Mektepli Gazete

Dr.Öğr.Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI: Bir Sempozyumun Ardından!

Bir Sempozyumun Ardından! Mustafa Karaağaçlı 1.Sempozyum İklimi Sempozyum, alan bilim uzmanlarının akademik konuları farklı yönlerde inceleyip analiz ettikleri bilimsel etkinliktir. Bilgi şöleni olarak da betimlenen sempozyum güncel olarak 13-14 Aralık'ta Ankara'da bir otelin salonunda yapıldı. 2.Sempozyumun Künye Bilgileri Tematiği: Nasıl Bir Eğitim, Nasıl Bir Okul? Düzenleyen: Eğitim-İş Sendikası Sempozyum Konuları: Nasıl Bir Eğitim, Nasıl Bir Okul? Sempozyumunda şu konular sunuldu: Okul Ruh Sağlığı ve Okul İklimi Sağlıklı ve Güvenli Okul Yapıları Okul Çağı çocuklarda Yeterli ve Dengeli Beslenmenin Önemi Eğitim Hakkının Yaşama ve Gelişme Hakkı Bağlamında Değerlendirilmesi Nasıl Bir Öğretmen? Nasıl Bir Müfredat? Nasıl Bir Okul Öncesi Eğitim? Nasıl Bir Temel Eğitim? Neden Kamusal Eğitim? Neden Zorunlu Eğitim? Neden Karma ve Laik Eğitim? Eğitim Fakülteleri Ve Öğretmen Yetiştirme Öğretmen Akademileri Eğitimde Teknoloji Kullanımı Eğitim Yönetciliği ve Okul İdaresi Okulda Mobbing 3.Sempozyumun Temel Vurgusu Sempozyumda; açılış ve kapanış konuşmalarını yapan Eğitim-İş Genel Başkanı Sayın Kadem Özbay tarafından “Laik, bilimsel, çağdaş, kamusal, ulusal ve karma eğitim ve parasız eğitim” özelliklerine dayalı çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Sempozyuma akademisyen, mühendis, hukuk ve sağlık alanından uzmanlar, öğretmenleri, Eğitim-İş Sendikasının Türkiye Coğrafyası’nda Görevli Üyeleri ve öğrenciler katıldı. Sempozyumun, ortak paydasının ulusal eğitimin kamusal alanda parasız olması eğitimin ticari ve kapitalist lekelerle zedelendiği ortaya konuldu. 4.Ulusal Eğitimde Fırsat ve İmkan Eşitsizliği Artıyor Ulusal ve kamusal temelli eğitimde sempozyumda yer verilen sorunlara ek olarak aşağıda ana çizgilerle sıralanan sorunsalların da varlığı gözleniyor: Okullar yoksullaştırılıyor, Eğitim, öğretim ve ders programları bilimsel program geliştirme bilgi kolunun bulgularından uzak hazırlanıyor. Okullar ticari kurumlar gibi yönetiliyor. Okul yemeği ve sağlıklı su istemi bütçede yer bulamıyor Öğrencilerin edilgenliği özgüvenlerini olumsuz etkiliyor. Eğitimde fırsat ve imkan eşitsizlikleri artıyor. Kimse okula gitmek istemiyor. Kimse ders çalışmak istemiyor. Kimse kitap okumak istemiyor. Öğrenciler kopya ve internet aşırmalı ödevlerle derslerden geçiyorlar. Bireysel farklar dikkate alınmıyor. Kalabalık öğrencili sınıflar sorunu devam ediyor. Sınıf ve okul yönetim ve sorunlarının çözümüne “öğrenciler katılmıyor.” Sınıf ve okul iletişimin psikolojik ve sosyal yapısından kaynaklanan iletişim engelleri öğrencilerin sınıfa ve okula rahat gelme ve derslere katılma iklimini zedeliyor. Sert üsluplu iletişime öğrenci; “beni azarlayıp bağırmadan önce ne yapmak istediğimi anlamaya çalışın” diyor. 23 Nisan, 19 Mayıs ve 29 Ekim gibi ulusal birlik ve beraberlik adına coşkuyla kutlanması gereken günler, eski heyecanında ve ilgisinde kutlanmıyor. Öğrencilere “ulusal bilinç” yeterli, tutarlı ve duyarlı olarak verilmediğinden 23 Nisan, 19 Mayıs ve 29 Ekim gibi ulusal bayramlara katılması istenen öğrenciler “niye ben?” diye soruyorlar. 