ERG Açıkladı: Bölgesel Yoksulluk Dilimlerinde EBA’ya Erişimde ve Eğitimdeki Eşitsizlik Büyük
ERG’nin Eğitim İzleme Raporu’nun bir diğer dosyası olan “Öğrenciler ve Eğitime Erişim” dosyası da yayımlandı. Covid 19 ile birlikte eğitimde mecburi nedenlerle başlayan dijitalleşme ve sonuçları en çok merak edilenler arasındaydı. ERG’nin raporuna göre, bu süreçte öğrenciler arasındaki “dijital uçurum” var olan eşitsizlikleri daha da derinleştirdi.

ERG Açıkladı: Bölgesel Yoksulluk Dilimlerinde EBA’ya Erişimde ve Eğitimdeki Eşitsizlik Büyük
2008’den bu yana eğitim alanında yaşanan gelişmeleri izleyen ve çeşitli eğitim araştırmalarını yayımlayan Eğitim Reformu Girişimi Platformu, Covid 19 döneminde “Eğitim İzleme 2020” raporunun "Öğretmenler" dosyasını açıklamıştı. ERG’nin “Öğretmenler” raporunda özel liselerde öğretmen başına düşen öğrenci sayısının devlet liselerinde, iki kat arttığı gibi çarpıcı analizlere yer verilmişti. (İlgili haber için tıklayın)
ERG’nin Eğitim İzleme Raporu’nun bir diğer dosyası olan “Öğrenciler ve Eğitime Erişim” dosyası da yayımlandı. Covid 19 ile birlikte eğitimde mecburi nedenlerle başlayan dijitalleşme ve sonuçları en çok merak edilenler arasındaydı. ERG’nin raporuna göre, bu süreçte öğrenciler arasındaki “dijital uçurum” var olan eşitsizlikleri daha da derinleştirdi. Raporda bölgesel yoksulluk grupları incelendiğinde Eğitim Bilişim Ağı (EBA) ve eğitime erişimde büyük eşitsizliklerin görüldüğü ifade edildi.
“Mülteci Çocuklar Eğitime Erişemedi”
ERG Raporunda, farklı kurum ve çalışmaların değerlendirmelerine de yer vererek, Covid 19’la geçen 2020 eğitim analizini derinleştirip, mülteci çocukların durumuna da açıklık getirdi. “Öğrenciler ve Eğitime Erişim” raporunda verilen bilgilere göre Türkiye’deki mülteci çocukların yarısı eğitime hiç erişemedi.
İşte ERG’nin “Öğrenciler Ve Eğitime Erişim”Raporunun Özeti:
Öğrencilerin eğitim ve öğretime erişiminin sağlanabilmesi ve katılımının sürdürülebilmesi için bütünleşik politikalarla ihtiyaç var
COVID-19 salgını, Türkiye’de ve dünyada eğitim sistemlerinin kırılganlığını ve tüm çocukların eğitim hakkının güvence altında olmadığını daha görünür kıldı. Eğitime erişimdeki eşitsizlikler, alınan tüm tedbirlere ve uygulamalara rağmen özel önlem gereken çocuklar için derinleşti. Eğitim hakkının güvence altında olmasına yönelik riskler önümüzdeki yıllarda azalacak gibi görünmüyor. Bilim insanları, iklim krizine karşı acil harekete geçilmez ve tüm sistemler (eğitim, gıda, ulaşım, sağlık, kentleşme, vb.) krizi önleyici ve krize dayanıklı hale getirilmezse içinde bulunduğumuz salgın benzeri süreçleri tekrar tekrar ve her seferinde çok daha şiddetli yaşayacağımızı söylüyorlar. Uzmanlar, eğitim tasarımının acil durumları öngörerek yeniden kurgulanmasını öneriyorlar.
COVID-19 salgını eğitime erişimi nasıl etkiliyor?
Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yürüttüğü ve geliştirdiği erişim uygulamalarına karşın içinde bulunduğu koşullar nedeniyle uzaktan eğitime dahi erişemeyen, erişme imkânı olsa bile yine içinde bulunduğu koşullar nedeniyle uzaktan eğitim araçlarını etkin izleyemeyen öğrenciler oldu. Bu süreçte öğrenciler arasındaki “dijital uçurum” var olan eşitsizlikleri daha da derinleştirme riskini artırdı.
Dijital Uçurum: Farklı sosyo-ekonomik düzeydeki bireylerin ve toplulukların bilgi iletişim teknolojilerine erişimde ve kullanımında yaşadığı eşitsizliktir. Dijital uçurumu diğer eşitsizliklerden ayıran, bu uçurumun mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştirebilme potansiyelidir.
