Mektepli Gazete

Dr.Öğr.Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI: Zamanın Ruhunda Utangaç ve Yandaş Prototipler

1.Öndeyi “Zamanın Ruhunda Utangaç ve Yandaş Prototipler!” konusuyla ilgilenilen bu çalışmada; Türkiye’nin sosyolojik yapısında yaygın yer bulan davranış kalıplarına kamu oyununun dikkatini çekmektir. Çalışma, kaynaklarda sıralanan literatür verilerine ek olarak yazarın postpozitivist görüşleriyle oluşturulmuştur. Çalışma sistematiği; (1)Öndeyi, (2)Utangaç, Yandaş, Arketip ve Prototip Betimlemeleri, (3)Arketip ve Prototip Ontolojisinde Sınıfsallık, (4)Utangaç ve Yandaş Prototip Haller, (5)Sonuçlar, (6)Öneriler, (7)Vargı ve Tartışma alt başlıklarında kaleme alınmıştır. 2.Utangaç, Yandaş, Arketip ve Prototip Betimlemeleri Zamanın ruhunda utangaç ve yandaş prototipler! konusunun betimlenmesine daha iyi hizmet eder umuduyla, aşağıda utangaç, yandaş, arketip ve prototip özellikleri tanıtılmaktadır: 2.1.Utangaç Utangaç, bir ortamda, toplulukta ve tanımadığı bir kimsenin yanında rahat davranamayan, rahat konuşamayan yani sıkılgan olan bireydir. Çünkü; Utangaç birey, çekingendir. Utangaç, onaylanmama, reddedilme ve yargılanma endişeleri yaşar Utangaç insanların kendisi hakkında olumsuz düşünmelerinden korkar. Utangaç, göz iletişiminden kaçınır, Anadolu İnsanın deyimiyle insan yüzüne bakamaz, kaçınır ve olaylar-olgular karşısında sessiz kalır. 2.2. Yandaş Yandaş, birinden, bir görüşten ve bir gruptan yana olmadır. Yandaş, bir düşünceye, bir isteğe, bir oya katılmadır. Yandaş, bir eylemi destekleyerek, yanlı ve taraflı davranmadır. 2.3.Arketip Arketip; felsefi epistemoda ilk ve asıl örnek anlamında olup, psikoloji bilgi kolunda ise arketip “kolektif bilinçaltını oluşturan öğeler” anlamında kullanılmaktadır. Yapıtlara konu ve örnek olan arketiplerin bireysel ve toplumsal etkilerinden somut olarak gözlenneler şunlardır Kalıtsal eğilimler doğrultusunda bireylerin hayatlarına girerler. Yaşam tarzlarıyla rehberlik ederler. İlgilenilen tematik bağlama göre ortak bir simge ve imge oluştururlar. Ortak bir bilinç sosyal bilinç oluştururlar. Duygusal öğeler barındırırlar. Arketipler evrensel düşünce biçimleri olarak, edebi, sanatsal ve filozofik yapıtlarda yer bulurken, Moliere’nin Cimri Romanındaki işlenen karakter ilk cimri tipi olarak somutlanır. Çünkü; Moliere (Jean-Baptiste Poquelin1622-1673) yapıtlarındaki tiplemelerle dünya edebiyatında, Shakespeare'den sonra insan gerçekliğini en derinlemesine inceleme ve betimleme formasyonuna sahip yazardır (Moliere, 2023) Psikolojik bakışta arketip açıklamasında Carl Gustav Jung, bilinçaltına ait bulgularında Freud’dan ayrı veriler ortaya koyar. Özetle Jung: “bilinç düzeyinde dışadönük bir insan, bilinçaltı düzeyinde içedönük olabilir” derken, bu durumun tam tersinin de olabileceğini öne sürer (Jung, 2006: 25) Jung “psikolojik karakter tipleri” olarak da şu sekiz karakteri tanımlar: “Dışadönük düşünen tip, içedönük düşünen tip, dışadönük duygusal tip, içedönük duygusal tip, dışadönük duyusal tip, içedönük duyusal tip, dışadönük sezgili tip, içedönük sezgili tip” 2.4.Prototip Prototip, bir kavram ya da süreci test etmek ya da çoğaltılmış ve öğrenilecek bir şey gibi davranmaya yönelik inşa edilmiş, bir ürünün erken örneği, modeli ya da sürümüne denir. Bir final ürün değil, ürünün o aşamada finale mümkün olan en yakın halidir. Prototip, bir ürünün veya tasarımın hazırlık aşamalarında ortaya konulan örnektir. Diğer üretimlerin de bu örneğe uygun olması beklendiğinden prototip değişmez yani bir örnektir. 