Mektepli Gazete

Hayali STK'larıyla MEB'i ayağına serdi

Hayali STK'larıyla MEB'i ayağına serdi

Paylaş
Yazı boyutu
100%
İngilizler'in kült bir komedyasında bir "sihirli taş" öyküsü vardır. Öyküde; İngililtere'de insanların çoğunun açlıktan kırıldığı dönemde, bir evsizin ufak dolandırıcılığı anlatılır. Bir mahalledeki huysuz, yaşlı ve cimriliğiyle nam salmış kadının kapısını çalan bu evsiz, sıcak su ister. Kapıyı onu kovmaya hazır vaziyette açan kadın şaşırır, "Yemek istemeyecek misin?" diye sorar. Evsiz elinde bir şey saklayarak "gerek yok" der ve etrafı kolaçan ediyormuş gibi hareketler yapar. Kadın iyice meraklanır ve üsteler. Adam ise en sonunda "Siz iyi birine benziyorsunuz, benim yemeğe ihtiyacım yok çünkü bende sihirli taş var" der. Avcunda sakladığı taşı göstererek, "Zaten kaynar suya koyunca yemek oluyor!" Cimri kadın için gün doğmuştur, sihirli taş menüsünü yemek için adamı evine davet eder. Adam da hemen mutfağa geçer, bir tencere su kaynatmasını, ve başka hiçbir şeye karışmamasını ister kadından. Hummalı bir uğraştaymış gibi davranan adam, en sonunda içinde bir tane taş olan kaynar sudan bir yudum alır ve "Harika!" der, "Ah biraz da havuç olsaydı..." Kadın hemen biraz havuç getirir. Adam artık gideceği yolu görmüştür, kadına peş peşe biraz da patates, kuyruk yağı, tuz ve baharat koydurur tencereye. Böylece gerçek bir öğlen yemeğine kavuşmuştur.
****
Peki siz bir sihirli taşla bir Bakanlığı adeta esir alabileceğinizi biliyor musunuz?
Aslında var olmayan sivil toplum kuruluşların adını, biraz Tayyip Erdoğan övgüsüyle birleştirirseniz, mağdurların dert anlatmaya bile zor girdiği Milli Eğitim Bakanlığı'nın tüm ülkedeki konferans salonları size tahsis edilebilir. Nasıl mı? Bunu size en iyi Mehmet Sarıaslan anlatırdı ama bugünlük bu görevi biz üstleniyor ve Sarıaslan'ın MEB'i teslim alan son hayali ihracatını huzurlarınıza sunuyoruz:

SARIASLAN, ÖNEMLİ BİR 'DENEMEÇ'TEN GEÇTİ

Sarıaslan, 27.12.2018'de Milli Eğitim Bakanı Yardımcısı Reha Denemeç'ten yazılı bir talepte bulundu. Sarıaslan söze "Sayın Milli Eğitim Bakan Yardımcım" diye başladığı bu dilekçesinde kendisini de Anayasa Demokrasi Hukuk Konseyi'nin Yüksek İstişare Konsey Başkanı olarak tanıtıyordu.
Söz konusu dilekçede 20 Ocak 2019'dan 31 Aralık 2023'e kadar her hafta belli periodlarla Bakanlığın tüm il ve ilçelerdeki konferans salonlarının kendisine tahsis edilmesini rica eden Sarıaslan, burada düzenleyeceği seminerlerin amacına dair ise birbiriyle yan yana getirilmesi oldukça zor olan şu "ulvi" amaçları sıralıyordu:
* Gençleri gittikçe yaygınlaşan uyuşturucu batağı konusunda doğru bilgilendirmek. Gençleri bu batağa çekmek isteyen "dış mihraklar ve onların yerli maşalarını" gençlere anlatmak,
* Kadına şiddetin yanlışlığı konusunda gençleri bilgilendirmek ve kadınların istihdama katılmasının önemini öğretmek,
* Ve tam ifadeyle "Sayın Demokrasi Kahramanı, 15 Temmuz Kurtuluş Savaşı Başkomutanı, YİĞİT LİDER SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN ve Ak Partinin 17 yıllık hükümetleri süresince başarılı icraatlarını, projelerini, eserlerini tanıtmak."
Sarıaslan, dilekçede "15 Temmuz destanı" ve Cumhurbaşkanı'na övgünün yetmeme ihtimaline karşılık, işini sağlama alıyor ve "İşbirliği içinde olunacak kurumlar adı altında şu listeyi sıralıyordu:
* Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Bakanlıklar, Rektörlükler, 81 ilin valilik makamları, 81 ilin belediye başkanlıkları, AFAD Başkanlığı, İş, sanat ve spor dünyası, Kaymakamlıklar, ticaret odaları, memur dernekleri, sanayi odaları, il dernekleri, medya kuruluşları, Kızılay, TOBB, MÜSİAD, TÜSİAD, sendikalar.
Yani bu kadar kurumun adını gören her yetkilinin (O kurumların konudan haberi olmasa dahi), imkanları sonuna kadar kendisine açacağını bilen Sarıaslan, dilekçesinde sihirli taş kozunu oynamıştı.

BİR GOOGLE BİLE YOK ANLIYOR MUSUN?

