Mektepli Gazete

Dr.Öğr.Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI: Yeni Özneli Liberalizmin Tetiklediği; “Nominalizm”

Yeni Özneli Liberalizmin Tetiklediği; “Nominalizm” Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr. Üyesi. 1.Liberalizmle Örselenen Gezegen Liberalizm, serbest piyasayı ve  ekonomisini öne çıkaran, kamusal alanın küçülmesini hatta her tür alandan işlevlerini özel sektöre ”buyur kazan” edilmesini sağlayan tuhaf bir politik tercihtir. Post kapitalizmin doğuşu, yayılışı ve empozesiyle boy gösteren ABD’de bile liberalizme itirazlar yükselmeye devam ederken memleket coğrafyası nedense? “liberallere ve politik tercihlerine gebermektedir.” Güncel yönetimiyle birlikte dikta, empoze ve militer ellerini gezegene iyice hissettiren ABD, Rusya, Çin’’in dangalaklıklarıyla, İran’ın hlkına antidemokratik tavırlarıyla, haydut İsrail ve Ukrayna’nın seçimsiz yönetimleriyle birlikte gezegenin barışı insanca, hakça ve adaletli yaşaması giderek örseleniyor. “Bu mu adalet” ve bu mu dünya barışına katkı?” kritik sorularına verilen tümel “hayır!” cevapları da liberalizmin gezegene huzur, barış, yaşam adaleti ve eşitliği getirmediğini gösteriyor. 2.Yeni Özneli Tutucu ve Kuşatmacı Liberalizmin Lekeleri Teorizede, bireysel özgürlük ve sosyal adalet arasında denge kurmayı amaçladığı söylenilen yeni özneli tutucu ve kuşatmacı liberalizmde de siyasal kişilikler ve uyguladıkları politikalar (1)Çıkar, (2)Savaş, (3)Rant, (4)Emek sömürüsü, (5)İşsizlik, (6)Etiksizlik ve (7)Kök değersizlik ve (6)Şiddet doğurmaktan öte bir hayra ve sahaya yaramadığı gözleniyor. Liberal politiklerde iyice yaygınlaşıp palazlanarak yaşam alanı bulan şiddetin (1)Aile, (2)Sokak, (3Hayvanlar, (4)Eğitim ve okullar ve hatta (5)Parlementolar içinde bile yaygınlaşması gerek evrensel gerekse ulusal ölçeklerde gözleniyor olmasını politik liberaller bile inkar edemiyor! Politik liberallerde fikri takibi ve görüş özgürlüğünü savunmaları yerine; “ne yapalım elimiz armut mu? toplasın tabi şiddet gerekiyora kullanılır (!) zayıf ve tuhaf gerekçeli distopik savunusuna giriyorlar. Çünkü, kamusal yaklaşımdan uzak liberal uygulamalar devleti küçültüp “minimal” yaparken toplumu da nominal yapıyor. Devletin minimal olmasını “endüstriyel gelişmişliği yüksek ülkelerdeki otomotiv, bilişim, iletişim ve savunma sanayi” alanlarındaki üretimde önde olan özel sektöre bağlayan memlekete özgü düşünce garipliği savunuyor. Bireysel ve toplumsal nominalizmi ise gösterişli yaşamlarla ulusal kamu kanallarında gösteriyor. Yeri gelmişken; Nominalizmin en çok gözlendiği yaygın alanlardan bazılarının aşağıda sıralanan yönlerle ilgili olduğu görülüyor: Olgular ve olaylar, bilimsel bulgular yerine siyasal din bağıyla açıklanıp gerekçelendiriliyor. Siyasal din iklimi “Emevi Özneli” olup, kutsiler gösterişli saraylarla imgelenip teyitleniyor. Üretim biçimini ve ilişkileri Ekonomi bilimi yerine; “faiz günah keçisiyle açıklanıp temellendiriliyor. Aslında çok sevdikleri parayı somutça izlesinler ceplerine ve kursaklarına giren faizi nasıl ceplediklerini ve yediklerini görürler. Cumhuriyetçi