Mektepli Gazete

Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI: Eğitimin, Okulların ve Eğitim Emekçilerinin Canına Okuyan Şiddet!

1.Öndeyi Eğitimin, Okulların ve Eğitim Emekçilerinin Canına Okuyan Şiddet! Konusuyla ilgilenilen bu çalışmanın amacı Eğitim ve Okul iklimini olumsuz etkileyen şiddet olgusuna kamuoyunun dikkatini çekmektir. Çalışma; İlgili alan yazın bulgularına ve yazarın postpozivitist görüşleriyle gözlemlerine dayalı oluşturulmuştur. Çalışma; (1)Öndeyi, (2)Şiddet Sorunsalı, (3)Türkiye Coğrafyasında Eğitimde Şiddetin Önünü Açan Yasal Boşluklar, (4)Eğitime, Okullara ve Eğitim Emekçilerine Karşı Şiddeti Tetikleyen Etmenler, (5)Eğitime, Okullara ve Eğitim Emekçilerine Şiddet Uygulayanların Prototipleri, (6)Sonuçlar, (7)Öneriler, (8)Vargı ve Yargı alt başlıklarında kaleme alınmıştır. 2.Şiddet Sorunsalı Şiddetin her türüyle bireyin özel veya kamusal hakları kısıtlanır. Tehdit ve baskı yoluyla bireyin özgürlüğü engellenir. Şiddetin dünyanın her yerinde farklı yöntem ve şekillerle sürmesi, bireysel, sosyal ve kamusal yaşamdaki her fizik-mekanın şiddet ortamı olarak kullanılması her türden şiddete sıfır toleransla yaklaşılması gerektirmektedir. Yaşamda kadınlar, çocuklar, aile bireyleri, tek taraflı ısrarlı takip edilenler ve hayvanlar toplumda en çok şiddet mağdurları olurken (OECD;2022); eğitimde ve okullarda ise mağdur tarafları salt çocuk birey, ergen birey ve genç yetişkin bireyler olmamakta (UNİCEF,2017) eğitim-öğretim hizmetini yürütmekle görevli başta öğretmenler olmak üzere, yöneticiler hatta destek personel bile şiddete maruz kalmaktadır. Eğitim ve okul paydaşlarının her türden şiddetle karşılaşmasında paydaşların farklı sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel çevrelerden gelmeleri, değerleri ile okulun değerlerinin uyuşmaması, sağlık durumu, beslenme koşulları, bireysel psiko-sosyal gelişim özelliklerinin payı büyüktür. 3.Türkiye Coğrafyasında Eğitimde Şiddetin Önünü Açan Yasal Boşluklar Eğitimin toplam kalite standartlarını doğrudan etkileyerek okul iklimini zedeleyen şiddet olgusu son şiddet görüntüsüyle (bir okul müdürünün yabancı uyruklu bir öğrenci tarafından öldürülmesi) vicdanı olan herkesi derinden yaralamış ve üzmüştür. Çünkü; Bu şiddet olayı ile; görevi başında profesyonel iş ahlakıyla davranan bir eğitim görevlisi hayattan koparılmıştır. Varolan yasalarda şiddetle ilgili cezaların işlenen suçlar karşısında hafif ve komik kalması anılan türden şiddeti artırmıştır (Resmi Gazete, 2019). Şiddetle ilgili gözaltına alınanların tutuksuz yargılanmaları, hapis cezalarının ertelenmesi ya da paraya dönüştürülmesi gibi kanunsal zayıflıklar şiddeti artırmıştır (Karaağaçlı, 2022-3). Eğitim emekçilerinin görev, iş, ortam ve yaşadığı coğrafyada can güvenliği kaygıları ve güvenlik duvarları zedelenmiştir (Karaağaçlı, 2022-1 ve Karaağaçlı, 2022-2). Türkiye ölçeğinde toplumsal yapıda yasal boşluktan fırsat bulan her alan şiddete gebedir. Şiddet, özel veya kamusal alanda yani evde, aile bireyleri arasında, sokakta, mahallede, kentsel yaşamın her fizik-mekanında, iş yerinde, sporda, siyasada, ibadet yerlerinde eş deyişle şiddet bireysel ve toplumsal ölçeklerde kendini gösterir. Şiddet; bireyin acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması olası hareketlerdir. “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 5327 Sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu’ndaki Kişilere karşı suçlar (Madde 102-105), İşkence ve eziyet (Madde 94/3) ve İnsanlığa karşı suçlar (Madde 77) ile ilgili maddelerin şiddeti önlemedeki yetersizlikleri giderilmelidir (Resmi Gazete, 2012). 