3.Arketip ve Prototip Ontolojisinde Sınıfsallık Moliere’nin arketiplerini burjuva ve aristokrat sınıflardan seçtiği karakterlerle gezegende her şeyin sınıfsallığına edebi bakış katarken, Karl Marx ise mesai-ücret ilişkisinde sermayedar soyut emek işgücünden daha fazla artı değer çıkarıyor görüşüyle, emeğin, bir nesne olarak görüldüğünü, emeği, hakkın karşılığı olarak değil, alınıp satılan bir meta olarak değerlendiriyor. Emek sahibi yaşamak zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için çalışırken, sermayedar ise kar marjını artırmak için çalışma hayatında çalışıyorum rolünü oynuyor. Oysa, emek yoğun çalışmada işçinin salt kol, el ve zihin gücü varken, tüm üretim materyal, ortam, araç ve fizik mekanları sermayedarın sahipliğinde ve kontrolunda gözüküyor (Marx, 2021). Çünkü; Endüstri Devrimi sonrasında küresel sermaye artı değere ve servete doymadı. Bu doymazlık ile 21.asrın ilk çeyreğinin bitimine yaklaşırken; sermaye ve kapitalist bakış; emek yoğun çalışandan daha çok yararlanmak istiyor. 4.Utangaç ve Yandaş Prototip Haller Gezegenin her köşesinde görülen yaygın utangaç ve yandaş prototiplerin tipik hallerinden seçilmiş olan bazıları aşağıda betimlenmektedir. Yapılan betimlemede; bu çalışmanın amaç, kapsam ve sınırlılıkları içerisinde; ayrı ve özel disiplin alanı ve bilim uzmanlığı gerektiren ileri davranış analizlerine girişilmeden; ilgili alan yazın ve yazarın sosyal gözlem sonuçları dikkate alınmıştır. Yönetsel bürokraside liyakat formasyonu yerine; “bizden olsun” yaklaşımıyla hareket ederler. Her fırsatta kutsal manevi yaşamı göstermeye ve atıf yapmaya değerler adına riyakarlık artıyor. Liyakatsızlık yaygındır. Toplumsal yapıda kültürel erozyonların olmasını maneviyattan uzaklaşmaya bağlanır. Kutsal değerler adına riyakarlık artıyor. Her olumsuzluk “dış güç (!)” sendromuyla açıklanır. Bireysel ve toplumsal şiddet, manevi nedenlere bağlanır. Devlet-Kurumlar-vatandaşlar arası yabancılaşmalar artar. Kaynağı belirsiz paralılar gösterişli yaşamlar sürülür. Hükümete iktidar olanlar devlet sanılır. Kavgaları mertlikten uzak ve kalleşcedir. Yerde yatanı tekmeleme gibi, yerde yatana soplarla üç-dört kişi saldırma gibi insan onurunu ayaklar altına alan tavırlarda eş deyişle kahpecedir. Benimsedikleri siyasal empozeli görüşten farklı ve aykırı bir görüş ve siyasal tercihleri olan gruplarda ve fizik mekanlarda oy verdikleri partiyi söyleyememe gibi özgüvensizlikleri vardır. Siyasal tercihlerindeki butik yanlışlılar karşısında “elim kırılsaydı da vermeseydim”(!) garip ama işlevsiz bir pişmanlıkları vardır. Ticari zekalar artarken; ahlaki tutumlar ve tavırlar azalır. Her türden ahlaksızlık ve çarpık ilişkiler feodal ahlak ve akılla savunulur. “Çalıyor ama çalışıyor(!)” gibi gezegende asla kabul görmeyecek kamusal işleyiş masum görülür. 