Mektepli Gazete

Eğitim Uzmanı Alaaddin Dinçer yazdı: Eğitimde Açık Öğretime Kaçış Sendromu Yaşanıyor

"Toplumu ve çocukları kendi öncelik ve ideolojik tercihlerinize uymaya zorlamaktan vazgeçin. Çocukların kendi eko sistemi içinde doğal gelişimine fırsat verin. Bırakın ilgi, yetenek ve düşünsel örüntüleri içinde kendi kararlarını kendileri versin, tercihlerini kendileri yapsın."

Paylaş
Yazı boyutu
100%

MEB’in 2022-23 İstatistikleri yayımlandı. İstatistikler bir önceki yılın sayılarını içermekte. Ve bir yıl geriden gelmekte. 2023-24 Yılına ait veriler bilinmemekte. O nedenle karşılaştırma ve kıyaslamalarımızı 201-22 İstatistiklerine göre yapmaktayız. Bu yazıda İstatistiklerin iki başlığına yoğunlaşacağız. Birincisi açık ortaokul ve lise sayıları, ikincisi din eğitimi ağırlıklı kurumların sayıları. 2022-23 İstatistiklerinde en çok dikkat çeken rakamlar açık ortaokul ve lise sayılarında ki artışta görülürken, hem İHO hem de AİHL öğrenci sayılarında azımsanmayacak sayıda düşüş yaşandığı karşılaştırmalardan anlaşılmakta.

2021-22 Yılında açık lise ve ortaokul öğrenci sayısı 1 milyon 738 bin olurken, 2022-23 Yılında sayı 608 bin artarak 2 milyon 346 bin 654’e ulaştı. Ulaşılan bu sayının 2 milyon 9 bin 480’i açık lise sayısı. Açık lise öğrenci sayısı ayrı ayrı bütün lise türlerinin sayısını geçmiş durumda. Böylece açık öğretimde geçen yıl tarihi bir rekora ulaşılmış oldu. Bu sayı 15 Avrupa ülkesinden,76 Türkiye kentinden daha büyük.

Başka bir rekorda YKS’ye başvuran açık lise aday sayısında yaşandı. Sayı 709 bin 861 ile neredeyse Anadolu Lisesi başvuran sayısına ulaştı.2021-22’de sayı 332 bin 839’du. Açık lise başvuru sayısında görülen bu artışa YKS’de baraj puanlarının kaldırılmasının neden olduğu düşünülmekte.

İHO ve AİHL’de 2021-22’de örgün öğretimde toplam 1 milyon 226 bin 235 öğrenci okurken, sayı 2022-23’te 1 milyon 176 bin 183’e düştü. Örgün öğretimde okuyan İHO ve AİHL öğrencilerinin oranının %11,80 olduğu görülmekte. AİHL’den kaçış sürüyor.

Resmi ve özel, açık ve örgün öğretimde 2022-23’te 12 milyon 313 bin 798 öğrenci bulunmaktaydı. Bunların 9 milyon 967 bin 144’ü resmi ve özel örgün ortaokul ve liselerde okumaktaydı. Örgün öğretimde okuyan öğrencileri açık ortaokul ve lise sayıları ile kıyasladığımızda yaklaşık olarak her 4 öğrenciden 1’inin açık öğretimde olduğunu söylemek abartı olmasa gerek.

2011-12 Eğitim öğretim yılı başında 1 milyon 404 bin 837 öğrenci 1.sınıf verilerinde gösterilmekte.12 yılın sonunda 2022-23’te 12.Sınıfta görünen sayı ise 985 bin 353 olarak verilmekte. Aradan geçen 12 yılın ardından 419 bin 504 öğrenci 12.Sınıfa kadar ulaşmadan sistemin dışına çıkmış.

Ulaşılan bu bilgiye ilaveten, 2023 Yılında YKS’ye son sınıf düzeyinde 920 bin 710 aday başvuru yapmış. Son sınıf düzeyinde başvuru yapanların 146 bin 649’u açık lise mezunu olup, YKS’ye son sınıf düzeyinde başvuru yapan örgün öğretim öğrencilerinin sayısı 774 bin 61’dir.Bu sonuca göre, 211 bin 292 kişi ya YKS’ye başvuru yapmamış ya da onlarda açık liseye geçmiştir.

Aslında son sınıf düzeyine erişemeyen, katlanarak artan ve kartopu gibi büyüyen bu sistem dışı kalma sayıları en sonunda karşımıza 2 milyon 346 bin 354 açık öğretim rakamı olarak çıkmakta. Uygulanan eğitim politikalarının yanlışlığı ifade edildikçe yanlıştan dönmek yerine yanlışta ısrar örgün öğretimden uzaklaşmayı beraberinde getirmekte. MESEM Uygulamasını bu uzaklaşmanın nedenleri arasında değerlendirmek gerekmekte.

Sonuç olarak, toplumu ve çocukları kendi öncelik ve ideolojik tercihlerinize uymaya zorlamaktan vazgeçin. Çocukların kendi eko sistemi içinde doğal gelişimine fırsat verin. Bırakın ilgi, yetenek ve düşünsel örüntüleri içinde kendi kararlarını kendileri versin, tercihlerini kendileri yapsın. Bunca teşviklerinize ve desteklerinize, ayrımcı tutumlarınıza rağmen sizin istediğiniz gibi olmuyor ve olmayacak. Olmayacağını bile bile çocuklarımızı kendi evreniniz içine hapsetmeyin. Hiç olmazsa bu alanda demokratik ve özgürlükçü olun. Plan ve projelerinizi “kazanımlarınızı kaybetmemek” üzerine inşa etmeyin. Doğrudan ve dolaylı dayatmalarınıza artık bir son verin ve kronikleşmiş sorunların çözümüne odaklanın. Toplum, bilim ve teknoloji alanında yaşanan gelişmeleri yakından takip etmekte, din eğitimini bilim ve sanat eğitiminin yerine ikame etme niyetinizin farkında. Bu bağlamda açık öğretime kaçış sendromu yaşanmasında da bu niyetin etkisinin olduğu görülmekte. Eğitim yılı açılışından önce yayınlanan ve açık liseye geçişi yeniden düzenleyerek sınırlayan genelgenin “e” bendi bu niyeti doğrulamakta. Çocuğun eğitim ve öğretim merkezi 3 yaşından 18 yaşın sonuna kadar okuldur. Çok zorunlu ve olağanüstü haller dışında başka alternatifler asla düşünülmemeli.

Mektepli Gazete | Eğitim Uzmanı Alaaddin Dinçer yazdı: Eğitimde Açık Öğretime Kaçış Sendromu Yaşanıyor