4.Eğitime, Okullara ve Eğitim Emekçilerine Karşı Şiddeti Tetikleyen Etmenler Okullarda öğrencileri şiddete yöneltmede etkili olan nedenler şunlardır: Toplumsal kültürel iklimin hoşgörüden uzaklaşılmıştır (Durkheim, 1951), İletişim çağında anti-sosyal ağların* şiddeti olağan göstermiştir. Yönetsel otoritenin iç ve dış politik tercihleri Türkiye Demografisini değiştirmiştir. Aile yapısının değişmiştir. Toplumsal yabancılaşma artmıştır (Merton, 1973). Toplumsal şiddet sinematografi halinde sunulmuştur (Karaağaçlı, 2021) ve Siber yani sanal zorbalık artmıştır (Karaağaçlı, 2019-1, Karaağaçlı, 2022-1). Eğitimde ve okullarda şiddetin yukarı satırlarda ele alınan bu faktörlere ek olarak, sosyolojik ve ekonomik olarak şu etmeler de şiddeti doğurmaktadır: Uygulanan neoliberal özneli tutucu ve kuşatmacı politikalarla toplumsal eşitsizlikler her geçen gün derinleşmektedir. İnsanların birbirine kötü davranması olağan davranış kalıbı haline gelmektedir. Güncel yaşam, eğitim, sağlık, siyasal, ve spor yaşamlarının diğer alanlardan ayrı bir olguymuş gibi görülmektedir. Artan hayat pahalılığı ve insanların alım gücünün azalması insanların normal davranmalarına engel olmaktadır. “Sorun ben de ve biz de değil’ ötekinde o şehirde ya da bu şehirde” demekle şehir kimliği öne çıkarılarak şiddet sorununun meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır ve Suçun bireyselliğinin göz ardı edilmesi de şiddet olaylarını artırmaktadır (Karaağaçlı, 2022-3). 5. Eğitime, Okullara ve Eğitim Emekçilerine Şiddet Uygulayanların Prototipleri Gezegende bir olgu, olay, durum ve zaman diğerine benzemez, yani her yaşanan eylem diğerinden farklı bağlamlar içerir. Bu nedenle şiddet olayları ve şiddeti uygulayanların kişilik özellikleri de farklılık gösterir. Bu bulgu dikkate alınmakla birlikte bu konuda “bir fikir geliştirmeye katkısı olur” umuduyla aşağıda eğitimde ve okullarda şiddet uygulayanların kişilik özellikleri sıralanmaktadır: Daha önce şiddet deneyimi içeren bir geçmişe sahip olma. Ruhsal ve fiziksel yönden tam bir iyilik halinde olamama. Alkol ve madde bağımlılığı yaşama. Depresif, manik ve şizofrenik hallerde olma. Ateşli silahlara düşkün olma. Öfke kontrolunu yapamama. Asabi ve gergin olma. Hak ve hukuk tanımama. Kişisel çıkarı için her şeyi yapmayı göze alma. Kabadayı ve hanımağa tavırlarını benimseme. Anlaşmazlıkların çözümünü güç odaklı görme (Karağaçlı, 219-2). Yasaları ve kuralları hiçe sayma (Tezcan, 1996). Bu ve benzer türden kişilik özellikleri şiddet olgusunu artırmakta eğitimin ve okulların iklimini olumsuz olarak etkilemektedir. 