1948 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde yer bulan “özel mülkiyet hakkına yakırı” merkezi idarenin tasarrufu olur. Bu konuda en somut, dramatik, çarpıcı toplumsal yara olan konut kiralarının son 2 yılda % ile sınırlı tutulması açık-net ve haksız bir yaptırım olarak gözleniyor. Enflasyonun gerçekte 0’lerde (https://enaggrup.org.2024), TÜİK’de bile p-80’lerde olduğu yüksek enflasyonist süreçte anılan kira artışını gerçekten uzaklığı görülür (https://tuik.gov.tr. 2004). Zaten kira konusu tek taraflı yani sadece kiracılardan oluşmadığı ev sahiplerinin de konunun diğer tarafı olduğu göz önüne alındığında; alına kararın ne kadar empati yoksunluğu içerdiği daha somut olarak görülüp daha iyi anlaşılır. Kültürel gecikmeleriyle “uyumsuzluk ve görgüsüzlükleri artar (Karaağaçlı, 2024). Halkın normal ekmeğe ve simite ulaşmada yaşadığı güçlüklerden empatisiz olarak bir haberdirler. Gösterişli yemek masalarının ve tabaklarınının selfi düşkünlüğü artar. Antisosyal* medyada olgu ve olayları manüpülasyonlarda üzerlerine yoktur. Eleştirel bakan her bulguyu ve görüşü “bilgi yanlışlığı(!)” diye anti-savunmayla itibarsızlaştırırlar. Bu konuda geniş özel fizik-mekan, kadro, yapı ve organizasyonları için özel bütçe ve giderleri vardır. 5.Sonuçlar Zamanın Ruhunda Utangaç ve Yandaş Prototipler! Tematiğinden çıkarılabilecek sonuçlar arasında şunlar manidar görümektedir: Gezegende bağlamı yeri, coğrafyası ne olursa olsun her insanın z0r yaşadığı anlar vardır. Zorluklar Türkiye Coğrafyasında geniş halkın yaşam maliyeti ile somutlanırken, bir oligarşik yapı ise yüksek gelirleriyle farklı yaşamlar sürdürmektedir. Farklı yaşamlar sürmesi sonradan görmelerinden değil; görgüsüzlüklerinden olacak ki, yaşam halleri baştan ayağa Türkiye Coğrafyasının sosyolojisinin ve manevi iklimine aykırılıklar barındırmaktadır. Çalışmanın tematiğindeki utangaç ve yandaşlıktan masum olanı utangaçlık olurken, Bir insanın sonradan görmesiyle hal ve gidişinin tutumlarında sırıtması abartılı tavırlar göstermesi hoşgörüyle karşılanabilirken; görgüsüzlükleri ise asla toleranslı ve müsahamalı görülemez. 6.Öneriler Zamanın Ruhunda Utangaç ve Yandaş Prototipler! Tematiğinden çıkarılan sonuçlar ışığında geliştirilen öneriler aşağıda sıralanmaktadır: “Her güvensizliğin ilişki kanseri olduğu” varsayımı da bu bulguyu destekler niteliktedir. Bu nedenle insan olma kimliği hiçbir sınıfa ve gruba yancılığı ve yandaşlığı gerektirmemelidir. İnsan olmanın ontolojisi ve fikirsel özgürlüğü her şeyin üzerinde olduğundan, düşünsel özgürlükler ve ifadede yer bulmalıdır. Türkiye coğrafysında her yurtaş işinde ve aşında özgürce fikir ifadesinde bulunabilmelidir. Bireysel ve toplumsal kalkınmada rehber olması gereken üniversiter yapılar bilimsel özgürlükleri için yazmalı, çizmeli ve resmet-melidir. UNESCO’nun "fikirlerin sansür edilmeme özgürlüğü" ölçütü akademik özgürlük temelinde ı güncel tutulmalıdır. Yaşamda ve eğitimde bilimsel yol ve yordamlar esas alınmalı, partiyi devlet görme siyasi şaşılığı yerine; bilimsel doğruların yandaşları olunmalıdır. Memlekette iiş-görev-rol icralarında siyasal ve kamusal bürokraside normal işler ve yapılması gereken teknolojik girşimler kahramanlık olarak görülmemeli, bağlama uygunluk olarak yaşanmalı ve değerlendirilmelidir. 