“COVID-19 salgını sırasında uzaktan eğitim ile güvenli bir eğitim sağlamak ve bu durumdan güçlü bir şekilde çıkmak için Türkiye’nin eğitim sektörünü desteklemeyi hedefleyen” Türkiye Güvenli Okullaşma ve Uzaktan Eğitim (SSDE) Projesi Dünya Bankası finansmanıyla gerçekleştiriliyor.
Proje kapsamında hazırlanan raporda MEB tarafından hazırlanan “Eşitlik Analizi” çalışmasına da değinilerek bu çalışmadan kritik bazı bulgulara yer veriliyor:
Bağlantı, cihazlara erişim ve Eğitim Bilişim Ağı (EBA) online sistemine erişim konusunda farklı yoksulluk seviyeleri arasında büyük farklılıklar bulunmakta.
Kaynağa bağlı olarak hanelerin erişimi %68 ile %88 arasında değişmesine rağmen internet erişimi okul çağındaki çocukların bulunduğu yoksul hanelerde hâlâ düşük (%39) ve 3 veya daha fazla çocuğun bulunduğu hanelerde ise daha da düşük.
Sonuçlar bölgesel yoksulluk dilimlerine göre incelendiğinde EBA’ya erişim seviyelerinde eşitsizlik bulunduğu görülmekte.
Buna ek olarak özellikle büyük ve/veya düşük gelirli ailelerde bulunan kız öğrencilerinden daha fazla ev işi yapması beklendiğinden kız öğrenciler erkek öğrencilere kıyasla daha fazla dezavantajlı olabilir.
Suriyeli öğrenciler salgından nasıl etkileniyor?
Salgın nedeniyle uzaktan eğitim sürecinin başlaması, özel önlem gerektiren diğer toplumsal gruplar gibi geçici koruma altındaki Suriyeli öğrencilerin de eğitime erişimlerini ve eğitimlerini sürdürmelerini zorlaştırdı. Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği’nin (SGDD-ASAM) Mayıs 2020’de yayımladığı COVID-19 Salgınının Türkiye’de Mülteciler Üzerindeki Etkilerinin Sektörel Analizi başlıklı rapora göre, mültecilerle yürütülen çalışmaya katılan öğrencilerin neredeyse yarısı (%48) uzaktan eğitimden faydalanamadığını belirtiyor.
Small Projects Istanbul, Sulukule Gönüllüleri Derneği, Tarlabaşı Toplum Merkezi, Başak Kültür ve Sanat Vakfı işbirliğinde yürütülen ve Mayıs 2020’de ön raporları yayımlanan COVID-19 Sürecinde İstanbul’un Farklı Yerleşimlerinde Çocukların Haklarına Erişimi Araştırması’nın Mülteci Çocuklardan Deneyimler başlıklı raporunda, EBA üzerinden yürütülen eğitim çalışmalarına erişimde çeşitli engellerle karşılaşıldığını ortaya koyuyor. Sunulan içeriklerin ve EBA uygulamalarının Türkçe olmasının, Türkçe bilmeyen Suriyeli ebeveynlerin ve dolayısıyla öğrencilerin erişimini zorlaştırdığı belirtiliyor.
Bunun yanı sıra öğrencilerin internet bağlantısının bulunmaması ve bilgisayar, tablet gibi dijital araçların yetersizliği de uzaktan eğitim sürecinde karşılaşılan zorluklar arasında sıralanıyor.
Okulöncesi eğitime erişimde artış
Türkiye’de özellikle son yıllarda erken çocukluk yıllarının (0-8 yaş) bir bölümünü kapsayan okulöncesi dönemde (3-6 yaş) eğitim alan öğrenci sayısı ve okullaşma oranlarında önemli bir artış¸ yasandı.
Erişimin artısı kadar önemli bir konu da, okulöncesi eğitim hizmetlerinden hangi çocukların yararlandığı. Nitelikli erken çocukluk eğitimi hizmetlerine katılım, olumsuz koşullar altında yasayan çocukların sosyoekonomik durumlarından bağımsız olarak eğitim yaşamlarına akranlarıyla eşit düzeyde başlama olanaklarını da artırıyor.
Özellikle toplumun “dezavantajlı” nüfusunu hedef alan bu müdahaleler toplumsal eşitsizlikleri ve eşitsizliklerin kuşaklar arası geçişini azaltmada büyük rol oynuyor.

Eğitime katılım: çocuğun okula düzenli bir biçimde devam etmesi
İlkokul kademesinde net okullaşma oranı önceki eğitim-öğretim yılında %91,9 iken 2019-20’de %93,6’ya yükseldi.