5.Ulusal ve Kamusal Eğitimde Kronik Öğretmen Krizleri Yukarı satırlarda sıralanan sorunlara öğretmen özneli şu sorunlar da eklendiğinde ulusal ve kamusal eğitimin kronik krizleri daha da somutlanıyor: Öğretmenlerin okula aidiyetlerinde yönetimlerin tutumlarından kaynaklı ciddi ilgisizlikler gözleniyor. Öğretmenlerin okula dolayısıyla MEB habitifine aitlikleri sorunlu bulunuyor. Öğretmenlerin sosyo-ekonomik yaşam koşulları gün geçtikçe zorlaşıyor. Kalabalık öğrencili okullar ve sınıflarda öğretmenlerden tek beklenti; “sınıfı susturmak/gürültü yapmasını önlemek” olarak görülüyor. Öğretmenlerin adına mesleki kariyer basamakları denen ama bütünsel niyet ve uygulamada kast sistemi işlevinde olan aday öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen ayrımı öğretmenlerin ders ve meslek aidiyetlerini olumsuz etkilediği gözleniyor. Öğretmen atamalarında mülakat sınavları güvensizliği sürüyor. Öğretmenleri kurumsal aidiyetleri farklı öğretmen unvanlarıyla zedeleniyor. Öğretmenlerin emekleri velilerin şikayetleriyle sorgulanıp değersizleştiriliyor. Oysa veliler paydaş olmakla beraber bir eğitim bilim, psikolojik danışman ve rehberlik uzmanı gibi öğretmenlere ve okul yönetimlerine ayar vermeye yöneliyorlar. 6.Vargı ve Yargıda; “Nasıl Bir Eğitim ve Nasıl Bir Okul? Betimlemesi Eğitim-İş Sendikasının düzenlediği Nasıl Bir Eğitim, Nasıl Bir Okul? Sempozyumu geçtiğimiz hafta sonu sonunda 13-14 Aralık 20025’de Ankara’da bir otelde yapıldı. Sempozyumda 16 farklı konu gündeme alınarak katılımcılarla paylaşıldı. Sempozyum kapanış konuşmasında Eğitim-İş Başkanı Sayın Kadem Özbay ulusal ve kamusal laik, karma parasız eğitimi lekeleyen uygulamaları “i f ş a ederek i n ş a” edeceklerini vurguladı. Bir sempozyumun ardından; bakıldığında; Türkiye Eğitim Coğrafya’sının her zamankinden daha çok zamanın ruhunda; Cumhuriyetçi Demokrasiyi güçlendirecek ve yaşatacak; (1)Cumhuriyetçilik, (2)Halkçılık, (3)Laiklik, (4)Ulusalcılık, (5)Devrimcilik ve (6)Devletcilik özellikli Atatürk İlkelerine daha çok önem ve değer verilmesi gerekiyor. Çünkü; anılan ilkeler çoklu, çoğulcu, katılımcı, sosyal eşitlikçi, bireysel ve toplumsal adaletçi, hak ve hukuk iklimini de güçlendirecektir. Yeterki; 102 yıllık Türkiye Cumhuriyeti kalkınmanın ve çağdaşlaşmanın adımlarını adamlara göre değil; Cumhuriyet’in kurucu Filozofu Atatürk’ün temel ilkelerini ama-sız, fakat-sız uygulamış olsun. Kaynak Eğitim-İş (2025). Nasıl Bir Eğitim? ve Nasıl Bir Okul? Sempozyumu 13-14 Aralık 20025. Ankara: Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanlığı. _______ Etiksel Gerekçe Bu yazında hazırlık, plan, yazım, alıntı ve raporlaştırma süreçlerinde araştırma yöntem bilim ilkelerine göre; atıf ve alıntı kurallarına uyulmuş, alan yazın verilerinde bir intihal ve manipülasyon yapılmamıştır. Etiksel İlke Burada yer verilen görüşlerden yapılan alıntılarda kaynak gösterilmesi etiksel olarak uygun olacaktır. İletişim ve Erişim Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI T.C.G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğretim Üyesi e-posta : [email protected] Web (1) : w3.gazi.edu.tr/~mkara Web  (2) :https://avesis.gazi.edu.tr/mkara ORCID:https://orcid.org/0000-0003-3488-1021 Süren Yayın Ortamları ve Portalları Futbol-spor-yorum :www.yurtspor.com.yazarlar Eğitim,sosyoloji,güncel:www.mektepligazete.com.köşeyazıları Bilim-araştırma :www.mektepligazete.tebeşirbülten.com Tüm yayınlar blogu :mustafakaragacli.blogspot.com Bilişim Medyaları Facebook (1): Kirizma Facebook (2): Mustafa Karaağaçlı X : M_Karaagacli_ İnstagram : mustafakaraagacli1 Youtube :AkademikAda

Paylaş
Yazı boyutu
100%
Bir Sempozyumun Ardından!