Sonrasında ne mi oldu? Bakanlık, "Bu eğitimleri ne sıfatla, nasıl bir yeterlilikle, kimler verecek?" diye sorma gereği bile duymadı. Talepkarın adını google'a bir yazsa, o sayılan STK'ların hiçbirinin aslında var olmayacağını görecek olan MEB Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Ocağın 7'sinde 81 ilin MEB müdürlerine gönderilmek üzere resmi bir talimat yolladı. Bizzat Genel Müdür İsmet Çolak'ın imzasını taşıyan talimatta, MEB'e bağlı tüm konferans salonlarının söz konusu 'STK'ya tahsis edilmesi emrediliyordu.
Peki MEB'den herhangi bir yetkili, lütfedip de bu 'girişimci' Sarıaslan'ın adını Google'a yazsaydı ne bulacaktı? Bunu da skandalı ortaya çıkaran Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona'dan dinleyelim:
"Yaptığımız araştırma sonucunda adı geçen Anayasa Demokrasi Hukuk Konseyi adlı yapılanmaya dair kurumsal hiçbir bilgiye ulaşamadık. Bakanlığa başvuru belgesinde yer alan www.anayasavehukukplatformlarikonsey.org adresli internet sayfasının da çalışmadığını gördük.
Bakanlığa yapılan başvuruda imzası olan Mehmet SARIASLAN, facebook hesabında kendisini;
• Anayasa Demokrasi Hukuk Konsey Başkanı,
• İslam Coğrafyası Sivil Toplum Kuruluşları Konsey Başkanı,
• Ekonomik Sosyal Kalkınmayı Geliştirme ve Güçlendirme Konsey Başkanı olarak tanıtıyor.
Görünen o ki Mehmet SARIASLAN iktidarın politik gündemine aldığı; Anayasa, Demokrasi , Hukuk, İslam İşbirliği, Ekonomik ve Sosyal Kalkınma gibi tüm kavramlarla ilişkili platformlar kurduğunu ve kendisinin bu platformlara başkanlık ettiğini anlatarak AKP'ye yaranmaya çalışıyor. Çünkü Mehmet SARIASLAN aynı zamanda kendisini Pasifik Enerji Proje Danışmanlık Merkezi adlı firmanın Yönetim Kurulu Başkanı olarak tanıtıyor.
Daha da ilginci Pasifik Enerji Proje Danışmanlık Merkezi adlı firmanın iletişim bilgileri ile Anayasa Demokrasi Hukuk Konseyi, İslam Coğrafyası Sivil Toplum Kuruluşları Konseyi, Ekonomik Sosyal Kalkınmayı Geliştirme ve Güçlendirme Konseyi yönetim ve iletişim bilgileri aynı. Üstelik var olduğu iddia edilen bu kuruluşların genel başkan yardımcıları da aynı kişiler!
Tüm bu araştırmalardan edindiğimiz sonuç şunu gösteriyor ki, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 81 il Milli Eğitim Müdürlüğü'ne talimat yazarak 31 Aralık 2023 tarihine kadar tüm okul ve kurumlarımızın konferans salonlarını tahsis ettiği Anayasa Demokrasi Hukuk Konseyi adlı kuruluş gerçekte yoktur. Kendisini Yüksek İstişare Konsey Başkanı olarak tanıtan Mehmet SARIASLAN ise siyasal iktidarın nimetlerinden yararlanmaya çalışan bir fırsatçıdır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı derhal harekete geçerek bu kişi ve varlığını iddia ettiği kuruluşlar hakkında adli süreç başlatmalıdır.
Görünen o ki; Milli Eğitim Bakanlığı yol geçen hanına dönüşmüştür. Milli Eğitim Bakanlığı'nın çeşitli protokollerle okullarımızı tarikatların, cemaatlerin örgütlenme alanı haline getirdiği yetmezmiş gibi şimdi de, Cumhurbaşkanı'nın adını kullanan, 15 Temmuz diyen herkese okullarımızı tahsis ediyor. İl Milli Eğitim Müdürlüklerine ve oradan da on binlerce okula talimat yazısı yazan "Destek Hizmetleri Genel Müdürü" ile sorumlu tüm bürokratlardan hesap sorulmalıdır."

PEKİ SARIASLAN ASLINDA KİM?

Bu sorunun cevabını Özkan Rona'nın yaptığı internet araştırması veriyor. Sarıaslan'a dair sadece birkaç haber çıkıyor. Bir tanesi referandum sürecinde 'evet' propagandası yapması için gazete ilanı vererek yol yemek sigorta vaadiyle 'referandumcu' araması, diğerleri ise kapısını aralamayı başardığı birkaç devlet kurumunda yaptığı garip etkinlikler.
Rona'nın dediği gibi internette Sarıaslan'ın sıraladığı tüm hayali STK'ların iletişim bilgilerinin aynı olduğu görünüyor. İşte kanıtları:
Sihirli taş öyküsü nasıl mı biter? Bir an olsun sihirli taştan şüphelenmeyen ev sahibi 'kandırılmış', kurnaz evsizimiz ise elinde taşı, şiş karnıyla başka evlere doğru yol alırken. O artık bir evden alacağını almıştır. Peki faaliyetlerin sonucunda siyasi bir güç elde edeceği anlaşılan, bağış toplama safhasını geçip geçmediği bile bilinmeyen, MEB'in tüm imkanlarını bir sihirli taşla ayağına seren Sarıaslan, biraz bizim evden de çalmış olmuyor mu?
Mektepli Gazete | Hayali STK'larıyla MEB'i ayağına serdi