Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI: Türkiye Coğrafyasında Şiddet Kanseri!
1.Öndeyi “Türkiye Coğrafyasında Şiddet Kanseri!” konulu bu çalışmanın amacı; Türkiye coğrafyasında kanser gibi yayılan şiddet olgusuna ulusal kamuoyunun dikkatini çekmektir. Çalışma; ilgili alan yazın bulgularına ve yazarın postpozivitist görüşleriyle gözlemlerine dayalı oluşturulmuştur. Çalışma; (1)Öndeyi, (2) 2.Şiddet Kanserinin Epistemosu ve Kaçırılmaması Gereken Belirtileri, (3)Şiddet Psikolojisinin Görünümleri, (4)Türkiye Coğrafyasında Şiddet Her Yerde, (5)Şiddette Tipik Davranış Kalıpları, (6)Şiddetin Yabancılaşmayla/Anomiyle İlişkisi, (7)Şiddette Temel Sorunumuz; Empati Yoksunluğudur!, (8)Şiddette Temel Eksiğimiz; Ulusal İradeli Yönetim Yoksunluğudur! (9)Sonuçlar, (10)Öneriler, (11)Yargı ve Tartışma alt başlıklarında sistematize edilmiştir. 2.Şiddet Kanserinin Epistemosu ve Kaçırılmaması Gereken Belirtileri Şiddet ile yaşam yan yana olmaz! Yaşamda kadınlar, çocuklar, aile bireyleri, tek taraflı ısrarlı takip edilenler, hayvanlar, öğretmenler, sağlık personeli, her türden kamu görevi yapanlar ve şiddet görürken, son TBMM’deki son şiddet kanser gibi Türkiye Coğrafyasına yayılmaya devam ediyor. Şiddet, her türlü fiziksel, psikolojik, sözel, sembolsel ve ekonomik baskıdır. Şiddet olgunda güç kullanma, , saldırganlık, tehdit, kontrolsüzlük vardır. Yasalar çerçevesinde cezası olmaması şiddeti haklı kılmazken; yasal boşluktan fırsat bulan her alan şiddete gebedir. Şiddet, özel veya kamusal alanda yani evde, aile bireyleri arasında, sokakta, mahallede, kentsel yaşamın her fizik-mekanında, iş yerinde, sporda, siyasada, ibadet yerlerinde eş deyişle şiddet bireysel ve toplumsal ölçeklerde kendini gösterir. Şiddet; bireyin acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması olası hareketlerdir. Şiddetin uygulanmasıyla tehdit, baskı ile özgürlükler keyfi olarak engellenir. Bu niteliğiyle şiddet olaylarında illa somut olarak fiziksel bir eylem aranmaz ve fiziksel bir zarar beklenmez. Çünkü; şiddet; psikolojik, ekonomik, sosyal ve cinsel yönlerden de zararlar verdiği için, bireyin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik yönden zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan tehdit ve baskı girişimli sözlü ya da sözsüz her türlü tutum ve davranıştır. 3.Şiddet Psikolojisinin Görünümleri Şiddet psikolojide sağlıksız kişilik yapısını işaret etmektedir. Ancak gelinen noktada şiddeti salt bir “psikolojik ve bireysel patolojik” durumla açıklamak yetersiz kalır. Çünkü; şiddette başlıca üç temel prototip repertuvarı karşımıza çıkmaktadır. Bunlar; (1)Şiddeti yapanlar, (2)Şiddeti görsel sunanlar ve (3)Şiddeti izleyenler. Şiddet mağdurları bu üç sarmalda en çok zarar gören ama nedense çokça bir şey yapamayan konumda durmaktadırlar. 4.Türkiye Coğrafyasında Şiddet Her Yerde! Temelde her türlü vahşet belirtisi olan şiddetin insani değerlerle asla yan-yana gelmemesi gerekirken; Türkiye ölçeğinde şiddet, hemen her yerde gözleniyor. Son şiddet olayları TBBM’de, futbol sahasında, sokakta, okulda, markette ve apartmanda yaşandı. Gerekçesi ne olursa olsun, şiddetin haklılığı Olamaz! Çünkü; Şiddet kimseyi haklı kılmaz! Şiddet insanlık dışıdır! Şu gezegende hiçbir neden, şiddetim gerekçesi olamaz! Şiddeti yapanın statüsü, konumu ve rolü ne olursa olsun şiddete başvuramaz! Toplumsal yapının en temel sorunu olan şiddetin spora da yansıması en popüler spor dalı futbolun her zeminine zarar veriyor! 5.