Mektepli Gazete

Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI: Ahbap ve Akraba Kapitalizmi!

1.Öndeyi “Ahbap ve Akraba Kapitalizmi!” konulu bu çalışmanın amacı; devletin güçler ayrılığı ilkesinden ve sosyal kapsayıcılıktan uzak izlenen siyasi politikaların sonuçlarına Türkiye kamuoyunun dikkatini çekmektir. Çalışma; ilgili alan yazın bulgularına ve yazarın postpozivitist görüşleriyle gözlemlerine dayalı oluşturulmuştur. Çalışma; (1)Öndeyi, (2)Siyaset Bilim Politika Sanattır, (3)Siyaset ve Devlet, (4)Devletin Olmazsa Olmazı; Güçler Ayrılığı İlkesi, (5)Güçler Ayrılığından Uzaklığın Doğurguları, (6)Sosyal Kapsayıcılıktan Uzaklık Ahbap ve Akraba Kapitalizmini Yaygınlaştırıyor!, (7)Vargı ve Yargı, (8)Öneriler alt başlıklarında sistematize edilmiştir. 2.Siyaset Bilim Politika Sanattır bir grup içinde, üyeleri arasındaki davranışları düzenleme ve yönetme faaliyetleridir. Siyaset, toplumun kamu düzeni ve yönetimi ile ilgilidir. Siyaset, kamu düzenini ve genel yönetimi gerçekleştirmektir. Siyaset kurumunun yönetime yansıması hükümetler ve iktidarlardır. İktidar Max Weber’e göre; toplumun yasal gücüdür (Weber, 2004).  Siyaset kurumları seçme, seçilme, kamu yönetimi ve kamu oyu oluşturma işlevlerinden dolayı diğer sosyal kurumlardan farklıdır. Çünkü; siyaset kurumu iktidarı ve uyguladığı politikalarla birilerinin veya bir grubun çıkarlarına ya da muhalefetine karşı yönetimler gösterebilir. Güncel ahvalde siyasetle politika birbirinin yerine kullanıldığından ilgili tartışmalar da yüzeysel yapılmakta; görüş olarak ortaya konulanların dayanaklarının bilimsellik nitelikleri dikkate alınmamaktadır. Bilimsellikten uzak yapılan siyasetin duyarlı ve estetik olmasını beklemekte fazla iyimserlik olmaktadır. 3.Siyaset ve Devlet Siyaset bir bilim devlet ise belli bir toprak parçası üzerinde ortak amaçlar çerçevesinde örgütlenmiş, siyasi ve hukuki yaptırım gücüne sahip en üstün otoritedir. Devlet olgusu insanların yerleşik hayata geçmesiyle ortaya çıkmıştır. Devlet olmak için toprak, halk, iktidar ve egemenlik gerekir. Devletin egemenliği (1)Yasama, (2)Yürütme ve (3)Yargı güçlerine sahip olmasıdır. 4.Devletin Olmazsa Olmazı; Güçler Ayrılığı İlkesi Bir devletin olmazsa olmaz özelliği; “güçler ayrılığı ilkesidir.” Güçler ayrılığı ilkesi; ana çizgilerle; (1)Yasama yani kanunları yapmak, (2)Yürütme yani kanunları uygulamak ve (3)Yargı yani uygulama sırasında çıkabilecek sorunları hukuk sistemiyle gidermektir. Anılan bu işlevler; meclis demokrasinin de güvencesi ve devlet olmanın temelini oluşturan formasyonlara sahiptir. Güçler ayrılığı ilkesini siyasal bilimle ve politik sanatla yaşatmak ve uygulamak devletin vatandaş bireylerine yönelik yapmak zorunda olduğu diğer işlevlerin de güvence altında olmasını sağlayacaktır. Devletin diğer temel işlevlerini yeri gelmişken sıralamak gerekirse özet çizgilerle aşağıdaki yönlerle ilgili olduğu görülmektedir: Temel ihtiyaçları karşılamak: Vatandaşların ekonomik, sosyal, eğitim, sağlık ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamak. Güvenliği sağlamak: Ülkenin toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını iç ve dış tehlikelere karşı korumak Hak ve özgürlükleri korumak: Vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına almak ve adaleti sağlamak. Milli çıkarları korumak: Ülkenin iç ver dış sınırları içinde milli çıkarlarını korumak (Karaağaçlı, 2021: 70-71). Böylesine çok yönlü; işlevleri siyaset bilimiyle devlet aracılığıyla yerine getirmenin dayanılmaz hafifliği önce yönetenleri sonra yönetilenlere yansıyacağı yadsınamaz bir gerçektir. Tam tersi durumda ise iktidarın güç zehirlenmesi bütün güçler ayrılığını yok edecektir. 