2019-20 eğitim-öğretim yılında ortaokulda net okullaşma oranı %95,9. Net okullaşma oranlarındaki gelişme sevindirici olmakla birlikte yeterli değil. Okullaşma verileri tek başına çocuğun eğitim sistemine gelişimine katkıda bulunacak şekilde katıldığının göstergesi değil.
COVID-19 salgınının okullaşmaya ve devamsızlığa etkilerinin henüz bilinmediği göz önünde bulundurularak eğitime erişim ve devamsızlık verilerinin 6 aydan daha sık aralıklarla izlenmesi okuldan kopma riskinin azaltılması bakımından oldukça kritik.

Eğitimden erken ayrılma
Eğitime erişim düzeyinin önemli göstergelerinden biri eğitimden erken ayrılma oranı. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin, 2020 itibarıyla eğitimden erken ayrılma oranının %10’un altında olması hedefi bulunuyor.
Eğitimden, zorunlu eğitim kapsamına giren 12 yıldan önce ayrılmış olan 18-24 yaşındaki bireylerin oranında 2007’den bu yana görülen azalma eğilimi devam etti.
Türkiye için 2018 yılında %31,2 olan oran 2019 yılında %28,9 olarak kaydedildi. AB ülkelerinde ise bu oran %10,9 oldu. Türkiye’de eğitimden erken ayrılma oranı erkekler için 2018’de %30,6, 2019’da %29,0; kadınlar içinse 2018’de %31,8, 2019’da %28,8.
Açıköğretimde eğitime erişim
2012 yılından bu yana eğitimin zorunlu olduğu 12 yılın son 4 yılında öğrenciler yaygın eğitime devam etme seçeneğine sahipler.
Ortaöğretimdeki öğrencilerin %24,2’si açıköğretim lisesinde öğrenim görüyor. 2019-20’de açıköğretim liselerinde kayıtlı olan toplam öğrenci sayısı 2018-19’a göre %2,1 oranında azalarak 1.361.167 oldu.
Türkiye’de örgün eğitim çağındaki 14-17 yaş çocukların %4,9’u açıköğretim liselerine kayıtlı. Bu oran, 2018-19’a göre 0,03 yüzde puan azaldı.
Açıköğretim liselerine kayıtlı olan 14-17 yaş grubu çocukların %56,3’ü oğlan, %43,7’si ise kız.

Ortaöğretim kademesinde özel eğitimden yararlananların sayısı düşük
Özel eğitim hizmetlerinden yararlanan öğrencilere ilişkin MEB istatistiklerine bakıldığında ortaöğretim kademesine kadar bir artış olduğu, ancak ortaöğretime geçişle birlikte öğrenci sayısının azaldığı dikkat çekiyor.
Özel eğitim hizmetlerinden yararlanan öğrenci sayısının kademe yükseldikçe azalması, geçtiğimiz yıllarda da karşımıza çıkan bir olgu. Bu durum, özel gereksinimli öğrencilerin eğitimlerini sürdürebilmesi ve eğitim süreçlerinin dışında kalmaması için özel önlemlere ihtiyaç duyulduğuna işaret ediyor.
Oğlan çocukların eğitime erişiminin kız çocuklarından fazla olması, özel gereksinimli çocuklara yönelik özel önlemlerin kız çocukların eğitimini sürdürebilmesini de kapsayacak şekilde planlanması gerektiğini gösteriyor. 
Çocuk İşgücü Anketi sonuçlarına göre çalışan çocukların %34,3’ü okula devam etmiyor
2017 yılında yayımlanan Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı 2017-2023 setine göre, alana ilişkin güncel veri eksikliğinin giderilmesi için Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından en son 2012 yılında sonuçları paylaşılan Çocuk İşgücü Anketi’nin tekrarlanması planlanıyordu.
Mart 2020’de TÜİK tarafından paylaşılan Çocuk İşgücü Anketi sonuçları, 5-17 yaş aralığında çalışan çocuk sayısının 720.000 olduğunu; çalışan çocuk sayısının 5-11 yaş aralığında 32.000, 12-14 yaş aralığında 114.000 olduğunu ve 15-17 yaş aralığında ise 574.000 olduğunu gösteriyor. 
Ergün, M. ve Arık, B. M. (2020). Eğitim izleme raporu 2020: Öğrenciler ve eğitime erişim. Eğitim Reformu Girişimi. https://www.egitimreformugirisimi.org/egitim-izleme-raporu-2020-ogrenciler-ve-egitime-erisim/