EĞİTİM SENDİKALARI MEB'İ UYARDI
Eğitim İş ve Eğitim Sen Milli Eğitim Bakanlığını uyardı

Paylaş
Yazı boyutu
100%
Eğitim İş:OKULLARIMIZIN HİJYEN DURUMU CORONA TEHLİKESİNE HAZIRLIKLI DEĞİLDİR!
Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkarak tüm dünyada hızla yayılan Korona virüsü, ne yazık ki ülkemizde de görülmüştür.
Sağlık Bakanı'nın bizzat yaptığı açıklamaya göre bir yurttaşımızda Korona virüsüne rastlanmış, hasta ve ailesi karantinaya alınmıştır. Ancak bu virüsten korunma yollarına ilişkin daha önce doğru bilgilendirilmeyen; dua ile, pekmez ile, kelle paça ile korunabileceklerine dair akla mantığa sığmaz açıklamalara maruz kalan halkımız, Bakan'ın son açıklamasından sonra büyük endişe içindedir.
Bu karışıklıkta akılcı adımlar atılması gerektiğinden, tartışmalar arasında gözden kaçan çok önemli bir konunun altını çizmek Eğitim-İş'e düşmüştür.
Okullarımız, virüsün bulaşma biçimi bakımından hayati önem taşıyan yerlerdir. Gördüğümüz kadarıyla okullar, hijyen durumu açısından ne yazık ki kötü durumdadır. Öğretmenlerimizden edindiğimiz bilgiler ve sendika yönetimi olarak yurt genelinde yaptığımız okul ziyaretlerinde yaptığımız tespitler acı bir tabloya işaret etmektedir:
Birçok okul binası, doğru düzgün ve yeterli sıklıkla temizlenmemektedir. Hatta çok sayıda okulda kaba temizlik bile hafta bir yapılmaktadır. Yine yurt genelinde birçok okulda, her türlü mikrobun kolayca üreyebileceği ve bulaşabileceği alan olduğu için ayrıca hijyenine önem verilmesi gereken tuvaletler, adeta kullanılamayacak kadar pistir. Tuvalet kağıdı ve yeterli miktarda sıvı sabunun bulunduğu okul sayısı çok azdır.
Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: yavrularımızı doğrudan etkileyen bu kötü tabloda okul idarecilerinden çok, Milli Eğitim Bakanlığı'nın payı vardır. Daha önce farklı vesilelerle gündeme getirdiğimiz, temizlik malzemeleri için Bakanlığın okullara ödenek vermemesi, bu tablonun temel sebebidir.
Velilerin genelde orta gelirli olduğu okullarda bu ihtiyaçlar Okul Aile Birliği vesilesiyle temin edilirken, daha yoksul yerlerdeki okullarda öğretmenlerimiz inisiyatif alıp bu malzemeler için para toplamakta ya da kendi ceplerinden vermektedir.
Öğrencilerin sadece ders bilgilerini edindiği değil, sağlıklı davranışları da kazandığı yerler olması gereken okullarımız, bu haliyle temizliği bir yaşam biçimi olarak çocuklarımıza kazandırmaktan bir hayli uzaktır.
Okulların ilaçlanması ve dezenfekte edilmesine yönelik 4 Mart'ta tüm okullara gönderilen resmi yazı dahi havada kalmış, bu sorumluluğun hangi kurumda olduğu bile meçhul bırakılmıştır.
Korona virüsü sebebiyle nasıl ki insanların mecburen bir arada olacağı kapalı toplanma alanları ve toplu taşıma sistemlerinde bazı adımlar atılmaya başlandıysa, okullar için de acilen harekete geçilmelidir.