Şiddette Tipik Davranış Kalıpları İnsani değerleri aşındıran öncelinde psikolojik ve ruhsal kökenli davranış bozukluğu olan şiddet aşağıdaki davranış kalıpları olarak ortaya çıkıyor: Aşağılama, Hakaret , Saygı göstermeme, Onur kırıcı davranma, Sürekli eleştirme, Yalan söyleme, Olumsuz sosyal baskı kurma ve Psikolojik baskı uygulamadır. 6.Şiddetin Yabancılaşmayla/Anomiyle İlişkisi Şiddetin sosyolojik değişkenlerinden olan bireysel ve toplumsal yabancılaşma da şiddet eylemlerini olumsuz manada beslemektedir. Yabancılaşma yani anomi, özünde “kanunsuzluk” ya da “normsuzluk” ifadeleri taşır. Yabancılaşma sonucunda; Kişisel yön kaybolmaları yaşanır. Kurallar hiçe sayılır. Toplumsal dokular zayıflar. Toplumsal bağlar zedelenir. Toplumsal dayanışma giderek imha olur. Fransız sosyolog Durkheim (1858-1917) ve Amerikalı sosyolog Merton (1910-2003) yabancılaşmayı, toplumun istedikleriyle bireylerin kendi istekleri arasındaki farklılaşma olarak görmüşlerdir (Durkheim, 1951; 241 ve Merton, 1973:134). Yabancılaşma, bireylerin bir davranışta bulunması gerektiğinde hangi normu ölçüt alacaklarını bilememe ve toplumla çelişme durumudur. Çünkü; bireylerin toplumsal normları benimsemeyerek çelişmeleri toplumla bütünleşmelerini engeller ve düzensizlik durumu oluşturur. Yabancılaşmanın evrilmesinde, bireyin önce kendine, ailesine sonra topluma ve yönetsel kurallara doğru yabancılaşmaya doğru eğilim gözlenir. Durkheim’a göre, Marksist kuramın vurguladığı işçi-işveren ve endüstriyel sınıf çatışması da bir tür bir yabancılaşma belirtisidir (Durkheim, 1951; 247). Şiddet kaynaklı yabancılaşmada; “yalnızlık, yalıtılmışlık, kültürel ve sosyal yön bulmakta zorluk, güçsüzlük ve çaresizlik” duyguları kendini gösterir. 7.Şiddette Temel Sorunumuz; Empati Yoksunluğudur! Memleket olarak, “benden-bizden özneli” cümleler eylemleri de empatisiz yaptırıyor. Şiddet her yerde şiddettir. Kimlik, statü, tekil ya da çoğul şahıs olması şiddet gerçeğini değiştiremez. Şiddette temel sorunumuz empati eksikliği olduğu için karşımızdaki “ne yapar, ne hisseder, ne düşünür?” demeden hareket ediliyor! Öyle ya farklı şehirlerden gelmiş bir takım taraftarlarına geldiği şehirde “misafir duyarlılığı göstermek” ancak; insani tavırlı, etik ve ahlak iklimli empatik tutumlarla oluşur. 8.Şiddette Temel Eksiğimiz; Ulusal İradeli Yönetim Yoksunluğudur! Türkiye Coğrafyasında giderek artan şiddet olaylarının temel nedeni ulusal irade yoksunu siyasi yönetim yaklaşımlarıdır. Şiddet gibi yaşayan bir konu elbette “tek bir değişkenle açıklanamaz.” Bu bakış ise şiddetin yaşamı kapsadığı gerçeğinden hareketle, merkezi idareye (1)Özel düzenlemeler-Yasama, (2)Sorumlulular-Yürütme ve (3)Yaptırımlar-Yasama işlevlerini “bir hakkın, amasız-fakatsız-lakinsiz” yerine getirme yükümlüğü vermektedir. Bu bakıştan hareketle, şiddetin artmasının öncelikli nedeni; “Atatürk ilkeleri ve Cumhuriyetin kuruluş felsefesinden uzaklaşılarak, Türkiye Cumhuriyeti Devlet aklının, hafızasının, kültürünün, yurtta ve gezegende barışcıllık ilkesinin ve icra geleneğinin Yeni Türkiye güzellemelerine gündem yapılmasıdır (Karaağaçlı, 2024-1). Türkiye Coğrafyasında giderek artan şiddet olaylarının diğer tümel nedenleri ise; ulusal irade yoksunu siyasi tercihlerle; (1) 6284 ve 6222 Sayılı Kanunların tam olarak uygulanmaması, (2İş, emek ve alınterisiz sanal paradan para kazanmaların yaygınlaşması, (3)Etik ikliminin bozulması, (4)Ahlak iklimin zayıflaması, (5)Merkezi ve bürokratik yetkililerin görev formasyonlarındaki yetersizliklerinden dolayı nepotizmle o yerlere gelmesi, (6)Postliberal tutucu ve kuşatmacı politikaların uygulanmasıdır. 