5.Güçler Ayrılığından Uzaklığın Doğurguları Devletin temelini ve diğer işlevlerini tümel olarak kapsayan ilke; “güçler ayrılığıdır.” Güçler ayrılığından uzak devlet, vatandaşın tümünü kucaklayamaz, adaletli olamaz. adaleti zedeler, adaleti yozlaştırır. Oysa; Sokrates’in devlet ve yönetim mottosu olan; “a d a l e t, yönetimden öndedir” (Platon, 2022). Güçler ayrılığının yok edilmesinin belirgin doğurguları; Siyasal ve politik süreçler kirlenir. Siyaset kurumu kötüye kullanılır. Siyaset rant aracı olur. Ekonomik kaynaklar özelleşir. Ahbap ve akraba kapitalizmi oluşur. Kamu minimalleşir. Özel kurumlar öne çıkar. Bir toplumun yaşaması için yaşamsal önem ve değerde olan, aile, eğitim, sağlık, ekonomi ve kalıp değer inançlar örselenir, zamanla yok olur. Devletin temelini oluşturan “güçler ayrılığı” ilkesinden uzaklığın yukarı satırlarda sıralan doğurguları tümelde vatandaş birey-devlet etkileşimini azaltır. Devletin bireylerine bireylerin de devlete yabancılaşmasını dolayısıyla sosyal kapsayıcılıktan kopukluklara neden olur. 6.Sosyal Kapsayıcılıktan Uzaklık Ahbap ve Akraba Kapitalizmini Yaygınlaştırıyor! Kapsayıcılık bireyleri; bulunduğu bağlama, ortama ve duruma ötekileştirmeden amasız ve fakatsız dahil etmedir. Kapsayıcılık, bireylerin katkılarına, varlığına ve bakış açılarına ne kadar değer verildiğini göstermedir. Kapsayıcılık, insanların kendi varlıklarını sosyal ve kültürel iklimlerini ayrıştırmadan dikkate almadır. Sosyal kapsayıcılık, yaşam döngüsü içerisinde insanın önemine, payına ve rolüne vurgu yaparak; kimlikleri nedeniyle dezavantajlı olan bireylerin ve grupların sağlık, eğitim, güvenlik, ulaşım, barınma, istihdam gibi hizmetlere erişimini iyileştirmektir (Bauman, 2016 ve Karaağaçlı, 2021). Sosyal kapsayıcılığın temel amacı, bireylerin eğitim-öğretim potansiyellerini, sosyolojik ve ekonomik koşullarını iyileştirmek, sosyo-kültürel yaşama uyumlarını sağlamaktır. Sosyal kapsayıcılık olmazsa, devletin kaynakları bir kesime sunulur. Ahbap ve akraba kapitalizmi oluşur. Oysa; siyaset vatandaş bireylere en üst düzeyde hizmet götürme kurumudur. Çünkü; siyaset kurumunun asli görev tanımı; “memleketteki tüm kesimlerin inanç, etnik köken, yaş, cinsiyet, cinsel yönelim, siyasi görüş, mülkiyet, engellilik durumu fark etmeksizin hizmet etmektir.” 7.Yargı ve Vargı İnsanın temel ihtiyaçlarının karşılanması yaşamsal önemdedir. İhtiyaçlarının karşılanması için ekonomik kaynaklara ihtiyaç vardır. Çünkü; “insan ekonomik bir varlıktır” (Karl Marx). Ekonomik kaynakların; sosyal kapsayıcılık yaklaşım, usul ve esaslarıyla kullanılması ise birey-devlet aidiyetini de yükselten nitelikler taşımaktadır. Türkiye coğrafyasındaki kapitalizmin son hali olan yeni özneli sosyo-ekonomik politikalar sosyal kapsayıcılıktan uzak özellikler taşımakta, ahbap-akraba ekonomisini ve istihdamını artırmaktadır. Bu durumun giderilmesi için devletin yasama-yürütme-yargı temelinde güçler ayrılığı ilkesinin bilimsel olarak uygulanmasına ihtiyaç bulunmaktadır. 