Bir salgın riskinde önce geleceğimiz olan çocuklarımızın güvenliği sağlanmalıdır; onlar "tehlike anında ilk kurtarılacak"lardır. Eğitim-İş olarak okullarda kapsamlı bir hijyen operasyonu başlatılmasını, devlet tarafından kendi haline bırakılmış özel okulların da bu temizlik operasyonunun çemberine katılmasını ya da hijyen durumunun dikkatlice teftiş edilmesini, okullarda acilen temizlik eğitimi verilmesini, okulların hijyen için temin etmesi gereken tüm kalemlere dair devletin ödenek çıkarmasını ve bu yöntemin kalıcı olmasını, okullarda virüse dair kapsamlı bir sağlık taraması yapılmasını talep ediyoruz.
Her fırsatta, ilgili-ilgisiz dini referanslarla açıklamalar yapan yöneticilere "Temizlik imandan gelir" deyişini hatırlatıyor, "Temizlik, bir an önce devletten gelsin" diyoruz.
MERKEZ YÖNETİM KURULU
Eğitim Sen:KoronavirüseKarşı Tüm Okullar Acilen Dezenfekte Edilmelidir!
Çin’in Wuhan kentinde başlayan koronavirüssalgını kısa süre içinde dünyanın dört bir yanına yayılmaya başlamıştır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) koronavirüs hakkındaki acil durum ilanının ardından birçok ülkede hastalığın yayılmasının önüne geçmek için önlemler alınmasına rağmen virüs ilerlemeye ve can almaya devam etmektedir.
Koronavirüsün özellikle kalabalık ortamlarda ortaya çıkması, 18 milyon öğrenci, 1 milyonu aşkın eğitim emekçisinin olduğu okullar ve eğitim kurumlarının olası bir salgından etkilenmemesi için yapılması gerekenleri gündeme getirmiştir. Dünya Sağlık Örgütü bütün ülkeler için tanı kapasitenin arttırılmasını ve taramaların sıklaştırılmasını önerirken, salgının yaygınlaşmasının önüne geçilebilmesi için gerekli tedbirlerin derhal alınması çağrısı yapmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), salgın gündeme geldiği andan itibaren okullarda hijyen çalışması başlatıldığını açıklamıştır. Ancak 18 milyon öğrenci ve 1 milyonu aşkın öğretmenin günün büyük bölümünü geçirdiği okullarımızda, enfeksiyona sebep olan virüslerin oluşması ve yayılmasının engellenmesi için gereken adımların acilen atılması ve bütün eğitim kurumlarının en kısa sürede dezenfekte edilmesi gerekmektedir.
MEB’e bağlı okulların büyük bölümünde temizlik konusunda ciddi sorunların olduğu, hatta bazı okullarda bütçe yetersizliği gerekçe gösterilerek kayıt dönemlerinde öğrencilerden temizlik malzemesi talep edildiği hatırlanacaktır. Okulların önemli bir bölümünde görevli eğitim emekçilerinin sayısı son derece yetersizdir ve yıllardır talep etmemize rağmen yeterli personel ataması yapılmamıştır. Bu durum, okulların kısa süre içinde dezenfekte edilmesini engellemektedir.
MEB’in bütün okullarda kapsamlı bir hijyen işlemi uygulanacağını ve elle temas edilen bütün alanların hafta sonları ve eğitim dışı zamanlarda dezenfekte edileceğini açıklaması yeterli değildir. Çok sayıda ülkenin nüfusundan fazla öğrenciye sahip olan Türkiye’de korona virüs salgını gibi ciddi bir tehdit kapımızda iken, eğitim öğretime devam etmek salgının öğrenciler arasında yayılması riskini arttırma ihtimalini gündeme getirmektedir.
MEB’in yapması gereken, koronavirüs salgınının daha hızlı yayılma ihtimalini göz önünde bulundurarak okulları derhal tatil etmesidir. MEB, Sağlık Bakanlığı ile koordineli olarak kapsamlı hijyen işlemlerini en kısa sürede tamamlamalı, hijyen ve dezenfekte işlemlerinin tamamlanmasının ardından salgının gelişme ve yayılma durumuna göre eğitim öğretime devam edilip edilmemesine karar verilmelidir.