9.Sonuçlar Türkiye Coğrafyasında Şiddet Kanseri! konulu bu çalışmada ulaşılan belirgin sonuçlar şunlardır; TBMM’de kürsü dokunulmazlığına rağmen; şiddet var; TBMM, kürsü yani, fikir açıklama dokunulmazlığı olan ulusun temsil mekanı olarak, memleket sorunlarının farklı siyasi görüşler bağlamında konuşulup çözümlerinin aranması gereken yer olması gerekirken şiddet yeri oldu. Milletveli Alpay Özalan Meclis Kürsüsünde konuşma yapan Ahmet Şık’a fiziksel şiddet uyguladı. (TBMM, 2024). 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’a rağmen; şiddet var; Aile içinde şiddet, saldırganlık ve gerginlik hal ve davranışların çok olduğu ortamlarda yetişen bireylerin şiddet yanlısı olmaları artmaktadır (Resmi Gazete, 2012). 6222 Sayılı Sporda Şiddet Kanunu’na rağmen; şiddet var: Trendyol Süper Lig'in 2. haftasında Göztepe ile Fenerbahçe arasında oynanan maçta maç öncesi, devre arasında, maç sırasında güvenlik, yönetici ve taraftar şiddeti yaşandı. Göztepe - Fenerbahçe maçında stadyuma giremeyen Fenerbahçeli taraftarlar için Fenerbahçe Başkanı Ali Koç deplasman tribününe gidince, Göztepe taraftarı Ali Koç'a tepki gösterdi. Özne, parti ve şehir ayrımıyla şiddet meşrulaştırılmaya çalışılıyor; “Sorun ben de ve biz de değil’ ötekinde, o partide, o şehirde ya da bu şehirde” demekle sahiplik kimliği öne çıkarılarak şiddet sorunu meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır Eşitsizlikler ve duyarsızlıklar şiddeti artırıyor: Toplumsal eşitsizlikler her geçen gün artarken; İnsanların birbirine kötü davranmasının olağan davranış kalıbı gibi görülmektedir. Günlük yaşamda şiddet her alanda artıyor; Günlük yaşamda, eğitim, sağlık, siyasal, ve spor alanları diğer alanlardan ayrı bir olguymuş gibi görülürken; artan hayat pahalılığı ve insanların alım gücünün azalması insanların normal davranmalarına engel olmaktadır. Suçun bireyselliğinin göz ardı edilmesi de şiddet olaylarını artırmaktadır (Karaağaçlı, 2022-3). Şehir, yer, ülke ve ırksal ayrımsız şiddet her yerde şiddettir. 10.Öneriler Türkiye Coğrafyasında Şiddet Kanseri! konulu bu çalışmada ulaşılan sonuçlar doğrultusunda uygulamalarda dikkate alınmasında yarar görülen öneriler aşağıda sıralanmaktadır: Şiddete sıfır toleransla yaklaşma ve giderme özneli bilimsel etkinlikler, özel düzenlemeler, duyurular, toplumsal dayanışmalar, başvuru ortamları ve araçları fikr-i takipli sosyal kampanyalarla kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Çalışma hayatında, torpil, güç ve yakın ilişkiler yerine; iş bölümü, sosyal adalet ve iş ahlakı önemsenmelidir. Serbest piyasa ekonomisinin rekabet koşulları iyi denetlenmeli sahip olunan gücün kötüye kullanılması önlenmelidir. Eğitimde ve çalışmada fırsat eşitliği sağlanmalıdır. Çalışanlara kendini savunma durumu verilmelidir. Şiddeti Uygulayana Adli Ve İdari Cezalar kanunlar çerçevesinde Uygulanmalıdır. Toplumda, şiddete karışanlara sıfır tolerans gösterilmeli, adli ve idari cezaları ulusal medyada ibretliik adına ilan edilmelidir. 10.Yargı ve Vargı Türkiye Coğrafyasında Şiddet Kanseri! Tematiğinde ulaşılan yargı ve varılan vargı şu bağlamı içermektedir: Şiddet çok yönlü yaşayan bir konu olarak, toplumu oluşturan aile, eğitim, ekonomi, siyaset, devlet , hukuk, spor ve demokratik toplum kurumları bütünlüğü içinde ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Şiddet sorunsalının çözümünde paydaş ortak hedeflerine ve katılımına gereksinimler artmaktadır. Anılan bu gereksinimi gidermek amacıyla toplumu yeniden yapılandırmada öncü rolleri olan eğitim, okul, öğretmen ve öğrenci paydaşlarının ortak, dayanışmacı, eşgüdümlü, eşzamanlı ve eş görevli katılımları yaşamsal önem ve değer taşımaktadır. İşte bu nedenle, “eğitim gelecektir” bulgusunun ışığında yaşama ve eğitime, yabancılaştıran şiddet problematiğinin sıfır hoşgörüyle sürekli kamuoyu gündeminde tutulması, kısa vadede azaltılması orta vadede ise tamamen ortamdan kaldırılması gereği dirik ve dinamik tutulmalıdır. Kaynaklar Durkheim, E. (1951). The Division of Labor in Society. Çev: Spaulding-Simpson. Division of Labor. USA. New-York. Mardin, Ş. (2017). Şerif Mardin Mahalle Baskısı Kavramını Anlatıyor. Medyascope. 