8.Öneriler “Ahbap ve Akraba Kapitalizmi” konulu bu çalışmanın yargısı ve vargısı doğrultusunda şu önerilerin ulusal ölçekte dikkate alınmasında yarar görülmektedir: Bir devletin olmazsa olmaz özelliği; “güçler ayrılığı ilkesidir.” Güçler ayrılığı ilkesinin yani yasama-yürütme-yargı alanlarının etkili olarak uygulanabilmesi için; (1)Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün İlkeleri, (2)Cumhuriyet’in Kuruluş Felsefesi, (3)Laiklik, (4)İnsanlığın Magna Carta’sı olan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, (5)T.C. Anayasası, (6)MEB Temel Kanunu ve (7)Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu’nu bütünsel olarak dikkate alınmalıdır. Toplumsal yaşamda eğitim, hukuk, ekonomi, sosyo-kültürel alanlarında bilim temelli nesnel ve adaletli siyaset hizmetleri uygulanmalı, ahbap-akraba kapitalizminden vazgeçilmelidir. Politikada olup bitenlere ve siyasete laik ve bilimsel temeller kazandırılınca siyasi partiyle devletin aynı görülmesinin de (!) önüne geçilmiş olacağı unutulmamalıdır (Karaağaçlı, 2024-2). Kaynaklar Bauman, Z. (2016). Sosyolojik Düşünmek. Çev: Abdullah Yılmaz. İstanbul: Ayrıntı Yayınları. Karaağaçlı, M. (2021). Eğitimin Sosyolojisi. İkinci Yazım İkinci Basım. Ankara: Baskı ve Cilt:Bizim Büro Basımevi Yayın Ve Dağıtım Hizmetleri Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti. ISBN–978-605-62357-9-5. Bandrol Seri No Aralıkları: THG-SOP: 983928-983982. Karaağaçlı, M. (2024-1). Sosyal Kapsayıcılıktan Uzaklık Okul Terkini Artırıyor! www.mektepligazete.com. köşe yazıları. 02.06.2024. Karaağaçlı, M. (2024-2). Partiyi Devlet Görme, Siyasi Şaşılıktır! www.mektepligazete.com. köşe yazıları. 07.07.2024. Marx, K. (2001). Das Kapital. Amazon Yayınları MEB. (1973). Milli Eğitim Temel Kanunu. Ankara: TBMM. Kanun No: 1739. Platon (2022). Sokrates’in Savunması. İstanbul: Cumhuriyet Eki. TBMM. (1982) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası. Ankara: TBMM. 2709 Sayılı Kanun, 7.11.1982. TİEK (2016).Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu. Kanun No:6701, Resmi Gazete No: 29690. Weber, M. (2004). Sosyolojinin Temel Kavramları. Çeviren: Medeni Beyaztaş. Efkar Yayınevi. ____________ İletişim ve Erişim Dr. Öğr. Üyesi, G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr. Üyesi. 7e-posta         : [email protected]   ORCID : https://orcid.org/0000-0003-3488-1021 Web       (1): w3.gazi.edu.tr/~mkara  Web       (2): https://avesis.gazi.edu.tr/mkara Web (3): www.yurtspor.com Web (4): www.mektepligazete.tebeşir Web (5): www.mektepligazete.bülten Facebook  (1): Kirizma Facebook  (2): Mustafa Karaağaçlı Twitter       : M_Karaagacli_ İnstagram    : mustafakaraagacli1 Blog :kirizma.blogspot.com

Paylaş
Yazı boyutu
100%
1.Öndeyi
“Ahbap ve Akraba Kapitalizmi!” konulu bu çalışmanın amacı; devletin güçler ayrılığı ilkesinden ve sosyal kapsayıcılıktan uzak izlenen siyasi politikaların sonuçlarına Türkiye kamuoyunun dikkatini çekmektir. Çalışma; ilgili alan yazın bulgularına ve yazarın postpozivitist görüşleriyle gözlemlerine dayalı oluşturulmuştur.
