DÜNYA, İNSANI TAŞIMAKTAN YORULDU
Eminim, evlerinde can sıkıntısıyla oturan herkesin aklından yalnızca şu geçiyordur;

Eminim, evlerinde can sıkıntısıyla oturan herkesin aklından yalnızca şu geçiyordur;
Nasıl bir döneme doğmuşuz biz böyle!!!
Bir arkeolog olarak Maya kehanetlerinde 2012 yılında neden kıyamet kopacak yazmışlar hep merak ederdim.
Şimdi yaşadıkça gördüm ki, bahsettikleri kıyamet buymuş.
Kıyam-et ey insanoğlu!!!
Mesaj buymuş…
İnsanlığa binlerce yıl öncesinden haber salmışlar aslında, hazırlanalım, ayağa kalkalım, tedbirimiz alalım diye fakat hiç hazır olamadık ve şu an çok şaşkınız.
GELECEK, GEÇMİŞTE SAKLIDIR…
Şu güzel Anadolu’mda arkeologlara biraz değer verilseydi ve geçmişin neler gizlediğine önem verilseydi belki biraz daha hazırlıklı olurduk.
Alman ve İngiliz arkeologlar ardından Amerika, arkeolojik kazılara neden bu kadar yatırım yaptı hiç bu soruyu kendine soran var mı?
Geleceğin izlerini araştırıyorlardı. Sümerlerden önce dünyada bulunan teknoloji hakkında kaç kişinin fikri var, sadece kazılara bu kadar yatırım yapan ülkelerin bilgisi var.
Sizlere mitolojide taç şeklinde görünümü olan Corona takımyıldızının oluşumu var ve insanlığı yiyen bir canavar şeklinde anlatılmış, dersem şaşırırsınız değil mi?
Bir başka yazıda yazacağım mitolojide geçen bu olayı da…
Şu an şaşkın olduğumuz olayların nedenlerinin hepsi geçmişte ve mitolojilerde saklı aslında…
2012 itibariyle yeni bir dünya düzenine giriş yaptık aslında ve şimdi 2023 yılından sonra çok farklı uygulama, anlayış, davranış, çalışma şekli ve yaşam tarzlarıyla karşılaşacağız.
Dünya; insanların kibrini, para hırsını, egosunu, aç gözlülüğünü taşımaktan yoruldu ve tüm kutsal mekânlar dâhil her tarafı minicik bir virüsle boşaltı.
Biz insanlar, tavrımızı ve tarzımızı değiştirmeyince, mikroskobik bir virüsle tüm dünyayı tadilata aldı.
Hazır evdeyiz, kitap okuyalım en iyisi, BELKİ BİLGİ DÜZEYİMİZ ARTTIKÇA TEPKİLERİMİZ AZALIR VE ŞU SÜRECİ DAHA KOLAY ATLATIRIZ.
Kitap olarak ise iki önerim olacak.
İlk önerim; Atatürk’ün askeri okullarda okutulmasını istediği BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE adlı kitap.
Bu kitap; bir ülkeyi yeniden inşa etmeyi anlatıyor.
Bu zor süreçten çıktığımızda bu kitap bize fazlasıyla yol gösterecektir. Çünkü her şeyi belki de yeni baştan inşa edeceğiz.
Ve 2. Önerim; Machiavelli’nin yazmış olduğu PRENS adlı kitabı okumanızdır.
Siyasetin arka planını ve kirli yüzünü öyle güzel anlatmış ki!
1513 yıllarında yazılan ve bir süre yasaklı olan bu kitabın üzerinden onca zaman geçmesine rağmen siyasetin hala aynı olduğunu görmek açısından insanı etkiliyor.
Siyaset felsefesi ve devlet yönetme sanatının başyapıtı olarak kabul edilen bu kitap bana göre günümüzdeki siyasete kadar geçerli olan aynı olayları anlatmıştır.
Prens adlı kitaptan kısa bir cümle ekleyeyim de ne demek istediğim daha net anlaşılsın;
"İnsanlar; kendisini sevdiren birinden çok, kendisinden korkulan birine zarar vermeyi göze alamazlar."
Siyaset, günümüze dek bu mantık üzerine kuruludur maalesef…
Önümüzdeki yıllarda taraf olanlar taraflarıyla birlikte kaybederken, halktan yana birlik olanlar kazanacak.
Teknolojinin, bilimin, insandan yana olmanın, hijyenin, ruh ve beden temizliğinin, adaletin, emeğin ne kadar kıymetli olduğunu öğreneceğimiz yıllara, virüs sopasını yiyerek giriş yaptık.
VE BUGÜNE DEK BİLDİĞİNİZ HERŞEYİ UNUTUN, BİLMEDİĞİMİZ YEPYENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR.
İNSANDAN YANA DURANLARIN KAZANACAĞI DÖNEME HOŞGELDİK…