07 Eylül 2017. Merton, K. R. (1973). Social Structure and Yabancılaşmae, Social Theory and Social Structure. The Sociology of Science Volume:3; Issue:5. Karaağaçlı, M. (2019-1). Siber Zorbalık. Ortak Paydamız: Eğitim. Programda Uzman Konuşmacı. Ankara: MEB. Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü. İçerik Dairesi Başkanlığı Portalı. www.mebeba. 26 Mart 2019. Karaağaçlı, M. (2019-2) Eğitimin Sosyolojisi. İkinci Yazım Birinci Basım. Ankara: Kitapçı Basımevi Yayıncılık Dağıtım Tasarım San Tic. Ltd. Şti. ISBN No:978-605-62357-9-5. Bandrol Seri Aralıkları: THG-PRH 637078-637207. Karaağaçlı, M. (2019-3). Okullarda ve Eğitimde Şiddetin Evrilmesi. Şiddetin Önlenmesi Çalıştayı. Ankara: 15-16 Kasım.2019. TC Cumhurbaşkanlığı THİEK. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun (HİEK) 08.11.2019 tarih ve E1724 Sayılı yazısı. Çaliştaya sözlü bildirili ve sunumlu katılım. Ankara; Green Park Konferans Salonu. 16 Kasım 2019. Karaağaçlı, M. (2023).Yaşama, Eğitbilime ve Okul İklimine Yabancılaştıran Şiddeti Giderme Yaklaşımları. Konulu sözlü bildiriyle, Şiddet Döngüsü ve Çözüm Önerileri Sempozyumu 22-23 Aralık 2023. Samsun: 19 Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü’nün Düzenlediği Sempozyum’a Çağrılı konuşmacı olarak katılım. Karaağaçlı, M. (2023). Başkentte Şiddet. https://www.yurtspor.com/kose-yazisi/348. 12 .12.2023. MKE Ankaragücü-Rizespor Süper Lig 15. Hafta Maçında Yaşanan Şiddet Olayları. Ankara-Eryaman, 11.12.2023. Karaağaçlı, M. (2024).Trabzon’da Olaylar, TFF ve Hakem Meler. https://www.yurtspor.com/kose-yazisi/424.19.03.2024. Karaağaçlı, M. (2024-1).Kamusal Bürokrasinin İdeolojisi; Anayasa ve Cumhuriyetin Kurucu Düşünselidir http://www.mektepligazete.com.Köşe Yazıları 28.05 2024. Resmi Gazete, (2019). Sporda Şiddet Ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun İle Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması İle Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun. Ankara: Resmi Gazete. 12 Temmuz 2019, Sayı: 30829. Karaağaçlı, M. (2022-3).6222 Sayılı Yasa Gereği Şiddet Her Yerde Şiddettir! Niye Şehir Kimliği Öne Çıkarılıyor? Ankara: www.yurtspor.com. 29.11.2022. Karaağaçlı, M. (2023). Futbolunuz Batsın! Ankara: https://www.yurtspor.com/kose-yazisi/267. html/09.08.2023. Resmi Gazete. (2012). 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun. Sayı 28239 , Kanun No: 6284. 20 Mart 2012. TBMM (2024). Alpay Özalan'ın Ahmet Şık'a Saldırısı Tüm Dünyada Gündemde! Ankara:TBMM. 16.08.2024. Göztepe-Fenerbahçe Süper Lig Maçı. 17.08.2024. (2-2). _______ İletişim ve Erişim Dr. Öğr. Üyesi, G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr. Üyesi. e-posta : [email protected] ORCID : https://orcid.org/0000-0003-3488-1021 Web (1): w3.gazi.edu.tr/~mkara Web (2): https://avesis.gazi.edu.tr/mkara Web (3): www.yurtspor.com Web (4): www.mektepligazete.tebeşir Web (5): www.mektepligazete.bülten Facebook (1): Kirizma Facebook (2): Mustafa Karaağaçlı Twitter : M_Karaagacli_ İnstagram : mustafakaraagacli1 Blog :mustafakaragacli.blogspot.com