Çalışma; (1)Öndeyi, (2)Siyaset Bilim Politika Sanattır, (3)Siyaset ve Devlet, (4)Devletin Olmazsa Olmazı; Güçler Ayrılığı İlkesi, (5)Güçler Ayrılığından Uzaklığın Doğurguları, (6)Sosyal Kapsayıcılıktan Uzaklık Ahbap ve Akraba Kapitalizmini Yaygınlaştırıyor!, (7)Vargı ve Yargı, (8)Öneriler alt başlıklarında sistematize edilmiştir.
2.Siyaset Bilim Politika Sanattır
bir grup içinde, üyeleri arasındaki davranışları düzenleme ve yönetme faaliyetleridir. Siyaset, toplumun kamu düzeni ve yönetimi ile ilgilidir. Siyaset, kamu düzenini ve genel yönetimi gerçekleştirmektir. Siyaset kurumunun yönetime yansıması hükümetler ve iktidarlardır. İktidar Max Weber’e göre; toplumun yasal gücüdür (Weber, 2004).
Siyaset kurumları seçme, seçilme, kamu yönetimi ve kamu oyu oluşturma işlevlerinden dolayı diğer sosyal kurumlardan farklıdır. Çünkü; siyaset kurumu iktidarı ve uyguladığı politikalarla birilerinin veya bir grubun çıkarlarına ya da muhalefetine karşı yönetimler gösterebilir.
Güncel ahvalde siyasetle politika birbirinin yerine kullanıldığından ilgili tartışmalar da yüzeysel yapılmakta; görüş olarak ortaya konulanların dayanaklarının bilimsellik nitelikleri dikkate alınmamaktadır.
Bilimsellikten uzak yapılan siyasetin duyarlı ve estetik olmasını beklemekte fazla iyimserlik olmaktadır.
3.Siyaset ve Devlet
Siyaset bir bilim devlet ise belli bir toprak parçası üzerinde ortak amaçlar çerçevesinde örgütlenmiş, siyasi ve hukuki yaptırım gücüne sahip en üstün otoritedir. Devlet olgusu insanların yerleşik hayata geçmesiyle ortaya çıkmıştır.
Devlet olmak için toprak, halk, iktidar ve egemenlik gerekir. Devletin egemenliği (1)Yasama, (2)Yürütme ve (3)Yargı güçlerine sahip olmasıdır.
4.Devletin Olmazsa Olmazı; Güçler Ayrılığı İlkesi
Bir devletin olmazsa olmaz özelliği; “güçler ayrılığı ilkesidir.” Güçler ayrılığı ilkesi; ana çizgilerle; (1)Yasama yani kanunları yapmak, (2)Yürütme yani kanunları uygulamak ve (3)Yargı yani uygulama sırasında çıkabilecek sorunları hukuk sistemiyle gidermektir.
Anılan bu işlevler; meclis demokrasinin de güvencesi ve devlet olmanın temelini oluşturan formasyonlara sahiptir.
Güçler ayrılığı ilkesini siyasal bilimle ve politik sanatla yaşatmak ve uygulamak devletin vatandaş bireylerine yönelik yapmak zorunda olduğu diğer işlevlerin de güvence altında olmasını sağlayacaktır.
Devletin diğer temel işlevlerini yeri gelmişken sıralamak gerekirse özet çizgilerle aşağıdaki yönlerle ilgili olduğu görülmektedir:
Temel ihtiyaçları karşılamak: Vatandaşların ekonomik, sosyal, eğitim, sağlık ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamak.
Güvenliği sağlamak: Ülkenin toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını iç ve dış tehlikelere karşı korumak
Hak ve özgürlükleri korumak: Vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına almak ve adaleti sağlamak.
