Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI: Anayasanın Sivil ve Asker Nitelemesi Olmaz; Özgürlükçüsü Olur!
1.Öndeyi Bu çalışmada, Anayasa’nın Sivili, Askeri Olmaz; Özgürlükçüsü Olur! Konulu bu çalışmanın amacı; gündemde ve güncelde olan Ulusal Anayasa girişimlerine farklı bir bakış getirmektir. Çalışma; İlgili alan yazın bulgularına ve yazarın postpozivitist görüşleriyle gözlemlerine dayalı oluşturulmuştur. Çalışma; (1)Öndeyi, (2)Anayasa’nın İşlevi ve Üstünlüğü, (3)Anayasa’nın Kapsamı ve Bağlayıcılığı, (4)Anayasa’nın Pratik Yaşam Yansımaları, (5)Anayasa'nın Beka Maddeleri, (6)Anayasa’da Eğitim, (7)Anayasa Tartışmalarında; Darbe Anayasası Eleştirileri ve Sivil Anayasa Güzellemeleri, (8)Anayasa Nasıl Önem ve Değer Kazanır? (9)Vargı ve Yargı alt başlıklarında raporlaştırılmıştır. 2.Anayasa’nın İşlevi ve Üstünlüğü Anayasa, ülke üzerindeki egemenlik haklarının kullanım yetkisinin içeriğinde belirtildiği şekliyle devlete verildiğini belirleyen toplumsal sözleşmelerdir (Kelsen, 1960). Anayasa, normlar hiyerarşisine göre diğer bütün hukuki kurallardan ve yapılardan üstündür. Eş deyişle Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge ve genelge nitelikli yasal metinlerin üzerindedir. Bu bağlamıyla hiçbir kanun ve yapı anayasaya aykırı olamaz. 3.Anayasa’nın Kapsamı ve Bağlayıcılığı Anayasa, bir devletin yönetim biçimini belirtir. Toplumların ülke üzerindeki egemenlik haklarının kullanımını tanımlar. Bireylerin temel haklarının hangi koşullar altında devlet düzenlemeleriyle kullanım yöntemlerini belirler. Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz (TBMM,1987: Madde:11). 4.Anayasa’nın Pratik Yaşam Yansımaları Anayasa bir ulusun sosyal, siyasal, eğitsel, ekonomik, kültürel yaşam alanlarını belirleyip düzenleyen en üst yasal metindir. Çünkü Anayasa; Devletin temel örgüt yapısını gösterir. Devletin organlarını ve işleyişlerini belirler. Temel hak ve özgürlükleri tanımlar. Temel hak ve özgürlükleri sınırlarını çizer Bu pratik yaşam yansımalarıyla hukuk metinleridir. Toplumsal bir sözleşme niteliği taşır. Toplumsal niteliğinde ise toplumu ve devleti oluşturan kurumlardan olan aile, siyaset, eğitim, ekonomik ve din kurumlarında temel belirleyici Anayasa’dır (Karaağaçlı, 2021:61-76). 5.Anayasa'nın Beka Maddeleri Anayasa'nın ilk üç maddesi ve devamındaki Dördüncü Madde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin beka maddeleri niteliğindedir. Çünkü; ilk üç madde; devletin şekli, cumhuriyetin nitelikleri, devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti konularını içeriyor. Anılan bu konuları kapsayan “ilk üç maddenin değiştirilemeyeceği-değiştirilemez ve hatta teklif edilemezliği” belirtiliyor (TBMM,1987:Madde:1,2,3 ve 4). 6.Anayasa’da Eğitim Bireysel ve toplumsal düzeylerde davranış değiştirmede eğitim sadece bugün değil gelecektir. Yukarı satırlarda yer verilen yaşam alanlarının yani aile, siyaset, ekonomi, din ve eğitim alanlarının laiklik temelinde işleyişi de eğitim süreçleriyle sağlanabileceğinden Anayasa’da Eğitim olgusu şu kapsamıyla yer bulmaktadır: “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Eğitim ve öğretim, Devletin başlıca ödevlerindendir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz (TBMM,1987: Madde:42)” Anayasa’daki bu madde ulusal eğitimin nasıl düzenlenip yürütüleceğinin temel özelliklerini belirlerken; finansal denetime açık olmayan toplulukların demokratik kitle örgütü olarak nitelenemeyeceğini, eğitim-öğretim işlerine girişemeyeceklerini vurguluyor (Karaağaçlı, 2023). “Eğitimin salt yaşam değil, bir hak ve gelecek olduğu” dikkate alınarak, tüm Türk Ulusu’nu ilgilendiren geleneksel tarihsel esin kaynaklı ulusal eğitime yeni moda -maarif modeli güzellemeleri (!)