Eğitim emekçileri: Mektup değil hakkımız olanı istiyoruz Eğitim emekçileri
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, 1 milyon 300 bin öğretmene Öğretmenler Günü nedeniyle gönderdiği mektubu değerlendiren eğitimciler, “Kaynaklar yetersiz, çocuklar aç, yardımcı personel yok. Üstelik her gün şiddetle karşı karşıya gelmeye başladık. Mektuba değil insanca yaşanacak bir ücrete ve mesleki itibarımızın geri verilmesine ihtiyacımız var” diye konuştu. "MESLEĞİMİN İTİBARINI GERİ İSTİYORUM" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle, öğretmenlerin cep telefonlarına bir mektup gönderdi. Mektuba ilişkin Evrensel’e konuşan 13 yıllık bir öğretmen, “Mesleğimizde ‘değer’ kelimesi mektupla sınırlı kaldı. Ben işimi çok severek yapıyorum, ancak ne kendimi ne de işimi artık değerli hissetmiyorum. İlk öğretmen olduğumda mesleğimin bir itibarı vardı ancak şimdi öğretmen olduğumu söyleyince mesleğin bir değeri kalmadığını görüyoruz. Bu itibarı geri istiyorum” dedi. Konuya dair görüştüğümüz Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Genel Başkanı Kadem Özbay ise yıllar içinde öğretmenlik mesleğinin itibarı yanında daha birçok şeyi kaybettiğini anlatarak şöyle konuştu: “Öğretmenlik artık her an şiddete uğrayabilme, fiziki donanımsızlıklarla baş etmek zorunda kalan, okullara aç gelen öğrencilerine çözüm arayan bir meslek grubu haline geldi. Bir benzetme vardır ya öğretmenlik mesleğine dair ‘eğitim ordusu’ derler. Cehalete karşı aydınlanma savaşı verecek olan bizlerin cephesinde bir şey yok! Neyle savaşacağız. Kaynaklarımız yetersiz, çocuklarımız aç, okullarda yardımcı personelimiz yok. Eğitim Bakanı Öğretmenler Günü’nde öğretmenlere önlük dağıttı. ‘Rol model olacaksınız’ dedi. Utanç duyduk.” "EĞİTİMDE ŞİDDET YASASI İSTİYORUZ" Okullarda artan şiddete karşı “eğitimde şiddet yasası”nın çıkarılması çağrısını yapan Özbay, “Dün Afyon’da önceki gün Urfa’da, her gün okullarda şiddet yaşanır oldu. Olağanlaşan şiddet karşısında ‘Geçmiş olsun’ söylemlerini kabul etmiyoruz. Geçmiş olsun lafını biz söyleyelim meslektaşlarımıza. Siyasal iktidar ‘Okullarda şiddet neden yaşanıyor?’ diyerek çözüm bulsun. Yasayı hayata geçirsin” diye konuştu. OKULLARDA İŞ BARIŞI BOZULDU Öğretmenlik Meslek Kanunu’na göre aynı işi yapmasına rağmen beş farklı ücretin ödendiğine dikkat çeken Özbay, “Okullarda eğitim barışı yerle bir oldu. ‘Hakkınız ödenmez’ diye diye hakkımızı ödemez oldular. Bakın bir anket yaptık sonuçları öğretmenlerin gerçek duygularını ortaya koyuyor. Meslektaşlarımızdan kadrolu öğretmenlerin yüzde 60’ı her an meslekten atılma korkusu yaşıyor, yüzde 90’ı görevde yükselmelerin liyakatsiz olduğuna inanıyor. Yüzde 99’u eğitimin niteliksizleştiğine inanıyor, yüzde 98’i mesleğin itibarını kaybettiğini düşünüyor. Şimdi durum bu iken Bakan bize mektup yazmış” diye konuştu. "OKULLAR ÖĞRETMENLERİNDİR" Özbay son olarak şunları söyledi: “ÇEDES projesi ile okullara sürekli birileri gelip gider oldu. Değerleri imamlar anlatıyor, herhangi bir TÜGVA yetkilisi okula gelip başka bir konuyu anlatıyor. Oysa öğretmek öğretmenlerin işidir. Okullar öğretmenlerindir. Öğretmenlerin ders programı nasıl olsun diyerek, fikri bile alınmıyor. Müfredatla ilgili de fikrimizi almıyorlar. Ancak İsmailağa Cemaati ile koalisyon halindeler. Fotoğraflarını görüyoruz. O yüzden tekrarlıyoruz; insanca yaşanacak bir ücret ve mesleki itibarımızı geri istiyoruz. İnsanca yaşanacak, yoksulluk sınırının üstünde bir ücret talebimizdir.” Evrensel