6.Sonuçlar Eğitimde ve okullarda yönetici, öğretmen ve yardımcı destek hizmetlerinde görevli eğitim emekçilerine dönük şiddet eylemleri eğitim emekçilerinin can güvenliğini tehdit etmektedir. Eğitimde ve okullarda ortaya çıkan şiddet eylemlerinden dolsyı, eğitim-öğretim süreçleri zarar görmektedir. Türkiye ölçeğinde yasal boşluklar şiddet uygulayanları caydırıcı nitelikten uzak bulunmaktadır. Şiddet olayları öğrencilerin kişilik gelişimlerine ket vurmaktadır. Okul yaşamıyla ilgili öğretmen, öğrenci, yönetici, veli ve aile paydaşlarının güven duyguları zedelenmektedir. İletişim süreçleri gerginleşmekte iletişim kazaları artmaktadır. Stratejik ve fırsatçı iletişim yeşermektedir. Olumsuz mahalle yani sosyal baskılar artmaktadır. Pozitif ayrımcılık yaygınlaşmaktadır. Subjektif değerlendirmeler artmaktadır. Eğitim emekçilerinin kişilik hakları zarar görmektedir. İnsan hakları ihlalleri artmaktadır. Siber yani sanal zorbalıklar yaygınlaşmaktadır. 6.Öneriler Bu çalışmada varılan sonuçlar ışığında aşağıdaki öneriler geliştirilmiştir: Şiddetin önlenmesinde “eğitimin işlevleri yeterli, tutarlı, planlı ve verimli olarak uygulanmalıdır. Bireysel ve toplumsal ölçeklerde Şiddeti tetikleyen yabancılaşma yani kuralsızlık (anomi) çok yönlü olarak ele alınmalıdır. Türkiye ölçeğinde “şiddeti önleme” amaçlı kanunlar Türkiye Büyük Millet Meclisinden ivedilikle ve öncelikli olarak çıkarılmalıdır. Bu konuda hazırlanacak kanunlar; kapsamında “tutuksuz serbest yargılanmanın, hapis cezasının paraya çevrilmesinin ve iyi halle (!) kaldırılmasının” önüne geçilmelidir. İç ve dış politik tercihler parti, oy ve siyasi rant uğruna değil; bir ulusun geleceği düşünülerek yapılmalıdır. Şiddet özneli özel düzenlemeli yasalarla fiziksel olarak darp etme, sözlü ve cinsel tacizde bulunma, küfür etme, hakaret ve tehditler yöneltme, baskıyla korkutma, Psikolojik gerginlik yaratma, ast-üst hiyerarşisinde mobbing uygulama, kesici, delici ve ateşli silahla ya da başka bir araçla zarar verme davranışlarına izin verilmemeli, sonuçsal yaptırımları somutlaştırılmalı ve uygulanmalıdır. Şiddetin önlenmesine katkı getiren kurum ve kuruluşlara yasal temelli özel düzenlemelerle teşvikler artırılmalı ilgili yapısal sınırlar içinde vergi indirimleri ve muafiyetleri getirilmelidir. Şiddetin önlenmesi için; 1739 sayılı Milli Eğitim Kanunu’nda temel bir ilke olarak yer alan “okul ve aile işbirliği” anlayışında okul ile ailenin işbirliğini artırıcı çalışmalar yapılmalıdır. Eğitimin, okulların ve eğitim emekçilerinin iş, görev ve profesyonel ahlak anlayışlarının sağlıklı, planlı, yeterli, verimli, planlı ve tutarlı gerçekleşebilmesi için şiddete sıfır hoşgörüyle yaklaşılmalıdır. 7.Vargı ve Yargı Yaşamda, eğitimde ve okullarda beliren şiddet olayları sadece şiddetin yaşanılan bağlamıyla sınırlı kalmayıp topyekün okul iklimini olumsuz etkilediğinden şiddet olgusuna sıfır hoşgörüyle yaklaşılmalıdır. Eğitimde ve okullarda yönetici, öğretmen ve yardımcı destek hizmetlerinde görevli personele dönük şiddet eylemlerinde bulunan kişilerin şiddetten uzaklaştırılmaları için şiddetin önlenmesinin temel gerçeği; bu konudaki yasal boşlukların giderilmesine bağlı olduğu dikkate alınarak gerekli kanunlar çıkarılmalı ve uygulanmalıdır. Bu konuda, eğitimin, okulların ve eğitim emekçilerinin şiddet olgusundan ve olaylarından korunaklı olması için ama-sız, lakin-siz ve fakat-sız siyasi, kanuni, adli ve hukuki uygulamalara geçilmelidir. Kaynaklar Durkheim, E. (1951). The Division of Labor in Society. Çev: Spaulding-Simpson. Division of Labor. USA. New-York. Karaağaçlı, M. (2019-1). Siber Zorbalık. Ortak Paydamız: Eğitim. Programda Uzman Konuşmacı. Ankara: MEB. Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü. İçerik Dairesi Başkanlığı Portalı. www.mebeba. 26 Mart 2019. Karaağaçlı, M. (2019-2). Okullarda ve Eğitimde Şiddetin Evrilmesi. Şiddetin Önlenmesi Çalıştayı. Ankara: 15-16 Kasım.2019. TC Cumhurbaşkanlığı THİEK. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun (HİEK) 08.11.2019 tarih ve E1724 Sayılı yazısı. Çaliştaya sözlü bildirili ve sunumlu katılım. Ankara; Green Park Konferans Salonu. 16 Kasım 2019. Karaağaçlı, M. (2021). Eğitimin Sosyolojisi. İkinci Yazım İkinci Basım. 2021. Ankara: Kitapçı Basımevi Yayıncılık Dağıtım Tasarım San Tic. Ltd. Şti. Matbaa Sertfika No: 41356. ISBN No:978-605-62357-9-5. Bandrol Seri Aralıkları: THG-PRH 620851-620870. Karaağaçlı, M. (2022-1). Tekno Eğitim. Bizim Büro Basımevi Yayın ve Dağıtım Hizmetleri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Matbaa Sertifika No:42488. ISBN–978-60580173-4-4. Bandrol Seri No Aralıkları: THG-TSK 4111815-411884. Karaağaçlı, M. (2022-2). 24 Kasım Duygusalında Kronikleşen Öğretmen Sorunsalları. Ankara: Mektepli Gazete Bülten. 24 Kasım 2022. http://www.mektepligazete.com. Karaağaçlı, M. (2022-3).6222 Sayılı Yasa Gereği Şiddet Her Yerde Şiddettir! Niye Şehir Kimliği Öne Çıkarılıyor? Ankara: www.yurtspor.com. 29.11.2022. Karaağaçlı, M. (2023). Yaşama, Eğitbilime ve Okul İklimine Yabancılaştıran Şiddeti Giderme Yaklaşımları. Şiddet Döngüsü ve Çözüm Önerileri Sempozyumu 22-23 Aralık 2023. Samsun: 19 Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü’nün Düzenlediği Sempozyum’a Çağrılı konuşmacı olarak sözlü bildiriyle katılım. Sempozyum Özet Kitapçığı. S.98. MEB, (1973). Milli Eğitim Temel Kanunu. Ankara: MEB. Kanun No:1739. Merton, K. R. (1973). Social Structure and Yabancılaşmae, Social Theory and Social Structure. The Sociology of Science Volume:3; Issue:5. OECD (2022). Violence against women (indicator). doi: 10.1787/f1eb4876-en (Accessed on 07 October 2022).www.oecd. Resmi Gazete.(2012). 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun. Sayı 28239 , Kanun No: 6284. 20 Mart 2012. Resmi Gazete, (2019). Sporda Şiddet Ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun İle Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması İle Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun. Ankara: 12 Temmuz 2019, Sayı: 30829. Tezcan, M. (1996). Bir Şiddet Ortamı Olarak Okul. Cogito. 105-108. _______ Erişim ve İletişim Dr. Öğr. Üyesi, G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr. Üyesi. e-posta         : [email protected]   ORCID : https://orcid.org/0000-0003-3488-1021 Web       (1): w3.gazi.edu.tr/~mkara  Web       (2): https://avesis.gazi.edu.tr/mkara Web (3): www.yurtspor.com Web (4): www.mektepligazete.tebeşir Web (5): www.mektepligazete.köşe yazıları Facebook  (1): Kirizma Facebook  (2): Mustafa Karaağaçlı X        : M_Karaagacli_ İnstagram    : mustafakaraagacli1

Paylaş
Yazı boyutu
100%
1.Öndeyi
Eğitimin, Okulların ve Eğitim Emekçilerinin Canına Okuyan Şiddet! Konusuyla ilgilenilen bu çalışmanın amacı Eğitim ve Okul iklimini olumsuz etkileyen şiddet olgusuna kamuoyunun dikkatini çekmektir. Çalışma; İlgili alan yazın bulgularına ve yazarın postpozivitist görüşleriyle gözlemlerine dayalı oluşturulmuştur.