Milli çıkarları korumak: Ülkenin iç ver dış sınırları içinde milli çıkarlarını korumak (Karaağaçlı, 2021: 70-71).
Böylesine çok yönlü; işlevleri siyaset bilimiyle devlet aracılığıyla yerine getirmenin dayanılmaz hafifliği önce yönetenleri sonra yönetilenlere yansıyacağı yadsınamaz bir gerçektir. Tam tersi durumda ise iktidarın güç zehirlenmesi bütün güçler ayrılığını yok edecektir.
5.Güçler Ayrılığından Uzaklığın Doğurguları
Devletin temelini ve diğer işlevlerini tümel olarak kapsayan ilke; “güçler ayrılığıdır.” Güçler ayrılığından uzak devlet, vatandaşın tümünü kucaklayamaz, adaletli olamaz. adaleti zedeler, adaleti yozlaştırır.
Oysa; Sokrates’in devlet ve yönetim mottosu olan; “a d a l e t, yönetimden öndedir” (Platon, 2022).
Güçler ayrılığının yok edilmesinin belirgin doğurguları;
Siyasal ve politik süreçler kirlenir.
Siyaset kurumu kötüye kullanılır.
Siyaset rant aracı olur.
Ekonomik kaynaklar özelleşir.
Ahbap ve akraba kapitalizmi oluşur.
Kamu minimalleşir.
Özel kurumlar öne çıkar.
Bir toplumun yaşaması için yaşamsal önem ve değerde olan, aile, eğitim, sağlık, ekonomi ve kalıp değer inançlar örselenir, zamanla yok olur.
Devletin temelini oluşturan “güçler ayrılığı” ilkesinden uzaklığın yukarı satırlarda sıralan doğurguları tümelde vatandaş birey-devlet etkileşimini azaltır. Devletin bireylerine bireylerin de devlete yabancılaşmasını dolayısıyla sosyal kapsayıcılıktan kopukluklara neden olur.
6.Sosyal Kapsayıcılıktan Uzaklık Ahbap ve Akraba Kapitalizmini Yaygınlaştırıyor!
Kapsayıcılık bireyleri; bulunduğu bağlama, ortama ve duruma ötekileştirmeden amasız ve fakatsız dahil etmedir. Kapsayıcılık, bireylerin katkılarına, varlığına ve bakış açılarına ne kadar değer verildiğini göstermedir. Kapsayıcılık, insanların kendi varlıklarını sosyal ve kültürel iklimlerini ayrıştırmadan dikkate almadır.
Sosyal kapsayıcılık, yaşam döngüsü içerisinde insanın önemine, payına ve rolüne vurgu yaparak; kimlikleri nedeniyle dezavantajlı olan bireylerin ve grupların sağlık, eğitim, güvenlik, ulaşım, barınma, istihdam gibi hizmetlere erişimini iyileştirmektir (Bauman, 2016 ve Karaağaçlı, 2021).
Sosyal kapsayıcılığın temel amacı, bireylerin eğitim-öğretim potansiyellerini, sosyolojik ve ekonomik koşullarını iyileştirmek, sosyo-kültürel yaşama uyumlarını sağlamaktır.
Sosyal kapsayıcılık olmazsa, devletin kaynakları bir kesime sunulur. Ahbap ve akraba kapitalizmi oluşur.
Oysa; siyaset vatandaş bireylere en üst düzeyde hizmet götürme kurumudur. Çünkü; siyaset kurumunun asli görev tanımı; “memleketteki tüm kesimlerin inanç, etnik köken, yaş, cinsiyet, cinsel yönelim, siyasi görüş, mülkiyet, engellilik durumu fark etmeksizin hizmet etmektir.”
7.Yargı ve Vargı
İnsanın temel ihtiyaçlarının karşılanması yaşamsal önemdedir. İhtiyaçlarının karşılanması için ekonomik kaynaklara ihtiyaç vardır. Çünkü; “insan ekonomik bir varlıktır” (Karl Marx). Ekonomik kaynakların; sosyal kapsayıcılık yaklaşım, usul ve esaslarıyla kullanılması ise birey-devlet aidiyetini de yükselten nitelikler taşımaktadır.