Mustafa Karaağaçlı
1.Sempozyum İklimi
Sempozyum, alan bilim uzmanlarının akademik konuları farklı yönlerde inceleyip analiz ettikleri bilimsel etkinliktir.
Bilgi şöleni olarak da betimlenen sempozyum güncel olarak 13-14 Aralık'ta Ankara'da bir otelin salonunda yapıldı.
2.Sempozyumun Künye Bilgileri
Tematiği: Nasıl Bir Eğitim, Nasıl Bir Okul?
Düzenleyen: Eğitim-İş Sendikası
Sempozyum Konuları: Nasıl Bir Eğitim, Nasıl Bir Okul? Sempozyumunda şu konular sunuldu:
Okul Ruh Sağlığı ve Okul İklimi
Sağlıklı ve Güvenli Okul Yapıları
Okul Çağı çocuklarda Yeterli ve Dengeli Beslenmenin Önemi
Eğitim Hakkının Yaşama ve Gelişme Hakkı Bağlamında Değerlendirilmesi
Nasıl Bir Öğretmen?
Nasıl Bir Müfredat?
Nasıl Bir Okul Öncesi Eğitim?
Nasıl Bir Temel Eğitim?
Neden Kamusal Eğitim?
Neden Zorunlu Eğitim?
Neden Karma ve Laik Eğitim?
Eğitim Fakülteleri Ve Öğretmen Yetiştirme
Öğretmen Akademileri
Eğitimde Teknoloji Kullanımı
Eğitim Yönetciliği ve Okul İdaresi
Okulda Mobbing
3.Sempozyumun Temel Vurgusu
Sempozyumda; açılış ve kapanış konuşmalarını yapan Eğitim-İş Genel Başkanı Sayın Kadem Özbay tarafından “Laik, bilimsel, çağdaş, kamusal, ulusal ve karma eğitim ve parasız eğitim” özelliklerine dayalı çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.
Sempozyuma akademisyen, mühendis, hukuk ve sağlık alanından uzmanlar, öğretmenleri, Eğitim-İş Sendikasının Türkiye Coğrafyası’nda Görevli Üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Sempozyumun, ortak paydasının ulusal eğitimin kamusal alanda parasız olması eğitimin ticari ve kapitalist lekelerle zedelendiği ortaya konuldu.
4.Ulusal Eğitimde Fırsat ve İmkan Eşitsizliği Artıyor
Ulusal ve kamusal temelli eğitimde sempozyumda yer verilen sorunlara ek olarak aşağıda ana çizgilerle sıralanan sorunsalların da varlığı gözleniyor:
Okullar yoksullaştırılıyor,
Eğitim, öğretim ve ders programları bilimsel program geliştirme bilgi kolunun bulgularından uzak hazırlanıyor.
Okullar ticari kurumlar gibi yönetiliyor.
Okul yemeği ve sağlıklı su istemi bütçede yer bulamıyor
Öğrencilerin edilgenliği özgüvenlerini olumsuz etkiliyor.
Eğitimde fırsat ve imkan eşitsizlikleri artıyor.
Kimse okula gitmek istemiyor.
Kimse ders çalışmak istemiyor.
Kimse kitap okumak istemiyor.
Öğrenciler kopya ve internet aşırmalı ödevlerle derslerden geçiyorlar.
Bireysel farklar dikkate alınmıyor.
Kalabalık öğrencili sınıflar sorunu devam ediyor.
Sınıf ve okul yönetim ve sorunlarının çözümüne “öğrenciler katılmıyor.”
Sınıf ve okul iletişimin psikolojik ve sosyal yapısından kaynaklanan iletişim engelleri öğrencilerin sınıfa ve okula rahat gelme ve derslere katılma iklimini zedeliyor. Sert üsluplu iletişime öğrenci; “beni azarlayıp bağırmadan önce ne yapmak istediğimi anlamaya çalışın” diyor.
23 Nisan, 19 Mayıs ve 29 Ekim gibi ulusal birlik ve beraberlik adına coşkuyla kutlanması gereken günler, eski heyecanında ve ilgisinde kutlanmıyor.
Öğrencilere “ulusal bilinç” yeterli, tutarlı ve duyarlı olarak verilmediğinden 23 Nisan, 19 Mayıs ve 29 Ekim gibi ulusal bayramlara katılması istenen öğrenciler “niye ben?” diye soruyorlar.
5.Ulusal ve Kamusal Eğitimde Kronik Öğretmen Krizleri
Yukarı satırlarda sıralanan sorunlara öğretmen özneli şu sorunlar da eklendiğinde ulusal ve kamusal eğitimin kronik krizleri daha da somutlanıyor:
Öğretmenlerin okula aidiyetlerinde yönetimlerin tutumlarından kaynaklı ciddi ilgisizlikler gözleniyor.