Çalışma;
(1)Öndeyi,
(2)Şiddet Sorunsalı,
(3)Türkiye Coğrafyasında Eğitimde Şiddetin Önünü Açan Yasal Boşluklar,
(4)Eğitime, Okullara ve Eğitim Emekçilerine Karşı Şiddeti Tetikleyen Etmenler,
(5)Eğitime, Okullara ve Eğitim Emekçilerine Şiddet Uygulayanların Prototipleri, (6)Sonuçlar,
(7)Öneriler,
(8)Vargı ve Yargı alt başlıklarında kaleme alınmıştır.
2.Şiddet Sorunsalı
Şiddetin her türüyle bireyin özel veya kamusal hakları kısıtlanır. Tehdit ve baskı yoluyla bireyin özgürlüğü engellenir. Şiddetin dünyanın her yerinde farklı yöntem ve şekillerle sürmesi, bireysel, sosyal ve kamusal yaşamdaki her fizik-mekanın şiddet ortamı olarak kullanılması her türden şiddete sıfır toleransla yaklaşılması gerektirmektedir.
Yaşamda kadınlar, çocuklar, aile bireyleri, tek taraflı ısrarlı takip edilenler ve hayvanlar toplumda en çok şiddet mağdurları olurken (OECD;2022); eğitimde ve okullarda ise mağdur tarafları salt çocuk birey, ergen birey ve genç yetişkin bireyler olmamakta (UNİCEF,2017) eğitim-öğretim hizmetini yürütmekle görevli başta öğretmenler olmak üzere, yöneticiler hatta destek personel bile şiddete maruz kalmaktadır.
Eğitim ve okul paydaşlarının her türden şiddetle karşılaşmasında paydaşların farklı sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel çevrelerden gelmeleri, değerleri ile okulun değerlerinin uyuşmaması, sağlık durumu, beslenme koşulları, bireysel psiko-sosyal gelişim özelliklerinin payı büyüktür.
3.Türkiye Coğrafyasında Eğitimde Şiddetin Önünü Açan Yasal Boşluklar
Eğitimin toplam kalite standartlarını doğrudan etkileyerek okul iklimini zedeleyen şiddet olgusu son şiddet görüntüsüyle (bir okul müdürünün yabancı uyruklu bir öğrenci tarafından öldürülmesi) vicdanı olan herkesi derinden yaralamış ve üzmüştür.
Çünkü;
Bu şiddet olayı ile; görevi başında profesyonel iş ahlakıyla davranan bir eğitim görevlisi hayattan koparılmıştır.
Varolan yasalarda şiddetle ilgili cezaların işlenen suçlar karşısında hafif ve komik kalması anılan türden şiddeti artırmıştır (Resmi Gazete, 2019).
Şiddetle ilgili gözaltına alınanların tutuksuz yargılanmaları, hapis cezalarının ertelenmesi ya da paraya dönüştürülmesi gibi kanunsal zayıflıklar şiddeti artırmıştır (Karaağaçlı, 2022-3).
Eğitim emekçilerinin görev, iş, ortam ve yaşadığı coğrafyada can güvenliği kaygıları ve güvenlik duvarları zedelenmiştir (Karaağaçlı, 2022-1 ve Karaağaçlı, 2022-2).
Türkiye ölçeğinde toplumsal yapıda yasal boşluktan fırsat bulan her alan şiddete gebedir. Şiddet, özel veya kamusal alanda yani evde, aile bireyleri arasında, sokakta, mahallede, kentsel yaşamın her fizik-mekanında, iş yerinde, sporda, siyasada, ibadet yerlerinde eş deyişle şiddet bireysel ve toplumsal ölçeklerde kendini gösterir. Şiddet; bireyin acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması olası hareketlerdir.