7.Yargı ve Vargı Zamanın ruhunda utangaçlık ve yandaşlık prototipleri, genelde kültürel gecikmenin özelde ise bireysel tercihlerinin yansımasıdır. Nereden bakılırsa bakılsın, kimlik temelli karakter ve mizaç tümeli iyi ya da kötü olarak nitelenmez çünkü, kimliktir. Kimliğini yere, duruma, paraya, ranta, makama satan ise ancak; var olan, ontolojik kimliğinden çıkıp yancı ve yandaş prototipe dönmüş olarak nitelenir. Türkiye coğrafyasında her yurttaşa gerekli olan sosyal, hukuki, ve laiklik temelinde yaşamın peşinde olunmalı; “Atatürk ve arkadaşları tarafından emperyal güçlere karşı muhteşem 30 Ağustos 1922 zaferiyle filizlenen ve 29 Ekim 2024 günü tam bir asır ve bir yılını idrak edeceğimiz Cumhuriyet’in kurucu felsefesinin ve İlkelerinin yanında olunmalıdır. _____________ *Anti-sosyal medya: “Gezegende her olgu, olay ve değişken zıttıyla bilinir” ilkesiyle birlikte; sosyallik ve sosyalleşmenin aynı iklimli, fizik-mekanlı yüz-yüzelikleri gerektirdiğinden dolayı; bu çalışmada ve yazarın diğer yapıtlarında da bilinçli olarak kamuoyundaki sosyal medya kullanımının yerine; “anti-sosyal medya” olarak kullanılmış ve kullanılmaktadır. Kaynaklar Jung, C. Gustav. (2006). Analitik Psikoloji. Çev. Ender Gürol. İstanbul: Payel Yayınları. Karaağaçlı, M. (2019). Eğitimin Sosyolojisi. İkinci Yazım Birinci Basım. Ankara: Kitapçı Basımevi Yayıncılık Dağıtım Tasarım San Tic. Ltd. Şti. ISBN No:978-605-62357-9-5. Bandrol Seri Aralıkları: THG-PRH 637078-637207. Karaağaçlı, M. (2023-1) Her Durum ve Zaman Değişkeninde Kamu Minimal ve İsteksiz Olamaz! Mektepli Gazete. http://www.mektepligazete.com. 28 Ağustos 2023. Karaağaçlı, M. (2023-2). Özgürlük, Bağımsızlık ve Cumhuriyet Yolculuğunda Evrensel Rol Model: Atatürk. Bakü: Azerbaycan Atatürk Merkezi ve İksad İnstıtute Tarafından Düzenlenen 19 Mayıs 2023 Doğumunun 142. Yılında Atatürk 3. Uluslararası Sempozyumu. Sözlü bildiri metni. Karaağaçlı, M (2023-3).30  Ağustos Zaferi’nin Evrensel ve Ulusal İmgeleri  ve Simgeleri. Mektepli Gazete. 30.08.2023. http://www.mektepligazete.com. Marx, K. (2021). Kapital. Çev. Nail Atılgan, Erkin Özalp ve Mehmet Selik. Yordam Kitap. Mardin, Ş. (2017). Şerif Mardin Mahalle Baskısı Kavramını Anlatıyor. Medyascope. 07 Eylül Moliere,(2023). Cimri. Çev. Sabahattin Eyüboğlu. ISBN: 9754588422. UNESCO. (1997). Eğitim ve Tartışma Özgürlüğü. Araştırma Yapma ve Sonuçlarını Yayma-Yayımlama Özgürlüğü..www.unesco.org. https://tuik.gov.tr. Temmuz, 2004. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK). Resmi Web Sayfası. https://enaggrup.org. Ağustos,2004. ENAG. Enflasyon Araştırma Grubu. Resmi Web Sayfası. _____________ İletişim ve Erişim *Dr. Öğr. Üyesi, G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr.Üyesi. e-posta         : [email protected]   ORCID : https://orcid.org/0000-0003-3488-1021 Web       (1): w3.gazi.edu.tr/~mkara  Web       (2): https://avesis.gazi.edu.tr/mkara Web (3): www.yurtspor.com Web (4): www.mektepligazete.tebeşir Web (5): www.mektepligazete.bülten Facebook  (1): Kirizma Facebook  (2): Mustafa Karaağaçlı Twitter       : M_Karaagacli_ İnstagram    : mustafakaraagacli1 Blog :mustafakaragacli.blogspot.com

Paylaş
Yazı boyutu
100%
1.Öndeyi
“Zamanın Ruhunda Utangaç ve Yandaş Prototipler!” konusuyla ilgilenilen bu çalışmada; Türkiye’nin sosyolojik yapısında yaygın yer bulan davranış kalıplarına kamu oyununun dikkatini çekmektir. Çalışma, kaynaklarda sıralanan literatür verilerine ek olarak yazarın postpozitivist görüşleriyle oluşturulmuştur.