Öğretmenlerin okula dolayısıyla MEB habitifine aitlikleri sorunlu bulunuyor.
Öğretmenlerin sosyo-ekonomik yaşam koşulları gün geçtikçe zorlaşıyor.
Kalabalık öğrencili okullar ve sınıflarda öğretmenlerden tek beklenti; “sınıfı susturmak/gürültü yapmasını önlemek” olarak görülüyor.
Öğretmenlerin adına mesleki kariyer basamakları denen ama bütünsel niyet ve uygulamada kast sistemi işlevinde olan aday öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen ayrımı öğretmenlerin ders ve meslek aidiyetlerini olumsuz etkilediği gözleniyor.
Öğretmen atamalarında mülakat sınavları güvensizliği sürüyor.
Öğretmenleri kurumsal aidiyetleri farklı öğretmen unvanlarıyla zedeleniyor.
Öğretmenlerin emekleri velilerin şikayetleriyle sorgulanıp değersizleştiriliyor.
Oysa veliler paydaş olmakla beraber bir eğitim bilim, psikolojik danışman ve rehberlik uzmanı gibi öğretmenlere ve okul yönetimlerine ayar vermeye yöneliyorlar.
6.Vargı ve Yargıda; “Nasıl Bir Eğitim ve Nasıl Bir Okul? Betimlemesi
Eğitim-İş Sendikasının düzenlediği Nasıl Bir Eğitim, Nasıl Bir Okul? Sempozyumu geçtiğimiz hafta sonu sonunda 13-14 Aralık 20025’de Ankara’da bir otelde yapıldı. Sempozyumda 16 farklı konu gündeme alınarak katılımcılarla paylaşıldı.
Sempozyum kapanış konuşmasında Eğitim-İş Başkanı Sayın Kadem Özbay ulusal ve kamusal laik, karma parasız eğitimi lekeleyen uygulamaları “i f ş a ederek i n ş a” edeceklerini vurguladı.
Bir sempozyumun ardından; bakıldığında; Türkiye Eğitim Coğrafya’sının her zamankinden daha çok zamanın ruhunda; Cumhuriyetçi Demokrasiyi güçlendirecek ve yaşatacak; (1)Cumhuriyetçilik, (2)Halkçılık, (3)Laiklik, (4)Ulusalcılık, (5)Devrimcilik ve (6)Devletcilik özellikli Atatürk İlkelerine daha çok önem ve değer verilmesi gerekiyor.
Çünkü; anılan ilkeler çoklu, çoğulcu, katılımcı, sosyal eşitlikçi, bireysel ve toplumsal adaletçi, hak ve hukuk iklimini de güçlendirecektir.
Yeterki; 102 yıllık Türkiye Cumhuriyeti kalkınmanın ve çağdaşlaşmanın adımlarını adamlara göre değil; Cumhuriyet’in kurucu Filozofu Atatürk’ün temel ilkelerini ama-sız, fakat-sız uygulamış olsun.
Kaynak
Eğitim-İş (2025). Nasıl Bir Eğitim? ve Nasıl Bir Okul? Sempozyumu 13-14 Aralık 20025. Ankara: Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanlığı.
_______
Etiksel Gerekçe
Bu yazında hazırlık, plan, yazım, alıntı ve raporlaştırma süreçlerinde araştırma yöntem bilim ilkelerine göre; atıf ve alıntı kurallarına uyulmuş, alan yazın verilerinde bir intihal ve manipülasyon yapılmamıştır.
Etiksel İlke
Burada yer verilen görüşlerden yapılan alıntılarda kaynak gösterilmesi etiksel olarak uygun olacaktır.
İletişim ve Erişim
Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI
T.C.G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğretim Üyesi
Web (1) : w3.gazi.edu.tr/~mkara
Web (2) :https://avesis.gazi.edu.tr/mkara
ORCID:https://orcid.org/0000-0003-3488-1021
Süren Yayın Ortamları ve Portalları
Futbol-spor-yorum :www.yurtspor.com.yazarlar
Eğitim,sosyoloji,güncel:www.mektepligazete.com.köşeyazıları
Bilim-araştırma :www.mektepligazete.tebeşirbülten.com
Tüm yayınlar blogu :mustafakaragacli.blogspot.com
Bilişim Medyaları
Facebook (1): Kirizma
Facebook (2): Mustafa Karaağaçlı
X : M_Karaagacli_
İnstagram : mustafakaraagacli1
Youtube :AkademikAda
Mektepli Gazete | Dr.Öğr.Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI: Bir Sempozyumun Ardından!