Mektepli Gazete

FİYASKO MANİFESTO

FİYASKO MANİFESTO

Paylaş
Yazı boyutu
100%

FİYASKO MANİFESTO

Geçtiğimiz hafta Türkiye ekonomisi için soluksuz geçti desek yeridir. Merkez Bankası Başkanı’nın sabaha karşı görevinden alınması ve kovulduğu için şükranlarını sunmasının ardından pazar akşamına dolar ve eurodaki yükseliş ile merhaba dedik. Zira hafta başında da tek konumuz artan döviz kuruydu. Dövizin ve faizin eş anlı arttığı yeni bir kırılganlığa karşı iş dünyası ilk iki gün ‘far görmüş tavşan’a döndü. Hammaddeden dolara mahkum, gırtlağına kadar da borca batmış özel sektör kaygı ile yeni döneme uyum sağlamaya çalıştı.

Siyasetin ekonomiye olan etkisi özellikle başkanlık sisteminden sonra çok daha net hissediliyor, hal böyle iken ‘tek adam’ımızın ağzından çıkacaklar da önemli. Hiçbir AKP kongresinin reytingi bu kadar yüksek olmamıştı. Hepimiz gözümüzü otobüslerdeki ‘dört parmaklı’ akıncılara, maskesiz mesafesiz ‘yatay çekim’ kalabalıklara çevirdik. Yarın başımıza ne geleceğini bilmediğimiz cennet vatanımızda 2053 manifestosunu bekledik. ‘Dağ fare doğurdu’, manifesto fiyasko çıktı.

Yastık altındaki altınımıza, dövizimize göz diken ‘tek adam’; vergisiz varlık barışını anımsattı yine. Gerçek dünyadan kopmuş iktidarımız asgari ücretlinin yastığının altında hala altın ve döviz var sanıyorken, Mars’tan bildiren ‘tek adam’ımımız, ülkenin 2053 vizyonunu çiziyor; ne keder ne gam! Bir gece ansızın değişen kadroları ile istikrar ve güven diyor; şaka değil. Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete diyarından, yurt dışı yatırımcıya sesleniyoruz; gel, yatırım yap diye. Kamuda israfa son dedi, evet evet; öyle dedi. Dedi ve koruma ordusuyla kilometrelerce uzunluktaki lüks araç konvoyu ile sarayına döndü.

Yapmayın, bu kadar aptal yerine koymayın…

Hadi içerde bayrak, ezan, dış güçlerin saldırısı dediniz; biz de yedik. Yurt dışı yatırımcısı yemez bunları. Yatırımcı, güven duymadığı yerde durmaz. Yatırımcı özerk kurum ister; Merkez Bankası, BDDK, TÜİK, Devlet Planlama Teşkilatı gibi. Yatırımcı hukukun üstünlüğünü ister, üstünlerin hukukunu değil. Yatırımcı, akıllı teşvikler ister, doğru vergilendirme ister; şeffaf ekonomi yönetimi ister. Liyakatli, işinin ehli temsilciler bekler. Uyuşturucu baronları ile yiyip içip, ayakkabı kutularına para dolduran yetkililer istemez. Bir adamın iki dudağı arasında yaşayıp, varlığını size aktarmaz. Hakkını legal yollarla aramayı tercih eder, elinde milyonluk saatle işini çözdürmek için kapı kapı gezmez. Bırakın enternasyonal yatırımcıyı, yerli yatırımcı da güven ister. Gece yattığı ülke koşulları ne ise sabah da aynı koşullarda uyanmak ister.

Asparagasla yönetilen ülkede istikrar serap olur. Şimdi kabine değişikliğine çevirdik gözümüzü. Kongrede olmadı ama kabinede kesin istikrar gelir!

Kim gelirse gelsin, gerekirse bütün bakanlar değişsin; yerine yenileri gelsin değişmez. ‘Tek adam’ın işine gelmeyen adımı atanın yandığı bir kabineye kabine değil, kabile denir. Bakanların sadece yukarıdakine baktığı yerden sistem çıkmaz. Bu değişiklikten iki günlük haber, iki günlük malzeme çıkar. İki gün geçer, hikaye başa sarar.

Çözüm yapısal reformlarda, kaybolan güvenin yeniden tesisinde, üretim mimarisinde, vergi düzenlemelerinde, refahın geniş tabana yayılmasında, şeffaf yönetim anlayışında, hukukun üstünlüğünde, istihdamın arttırılmasında… Çözüm anlayışın değişiminde, teklikten çokluğa geçişte… Çözüm halkı ve halkın çıkarlarını; kendisi ve ailesinin çıkarlarının üstünde tutacak yeni bir yönetim anlayışında. Çözüm kurucu değerlerimizde… Fiyasko manifestolarda değil, çözüm özlediğimiz öz değerlerimizde….

Didem TEMEL
Yazdı
Mart 2021

Mektepli Gazete | FİYASKO MANİFESTO