- yapmadan Atatürk ilkelerine, Cumhuriyet değerlerine ve Türkiye coğrafyasına uygun manevi kalıp değerleri de ötekileştirmeyen dayanışmacı-paylaşımcı eğitim, öğretim, ders ve örtük programların hazırlanıp uygulanması da Anayasa temelinde yer bulmaktadır (Karaağaçlı, 2024). 7.Anayasa Tartışmalarında; Darbe Anayasası Eleştirileri ve Sivil Anayasa Güzellemeleri (!) Yaşamın iki temel değişkenlerinden olan (1)Durum ve (2)Zaman yaşamın her alanında olduğu gibi Anayasa tartışmalarında da gündeme ve güncele gelmektedir. Anayasa tartışmalarında; ilk adımlı gerekçe olan “Darbe Anayasası” yerine; “Sivil Anayasa” yapma niyet ve düşüncesi siyasal ve bilimsel bir nitelik taşımamaktadır. Çünkü; bir Anayasanın önceliği özgürlükler temelinde olmalıdır. Çünkü; darbe yapımı eleştirilerine dayalı olarak yürütülen Anayasa tartışmaları canı-cini olmayan yazılı metine demokratik nitelik kazandıramaz. Çünkü; demokrasinin temellerinden olan “itiraz edebilme” Anayasa’da yer bulmaz ve yaşam pratiklerine yansıtılmazsa Anayasanın yapılma marifetinin önemi yoktur. Çünkü; varolan Anayasa ile “ne yapılamıyor” da Sivil Anayasa tartışmaları yapılıyor? Sorusunun karşılığı da doyurucu olamıyor. 8.Anayasa Nasıl Önem ve Değer Kazanır? Haklar özgürlükler temelinde bir Anayasa önem ve değer kazanır. Yasama, Yürütme ve Yargı etkileşimindeki güçler ayrılığı ile bir Anayasa önem ve değer kazanır. Yasama, yürütme ve yargı kuvvetlerinin ayrı birimlerde hazırlanıp uygulanması ve denetlenmesiyle Demokratik Devlet güçlenir. Eş deyişle; TBMM kanun yapar, hükümet uygular ve hukuk sistemi yargılar ise Anayasal güçler ayrılığı somutlanır. 9.Vargı ve Yargı Devletin faaliyetlerini ve oluşum biçimini düzenleyen yasa metinlerin en üstü olan Anayasanın önem ve değeri devletin işleyişindeki denge ve denetleme ile kendini gösterir. Keyfi ve kişisel tercihlerle Anayasa değer yitimine uğrar. Devletin işleyişinde israf düzeyindeki harcamalar Anayasanın da önem ve değerini azaltır. Siyasal kültürdeki aşınmalar, yoksulluk ve yolsuzluk olguları da bir Anayasanın önem ve değerini azaltır. Hipermerkeziyetçi yönetim anlayışı da bir Anayasanın önem ve değerini azalttığından yeni bir Anayasa hazırlığından önce; özgürlükler, katılımcılık ve kuvvetler ayrılığı temelinde Anayasa uygulanmalıdır. Kaynaklar Karaağaçlı, M. (2021). Eğitimin Sosyolojisi. İkinci Yazım İkinci Basım. 2021. Ankara: Kitapçı Basımevi Yayıncılık Dağıtım Tasarım San Tic. Ltd. Şti. Matbaa Sertfika No: 41356. ISBN No:978-605-62357-9-5. Bandrol Seri Aralıkları: THG-PRH 620851-620870. Karaağaçlı, M. (2023). Finansal Yapıları Denetime Açık Olmayan Sivil Toplu Kuruluşu Olarak Nitelenemez! http://www.mektepligazete.com. 21 Eylül 2023. Karaağaçlı, M. (2024). TC MEB 2024 Yılı Yeni Taslak Öğretim Programlarının Defoları. http://www.mektepligazete.com. 04.05 2024. Kelsen, H. (1960). Pure Theory of Law. Theorist Hans Kelsen, first published in German in 1934 as Reine Rechtslehre, and in 1960 in a much revised. TBMM,(1987). Türkiye Cumhuriyeti Anayasası. Ankara: TBMM. Vakfı Ofset Tesisleri. _______ Erişim ve İletişim Dr. Öğr. Üyesi, G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr. Üyesi. e-posta : [email protected] ORCID : https://orcid.org/0000-0003-3488-1021 Web (1): w3.gazi.edu.tr/~mkara Web (2): https://avesis.gazi.edu.tr/mkara Web (3): www.yurtspor.com Web (4): www.mektepligazete.tebeşir Web (5): www.mektepligazete.köşe yazıları Facebook (1): Kirizma Facebook (2): Mustafa Karaağaçlı X : M_Karaagacli_ İnstagram : mustafakaraagacli1
