KÖTÜDEN İYİ ÇIKMAZ
KÖTÜDEN İYİ ÇIKMAZ

KÖTÜDEN İYİ ÇIKMAZ
Toplum olarak zor günlerden geçiyoruz. Yaklaşık bir buçuk yıldır pandemi sebebi ile tüm dünya ile birlikte bir griyi yönetmeye çalışırken, tüm dünyanın bilinmezine ek olarak ülkemizdeki farklı gri alanlarla da başımız dertte.
Bir kötüden bir iyi bekler olduk. Her pazar günü ekranlarımızın başında suç örgütü üyesi olduğunu kendisinin de kabul ettiği Sedat Peker’i bekliyoruz. Acaba bu hafta hangi gerçeği yüzümüze vuracak merakı ile başlıyoruz izlemeye. Maçtan sonra yorumunu da seyreden fanatikler gibi akabinde yayınlanan yorumlara bakıyoruz. Yetmiyor, sosyal medya taraması yapıyoruz. Akranlarımız aşısını olmuş, parkta bahçede pandeminin iç dünyalarında yarattığı tahribatın yaralarını sararken biz yaramıza tuz basarcasına Sedat Peker ifşaları ile pazar etkinliği düzenliyoruz.
Ülke gündemi ile yakından ilgilenen bir çoklarımız için aslında şok edici değil üstelik Sedat Peker’in açıklamaları. Bildiğimiz gerçeklerin perde arkasını daha net bir dille duyuyoruz. Zaten bildiğimiz için muhalif değil miyiz? Ancak gençler ve nispeten gündemden kendini soyutlayabilenler için çok çarpıcı gelişmeler bunlar. Özellikle 1990 sonrası doğumlu genç kardeşlerim teknolojinin de farklılaşması ile yakın siyasi geçmiş geleneğimizden gelen mafya, siyaset ve bürokrasi sarmalından habersizdi. Kaygıları bizim kaygılarımızla ortak değildi. İşte Sedat Peker videoları, her iki kutbun kaygılarını bir çizgide ortaklaştırdı.
Özal sonrası çocukları ile bir noktada da olsa aynı kaygıyı paylaşmamıza destek olduğu için videoları memnuniyetle karşıladığımı belirtmek isterim. Ancak ‘ölümüne sevmek’ genlerimizde var galiba. Şimdi de takım tutar gibi Peker tutuyoruz. Bir kötüyü iyileştirip, kahramanlaştırıyoruz. ‘Aman reis arada bir ses ver, hiç olmadı nokta koy. Bilelim ki yaşıyorsun ve iyisin.’ temennileri neredeyse her tweetinin altında yüzlerce elden aynı samimiyet ile çıkıyor. Sanırım ilk başlarda popüler kültür böyle işte diyerek rahatlıyordum ama son bir haftadır bu çarpık sevgiyi başka bir kefeye koyuyorum. Ve bu çarpık sevginin salt Evren ve Özal sonrası çocuklarının değil; Sedat Peker’in de sürekli ezdiği 40 yaşından büyük bizlerin de ortak sorunu olduğunu görüyorum.
Bir kötüyü iyileştirme sicilimiz meğer ne kabarıkmış!
Yatıp kalkıp Atatürk’e küfreden Fesli Deli’nin ziyaretçileri. Her hastalığında kapısında kuyruk olanlar iyi mi de bizi yönetsin diye bakan ve vekil oldular?
Aklına estikçe muhalefete sopa göstermek için türlü hakaretler ve tehditler içeren mektuplar yazan; yazdığı mektuplarda adının içindeki ‘a’ harfi sayısını bir türlü çözemeyen mafya liderini cezaevinde ziyaret edenler, bugün yaşanacakları ön göremeyip kendisine af çıkaranlar iyi mi de hala bir partinin lideri?
Türkiye’de açlık ve yoksulluk devrimizde sorun olmaktan çıktı diyen bakanımız ve etkinlik olsa da şurada bir gözlerimi dinlendirsem diyen bakan babası iyiler miydi de görevden alınınca yağlı maaş ile ödüllendirildiler?
Milletin neresine koyacağını bilen kendi boyu kısa ama aldığı ihalelerin boyu buradan Amerika’ya yol olan iş insanımız iyi mi de şimdi ellerini sıvazlayıp kapıda kanal ihalesi bekliyor?
Bakanlığına itelediği dezenfektan ile tüm geçmişini temizlese yine de çürümüşlüğünün kokusunu bastıramayacaklar iyi miydi de hakkında tek bir laf ettirmediler?
Tüpçü ve ailesi hangi yüksek vasıflara sahip de devletin bankasından karşılıksız para götürmesi iddialarının konuşulması yüzyıllık devletin ekonomisini çökertir diye susuyorlar? Bu aile de mi iyi?
Kendi yol arkadaşlarını daha ikinci canlı yayınında satan, üzerinde mala çökmeden, ülkeyi uyuşturucu cennetine çevirdiğine kadar onlarca yenilir yutulur iddialar olmayan, en sevdiği ses kesilen poliçe sesi olan; hakkındaki tüm iddialara ezanlı, bayraklı yanıtlar veren devletin iki numarası çok mu iyi de istifa sinyalinde elinde bayrak insanlar sokağa dökülüyor? Sadece vatandaş mı, satılan yol arkadaşları hangi iyiliğine karşılık yükselen istifa seslerine kulak tıkıyor?
Şimdilerin Amerikan bülbülünün zamanında önüne yatanlar, bakara makaracılar, saat tutkunları hangi iyiliklerinin karşılığında lüks hayatlarına devam edebiliyorlar? Nasıl bir iyilik yaptılar da haklarında en ufak bir soruşturma bile açılmadı? İyiliğin boyutu Biden’a ‘evet efendim, sepet efendim’ dedirtecek kadardı da o iyiliklerinden biz vatandaş olarak neden bir gram faydalanamadık?
Daha nice kahraman iyiler yarattılar yirmi yılda…
Şimdi ben de Sedat Peker gibi sesleneceğim, belli ki çok etkili!
Kırk yaşın altındaki kıymetli dostlarım; kötülerden iyi çıkmaz! Bir suç örgütü üyesi mehdi olmaz, olamaz. Yaptığı her ifşaat bize bunu zaten ispatlıyor zira kendisi de bu çarpık sevgiyi eleştiriyor. Ancak kötüyü iyileştirenlerden, kötüleri başımıza taç edenlerden, vergilerimizin ve alın terlerimizin bir avuç haysiyetsize altın tepsilerde sunulmasına göz yumanlardan, itibarımızı içerde ve dışarda sırf kendisinin ve ailesinin çıkarları için paspas edenlerden, kendileri ejder meyvesine doyarken bize kuru ekmeği reva görenlerden de iyi çıkmaz!
Kişiler hele de geleceğimizi ipoteklediyse ‘iyisi ile kötüsü ile’ sevilmez…