“6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 5327 Sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu’ndaki Kişilere karşı suçlar (Madde 102-105), İşkence ve eziyet (Madde 94/3) ve İnsanlığa karşı suçlar (Madde 77) ile ilgili maddelerin şiddeti önlemedeki yetersizlikleri giderilmelidir (Resmi Gazete, 2012).
4.Eğitime, Okullara ve Eğitim Emekçilerine Karşı Şiddeti Tetikleyen Etmenler
Okullarda öğrencileri şiddete yöneltmede etkili olan nedenler şunlardır:
Toplumsal kültürel iklimin hoşgörüden uzaklaşılmıştır (Durkheim, 1951),
İletişim çağında anti-sosyal ağların* şiddeti olağan göstermiştir.
Yönetsel otoritenin iç ve dış politik tercihleri Türkiye Demografisini değiştirmiştir.
Aile yapısının değişmiştir.
Toplumsal yabancılaşma artmıştır (Merton, 1973).
Toplumsal şiddet sinematografi halinde sunulmuştur (Karaağaçlı, 2021) ve
Siber yani sanal zorbalık artmıştır (Karaağaçlı, 2019-1, Karaağaçlı, 2022-1).
Eğitimde ve okullarda şiddetin yukarı satırlarda ele alınan bu faktörlere ek olarak, sosyolojik ve ekonomik olarak şu etmeler de şiddeti doğurmaktadır:
Uygulanan neoliberal özneli tutucu ve kuşatmacı politikalarla toplumsal eşitsizlikler her geçen gün derinleşmektedir.
İnsanların birbirine kötü davranması olağan davranış kalıbı haline gelmektedir.
Güncel yaşam, eğitim, sağlık, siyasal, ve spor yaşamlarının diğer alanlardan ayrı bir olguymuş gibi görülmektedir.
Artan hayat pahalılığı ve insanların alım gücünün azalması insanların normal davranmalarına engel olmaktadır.
“Sorun ben de ve biz de değil’ ötekinde o şehirde ya da bu şehirde” demekle şehir kimliği öne çıkarılarak şiddet sorununun meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır ve
Suçun bireyselliğinin göz ardı edilmesi de şiddet olaylarını artırmaktadır (Karaağaçlı, 2022-3).
5. Eğitime, Okullara ve Eğitim Emekçilerine Şiddet Uygulayanların Prototipleri
Gezegende bir olgu, olay, durum ve zaman diğerine benzemez, yani her yaşanan eylem diğerinden farklı bağlamlar içerir. Bu nedenle şiddet olayları ve şiddeti uygulayanların kişilik özellikleri de farklılık gösterir.
Bu bulgu dikkate alınmakla birlikte bu konuda “bir fikir geliştirmeye katkısı olur” umuduyla aşağıda eğitimde ve okullarda şiddet uygulayanların kişilik özellikleri sıralanmaktadır:
Daha önce şiddet deneyimi içeren bir geçmişe sahip olma.
Ruhsal ve fiziksel yönden tam bir iyilik halinde olamama.
Alkol ve madde bağımlılığı yaşama.
Depresif, manik ve şizofrenik hallerde olma.
Ateşli silahlara düşkün olma.
Öfke kontrolunu yapamama.
Asabi ve gergin olma.
Hak ve hukuk tanımama.
Kişisel çıkarı için her şeyi yapmayı göze alma.
Kabadayı ve hanımağa tavırlarını benimseme.
Anlaşmazlıkların çözümünü güç odaklı görme (Karağaçlı, 219-2).
Yasaları ve kuralları hiçe sayma (Tezcan, 1996).
Bu ve benzer türden kişilik özellikleri şiddet olgusunu artırmakta eğitimin ve okulların iklimini olumsuz olarak etkilemektedir.
6.Sonuçlar
Eğitimde ve okullarda yönetici, öğretmen ve yardımcı destek hizmetlerinde görevli eğitim emekçilerine dönük şiddet eylemleri eğitim emekçilerinin can güvenliğini tehdit etmektedir.
Eğitimde ve okullarda ortaya çıkan şiddet eylemlerinden dolsyı, eğitim-öğretim süreçleri zarar görmektedir.