Demokrasi tarihi tüm gerçekliğiyle 103. Yaşına erişirken, yapılanlar “eski-yeni” özneleriyle eylemleştiriliyor. Oysa bir olgu ve olaya “yeni” demekle yeni olmaz, kökten, radikal ve devrimci nitellere uygun olmasıyla “yeni-orijinal ve özgün” olur. Üretim güçleri emperyal olduğu için gezegende hala daha açlık çeken ülkelerin ve toplumların varlığı gözleniyor. Afrika’nın çoğunda ve Filistin-Gazze bu insanlık utancının somut adresleri olmaya devam etmektedir (Karaağaçlı, 2025-1). Yeni özneli kuşatmacı ve tutucu politikalarla insan kaynakları yancı kullanılıyor. Kamuda liyakat ve hak edilmiş ulusal ölçekli sınavlardan alınan puanlar yerine; “mülakat tuhaflığı” ile bilimsellikten uzak öznel ölçütlü güya sözlü sınavlarla (!) işgörenler alınıyor, “insani, hukuki ve kul hakkı boyutları çöpe gidiyor. Üretim biçimlerinin tüketimi karşılayamamasıyla gıda enflasyonu durmadan yükseliyor. Tarım girdileri planlamadan ve nesnel desteklerden uzak olduğundan, Atatürk’ün “şehirlinin efendisi” dediği “köylü” üretme fakiri ve gelir yosunu oluyor.” Bireyler ve devlet-yurttaş arasındaki ilişkileri düzenleyen hak, hukuk ve adaletin (1)Yasama, (2)Yürütme ve (3)Yargılama alanları güçler ayrılığı güzellemelerinde kalıyor. Toplumsal, ekonomik, siyasal, hukuksal kültürel, yaşamı düzenleyen kurumların ve kurallar “anomi lekesiyle” zedeleniyor. Yabancılaşma denilen anominin en üst perdelisi bireyin devlete- devletin bireye yabancılaşması artıyor Yönetim ihtirasları yeteneklerin ve görevsel liyakatlı rollerin önüne geçiyor. “Çalıyor ama çalışıyor (!)” tuhaflığı yankesici ahlakta gerekçe kabul ediliyor (Karaağaçlı, 2025-2 ve Karaağaçlı, 2025-2). Kişisel yön kayıpları ve seçilmiş olumsuz davranışlar (bağımlılık, cinayet, intihar..) artıyor. Kök değer temelli kurallar örseleniyor. Toplumsal dokular gevşiyor. Toplumsal bağlar zayıflıyor. Toplumsal dayanışma giderek imha oluyor. Eğitim ve öğretimde paralı eğitimle sosyal adalet ve sosyal eşitlik giderek derinleşiyor. 3.Nominalist Toplum Kavramların Gerçeklerden Uzak Kullanılmasıyla Oluşur! Nominal toplumun inşası dil, iletişim ve anlaşma aracı olan kavramların gerçeklerden uzak kullanılmasıyla oluşur. Nominal toplum yerine gerçekleri gören ve algılayan bir toplum oluşturmada; Felsefe, Sosyoloji, Sosyal Psikoloji, Hukuk, İletişim, Ekonomi, Tarih, Eğitim ve Antropoloji bilimlerinin bilimsel bulgularından yararlanılması yaşamsal önem ve değerdedir. Bu önem ve değer; Cumhuriyetçi Demokrasinin Kurucu Filozofu GMK Atatürk’ün “bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” görüşü pekiştirmektedir (Atatürk, 2020). Çünkü; ancak bilimsel iklim göz ardı edilmediğinde olgular ve olaylar reel, nesnel, kanıtlı ve birikimli olarak ortaya konulabilir. Aksi ise kavramların içini boşaltarak gerçeklerden uzaklaşmaktır. Kaynaklar Atatürk, G.M.K. (2020). Cumhuriyetimizin Emanetçisi Olan Çocuklarımız İçin Nutuk. Kripto Basın Yayın. Atatürk Araştırma Merkezi. (1995). "29 Ekim Cumhuriyet Bayramı". Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. 11 (33). Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları. ss. 771-779. ISSN 1011-727X. Karaağaçlı, M. (2025-1). Atlantikçilikte; “Gazze Yok!” http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı, 25.09.2025. Karaağaçlı, M. (2025-2). Evrenseli Örseleyen, Kimlikçi ve Yankesici Ahlak, http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı, 07.01.2025. Karaağaçlı, M. (2025-3). Toplumu Niye Nominalist Yapıyorsunuz? http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı, 11.11.2025. www.wikipedia, (2025).Nominalizm. 07.11.225. Etiksel Gerekçe Bu yazında hazırlık, plan, yazım, alıntı ve raporlaştırma süreçlerinde araştırma yöntem bilim ilkelerine göre; atıf ve alıntı kurallarına uyulmuş, alan yazın verilerinde bir intihal ve manipülasyon yapılmamıştır. Etiksel İlke Burada yer verilen görüşlerden yapılan alıntılarda kaynak gösterilmesi etiksel olarak uygun olacaktır. İletişim ve Erişimi Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI T.C.Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğretim Üyesi e-posta-1: [email protected] e-posta-2: [email protected] Web-1 : w3.gazi.edu.tr/~mkara Web-2 :https://avesis.gazi.edu.tr/mkara ORCID :https://orcid.org/0000-0003-3488-1021 Süren Yayın Ortamları ve Portalları Futbol-spor-yorum :www.yurtspor.com.yazarlar Eğitim,sosyoloji ve güncel:www.mektepligazete.com.köşeyazıları Bilim-araştırma :www.mektepligazete.tebeşirbülten.com Tüm yayınlar blogu :mustafakaragacli.blogspot.com Bilişim Medyaları Facebook-1 :Kirizma Facebook-2 :Mustafa Karaağaçlı X :M_Karaagacli_ İnstagram :mustafakaraagacli1 Youtube kanalı:http://www.youtube.com/@AkademikAda

Paylaş
Yazı boyutu
100%
Yeni Özneli Liberalizmin Tetiklediği;
“Nominalizm”
Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI
G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr. Üyesi.
1.Liberalizmle Örselenen Gezegen
Liberalizm, serbest piyasayı ve ekonomisini öne çıkaran, kamusal alanın küçülmesini hatta her tür alandan işlevlerini özel sektöre ”buyur kazan” edilmesini sağlayan tuhaf bir politik tercihtir.
Post kapitalizmin doğuşu, yayılışı ve empozesiyle boy gösteren ABD’de bile liberalizme itirazlar yükselmeye devam ederken memleket coğrafyası nedense? “liberallere ve politik tercihlerine gebermektedir.”
Güncel yönetimiyle birlikte dikta, empoze ve militer ellerini gezegene iyice hissettiren ABD, Rusya, Çin’’in dangalaklıklarıyla, İran’ın hlkına antidemokratik tavırlarıyla, haydut İsrail ve Ukrayna’nın seçimsiz yönetimleriyle birlikte gezegenin barışı insanca, hakça ve adaletli yaşaması giderek örseleniyor.
“Bu mu adalet” ve bu mu dünya barışına katkı?” kritik sorularına verilen tümel “hayır!” cevapları da liberalizmin gezegene huzur, barış, yaşam adaleti ve eşitliği getirmediğini gösteriyor.
2.Yeni Özneli Tutucu ve Kuşatmacı Liberalizmin Lekeleri
Teorizede, bireysel özgürlük ve sosyal adalet arasında denge kurmayı amaçladığı söylenilen yeni özneli tutucu ve kuşatmacı liberalizmde de siyasal kişilikler ve uyguladıkları politikalar (1)Çıkar, (2)Savaş, (3)Rant, (4)Emek sömürüsü, (5)İşsizlik, (6)Etiksizlik ve (7)Kök değersizlik ve (6)Şiddet doğurmaktan öte bir hayra ve sahaya yaramadığı gözleniyor.
