Elazığ’da öğrenci evi, üniversiteliler için hayal
Elazığ’da okuyan üniversite öğrencileri ülkede yaşanan ekonomik krizden dolayı geçinemedikleri iddia etti. Son dönemde gıda masraflarıyla birlikte eğitim masrafları da arttı. Üniversite öğrencileri hayat pahalılığı nedeniyle dengeli beslenemediklerini ve masraflarını karşılamakta zorlandıklarını iddia etti. Elazığ Fırat Gazetesinde yer alan habere göre Ülkede yaşanan ekonomik kriz gün geçtikçe derinleşiyor. Ekonomik krizden en çok etkilenen gruplardan biri de elbette öğrenciler. Öğrenciler; A’dan Z’ye her şeye gelen zamlardan dolayı geçinmekte zorluk çektiklerini söyledi. Öğrencilerin çoğu devletin kendilerine sağladığı burs ve kredi ücretlerinin geçimlerini sağlamak için yetmediğini iddia etti. Bir yandan eğitimlerini sürdürürken bir yandan da çalışmak zorunda kaldıklarını ifade eden öğrenciler, geçim derdi nedeniyle derslerine yeterince odaklanamadıklarından da dert yandı. “Tüm Türkiye’de kiralar aldı başını gidiyor” Elazığ’da ciddi anlamda konut sıkıntısının olduğunu iddia eden M.B.; “İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Bölümü’nde okuyorum. Yurtta kalıyorum. Bu konuda çok şanslıyım. Çünkü kira fiyatları Elazığ’da depremlerden sonra ciddi anlamda arttı. Sadece Elazığ değil tüm Türkiye’de bu böyle. Şu anda kaldığımız ilde ciddi anlamda konut sıkıntısı yaşanıyor. Öğrencilerin genellikle ikamet ettiği mahalleler depremde ağır hasar aldı. Evlerin hasar almasıyla birlikte öğrenciler mağdur oldu. Evet Elazığ’da yurtlar var ve yurtlarda kalanlar da çok şanslı” diye konuştu. “Aldığımız burslar bir hafta içinde bitiyor!” Devlet tarafından verilen bin 250 TL bursun öğrencilere yetmediğini belirten M.B.; “Elazığ’da şuan da üniversite okuyan öğrenci sayısı yaklaşık 50 bin. 50 bin kişiyi yurtlara yerleştirmek mümkün değil. Birde iletişim fakültesi kampüsten uzak bir yerde. Çayda çıra ve Bahçelievler’deki yurtlarda kalan öğrenciler iki servis değiştiriyor. Buda ciddi anlamda başlı başına bir sorun. Aylık bin 250 TL burs alıyoruz. Bu bursla geçinmek mümkün değil. Biz öğrencilere verilen burs 1 hafta içerinde bitiyor. Ülkenin ekonomisi ortada bin 250 TL’nin bir getirisi yok. Kış ayına girdik kışlık elbiseler çok pahalı bir kazağın fiyatı en düşük 800 TL, bot 2 bin TL’den aşağı bulmak mümkün değil” ifadelerini kullandı. “Okulu bırakma seviyesine geliyoruz” Öğrenci olmanın zorluklarına değinen B.Ö.; “Öğrenci olmak gerçekten çok zor. Hele ki ailenizden farklı bir şehirde yaşıyorsanız o zaman çok daha zor. Öğrenciyiz ama kredi kartı kullanıyoruz. Çünkü ay sonunu hiçbir şekilde getiremiyoruz. Zorluk çekiyoruz. Bazen boşa okuduğumuzu düşünüyorum. Dışarıda binlerce boşta mezun abilerimiz ablalarımız var. Ülke de iş bulmak çok zor. Bunları göz önünde bulundurunca okulu bırakma seviyesine bile geliyoruz. Bu kadar zorluk çekmenin bir önemi yok diyoruz. Öğrenciler için birtakım iyileştirmeler olmalı. Birtakım yardımlar yapılmalı” şeklinde konuştu. “Çalışmadan sadece öğrencilik yapmak güç” Verilen bursun az olduğunu ifade eden ve çalışmak zorunda kaldıklarını belirten K. Y.; “Gerçekten bir öğrenci evinde doğru düzgün yiyecek bir şey yok. Sadece devletten alınan bursla geçinmeye çalışan binlerce öğrenci var. Aldığımız burs çoğu kişiye yetmiyor. Öğrencilere verilen burs anca yurtta kalıyorsa yurt parası, otobüs parasına yeter. Hele ki öğrenci evde kalıyorsa geçinmesi daha da zor. Çünkü ev kiraları ciddi anlamda arttı. Aynı zamanda elektrik faturası, su faturası, doğalgaz faturası, otobüs parası derken verilen burs bitiyor. Verilen burs faturalara bile yetmiyor. Geriye kalan kişisel ihtiyaçları