Türkiye ölçeğinde yasal boşluklar şiddet uygulayanları caydırıcı nitelikten uzak bulunmaktadır.
Şiddet olayları öğrencilerin kişilik gelişimlerine ket vurmaktadır.
Okul yaşamıyla ilgili öğretmen, öğrenci, yönetici, veli ve aile paydaşlarının güven duyguları zedelenmektedir.
İletişim süreçleri gerginleşmekte iletişim kazaları artmaktadır.
Stratejik ve fırsatçı iletişim yeşermektedir.
Olumsuz mahalle yani sosyal baskılar artmaktadır.
Pozitif ayrımcılık yaygınlaşmaktadır.
Subjektif değerlendirmeler artmaktadır.
Eğitim emekçilerinin kişilik hakları zarar görmektedir.
İnsan hakları ihlalleri artmaktadır.
Siber yani sanal zorbalıklar yaygınlaşmaktadır.
6.Öneriler
Bu çalışmada varılan sonuçlar ışığında aşağıdaki öneriler geliştirilmiştir:
Şiddetin önlenmesinde “eğitimin işlevleri yeterli, tutarlı, planlı ve verimli olarak uygulanmalıdır.
Bireysel ve toplumsal ölçeklerde Şiddeti tetikleyen yabancılaşma yani kuralsızlık (anomi) çok yönlü olarak ele alınmalıdır.
Türkiye ölçeğinde “şiddeti önleme” amaçlı kanunlar Türkiye Büyük Millet Meclisinden ivedilikle ve öncelikli olarak çıkarılmalıdır. Bu konuda hazırlanacak kanunlar; kapsamında “tutuksuz serbest yargılanmanın, hapis cezasının paraya çevrilmesinin ve iyi halle (!) kaldırılmasının” önüne geçilmelidir.
İç ve dış politik tercihler parti, oy ve siyasi rant uğruna değil; bir ulusun geleceği düşünülerek yapılmalıdır.
Şiddet özneli özel düzenlemeli yasalarla fiziksel olarak darp etme, sözlü ve cinsel tacizde bulunma, küfür etme, hakaret ve tehditler yöneltme, baskıyla korkutma, Psikolojik gerginlik yaratma, ast-üst hiyerarşisinde mobbing uygulama, kesici, delici ve ateşli silahla ya da başka bir araçla zarar verme davranışlarına izin verilmemeli, sonuçsal yaptırımları somutlaştırılmalı ve uygulanmalıdır.
Şiddetin önlenmesine katkı getiren kurum ve kuruluşlara yasal temelli özel düzenlemelerle teşvikler artırılmalı ilgili yapısal sınırlar içinde vergi indirimleri ve muafiyetleri getirilmelidir.
Şiddetin önlenmesi için; 1739 sayılı Milli Eğitim Kanunu’nda temel bir ilke olarak yer alan “okul ve aile işbirliği” anlayışında okul ile ailenin işbirliğini artırıcı çalışmalar yapılmalıdır.
Eğitimin, okulların ve eğitim emekçilerinin iş, görev ve profesyonel ahlak anlayışlarının sağlıklı, planlı, yeterli, verimli, planlı ve tutarlı gerçekleşebilmesi için şiddete sıfır hoşgörüyle yaklaşılmalıdır.
7.Vargı ve Yargı
Yaşamda, eğitimde ve okullarda beliren şiddet olayları sadece şiddetin yaşanılan bağlamıyla sınırlı kalmayıp topyekün okul iklimini olumsuz etkilediğinden şiddet olgusuna sıfır hoşgörüyle yaklaşılmalıdır. Eğitimde ve okullarda yönetici, öğretmen ve yardımcı destek hizmetlerinde görevli personele dönük şiddet eylemlerinde bulunan kişilerin şiddetten uzaklaştırılmaları için şiddetin önlenmesinin temel gerçeği; bu konudaki yasal boşlukların giderilmesine bağlı olduğu dikkate alınarak gerekli kanunlar çıkarılmalı ve uygulanmalıdır.
Bu konuda, eğitimin, okulların ve eğitim emekçilerinin şiddet olgusundan ve olaylarından korunaklı olması için ama-sız, lakin-siz ve fakat-sız siyasi, kanuni, adli ve hukuki uygulamalara geçilmelidir.
