Mektepli Gazete

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulundan Açıklama

Açıklamasında Milli Eğitim Bakanı tarafından 3 Kasım 2020 tarihinde yapılan MEB bütçesinin sunuş metninde MEB’in yaşanan gerçeklikten kopuk, alanın gerçekliğinden uzak ve acil çözülmesi gereken sorunları yok sayan bir yaklaşımla faaliyete devam ettiğini ifade eden Eğitim Sen, yaşanan bu olağanüstü koşullarda gerekli olanın “katılımcı, demokratik, sosyal ve cinsiyet eşitliğini gözeten bir bütçe” olduğunu ve bu konuda konfederasyonun KESK koordinesinde mücadeleyi sürdüreceğini belirtti.

Paylaş
Yazı boyutu
100%
Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulundan Açıklama

Açıklamasında Milli Eğitim Bakanı tarafından 3 Kasım 2020 tarihinde yapılan MEB bütçesinin sunuş metninde MEB’in yaşanan gerçeklikten kopuk, alanın gerçekliğinden uzak ve acil çözülmesi gereken sorunları yok sayan bir yaklaşımla faaliyete devam ettiğini ifade eden Eğitim Sen, yaşanan bu olağanüstü koşullarda gerekli olanın “katılımcı, demokratik, sosyal ve cinsiyet eşitliğini gözeten bir bütçe” olduğunu ve bu konuda konfederasyonun KESK koordinesinde mücadeleyi sürdüreceğini belirtti.

Açıklamada, MEB’in, öğrenci olmadığı için yapılamayan derslerden dolayı öğretmenlerin yaşadığı ek ders kayıplarıyla ilgili sorunada değinilirken, bu konuda artık bir çözüm üretmesi gerekmektiğini, okul öncesi öğretmenleri başta olmak üzere öğretmenlerin yaşadığı hak kayıplarına karşı gerekli girişimlerde bulunulacağı ifade edildi.

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu Açıklaması:

Bugünün Gündemi:

  1. 2021 Yılı Bütçe Kanunu görüşmeleri TBMM’de başladı. Komisyon görüşmeleri başlayan bütçenin, genel olarak salgını ve gereksinimi olan sosyal kesimlerin ihtiyaçlarını gözetmeden hazırlandığı açıktır. Milli Eğitim Bakanı tarafından 3 Kasım 2020 tarihinde MEB bütçesinin sunuşu yapıldı. Sunuş metni MEB’in yaşanan gerçeklikten kopuk, alanın gerçekliğinden uzak ve acil çözülmesi gereken sorunları yok sayan bir yaklaşımla faaliyete devam etme yaklaşımında olduğunu göstermektedir. Yaşanan bu olağanüstü koşullarda ihtiyacımız olanın “katılımcı, demokratik, sosyal ve cinsiyet eşitliğini gözeten bir bütçe” olduğunu daha önce ifade etmiştik. Bu konuda konfederasyonumuz KESK koordinesinde mücadelemizi sürdüreceğiz.
  2. Uzaktan eğitim süreci parçalı da olsa devam ederken, salgının yoğunluğundan dolayı ailelerin yaşadığı kaygılar, yüz yüze eğitime devam konusunda kesintilere neden olmaktadır. Bu durum nedeniyle de bazı dersler yapılamamaktadır. MEB’in, öğrenci olmadığı için yapılamayan derslerden dolayı öğretmenlerin yaşadığı ek ders kayıplarıyla ilgili soruna artık bir çözüm üretmesi gerekmektedir. Okul öncesi öğretmenleri başta olmak üzere arkadaşlarımızın yaşadığı hak kayıplarına karşı gerekli girişimlerde bulunacağımızın bilinmesini isteriz
  3. MEB’in tüm kademelerde 23 Kasım tarihinde seyreltilmiş şekilde yüz yüze eğitime geçmeyi planladığına dair bilgilerin basında yer alması ile okulların açılmasına dair tartışma yeniden başladı. Kabine toplantısı sonrasında da bu konuda yeniden bir değerlendirme yapılacağı açıklandı. MEB’in okullarda yüz yüze eğitimin genişletilmesi çalışması ile salgının genel seyri arasında doğrudan bir ilişki olmamasının eksiklik olduğunu ifade etmek gerekiyor. Salgının seyrine göre, okulların açık veya kapalı olmasına dair kararın değişmesi gerekirken, MEB sanki okullar ve öğrenciler salgından hiç etkilenmiyor gibi davranmaya devam ediyor. Oysa bu sürecin tamamen bilimsel veriler, çocuğun üstün yararı, öğretmenlerin ve öğrencilerin sağlığını gözeten şekilde sürdürülmesi gerekmektedir. 24 Ağustos tarihinden bu yana Genel Merkezimize iletilen covid-19 tanısı konulan eğitim emekçilerinin bulunduğu kurum sayıları kaygılarımızı artırmaktadır. MEB’e çağrımız covid-19 pozitif tanısı konulan eğitim emekçilerinin ve kurumlarının bilgilerini düzenli ve şeffaf olarak kamuoyu ile paylaşmasıdır.
  4. 2020-2021 Öğretim Yılı için yapılan kredi ve burs başvuruları sırasında sorulan bazı sorular, öğrencileri kimi derneklere yönlendirme amacı taşımaktadır. Bakanlıktan yapılan açıklamada soruların anket amaçlı olduğu ve sonuçları etkilemeyeceği ifade edilse de yapılan uygulamanın dolaylı bir yönlendirme olduğu açıktır. Kamu kurumlarının ve dolayısıyla da kamu yöneticilerinin toplumun tüm kesimlerine eşit mesafede olması bir zorunluluktur. Bu anketi düzenleyenler ve uygulayanlar hakkında gerekli incelemenin başlatılması gerektiğini ifade etmek isteriz.
  5. MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü, 2 Kasım 2020 tarihinde yayınladığı bir yazı ile özel okulların 7. ve 11. sınıfları için destekleme ve yetiştirme kursları ile takviye kurslarının açılabileceğini bildirdi. Bu yazı ile özel okulların fiili olarak 2 sınıfında daha yüz yüze eğitime başlanacağı açıktır. MEB özel okullara avantaj sağlamak adına karar almaya son vermeli, eğitimde eşitsizlik yaratacak adımlar atmamalıdır.

    Kamuoyuna Saygıyla Sunarız

    EĞİTİM SEN MERKEZ YÜRÜTME KURULU



    Mektepli Gazete | Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulundan Açıklama