İktidarın müjdesi uzman öğretmenlik oyunu! Adaletsizliğe, yoksullaştırmaya devam
İktidarın müjdesi uzman öğretmenlik oyunu! Adaletsizliğe, yoksullaştırmaya devam

İktidarın müjdesi uzman öğretmenlik oyunu!
Adaletsizliğe, yoksullaştırmaya devam
Mektepli Gazete / Özel
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, öğretmenlere kariyer basamaklarının yeniden getirileceğini ve buna göre 10 yıllık öğretmenlerin sınavla uzman öğretmen olacaklarını ve maaşlarına 1000 TL ekleneceğini ‘müjde’ formatıyla verdi. 10 yıllık uzman öğretmense sınavla başöğretmen olabileceği ve maaşına 2000 Lira ek olacağını söyledi.
Hükümetin ağzından çıkan her şeyi müjde gibi yazan medyada öğretmene zam diye bu haberi geçti.
Bunlar konuşulurken hiçbir itirazımız olmayacak Uzman hekimler ve diş hekimlerine 9/1’i bir öğretmenin maaşı kadar zam yapıldı. İktidar öğretmene ise sınavla zam yapma peşinde.
Mektepli Gazete olarak bu öğretmenlerin kariyer basamaklarıyla ilgili yani uzman ve başöğretmenlikle ilgili hikayesini ve vaat edilenin ne olduğunu açıklamak istedik.
İşte iktidarın öğretmene uzman öğretmenlik oyunu
Milli Eğitim Bakanlığı yıllar yıllar önce uzun sözün kısası 16 yıl önce bir sınav açtı. Adı uzman öğretmen ve başöğretmenlikti. Sınavla uzman ve başöğretmenlik için kariyer basamaklarında alım yaptı ve 2006 yılında 83 bin 350 uzman öğretmen ve 100 başöğretmen unvanı, sınav sonucuna göre toplamda 83 bin 450 öğretmene verildi.
O gün bugündür, öğretmenlerin arasında büyük bir adaletsizlik var.
Bu unvanları tamamen hak eden meslektaşlarımızla, bu sınava o dönemde şu ya da bu şekilde girmeyenler arasında büyük bir haksızlık vardı. Zaten o günden beri de sınav da yapılmadı.
O günden bugüne öğretmenler arasında eşitsizlik yaratan bu kariyer basamakları uygulamasında tam 16 yıl geçti ve şu ya da bu nedenle başöğretmen olamamış bir öğretmenle başöğretmen olmuş bir öğretmen arasında tam tamına bugünün maaş oranı hesabıyla 120 048 TL az ödeme aldığı görülür. Uzman öğretmenlik de ise öğretmenlerin kaybı 16 yılda 59 827,2 TL’ dir.
MEB, bu haksızlığı giderme iradesine o günden beri sahip değil. Hatta bunu kendine dert bile etmedi.
Şimdi ise artık memurlar arasında neredeyse en düşük maaşa sahip olan öğretmenlere kariyer basamakları ile zam yapmış gibi görünme yoluna gidiliyor.
İktidar, sınav da koyayım ne kadar az kişiyi uzman ya da başöğretmen yaparsam o kadar iyidir mantığında.
Açıklamada 10 yıllık öğretmen sınavla uzman öğretmen olacağı ve yüksek lisanslı (Burada tezli tezsiz bilinmezi var) öğretmenlerin de sınavsız bu hakkı alacağı dile getirildi.
30 yıllık bir öğretmeni aynı öğretmenler odasında 10 yıllık öğretmenle karşı karşıya getirip, yılların tecrübesindeki öğretmeni yeni göreve başlamış öğretmen arkadaşları karşısında boynunu büktürmenin neresi müjdedir. Bunun neresinde hak vardır.
30 yıllık öğretmeni sınava sokarak ‘gel bakalım, gerçekten sen uzman öğretmen misin?’ demek Milli Eğitim Bakanlığına yakışacak mıdır?
MEB’in, yılların tecrübesine sahip öğretmenleri sınava sokmak yerine, onların tecrübelerini diğer öğretmenlerle nasıl paylaştırabilirim derdi olmalıdır. MEB’ in derdi öğretmenleri yoksulluğa iten maaşlarını iyileştirmek için mücadele etmek olmalıdır. Yoksa sınavla zam yapmayla uğraşmak bir tür ali cengiz oyunudur.