Fotoğraf: Medya günlüğü
Çalışma sistematiği; (1)Öndeyi, (2)Utangaç, Yandaş, Arketip ve Prototip Betimlemeleri, (3)Arketip ve Prototip Ontolojisinde Sınıfsallık, (4)Utangaç ve Yandaş Prototip Haller, (5)Sonuçlar, (6)Öneriler, (7)Vargı ve Tartışma alt başlıklarında kaleme alınmıştır.
2.Utangaç, Yandaş, Arketip ve Prototip Betimlemeleri
Zamanın ruhunda utangaç ve yandaş prototipler! konusunun betimlenmesine daha iyi hizmet eder umuduyla, aşağıda utangaç, yandaş, arketip ve prototip özellikleri tanıtılmaktadır:
2.1.Utangaç
Utangaç, bir ortamda, toplulukta ve tanımadığı bir kimsenin yanında rahat davranamayan, rahat konuşamayan yani sıkılgan olan bireydir.
Çünkü;
Utangaç birey, çekingendir. Utangaç, onaylanmama, reddedilme ve yargılanma endişeleri yaşar
Utangaç insanların kendisi hakkında olumsuz düşünmelerinden korkar.
Utangaç, göz iletişiminden kaçınır, Anadolu İnsanın deyimiyle insan yüzüne bakamaz, kaçınır ve olaylar-olgular karşısında sessiz kalır.
2.2. Yandaş
Yandaş, birinden, bir görüşten ve bir gruptan yana olmadır. Yandaş, bir düşünceye, bir isteğe, bir oya katılmadır. Yandaş, bir eylemi destekleyerek, yanlı ve taraflı davranmadır.
2.3.Arketip
Arketip; felsefi epistemoda ilk ve asıl örnek anlamında olup, psikoloji bilgi kolunda ise arketip “kolektif bilinçaltını oluşturan öğeler” anlamında kullanılmaktadır.
Yapıtlara konu ve örnek olan arketiplerin bireysel ve toplumsal etkilerinden somut olarak gözlenneler şunlardır
Kalıtsal eğilimler doğrultusunda bireylerin hayatlarına girerler.
Yaşam tarzlarıyla rehberlik ederler.
İlgilenilen tematik bağlama göre ortak bir simge ve imge oluştururlar.
Ortak bir bilinç sosyal bilinç oluştururlar.
Duygusal öğeler barındırırlar.
Arketipler evrensel düşünce biçimleri olarak, edebi, sanatsal ve filozofik yapıtlarda yer bulurken, Moliere’nin Cimri Romanındaki işlenen karakter ilk cimri tipi olarak somutlanır. Çünkü; Moliere (Jean-Baptiste Poquelin1622-1673) yapıtlarındaki tiplemelerle dünya edebiyatında, Shakespeare'den sonra insan gerçekliğini en derinlemesine inceleme ve betimleme formasyonuna sahip yazardır (Moliere, 2023)
Psikolojik bakışta arketip açıklamasında Carl Gustav Jung, bilinçaltına ait bulgularında Freud’dan ayrı veriler ortaya koyar. Özetle Jung: “bilinç düzeyinde dışadönük bir insan, bilinçaltı düzeyinde içedönük olabilir” derken, bu durumun tam tersinin de olabileceğini öne sürer (Jung, 2006: 25)
Jung “psikolojik karakter tipleri” olarak da şu sekiz karakteri tanımlar:
“Dışadönük düşünen tip, içedönük düşünen tip, dışadönük duygusal tip, içedönük duygusal tip, dışadönük duyusal tip, içedönük duyusal tip, dışadönük sezgili tip, içedönük sezgili tip”
2.4.Prototip
Prototip, bir kavram ya da süreci test etmek ya da çoğaltılmış ve öğrenilecek bir şey gibi davranmaya yönelik inşa edilmiş, bir ürünün erken örneği, modeli ya da sürümüne denir. Bir final ürün değil, ürünün o aşamada finale mümkün olan en yakın halidir.