Liberal politiklerde iyice yaygınlaşıp palazlanarak yaşam alanı bulan şiddetin (1)Aile, (2)Sokak, (3Hayvanlar, (4)Eğitim ve okullar ve hatta (5)Parlementolar içinde bile yaygınlaşması gerek evrensel gerekse ulusal ölçeklerde gözleniyor olmasını politik liberaller bile inkar edemiyor!
Politik liberallerde fikri takibi ve görüş özgürlüğünü savunmaları yerine; “ne yapalım elimiz armut mu? toplasın tabi şiddet gerekiyora kullanılır (!) zayıf ve tuhaf gerekçeli distopik savunusuna giriyorlar.
Çünkü, kamusal yaklaşımdan uzak liberal uygulamalar devleti küçültüp “minimal” yaparken toplumu da nominal yapıyor.
Devletin minimal olmasını “endüstriyel gelişmişliği yüksek ülkelerdeki otomotiv, bilişim, iletişim ve savunma sanayi” alanlarındaki üretimde önde olan özel sektöre bağlayan memlekete özgü düşünce garipliği savunuyor.
Bireysel ve toplumsal nominalizmi ise gösterişli yaşamlarla ulusal kamu kanallarında gösteriyor.
Yeri gelmişken; Nominalizmin en çok gözlendiği yaygın alanlardan bazılarının aşağıda sıralanan yönlerle ilgili olduğu görülüyor:
Olgular ve olaylar, bilimsel bulgular yerine siyasal din bağıyla açıklanıp gerekçelendiriliyor.
Siyasal din iklimi “Emevi Özneli” olup, kutsiler gösterişli saraylarla imgelenip teyitleniyor.
Üretim biçimini ve ilişkileri Ekonomi bilimi yerine; “faiz günah keçisiyle açıklanıp temellendiriliyor. Aslında çok sevdikleri parayı somutça izlesinler ceplerine ve kursaklarına giren faizi nasıl ceplediklerini ve yediklerini görürler.
Cumhuriyetçi Demokrasi tarihi tüm gerçekliğiyle 103. Yaşına erişirken, yapılanlar “eski-yeni” özneleriyle eylemleştiriliyor. Oysa bir olgu ve olaya “yeni” demekle yeni olmaz, kökten, radikal ve devrimci nitellere uygun olmasıyla “yeni-orijinal ve özgün” olur.
Üretim güçleri emperyal olduğu için gezegende hala daha açlık çeken ülkelerin ve toplumların varlığı gözleniyor. Afrika’nın çoğunda ve Filistin-Gazze bu insanlık utancının somut adresleri olmaya devam etmektedir (Karaağaçlı, 2025-1).
Yeni özneli kuşatmacı ve tutucu politikalarla insan kaynakları yancı kullanılıyor. Kamuda liyakat ve hak edilmiş ulusal ölçekli sınavlardan alınan puanlar yerine; “mülakat tuhaflığı” ile bilimsellikten uzak öznel ölçütlü güya sözlü sınavlarla (!) işgörenler alınıyor, “insani, hukuki ve kul hakkı boyutları çöpe gidiyor.
Üretim biçimlerinin tüketimi karşılayamamasıyla gıda enflasyonu durmadan yükseliyor. Tarım girdileri planlamadan ve nesnel desteklerden uzak olduğundan, Atatürk’ün “şehirlinin efendisi” dediği “köylü” üretme fakiri ve gelir yosunu oluyor.”
Bireyler ve devlet-yurttaş arasındaki ilişkileri düzenleyen hak, hukuk ve adaletin (1)Yasama, (2)Yürütme ve (3)Yargılama alanları güçler ayrılığı güzellemelerinde kalıyor.
Toplumsal, ekonomik, siyasal, hukuksal kültürel, yaşamı düzenleyen kurumların ve kurallar “anomi lekesiyle” zedeleniyor. Yabancılaşma denilen anominin en üst perdelisi bireyin devlete- devletin bireye yabancılaşması artıyor
Yönetim ihtirasları yeteneklerin ve görevsel liyakatlı rollerin önüne geçiyor. “Çalıyor ama çalışıyor (!)” tuhaflığı yankesici ahlakta gerekçe kabul ediliyor (Karaağaçlı, 2025-2 ve Karaağaçlı, 2025-2).