Açıklamada 10 yıllık uzman öğretmenlerin başöğretmenlik sınavına girerek başöğretmen olacakları bildiriliyor. 2007 ‘den beri uzman öğretmenliği askıya alan MEB, 25-30 yıllık öğretmene sen 10 yıllık uzman değilsin başöğretmen de olamazsın mı diyecek? MEB bu konuda oldukça gülünç duruma düşüyor.
Bizce 25 -30 yıllık öğretmen zaten başöğretmendir. MEB bu öğretmenlerin tecrübelerini nasıl diğer öğretmenlere katarımın derdine düşmesi gerekirken ne kadar az kişiye zam yaparsam o kadar iyi derdine düşmektedir. Bu arada da tüm yandaş medyada da öğretmene zam yaptık naraları atılacaktır.
TÜM ÖĞRETMENLER ZATEN UZMANDIRLAR
Türkiye, imzaladığı söz konusu ILO-UNESCO Ortak Belgesinde kabul edilen tavsiye kararı ile uluslararası konferanslarda kabul edilen ilkeler doğrultusunda 14.06.1973 tarih ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’yla öğretmenliğin özel bir uzmanlık mesleği olduğunu önceden yasallaştırmıştır. Bu Kanunun 43 üncü maddesinde öğretmenlik, “...Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir uzmanlık mesleği...” olarak tanımlanmıştır.
Devlet, öğretmenliğin gerektirdiği nitelikleri taşıdıklarını (eğitim ve öğretim alanında uzmanlık düzeyinde yetiştirildiklerini) saptadıklarını öğretmen olarak atamıştır. Bu duruma göre, şu anda görevde bulunan tüm öğretmenlerin “uzman” olduklarının kabul edilmesinde yasal zorunluluk vardır. Bunun anlamı, “uzmanlığın” tüm öğretmenler için “kazanılmış hak” olmasıdır.
Enflasyonun altında ezdirilen, tatili gözüne sokulan, gece gündüz haftanın her günü uzaktan eğitimle öğrencilerine ulaşmak için uğraşan ama gene de “yatmaya alıştılar” hakaretlerine maruz kalan, yüzlerce öğrencisiyle pandemi koşulları içinde eğitim mücadelesine her koşulda devam eden ama her zaman en az zammı alan, en sonda da % 3 zamma mahkum edilen öğretmenlerin hepsi UZMAN ÖĞRETMENdir.
O nedenle hemen bugün tüm öğretmenlere insanca yaşayabilecekleri bir zam yapılmalıdır.
İktidarın üçüncü ortağı gibi çalışan Eğitim Bir Sen, toplu sözleşmede açlığa mahkûm ettiği öğretmenler için, kariyer basamaklarını bir başarı gibi göstermeye çalışmaktadır.
Öğretmenlerin toplu sözleşmede aldıkları zam oranı daha enflasyon farklı oluşmasın diye 1 Temmuz’da yapılan zamlarla bitmişti. Şimdi ise neredeyse yıllık olarak %45 zamlardan kaynaklı öğretmenin kaybı vardır. Hükümetin ve yandaş sendikanın öğretmene yapmadığı gerçeği göstermeyen enflasyon rakamlarıyla ve refah payını hiç hesaba katmayan tavrıyla zaten masada öğretmeni açlığa mahkûm ettiği ortadadır.
Sonuç olarak;
- Tüm öğretmenler ‘Uzman’dırlar.
- 25 yıllını bu meslekte Milli Eğitimimize harcamış her öğretmen baş tacıdır ve ‘başöğretmen’dir.
- Meslek Kanunu hemen çıkartılmalı, öğretmenler arasında kariyer basamakları uygulamasından vazgeçilmelidir.
- Onları yetiştiren okutan ve onların doktor olmasını sağlayan sağlık çalışanlarına yapılan zam gibi tüm öğretmenlerin taban aylığına en az yüzde yüz zam yapılmalıdır.
- Enflasyondan doğan fark oranı aylık olarak maaşlara zam olarak yansıtılmalıdır. 6 ay bunun için beklenmemelidir.
- Öğretmenlik mesleğinin düşürülen statüsü yeniden kazandırılmalıdır.
- 3600 ek gösterge tüm öğretmenler için emekliler dahil yapılmalıdır.
- Tüm öğretmenler seyyanen zam yapılarak öğretmenlerin ekonomik konumunu Cumhuriyetin ilk yıllarındaki gibi yukarıya taşınmalıdır.
- Eğitim Öğretim ödeneği en az bir maaş olmalıdır.
- Öğretmenin bilgisayar, tablet gibi eğitim aracı olarak kullandığı teknolojik araçlar devlet tarafından öğretmene verilmelidir.
Mektepli Gazete / Özel
Haber Merkezi