilişsel becerileri öğrencilere yeterli düzeyde kazandırmak için çaba harcanırken bu sorular bu becerileri ölçecek düzeyde mi diye düşünmekte fayda var. Eğitim sistemini sınavdan yüksek not alma mantığıyla kurgularken bu süreçte öğrencilerin yaşadığı stresi, fırsatlara ulaşımdaki eşitsizliği göz önünde bulundurmadan atılan her adım büyük bir kayıp olarak dönmeye mecburdur diye düşünüyorum. 13-14 yaşındaki çocukları bu durumla karşı karşıya bırakmak büyük bir haksızlık olmaya devam edecektir.

Matematik dersini her sene eleyici bir ders olarak seçerek daha da karmaşıklaşan düzeylerde sorulan sorular daha okuduğunu anlamada zorlanan öğrenciler için gerçekten ne kadar ayırt edici olabilir? Ölçme ve değerlendirmede zorluk katsayısı yükseldikçe ayırt ediciliği de sürekli artırıyor mu? Yoksa bir süre sonra ters etki yaratmaya mı başlıyor? Bunu sınav sonuçları ve Türkiye geneli ortalamalar geldiğinde daha net göreceğiz.

Öğrenenlere biraz olsun katkı sunmak istiyorsak onlara bir yarış atı gibi çalışmayı, bol soru çözeceksin demeyi bırakıp matematiksel düşünmek ne demek iyice özümseyerek, müfredata bağlı kalmak derdinden soyutlanıp bu alana kafa yormalıyız diye düşünüyorum. Çünkü gerçekten herkes matematik yapabilir.

Bu alanda Türkiye’de yapılmış bilimsel çalışmaları ilgilenenler için buraya bırakıyorum ( 1 , 2)

Mektepli Gazete | LGS MATEMATİK SORULARININ ANALİZİ...