Kişisel yön kayıpları ve seçilmiş olumsuz davranışlar (bağımlılık, cinayet, intihar..) artıyor.
Kök değer temelli kurallar örseleniyor.
Toplumsal dokular gevşiyor.
Toplumsal bağlar zayıflıyor.
Toplumsal dayanışma giderek imha oluyor.
Eğitim ve öğretimde paralı eğitimle sosyal adalet ve sosyal eşitlik giderek derinleşiyor.
3.Nominalist Toplum Kavramların Gerçeklerden Uzak Kullanılmasıyla Oluşur!
Nominal toplumun inşası dil, iletişim ve anlaşma aracı olan kavramların gerçeklerden uzak kullanılmasıyla oluşur. Nominal toplum yerine gerçekleri gören ve algılayan bir toplum oluşturmada; Felsefe, Sosyoloji, Sosyal Psikoloji, Hukuk, İletişim, Ekonomi, Tarih, Eğitim ve Antropoloji bilimlerinin bilimsel bulgularından yararlanılması yaşamsal önem ve değerdedir.
Bu önem ve değer; Cumhuriyetçi Demokrasinin Kurucu Filozofu GMK Atatürk’ün “bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” görüşü pekiştirmektedir (Atatürk, 2020). Çünkü; ancak bilimsel iklim göz ardı edilmediğinde olgular ve olaylar reel, nesnel, kanıtlı ve birikimli olarak ortaya konulabilir. Aksi ise kavramların içini boşaltarak gerçeklerden uzaklaşmaktır.
Kaynaklar
Atatürk, G.M.K. (2020). Cumhuriyetimizin Emanetçisi Olan Çocuklarımız İçin Nutuk. Kripto Basın Yayın.
Atatürk Araştırma Merkezi. (1995). "29 Ekim Cumhuriyet Bayramı". Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. 11 (33). Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları. ss. 771-779. ISSN 1011-727X.
Karaağaçlı, M. (2025-1). Atlantikçilikte; “Gazze Yok!” http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı, 25.09.2025.
Karaağaçlı, M. (2025-2). Evrenseli Örseleyen, Kimlikçi ve Yankesici Ahlak, http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı, 07.01.2025.
Karaağaçlı, M. (2025-3). Toplumu Niye Nominalist Yapıyorsunuz? http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı, 11.11.2025.
www.wikipedia, (2025).Nominalizm. 07.11.225.
Etiksel Gerekçe
Bu yazında hazırlık, plan, yazım, alıntı ve raporlaştırma süreçlerinde araştırma yöntem bilim ilkelerine göre; atıf ve alıntı kurallarına uyulmuş, alan yazın verilerinde bir intihal ve manipülasyon yapılmamıştır.
Etiksel İlke
Burada yer verilen görüşlerden yapılan alıntılarda kaynak gösterilmesi etiksel olarak uygun olacaktır.
İletişim ve Erişimi
Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI
T.C.Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğretim Üyesi
e-posta-1: [email protected]
e-posta-2: [email protected]
Web-1 : w3.gazi.edu.tr/~mkara
Web-2 :https://avesis.gazi.edu.tr/mkara
ORCID :https://orcid.org/0000-0003-3488-1021
Süren Yayın Ortamları ve Portalları
Futbol-spor-yorum :www.yurtspor.com.yazarlar
Eğitim,sosyoloji ve güncel:www.mektepligazete.com.köşeyazıları
Bilim-araştırma :www.mektepligazete.tebeşirbülten.com
Tüm yayınlar blogu :mustafakaragacli.blogspot.com
Bilişim Medyaları
Facebook-1 :Kirizma
Facebook-2 :Mustafa Karaağaçlı
X :M_Karaagacli_
İnstagram :mustafakaraagacli1
Youtube kanalı:http://www.youtube.com/@AkademikAda

Görselin Kaynağı hür fikirler
Mektepli Gazete | Dr.Öğr.Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI: Yeni Özneli Liberalizmin Tetiklediği; “Nominalizm”