Öğretmen ve öğrencilerin yaşamını tehdit etme ihtimali ortadan kalkmadığı sürece eğitim öğretime devam etmek, 18 milyon öğrenci ve 1 milyonu aşkın eğitim emekçisinin salgının potansiyel hedefi haline getirilmesi anlamına gelecektir. Böylesine ciddi bir tehdit karşısında MEB, eğitim işkolunda örgütlü sendikalarla acilen bir araya gelmeli ve okullarda yapılması gereken hazırlıklarla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı, sendikalar ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) gibi meslek örgütleri ile koordineli bir şekilde hareket etmelidir.
MEB’e konunun acilliği ve öneminden kaynaklı bir an önce bir araya gelerek, gerekli tedbirleri birlikte kararlaştırma çağrısı yapmamıza rağmen henüz çağrımıza bir yanıt alabilmiş değiliz. Ayrıca fuarların iptal edildiği, otellerin açılışlarının ertelendiği bir dönemde, okullarla ilgili alınacak önlemlerin hala belirsiz olmasının yarattığı kaygı ortadadır.
Ayrıca, MEB tarafından düzenlenmesi planlanan kimi kongrelerin iptal edildiğinin duyurusunun, kurumsal olarak değil de, kurum yöneticilerinin kişisel sosyal medya hesaplarından yapılıyor olması, yaşanan soruna karşı MEB’in koordinasyon içerisinde, planlı ve hazırlıklı olmadığı algısı yaratmaktadır. Bu konuda MEB’in hızlı ama panik içerisinde olmayan bir yaklaşımla süreci sürdürmesi gerektiğini bir kez daha belirtmek isteriz.
Eğitim Sen olarak,MEB’i konu ile ilgili bilgi paylaşımında daima şeffaflık ve açıklık ilkesine uygun hareket etmeye ve derhal eğitimöğretime ara verme kararı almaya davet ediyoruz. Bütün okullarda eş zamanlı olarak başlatıldığı söylenen hijyen çalışmalarının en kısa sürede tamamlanarak, hastalığın yayılmasının önüne geçecek tedbirleri ivedilikle hayata geçirmek için gerekli adımların derhal atılması gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.
Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkarak tüm dünyada hızla yayılan Korona virüsü, ne yazık ki ülkemizde de görülmüştür.
Sağlık Bakanı'nın bizzat yaptığı açıklamaya göre bir yurttaşımızda Korona virüsüne rastlanmış, hasta ve ailesi karantinaya alınmıştır. Ancak bu virüsten korunma yollarına ilişkin daha önce doğru bilgilendirilmeyen; dua ile, pekmez ile, kelle paça ile korunabileceklerine dair akla mantığa sığmaz açıklamalara maruz kalan halkımız, Bakan'ın son açıklamasından sonra büyük endişe içindedir.
Bu karışıklıkta akılcı adımlar atılması gerektiğinden, tartışmalar arasında gözden kaçan çok önemli bir konunun altını çizmek Eğitim-İş'e düşmüştür.
Okullarımız, virüsün bulaşma biçimi bakımından hayati önem taşıyan yerlerdir. Gördüğümüz kadarıyla okullar, hijyen durumu açısından ne yazık ki kötü durumdadır. Öğretmenlerimizden edindiğimiz bilgiler ve sendika yönetimi olarak yurt genelinde yaptığımız okul ziyaretlerinde yaptığımız tespitler acı bir tabloya işaret etmektedir:
Birçok okul binası, doğru düzgün ve yeterli sıklıkla temizlenmemektedir. Hatta çok sayıda okulda kaba temizlik bile hafta bir yapılmaktadır. Yine yurt genelinde birçok okulda, her türlü mikrobun kolayca üreyebileceği ve bulaşabileceği alan olduğu için ayrıca hijyenine önem verilmesi gereken tuvaletler, adeta kullanılamayacak kadar pistir. Tuvalet kağıdı ve yeterli miktarda sıvı sabunun bulunduğu okul sayısı çok azdır.
Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: yavrularımızı doğrudan etkileyen bu kötü tabloda okul idarecilerinden çok, Milli Eğitim Bakanlığı'nın payı vardır. Daha önce farklı vesilelerle gündeme getirdiğimiz, temizlik malzemeleri için Bakanlığın okullara ödenek vermemesi, bu tablonun temel sebebidir.
Velilerin genelde orta gelirli olduğu okullarda bu ihtiyaçlar Okul Aile Birliği vesilesiyle temin edilirken, daha yoksul yerlerdeki okullarda öğretmenlerimiz inisiyatif alıp bu malzemeler için para toplamakta ya da kendi ceplerinden vermektedir.
Öğrencilerin sadece ders bilgilerini edindiği değil, sağlıklı davranışları da kazandığı yerler olması gereken okullarımız, bu haliyle temizliği bir yaşam biçimi olarak çocuklarımıza kazandırmaktan bir hayli uzaktır.
Okulların ilaçlanması ve dezenfekte edilmesine yönelik 4 Mart'ta tüm okullara gönderilen resmi yazı dahi havada kalmış, bu sorumluluğun hangi kurumda olduğu bile meçhul bırakılmıştır.
Korona virüsü sebebiyle nasıl ki insanların mecburen bir arada olacağı kapalı toplanma alanları ve toplu taşıma sistemlerinde bazı adımlar atılmaya başlandıysa, okullar için de acilen harekete geçilmelidir.
Bir salgın riskinde önce geleceğimiz olan çocuklarımızın güvenliği sağlanmalıdır; onlar "tehlike anında ilk kurtarılacak"lardır. Eğitim-İş olarak okullarda kapsamlı bir hijyen operasyonu başlatılmasını, devlet tarafından kendi haline bırakılmış özel okulların da bu temizlik operasyonunun çemberine katılmasını ya da hijyen durumunun dikkatlice teftiş edilmesini, okullarda acilen temizlik eğitimi verilmesini, okulların hijyen için temin etmesi gereken tüm kalemlere dair devletin ödenek çıkarmasını ve bu yöntemin kalıcı olmasını, okullarda virüse dair kapsamlı bir sağlık taraması yapılmasını talep ediyoruz.
Her fırsatta, ilgili-ilgisiz dini referanslarla açıklamalar yapan yöneticilere "Temizlik imandan gelir" deyişini hatırlatıyor, "Temizlik, bir an önce devletten gelsin" diyoruz.
MERKEZ YÖNETİM KURULU
Eğitim Sen:KoronavirüseKarşı Tüm Okullar Acilen Dezenfekte Edilmelidir!
Çin’in Wuhan kentinde başlayan koronavirüssalgını kısa süre içinde dünyanın dört bir yanına yayılmaya başlamıştır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) koronavirüs hakkındaki acil durum ilanının ardından birçok ülkede hastalığın yayılmasının önüne geçmek için önlemler alınmasına rağmen virüs ilerlemeye ve can almaya devam etmektedir.
Koronavirüsün özellikle kalabalık ortamlarda ortaya çıkması, 18 milyon öğrenci, 1 milyonu aşkın eğitim emekçisinin olduğu okullar ve eğitim kurumlarının olası bir salgından etkilenmemesi için yapılması gerekenleri gündeme getirmiştir. Dünya Sağlık Örgütü bütün ülkeler için tanı kapasitenin arttırılmasını ve taramaların sıklaştırılmasını önerirken, salgının yaygınlaşmasının önüne geçilebilmesi için gerekli tedbirlerin derhal alınması çağrısı yapmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), salgın gündeme geldiği andan itibaren okullarda hijyen çalışması başlatıldığını açıklamıştır. Ancak 18 milyon öğrenci ve 1 milyonu aşkın öğretmenin günün büyük bölümünü geçirdiği okullarımızda, enfeksiyona sebep olan virüslerin oluşması ve yayılmasının engellenmesi için gereken adımların acilen atılması ve bütün eğitim kurumlarının en kısa sürede dezenfekte edilmesi gerekmektedir.