Prototip, bir ürünün veya tasarımın hazırlık aşamalarında ortaya konulan örnektir. Diğer üretimlerin de bu örneğe uygun olması beklendiğinden prototip değişmez yani bir örnektir.
3.Arketip ve Prototip Ontolojisinde Sınıfsallık
Moliere’nin arketiplerini burjuva ve aristokrat sınıflardan seçtiği karakterlerle gezegende her şeyin sınıfsallığına edebi bakış katarken, Karl Marx ise mesai-ücret ilişkisinde sermayedar soyut emek işgücünden daha fazla artı değer çıkarıyor görüşüyle, emeğin, bir nesne olarak görüldüğünü, emeği, hakkın karşılığı olarak değil, alınıp satılan bir meta olarak değerlendiriyor.
Emek sahibi yaşamak zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için çalışırken, sermayedar ise kar marjını artırmak için çalışma hayatında çalışıyorum rolünü oynuyor. Oysa, emek yoğun çalışmada işçinin salt kol, el ve zihin gücü varken, tüm üretim materyal, ortam, araç ve fizik mekanları sermayedarın sahipliğinde ve kontrolunda gözüküyor (Marx, 2021).
Çünkü; Endüstri Devrimi sonrasında küresel sermaye artı değere ve servete doymadı. Bu doymazlık ile 21.asrın ilk çeyreğinin bitimine yaklaşırken; sermaye ve kapitalist bakış; emek yoğun çalışandan daha çok yararlanmak istiyor.
4.Utangaç ve Yandaş Prototip Haller
Gezegenin her köşesinde görülen yaygın utangaç ve yandaş prototiplerin tipik
hallerinden seçilmiş olan bazıları aşağıda betimlenmektedir.
Yapılan betimlemede; bu çalışmanın amaç, kapsam ve sınırlılıkları içerisinde; ayrı ve özel disiplin alanı ve bilim uzmanlığı gerektiren ileri davranış analizlerine girişilmeden; ilgili alan yazın ve yazarın sosyal gözlem sonuçları dikkate alınmıştır.
Yönetsel bürokraside liyakat formasyonu yerine; “bizden olsun” yaklaşımıyla hareket ederler.
Her fırsatta kutsal manevi yaşamı göstermeye ve atıf yapmaya değerler adına riyakarlık artıyor.
Liyakatsızlık yaygındır.
Toplumsal yapıda kültürel erozyonların olmasını maneviyattan uzaklaşmaya bağlanır.
Kutsal değerler adına riyakarlık artıyor.
Her olumsuzluk “dış güç (!)” sendromuyla açıklanır.
Bireysel ve toplumsal şiddet, manevi nedenlere bağlanır.
Devlet-Kurumlar-vatandaşlar arası yabancılaşmalar artar.
Kaynağı belirsiz paralılar gösterişli yaşamlar sürülür.
Hükümete iktidar olanlar devlet sanılır.
Kavgaları mertlikten uzak ve kalleşcedir. Yerde yatanı tekmeleme gibi, yerde yatana soplarla üç-dört kişi saldırma gibi insan onurunu ayaklar altına alan tavırlarda eş deyişle kahpecedir.
Benimsedikleri siyasal empozeli görüşten farklı ve aykırı bir görüş ve siyasal tercihleri olan gruplarda ve fizik mekanlarda oy verdikleri partiyi söyleyememe gibi özgüvensizlikleri vardır.
Siyasal tercihlerindeki butik yanlışlılar karşısında “elim kırılsaydı da vermeseydim”(!) garip ama işlevsiz bir pişmanlıkları vardır.
Ticari zekalar artarken; ahlaki tutumlar ve tavırlar azalır.
Her türden ahlaksızlık ve çarpık ilişkiler feodal ahlak ve akılla savunulur.
“Çalıyor ama çalışıyor(!)” gibi gezegende asla kabul görmeyecek kamusal işleyiş masum görülür.
1948 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde yer bulan “özel mülkiyet hakkına yakırı” merkezi idarenin tasarrufu olur. Bu konuda en somut, dramatik, çarpıcı toplumsal yara olan konut kiralarının son 2 yılda %25 ile sınırlı tutulması açık-net ve haksız bir yaptırım olarak gözleniyor. Enflasyonun gerçekte %200’lerde (https://enaggrup.org.2024), TÜİK’de bile %70-80’lerde olduğu yüksek enflasyonist süreçte anılan kira artışını gerçekten uzaklığı görülür (https://tuik.gov.tr. 2004).
