Mektepli Gazete

Eğitim Uzmanı Ali Taştan, MEB’in atölye tercihleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

MEB, ilkokullarda açmayı hedeflediği 4 bin atölyeyi “kaynakları” gerekçe göstererek gerçekleştirmedi. Bakanlık, ilkokullar için mazeret sunarken din öğretiminde ise 200 olması hedeflenen atölye sayısı 406 oldu. Temel eğitimde atölye hedefinin gerçekleşme oranı yüzde 0 olurken din öğretiminde ise bu hedef yüzde 203’e çıktı. Eğitim Uzmanları Ali Taştan ve Özgür Bozdoğan, MEB’in atölye tercihleriyle ilgili BirGün’e değerlendirmelerde bulundu. KAYNAKLAR EŞİT KULLANILMALI 6 Şubat depremlerinin ardından kaynakların depremin yarattığı tahribatı onarmak amacıyla kullanılmasının anlaşılabilir olduğunun altını çizen Özgür Bozdoğan, “Tasarrufun sadece temel eğitim genel müdürlüğüne bağlı okullarda yapılması ve din öğretimine bağlı okullarda yapılmamış olması okul türleri arasında eşitliği ortadan kaldırmaktadır” dedi. Tablonun, MEB’in okullaşma politikası ile doğrudan ilgili olduğunu vurgulayan Bozdoğan, “Üstelik din öğretimine bağlı okullarda hedeflenenin iki katından fazla atölye açılarak eşitsizlik derinleştirilmiştir. Kamu kaynakları tüm öğrenciler için eşit kullanılmalıdır” diye konuştu. MEB İÇİN TEK BİR OKUL TÜRÜ VAR Eğitim Uzmanı Ali Taştan ise MEB’i yönetenler için yalnızca tek bir okul türü bulunduğunu ve bunun da imam hatip okulları olduğunu kaydetti. MEB’in verilerinin imam hatiplere yönelik birçok ayrıcalık ortaya koyduğunu ifade eden Taştan, şunları söyledi: “Temel eğitimde deprem nedeniyle tutmayan hedefler din öğretiminde iki kat fazla yapılmış. İmam hatip ayrıcalığı çok açık ortadadır. Yeni binalar imam hatip yapılır, imam hatipteki öğrencilere burs, servis, yemek imkânı sağlanır diğer okul türlerine ise bu imkânlar asgari düzeyde sunulur. Nazif Yılmaz adındaki Bakan Yardımcısı’nın tek işi imam hatipleri ayrıcalıklı okullar yapmaya çalışmaktır. Bu yöneticiler olduğu sürece diğer okul türleri üvey evlat muamelesi görmeye devam edecektir.” Mustafa Bildircin BirGün

Paylaş
Yazı boyutu
100%
MEB, ilkokullarda açmayı hedeflediği 4 bin atölyeyi “kaynakları” gerekçe göstererek gerçekleştirmedi. Bakanlık, ilkokullar için mazeret sunarken din öğretiminde ise 200 olması hedeflenen atölye sayısı 406 oldu.
Temel eğitimde atölye hedefinin gerçekleşme oranı yüzde 0 olurken din öğretiminde ise bu hedef yüzde 203’e çıktı.
Eğitim Uzmanları Ali Taştan ve Özgür Bozdoğan, MEB’in atölye tercihleriyle ilgili BirGün’e değerlendirmelerde bulundu.
KAYNAKLAR EŞİT KULLANILMALI
6 Şubat depremlerinin ardından kaynakların depremin yarattığı tahribatı onarmak amacıyla kullanılmasının anlaşılabilir olduğunun altını çizen Özgür Bozdoğan, “Tasarrufun sadece temel eğitim genel müdürlüğüne bağlı okullarda yapılması ve din öğretimine bağlı okullarda yapılmamış olması okul türleri arasında eşitliği ortadan kaldırmaktadır” dedi. Tablonun, MEB’in okullaşma politikası ile doğrudan ilgili olduğunu vurgulayan Bozdoğan, “Üstelik din öğretimine bağlı okullarda hedeflenenin iki katından fazla atölye açılarak eşitsizlik derinleştirilmiştir. Kamu kaynakları tüm öğrenciler için eşit kullanılmalıdır” diye konuştu.
MEB İÇİN TEK BİR OKUL TÜRÜ VAR
Eğitim Uzmanı Ali Taştan ise MEB’i yönetenler için yalnızca tek bir okul türü bulunduğunu ve bunun da imam hatip okulları olduğunu kaydetti. MEB’in verilerinin imam hatiplere yönelik birçok ayrıcalık ortaya koyduğunu ifade eden Taştan, şunları söyledi:
“Temel eğitimde deprem nedeniyle tutmayan hedefler din öğretiminde iki kat fazla yapılmış. İmam hatip ayrıcalığı çok açık ortadadır. Yeni binalar imam hatip yapılır, imam hatipteki öğrencilere burs, servis, yemek imkânı sağlanır diğer okul türlerine ise bu imkânlar asgari düzeyde sunulur. Nazif Yılmaz adındaki Bakan Yardımcısı’nın tek işi imam hatipleri ayrıcalıklı okullar yapmaya çalışmaktır. Bu yöneticiler olduğu sürece diğer okul türleri üvey evlat muamelesi görmeye devam edecektir.”
Mustafa Bildircin
BirGün
Mektepli Gazete | Eğitim Uzmanı Ali Taştan, MEB’in atölye tercihleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.