MEB’e bağlı okulların büyük bölümünde temizlik konusunda ciddi sorunların olduğu, hatta bazı okullarda bütçe yetersizliği gerekçe gösterilerek kayıt dönemlerinde öğrencilerden temizlik malzemesi talep edildiği hatırlanacaktır. Okulların önemli bir bölümünde görevli eğitim emekçilerinin sayısı son derece yetersizdir ve yıllardır talep etmemize rağmen yeterli personel ataması yapılmamıştır. Bu durum, okulların kısa süre içinde dezenfekte edilmesini engellemektedir.
MEB’in bütün okullarda kapsamlı bir hijyen işlemi uygulanacağını ve elle temas edilen bütün alanların hafta sonları ve eğitim dışı zamanlarda dezenfekte edileceğini açıklaması yeterli değildir. Çok sayıda ülkenin nüfusundan fazla öğrenciye sahip olan Türkiye’de korona virüs salgını gibi ciddi bir tehdit kapımızda iken, eğitim öğretime devam etmek salgının öğrenciler arasında yayılması riskini arttırma ihtimalini gündeme getirmektedir.
MEB’in yapması gereken, koronavirüs salgınının daha hızlı yayılma ihtimalini göz önünde bulundurarak okulları derhal tatil etmesidir. MEB, Sağlık Bakanlığı ile koordineli olarak kapsamlı hijyen işlemlerini en kısa sürede tamamlamalı, hijyen ve dezenfekte işlemlerinin tamamlanmasının ardından salgının gelişme ve yayılma durumuna göre eğitim öğretime devam edilip edilmemesine karar verilmelidir.
Öğretmen ve öğrencilerin yaşamını tehdit etme ihtimali ortadan kalkmadığı sürece eğitim öğretime devam etmek, 18 milyon öğrenci ve 1 milyonu aşkın eğitim emekçisinin salgının potansiyel hedefi haline getirilmesi anlamına gelecektir. Böylesine ciddi bir tehdit karşısında MEB, eğitim işkolunda örgütlü sendikalarla acilen bir araya gelmeli ve okullarda yapılması gereken hazırlıklarla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı, sendikalar ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) gibi meslek örgütleri ile koordineli bir şekilde hareket etmelidir.
MEB’e konunun acilliği ve öneminden kaynaklı bir an önce bir araya gelerek, gerekli tedbirleri birlikte kararlaştırma çağrısı yapmamıza rağmen henüz çağrımıza bir yanıt alabilmiş değiliz. Ayrıca fuarların iptal edildiği, otellerin açılışlarının ertelendiği bir dönemde, okullarla ilgili alınacak önlemlerin hala belirsiz olmasının yarattığı kaygı ortadadır.
Ayrıca, MEB tarafından düzenlenmesi planlanan kimi kongrelerin iptal edildiğinin duyurusunun, kurumsal olarak değil de, kurum yöneticilerinin kişisel sosyal medya hesaplarından yapılıyor olması, yaşanan soruna karşı MEB’in koordinasyon içerisinde, planlı ve hazırlıklı olmadığı algısı yaratmaktadır. Bu konuda MEB’in hızlı ama panik içerisinde olmayan bir yaklaşımla süreci sürdürmesi gerektiğini bir kez daha belirtmek isteriz.
Eğitim Sen olarak,MEB’i konu ile ilgili bilgi paylaşımında daima şeffaflık ve açıklık ilkesine uygun hareket etmeye ve derhal eğitimöğretime ara verme kararı almaya davet ediyoruz. Bütün okullarda eş zamanlı olarak başlatıldığı söylenen hijyen çalışmalarının en kısa sürede tamamlanarak, hastalığın yayılmasının önüne geçecek tedbirleri ivedilikle hayata geçirmek için gerekli adımların derhal atılması gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.