Zaten kira konusu tek taraflı yani sadece kiracılardan oluşmadığı ev sahiplerinin de konunun diğer tarafı olduğu göz önüne alındığında; alına kararın ne kadar empati yoksunluğu içerdiği daha somut olarak görülüp daha iyi anlaşılır.
Kültürel gecikmeleriyle “uyumsuzluk ve görgüsüzlükleri artar (Karaağaçlı, 2024).
Halkın normal ekmeğe ve simite ulaşmada yaşadığı güçlüklerden empatisiz olarak bir haberdirler.
Gösterişli yemek masalarının ve tabaklarınının selfi düşkünlüğü artar.
Antisosyal* medyada olgu ve olayları manüpülasyonlarda üzerlerine yoktur.
Eleştirel bakan her bulguyu ve görüşü “bilgi yanlışlığı(!)” diye anti-savunmayla itibarsızlaştırırlar. Bu konuda geniş özel fizik-mekan, kadro, yapı ve organizasyonları için özel bütçe ve giderleri vardır.
5.Sonuçlar
Zamanın Ruhunda Utangaç ve Yandaş Prototipler! Tematiğinden çıkarılabilecek sonuçlar arasında şunlar manidar görümektedir:
Gezegende bağlamı yeri, coğrafyası ne olursa olsun her insanın z0r yaşadığı anlar vardır.
Zorluklar Türkiye Coğrafyasında geniş halkın yaşam maliyeti ile somutlanırken, bir oligarşik yapı ise yüksek gelirleriyle farklı yaşamlar sürdürmektedir.
Farklı yaşamlar sürmesi sonradan görmelerinden değil; görgüsüzlüklerinden olacak ki, yaşam halleri baştan ayağa Türkiye Coğrafyasının sosyolojisinin ve manevi iklimine aykırılıklar barındırmaktadır.
Çalışmanın tematiğindeki utangaç ve yandaşlıktan masum olanı utangaçlık olurken, Bir insanın sonradan görmesiyle hal ve gidişinin tutumlarında sırıtması abartılı tavırlar göstermesi hoşgörüyle karşılanabilirken; görgüsüzlükleri ise asla toleranslı ve müsahamalı görülemez.
6.Öneriler
Zamanın Ruhunda Utangaç ve Yandaş Prototipler! Tematiğinden çıkarılan sonuçlar ışığında geliştirilen öneriler aşağıda sıralanmaktadır:
“Her güvensizliğin ilişki kanseri olduğu” varsayımı da bu bulguyu destekler niteliktedir. Bu nedenle insan olma kimliği hiçbir sınıfa ve gruba yancılığı ve yandaşlığı gerektirmemelidir.
İnsan olmanın ontolojisi ve fikirsel özgürlüğü her şeyin üzerinde olduğundan, düşünsel özgürlükler ve ifadede yer bulmalıdır.
Türkiye coğrafysında her yurtaş işinde ve aşında özgürce fikir ifadesinde bulunabilmelidir.
Bireysel ve toplumsal kalkınmada rehber olması gereken üniversiter yapılar bilimsel özgürlükleri için yazmalı, çizmeli ve resmet-melidir.
UNESCO’nun "fikirlerin sansür edilmeme özgürlüğü" ölçütü akademik özgürlük temelinde ı güncel tutulmalıdır.
Yaşamda ve eğitimde bilimsel yol ve yordamlar esas alınmalı, partiyi devlet görme siyasi şaşılığı yerine; bilimsel doğruların yandaşları olunmalıdır.
Memlekette iiş-görev-rol icralarında siyasal ve kamusal bürokraside normal işler ve yapılması gereken teknolojik girşimler kahramanlık olarak görülmemeli, bağlama uygunluk olarak yaşanmalı ve değerlendirilmelidir.
7.Yargı ve Vargı
Zamanın ruhunda utangaçlık ve yandaşlık prototipleri, genelde kültürel gecikmenin özelde ise bireysel tercihlerinin yansımasıdır.