Kaynaklar
Durkheim, E. (1951). The Division of Labor in Society. Çev: Spaulding-Simpson. Division of Labor. USA. New-York.
Karaağaçlı, M. (2019-1). Siber Zorbalık. Ortak Paydamız: Eğitim. Programda Uzman Konuşmacı. Ankara: MEB. Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü. İçerik Dairesi Başkanlığı Portalı. www.mebeba. 26 Mart 2019.
Karaağaçlı, M. (2019-2). Okullarda ve Eğitimde Şiddetin Evrilmesi. Şiddetin Önlenmesi Çalıştayı. Ankara: 15-16 Kasım.2019. TC Cumhurbaşkanlığı THİEK. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun (HİEK) 08.11.2019 tarih ve E1724 Sayılı yazısı. Çaliştaya sözlü bildirili ve sunumlu katılım. Ankara; Green Park Konferans Salonu. 16 Kasım 2019.
Karaağaçlı, M. (2021). Eğitimin Sosyolojisi. İkinci Yazım İkinci Basım. 2021. Ankara: Kitapçı Basımevi Yayıncılık Dağıtım Tasarım San Tic. Ltd. Şti. Matbaa Sertfika No: 41356. ISBN No:978-605-62357-9-5. Bandrol Seri Aralıkları: THG-PRH 620851-620870.
Karaağaçlı, M. (2022-1). Tekno Eğitim. Bizim Büro Basımevi Yayın ve Dağıtım Hizmetleri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Matbaa Sertifika No:42488. ISBN–978-60580173-4-4. Bandrol Seri No Aralıkları: THG-TSK 4111815-411884.
Karaağaçlı, M. (2022-2). 24 Kasım Duygusalında Kronikleşen Öğretmen Sorunsalları. Ankara: Mektepli Gazete Bülten. 24 Kasım 2022. http://www.mektepligazete.com.
Karaağaçlı, M. (2022-3).6222 Sayılı Yasa Gereği Şiddet Her Yerde Şiddettir! Niye Şehir Kimliği Öne Çıkarılıyor? Ankara: www.yurtspor.com. 29.11.2022.
Karaağaçlı, M. (2023). Yaşama, Eğitbilime ve Okul İklimine Yabancılaştıran Şiddeti Giderme Yaklaşımları. Şiddet Döngüsü ve Çözüm Önerileri Sempozyumu 22-23 Aralık 2023. Samsun: 19 Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü’nün Düzenlediği Sempozyum’a Çağrılı konuşmacı olarak sözlü bildiriyle katılım. Sempozyum Özet Kitapçığı. S.98.
MEB, (1973). Milli Eğitim Temel Kanunu. Ankara: MEB. Kanun No:1739.
Merton, K. R. (1973). Social Structure and Yabancılaşmae, Social Theory and Social Structure. The Sociology of Science Volume:3; Issue:5.
OECD (2022). Violence against women (indicator). doi: 10.1787/f1eb4876-en (Accessed on 07 October 2022).www.oecd.
Resmi Gazete.(2012). 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun. Sayı 28239 , Kanun No: 6284. 20 Mart 2012.
Resmi Gazete, (2019). Sporda Şiddet Ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun İle Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması İle Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun. Ankara: 12 Temmuz 2019, Sayı: 30829.
Tezcan, M. (1996). Bir Şiddet Ortamı Olarak Okul. Cogito. 105-108.
_______
Erişim ve İletişim
Dr. Öğr. Üyesi, G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr. Üyesi.
ORCID : https://orcid.org/0000-0003-3488-1021
Web (1): w3.gazi.edu.tr/~mkara
Web (2): https://avesis.gazi.edu.tr/mkara
Web (3): www.yurtspor.com
Web (4): www.mektepligazete.tebeşir
Web (5): www.mektepligazete.köşe yazıları
Facebook (1): Kirizma
Facebook (2): Mustafa Karaağaçlı
X : M_Karaagacli_
İnstagram : mustafakaraagacli1
Mektepli Gazete | Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI: Eğitimin, Okulların ve Eğitim Emekçilerinin Canına Okuyan Şiddet!