ne ile alacağız. Kişisel ihtiyaçlarımızı alacak paramız kalmıyor. Hal böyle olunca mecbur çalışmak zorunda kalıyoruz. Yorgun bir şekilde okula gidiyoruz. Buda istemsizce derslerimize elbette yansıyor” dedi. “Öğrenci kavramı Elazığ’da pek yok!” Öğrenci kavramının Elazığ’da olmadığına değinen M.K; “Elazığ’da bu yıl ciddi anlamda ulaşım sorun haline geldi. Otobüsler tıklım tıklım oluyor. Ve çoğu zaman otobüsler duraklarda durmuyor çünkü binecek yer kalmıyor. Depremin etkisini her alanda yaşıyoruz. Depremden sonra Elazığ’a gelip yerleşen binlerce insan var. Buda haliyle yoğunluğu oluşturuyor. Yurtta kalıyorum Abdullapaşa minibüsleri ve otobüsleri çok kalabalık oluyor. Çünkü AVM’lerden kaynaklı bir insan yoğunluğu oluyor. Bazen saatlerce araç bekliyoruz. Bir de Elazığ gibi bir yerde ulaşım ücreti gerçekten pahalı. Öğrenci kavramı Elazığ’da çok yok. Aynı zamanda kiralarda çok pahalı. Zaten kiraya çıkacak bir evde yok. İyi ki bana yurt çıkmış ve yurtta kalıyorum” şeklinde görüş bildirdi. “Geçim derdi yüzünden okullardan uzak kaldık” Depremlerde en çok etkilenenlerin başında öğrencilerin geldiğini öne süren F.G.; “Fırat Üniversitesi Fen Edebiyat Bölümü’nde okuyorum. Nailbey Mahallesi’nde 4 arkadaşımla birlikte evde kalıyoruz. Kiramız depremden önce 900 TL’ydi şimdi ise 3 bin 200 TL. Yine o fiyata ev bulduğumuza şükrediyoruz. Çünkü Elazığ’da depremden sonra ev bulmak ve böyle bu fiyata bulmak mümkün değildi. Depremlerden en çok etkilenenlerden biri de biz öğrenciler olduk. Hem maddi hem de manevi olarak yıprandık. Okuldan uzak kaldık” ifadelerine yer verdi. “Bazen cebimizde 5 kuruş bile olmuyor” Maddi imkansızlıklardan dolayı okula yürüyerek gidip geldiklerini iddia eden F.G; “Bazen öyle gün oluyor cebimizde 5 kuruş olmuyor. Öğrencilikte böyle şeyler artık normalleşti. Ailemizden uzak farklı bir şehirde okuyoruz. Maddi sıkıntılarımızı çoğu zaman ailelerimize yansıtmıyoruz. Parasızlıktan dolayı çoğu zaman okula yürüyerek gidip geliyoruz. Aldığımız burs ortada. O bursla geçinmek mümkün değil. Ev kirası, faturalar, yol parası derken zaten ortada burs diye bir şey kalmıyor. Ne kadar harcama yapmayayım derseniz deyin yine de o bursla geçinemezsiniz” ifadelerini kullandı. “Öğrenciler de ülkede yaşanan ekonomik krizlerden nasibini alıyor” “Maddi sıkıntıları düşünmekten çoğu zaman derslere konsantrasyon olamıyoruz” diyen E.A.; “Her şeye gelen zamlarla birlikte hayat şartları giderek zorlaşıyor. Haliyle biz öğrencilerde ülkede yaşanan bu ekonomik sıkıntılarından payımızı alıyoruz. Kaldığımız yurttan tutun, dışarıda yediğimiz yemeğe, okula giderken bindiğimiz otobüs ücretlerine kadar her şeye zam geldi. Kendi kişisel ihtiyaçlarımızı bile alamaz duruma geldik. Öğrencilikte kadın olmak daha da zor. Başka bir şehirde ailenden uzak ayakta durmaya çalışıyoruz ve aynı zamanda okumaya çalışıyoruz. Evet devlet tarafından burs alıyoruz ama aldığımız burs neye yetiyor?” diyerek verilen bursun ihtiyaçlarını karşılamadığı söyledi. “Devlet yurtlarında kalan arkadaşlarımız çok şanslı” Devlet yurtlarında kalan öğrencilerin şanslı olduğunu dile getiren M.E.; “Aileden destek alamıyorum. Çünkü ailemin bana destek çıkacağı maddi imkânı yok. Burada bir kafade çalışıyorum. Hem okuyorum hem de çalışıyorum. Farklı bir yerden destek gelmese öğrenci sadece bursla geçinemez. Sabahları okula gidiyorum. Dersim bittikten sonra kafeye gidip çalışıyorum. Eğer çalışmıyor olsaydım geçinemezdim. 2 kız arkadaşımla birlikte evde kalıyoruz. Yurt başvurunda bulundum ama bana yurt çıkmadı. Keşke bende KYK’da kalabilseydim. Gerçekten yurtlarda kalanlar çok şanslı” şeklinde konuştu.