Nereden bakılırsa bakılsın, kimlik temelli karakter ve mizaç tümeli iyi ya da kötü olarak nitelenmez çünkü, kimliktir. Kimliğini yere, duruma, paraya, ranta, makama satan ise ancak; var olan, ontolojik kimliğinden çıkıp yancı ve yandaş prototipe dönmüş olarak nitelenir.
Türkiye coğrafyasında her yurttaşa gerekli olan sosyal, hukuki, ve laiklik temelinde yaşamın peşinde olunmalı; “Atatürk ve arkadaşları tarafından emperyal güçlere karşı muhteşem 30 Ağustos 1922 zaferiyle filizlenen ve 29 Ekim 2024 günü tam bir asır ve bir yılını idrak edeceğimiz Cumhuriyet’in kurucu felsefesinin ve İlkelerinin yanında olunmalıdır.
_____________
*Anti-sosyal medya: “Gezegende her olgu, olay ve değişken zıttıyla bilinir” ilkesiyle birlikte; sosyallik ve sosyalleşmenin aynı iklimli, fizik-mekanlı yüz-yüzelikleri gerektirdiğinden dolayı; bu çalışmada ve yazarın diğer yapıtlarında da bilinçli olarak kamuoyundaki sosyal medya kullanımının yerine; “anti-sosyal medya” olarak kullanılmış ve kullanılmaktadır.
Kaynaklar
Jung, C. Gustav. (2006). Analitik Psikoloji. Çev. Ender Gürol. İstanbul: Payel Yayınları.
Karaağaçlı, M. (2019). Eğitimin Sosyolojisi. İkinci Yazım Birinci Basım. Ankara: Kitapçı Basımevi Yayıncılık Dağıtım Tasarım San Tic. Ltd. Şti. ISBN No:978-605-62357-9-5. Bandrol Seri Aralıkları: THG-PRH 637078-637207.
Karaağaçlı, M. (2023-1) Her Durum ve Zaman Değişkeninde Kamu Minimal ve İsteksiz Olamaz! Mektepli Gazete. http://www.mektepligazete.com. 28 Ağustos 2023.
Karaağaçlı, M. (2023-2). Özgürlük, Bağımsızlık ve Cumhuriyet Yolculuğunda Evrensel Rol Model: Atatürk. Bakü: Azerbaycan Atatürk Merkezi ve İksad İnstıtute Tarafından Düzenlenen 19 Mayıs 2023 Doğumunun 142. Yılında Atatürk 3. Uluslararası Sempozyumu. Sözlü bildiri metni.
Karaağaçlı, M (2023-3).30 Ağustos Zaferi’nin Evrensel ve Ulusal İmgeleri ve Simgeleri. Mektepli Gazete. 30.08.2023. http://www.mektepligazete.com.
Marx, K. (2021). Kapital. Çev. Nail Atılgan, Erkin Özalp ve Mehmet Selik. Yordam Kitap.
Mardin, Ş. (2017). Şerif Mardin Mahalle Baskısı Kavramını Anlatıyor. Medyascope. 07 Eylül
Moliere,(2023). Cimri. Çev. Sabahattin Eyüboğlu. ISBN: 9754588422.
UNESCO. (1997). Eğitim ve Tartışma Özgürlüğü. Araştırma Yapma ve Sonuçlarını Yayma-Yayımlama Özgürlüğü..www.unesco.org.
https://tuik.gov.tr. Temmuz, 2004. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK). Resmi Web Sayfası.
https://enaggrup.org. Ağustos,2004. ENAG. Enflasyon Araştırma Grubu. Resmi Web Sayfası.
_____________
İletişim ve Erişim
*Dr. Öğr. Üyesi, G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr.Üyesi.
ORCID : https://orcid.org/0000-0003-3488-1021
Web (1): w3.gazi.edu.tr/~mkara
Web (2): https://avesis.gazi.edu.tr/mkara
Web (3): www.yurtspor.com
Web (4): www.mektepligazete.tebeşir
Web (5): www.mektepligazete.bülten
Facebook (1): Kirizma
Facebook (2): Mustafa Karaağaçlı
Twitter : M_Karaagacli_
İnstagram : mustafakaraagacli1
Blog :mustafakaragacli.blogspot.com
Mektepli Gazete | Dr.Öğr.Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI: Zamanın Ruhunda Utangaç ve Yandaş Prototipler