Mektepli Gazete

KÖY ENSTİTÜLERİNİN KISA TARİHİ

Köy enstitüleri, Cumhuriyet devriminin en önemli eğitim kurumlarıdır. Bugün bile dünyaya övünçle gösterebileceğimiz, bizim gereksinmelerimizle ortaya çıkan, bize özgü okullardır.

Paylaş
Yazı boyutu
100%
KÖY ENSTİTÜLERİNİN KISA TARİHİ (*)

Köy enstitüleri, Cumhuriyet devriminin en önemli eğitim kurumlarıdır. Bugün bile dünyaya övünçle gösterebileceğimiz, bizim gereksinmelerimizle ortaya çıkan, bize özgü okullardır.

Bugün bizim ve dünyanın gereksinim duyduğu; insanı özgürleştiren, bu özgürlük ortamında, yeteneklerini ortaya çıkaran, iş eğitimi içinde insanın kendine duyduğu özgüveni ortaya koyan modern çağın eğitimi köy enstitülerinde uygulanmış ve başarılı olmuştur.

Bunca karalamaya, kine ve öfkeye rağmen, hala köy enstitüleri üzerinde çalışma, tez ve yayınlar devam ediyorsa, bu eğitimin yeniden incelenmesi, uygulanabilirliği üzerinde yoğunlaşılması gerekiyor.

Çoktandır elimde bir kitap sapsarı kapağıyla bana bakıyor ve baktıkça baharı hatırlatıyor. Bahar deyince, baharın en güzel ayı Nisanı…

Kitabın yazarı dostum Atilla Küçükkayıkçı…

Küçükkayıkçı, bir köy enstitülü çocuğu, biz onun babasını Hasanoğlan Köy Enstitüsünde bir ağacın altında mandolin çalan bir öğrenci olarak hatırlıyoruz. Köy enstitüleri denince ilk akla gelen ölümsüz fotoğraflardan biridir; baba Mehmet Ali Küçükkayıkçı’nın fotoğrafı…

Atilla Küçükkayıkçı; parasız yatılı öğretmen okulunda okuyarak baba mesleğini sürdürmek istemiş, sonrasında Gazi Eğitim Enstitüsü’nden mezun olarak, lise Fransızca öğretmeni olmuştur. En son Kabataş Erkek Lisesinden emekli olmuş, emeklilik sonrasında, başka kurumlarda da öğretmenlik, yöneticilik yapmıştır.

Ben Atilla Ağabeyi, Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı çalışmalarımızda tanıdım. Onu tanıdığım dönemlerde köy enstitüleri konusunda araştırmalara çoktan başlamıştı.

Sonra 2014 yılında Köy Enstitülerini Araştırma ve Eğitimini Geliştirme Derneği ile birlikte 2012 yılında Foça’da gerçekleştirdiğimiz “Ferit Oğuz Bayır’a 115. Yaş Armağanı Sempozyumu”nda birlikte çalışmak ve oturumlarda birlikte sunumlar yapma olanağı bulduk.

Atilla Ağabey, oradaki çalışmalarımızda; çalışkanlığı, sakinliği ve ciddiyeti ile dikkatimi çekti, ondan sonraki yıllarda çok sık görüşemesek de, dostluk ilişkilerimiz sürdü.

Yazmış olduğu “Anılar ve Tanıklarla Köy Enstitülerinin Kısa Tarihi” adlı kitaba gelince, baştan söyleyeyim, hiç sıkılmadan roman gibi okuyacağınız, zaman zaman merak edeceğiniz ve hatta bu kitaptan başka kitaplara yöneleceğiniz bir yapıt olmuş…

Titiz çalışmasında ki -bir kısmını bizim Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfımızda yaptı- birçok kaynak taramış ve birçok kaynaktan yararlanmış, bu yapıtların hepsini görüş alanınız içine sokacak bir yapıt. Yani Küçükayıkçı’nın kitabından başka kaynaklara, başka yapıtlara doğru yol almanız olanaklı.

İzmir’in işgalinden başlayıp, Cumhuriyetin Osmanlı’dan kalan mirasına değindikten sonra, Cumhuriyet eğitiminin nasıl kurulduğunu anlatıyor başlangıç bölümünde. Özellikle Tevhid’i Tedrisat Yasasından (Öğretim Birliği Yasası) sonra başlayan ve adeta ışık hızında süren çalışmaları birer birer gözümüzün önüne seriyor.

Millet Mekteplerinden, Köy Eğitmenleri Yasasından sonra kitapta köy enstitüleri bölümü başlıyor.

Bu arada köy enstitülerinin yasasına, eğitim ilkelerine, felsefesine yer verip, köy enstitüleri eğitiminin nasıl bir eğitim olduğu konusunda tanıklara başvuruyor.

Atilla Küçükkayıkçı’nın kitabını okurken, kendimi köy enstitüleriyle ilgili büyük bir sempozyumun içinde buldum. Bu sempozyumda, başta kurucular, Atatürk, İnönü, Saffet Arıkan, Hasan Âli Yücel, İsmail Hakkı Tonguç, Ferit Oğuz Bayır, kurucu müdürler vardı. Yine enstitülerde okuyan Talip Apaydın, Mahmut Makal, Başaran, Fakir Baykurt, Abdullah Özkucur başta olmak üzere birçok öğrenci vardı ve sırayla konuşuyorlardı. Kitap bittiğinde, o güzel insanları bir kez daha saygıyla andım. Bize bıraktıkları yapıtlarıyla yaşasınlar...

Yine kitabı okurken, elime bir not defteri aldım, önemli tarihleri ve bilgileri birer birer not ettim. İnsan her şeyi aklında tutamıyor, böyle yapıtlar, ansiklopedi gibi birçok şeyi elimizin altında bulundurmamızı sağlıyor. Örneğin, enstitülerin kurucu müdürleri kimlerdi, diye bir soru gelirse aklınıza hemencecik Küçükkayıkçı’nın kitabına başvurabilirsiniz, ya da Yüksek Köy Enstitüsü mezunları merak ederseniz, ya da kuruluş dönemiyle ilgili yapıtların adlarını…

Küçükkayıkçı’ndan kitabından köy enstitüleriyle ilgili birçok anı ya da hikâyecik bulmak olanaklı, bunları da okuduğunuz zaman köy enstitülerinde uygulanan o ışıklı eğitimin büyüklüğü karşısında gözleriniz kamaşıyor.

Daha nice kitaplara diyorum Atilla Küçükkayıkçı…

(*) Anılar ve Tanıklarla Köy Enstitülerinin Kısa Tarihi, Atilla Küçükkayıkçı, 1984 Yayınevi, I. Baskı Temmuz 2020

Erdal Atıcı

Yazdı

8 Nisan 2021

Mektepli Gazete | KÖY ENSTİTÜLERİNİN KISA TARİHİ