Mektepli Gazete

Eğitim düzenlemeleri reform mu deform mu?

Eğitim düzenlemeleri reform mu deform mu?

Paylaş
Yazı boyutu
100%
30 Mart 2012 tarihinde kamuoyunda 4 4 4 diye bilinen 6287 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun TBMM’de kabul edildi ve 11 Nisan 2012 tarihinde yayımlandı. Kanun içeriği eğitim sisteminin 12 yıla çıkarılması ve zorunlu olması, kademelerin ilkokul 4 yıl, ortaokul 4 yıl ve ortaöğretim 4 yıl olarak kademelendirilmesidir. Diğer hususlar okullara zorunlu seçmeli dini derslerin konulmasıdır. Türk eğitim sistemi Osmanlı döneminden bu yana temel eğitim sorunu başta olmak üzere yapı sorununu bilimsel ölçütlerde çözme girişimleri siyasi konjonktürle farklı şekillere evrilebilmiştir. Cumhuriyetin ilk dönemindeki reformlar istisnadır. Tarihsel akış içerisinde zorunlu eğitim: • 1824 yılında Ergenlik çağına kadar sıbyan okullarına devam mecburiyeti getirildi. • 1847 yılında Dört yıl sıbyan mektebi iki yıl Rüştiye zorunluluğu getirildi. • 1869 yılında sıbyan mektebi süresi dört yıl, iki yıl Rüştiye de zorunludur. • 1913 yılında Zorunlu öğretimin tekrar altı yıla çıkarılması kararına varıldı. • 1921 yılında Zorunlu eğitim dört yıla indirildi. • 1923 yılında Zorunlu eğitimin süresi beş yıla çıkarıldı. • 1973 yılında Sekiz yıllık eğitime geçme kararı alındı. Deneme uygulamalarına başlandı. • 1997 yılında Tüm yurtta sekiz yıllık kesintisiz zorunlu eğitime geçildi. • 2012 yılında Eğitim sistemi 4 4 4 şeklinde kademelendirilerek 12 yıllık eğitim zorunlu hale getirildi. Yaklaşık 200 yıllık eğitim sürecimizde 9 kez sistem değişikliğine gitmişiz. Eğitimin sürekli değişen ve gelişen bir bilim olduğunun baskın bir şekilde kendini hissettirdiği son yüzyılda kısmen daha az değişiklik yapılması bizim bilimi eğitime çok uyarladığımız anlamını çıkarmamakta. Ancak Cumhuriyetin ilk yılında yapılan düzenleme 74 yıl sürmüş, bu düzenlemenin temelinin kurtuluş savaşı dönemi maarif kongresinde atılması da Cumhuriyeti kuranların eğitime bakışı açısından anlamlıdır. Ülkemizde eğitim sistemi ile ilgili bilimsel bir değişikliğin yapılması ne acıdır ki genelde demokrasi dışı yöntemlerle ya da demokrasiye ara verildiği dönemlerde olmuştur. İlköğretimin işleyişini düzenleyen ve hala değiştirilemeyen 222 sayılı ilköğretim ve eğitim kanunu 27 Mayıs ihtilali sonrası ara dönemde 5 Ocak 1961 tarihinde, milli eğitimimizin temel kanunu olan sistemi tüm yönleriyle düzenleyen 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu 12 Mart darbesinin ara dönemi olan 14 Haziran 1973 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 28 Şubat 1997 tarihinde ise post modern darbe diye adlandırılan dönem sonunda ise 1973 yılından itibaren Milli Eğitim Şuralarıyla ve pilot uygulamalarla denenen ve tavsiye dilen kesintisiz sekiz yıllık eğitimi düzenleyen 4306 sayılı kanun 18 Ağustos 1997 tarihinde yürürlüğe girmiştir. En son düzenleme ise darbe dönemlerinin aksine güçlü bir tek parti iktidarı döneminde olmuştur. Yazımıza konu olan 6287 sayılı kanun ( 4 4 4) 11 Nisan 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bahse konu kanun demokratik olmayan bir şekilde yürürlüğe girmiş, eğitim, bilim konuşulmamıştır. Hatta öyle ki parlamentomuzda zorunlu dersleri kanunla kabul ederek dünya eğitim tarihine geçtik o dönemde. Temel sorun şu, ya biz ülke olarak eğitimi konuşup uzlaşmayı beceremiyoruz ya da siyasal anlayışlarımızı eğitim sistemi üzerinden sürdürüyoruz. Son düzenleme büyük bir reform olarak sunuldu ve toplumsal uzlaşı olmadan kabul edildi. Öyle alelacele kabul edilen bir kanun oldu ki okula başlama yaşı kanun çıktığından buyana sorun olmaya devam etti. Bu ülkenin ilkokullarında 60 aylık, 66 aylık, 72 aylık, 84 aylık çocuklarımız aynı eğitimi aldılar ve alıyorlar. Kanuna rağmen 4 kere yönetmelikle değişiklik yapıldı ama sorunlar çözülemiyor, olan 6 yaşındaki çocuklarımıza oluyor, tıpkı bitişik el yazısının çok bilimsel olduğu yolundaki güçlü söylemlerin 12 yıl sonra hiçte bilimsel değil diye terk edilmesi gibi. Acaba mevcut 92 eğitim fakültemizden kaç akademisyen 7 yıldır uygulanan 4 4 4 düzenlemesinin olumlu olumsuz yanlarını irdeledi? Sonuçlarını bakanlık dikkate aldı? Eksiklikleri ve fazlalıkları değerlendirilerek revize edildi? Acaba kaç öğretmen arkadaşımızın uygulamayla ilgili görüş ve önerileri alındı? Acaba bu yapılanlar reform mu deform muydu? Sonuçlarını tarihe mi bırakacağız yoksa bilime mi? Albert Einstein “Bir ülkenin geleceği o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır” derken bizlere bir mesaj mı verdi diye düşünmeden edemiyorum.
Mektepli Gazete | Eğitim düzenlemeleri reform mu deform mu?