Türkiye coğrafyasındaki kapitalizmin son hali olan yeni özneli sosyo-ekonomik politikalar sosyal kapsayıcılıktan uzak özellikler taşımakta, ahbap-akraba ekonomisini ve istihdamını artırmaktadır. Bu durumun giderilmesi için devletin yasama-yürütme-yargı temelinde güçler ayrılığı ilkesinin bilimsel olarak uygulanmasına ihtiyaç bulunmaktadır.
8.Öneriler
“Ahbap ve Akraba Kapitalizmi” konulu bu çalışmanın yargısı ve vargısı doğrultusunda şu önerilerin ulusal ölçekte dikkate alınmasında yarar görülmektedir:
Bir devletin olmazsa olmaz özelliği; “güçler ayrılığı ilkesidir.” Güçler ayrılığı ilkesinin yani yasama-yürütme-yargı alanlarının etkili olarak uygulanabilmesi için; (1)Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün İlkeleri, (2)Cumhuriyet’in Kuruluş Felsefesi, (3)Laiklik, (4)İnsanlığın Magna Carta’sı olan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, (5)T.C. Anayasası, (6)MEB Temel Kanunu ve (7)Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu’nu bütünsel olarak dikkate alınmalıdır.
Toplumsal yaşamda eğitim, hukuk, ekonomi, sosyo-kültürel alanlarında bilim temelli nesnel ve adaletli siyaset hizmetleri uygulanmalı, ahbap-akraba kapitalizminden vazgeçilmelidir.
Politikada olup bitenlere ve siyasete laik ve bilimsel temeller kazandırılınca siyasi partiyle devletin aynı görülmesinin de (!) önüne geçilmiş olacağı unutulmamalıdır (Karaağaçlı, 2024-2).
Kaynaklar
Bauman, Z. (2016). Sosyolojik Düşünmek. Çev: Abdullah Yılmaz. İstanbul: Ayrıntı Yayınları.
Karaağaçlı, M. (2021). Eğitimin Sosyolojisi. İkinci Yazım İkinci Basım. Ankara: Baskı ve Cilt:Bizim Büro Basımevi Yayın Ve Dağıtım Hizmetleri Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti. ISBN–978-605-62357-9-5. Bandrol Seri No Aralıkları: THG-SOP: 983928-983982.
Karaağaçlı, M. (2024-1). Sosyal Kapsayıcılıktan Uzaklık Okul Terkini Artırıyor! www.mektepligazete.com. köşe yazıları. 02.06.2024.
Karaağaçlı, M. (2024-2). Partiyi Devlet Görme, Siyasi Şaşılıktır! www.mektepligazete.com. köşe yazıları. 07.07.2024.
Marx, K. (2001). Das Kapital. Amazon Yayınları
MEB. (1973). Milli Eğitim Temel Kanunu. Ankara: TBMM. Kanun No: 1739.
Platon (2022). Sokrates’in Savunması. İstanbul: Cumhuriyet Eki.
TBMM. (1982) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası. Ankara: TBMM. 2709 Sayılı Kanun, 7.11.1982.
TİEK (2016).Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu. Kanun No:6701, Resmi Gazete No: 29690.
Weber, M. (2004). Sosyolojinin Temel Kavramları. Çeviren: Medeni Beyaztaş. Efkar Yayınevi.
____________
İletişim ve Erişim
Dr. Öğr. Üyesi, G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr. Üyesi.
7e-posta : [email protected]
ORCID : https://orcid.org/0000-0003-3488-1021
Web (1): w3.gazi.edu.tr/~mkara
Web (2): https://avesis.gazi.edu.tr/mkara
Web (3): www.yurtspor.com
Web (4): www.mektepligazete.tebeşir
Web (5): www.mektepligazete.bülten
Facebook (1): Kirizma
Facebook (2): Mustafa Karaağaçlı
Twitter : M_Karaagacli_
İnstagram : mustafakaraagacli1
Blog :kirizma.blogspot.com
Mektepli Gazete | Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI: Ahbap ve Akraba Kapitalizmi!