Mektepli Gazete

Dr. Mustafa Karaağaçlı: Toplumu Niye Nominalist Yapıyorsunuz?

Toplumu Niye Nominalist Yapıyorsunuz? Dr. Mustafa Karaağaçlı* 1.Öznede Nominalizm Nominalizmin diğer adı olan adcılık, gerçekçilik anlayışının karşıtlığıdır. Nominalizm, Antik Çağda Sofistler ve Stoacıların temellerini attığı, deneyci bilimcilerden Locke, Berkeley ve Hume ile ivme kazanan bir öğreti alanıdır. Nominalizmde, diller-tümeller seslerden ibarettir ve bu sesler düşünceleri adlandırmak için kullanılır, onların gerçeklikleri yoktur. Nominalizme göre; gerçek olan bu dünyadaki tikel varlıklardır. Adların ya da kavramların nesnelerle ilişkileri nedensiz ve rastlantısaldır. Gerçekçilik-adcılık tartışmasında adcılığın üstünlük kazanması ve güçlenmesi Ockhamlı William ile olmuştur. Ockhamlı William kavramsal adcılığın temsilcisi olarak; kavramsal nominalizmi öne sürerken kavramların gerçeklikle doğrudan bağının kesildiğini vurgular (www.wikipedia). Türkiye Coğrafyası’nda güncel bir çok alanda anılan bu nominalizmin izleri somutlanıyor. Türkiye Coğrafyası’nda toplumun giderek nominal olması; (1)Felsefi, (2)Sosyolojik, (3)Ekonomik, (4)Tarih, (5)Toplumsal psikoloji (6)Hukuk ve (7)Antroploji disiplinleri temelinde ve tümelinde ele alındığında daha nesnel görülüyor: Gezegende ve Türkiye Coğrafyası’nda reel politika yapıcılarının konvansiyonel ve sanal medya araçlarını nominalist yaklaşımla kullanmalarıyla kavramlar gerçek uygulamalardaki bağlarından kopartılmış oluyor. 2.Nominalist Toplumda Somutlanıp Gözlenenler Nominalizmin en çok gözlendiği alanlardan yaygın bazıları şunlardır: Olgular ve olaylar, bilimsel bulgular yerine siyasal din bağıyla açıklanıp gerekçelendiriliyor. Siyasal din “Emevi Özneli” olup, kutsiler gösterişli saraylarla imgelenip teyitlenir Üretim biçimini ve ilişkileri Ekonomi bilimi yerine; “faiz günah keçisiyle açıklanıp temellendiriliyor. Aslında çok sevdikleri parayı somutça izlesinler ceplerine ve kursaklarına giren faizi nasıl ceplediklerini ve yediklerini görürler. Cumhuriyetçi Demokrasi tarihi tüm gerçekliğiyle 102. Yaşına erişirken, yapılanlar “eski-yeni” özneleriyle eylemleştiriliyor. Oysa bir olgu ve olaya “yeni” demekle yeni olmaz, kökten, radikal ve devrimci nitellere uygun olmasıyla “yeni-orijinal ve özgün” olur. Üretim güçleri emperyal olduğu için gezegende hala daha açlık çeken ülkelerin ve toplumların varlığı gözleniyor. Afrika’nın çoğunda ve Filistin-Gazze bu insanlık utancının somut adresleri olmaya devam etmektedir (Karaağaçlı, 2025-1). Yeni özneli kuşatmacı ve tutucu politikalarla insan kaynakları yancı kullanılıyor. Kamuda liyakat ve hak edilmiş ulusal ölçekli sınavlardan alınan puanlar yerine; “mülakat tuhaflığı” ile bilimsellikten uzak öznel ölçütlü güya sözlü sınavlarla (!) işgörenler alınıyor, “insani, hukuki ve kul hakkı boyutları çöpe gidiyor. Üretim biçimlerinin tüketimi karşılayamamasıyla gıda enflasyonu durmadan yükseliyor. Tarım girdileri planlamadan ve nesnel desteklerden uzak olduğundan, Atatürk’ün “şehirlinin efendisi” dediği “köylü” üretme fakiri ve gelir yosunu olmaktadır. Bireyler ve devlet-yurttaş arasındaki ilişkileri düzenleyen hak, hukuk ve adaletin (1)Yasama, (2)Yürütme ve (3)Yargılama alanları güçler ayrılığı güzellemelerinde kalıyor. Toplumsal, ekonomik, siyasal, hukuksal kültürel, yaşamı düzenleyen kurumların ve kurallar “anomi lekesiyle” zedeleniyor. Yabancılaşma denilen anominin en üst perdelisi bireyin devlete- devletin bireye yabancılaşması artıyor Yönetim ihtirasları yeteneklerin ve görevsel liyakatlı rollerin önüne geçiyor. “Çalıyor ama çalışıyor (!)” tuhaflığı yankesici ahlakta gerekçe kabul ediliyor (Karaağaçlı, 2025-2). Kişisel yön kayıpları ve seçilmiş olumsuz davranışlar (bağımlılık, cinayet, intihar..) artıyor. Kök değer temelli kurallar örseleniyor. Toplumsal dokular gevşiyor. Toplumsal bağlar zayıflıyor. Toplumsal dayanışma giderek imha oluyor. Eğitim ve öğretimde paralı eğitimle sosyal adalet ve sosyal eşitlik giderek derinleşiyor. 3.Zamanın Ruhunda; Atatürk’ün “Bilimden Gidilmeyen Yolun Sonu Karanlıktır” Görüşünün Her Daim Geçerliliği Nominal toplum kavramların gerçeklerden uzak kullanılmasıyla oluşur. Nominal toplum yerine gerçekleri gören ve algılayan bir toplum oluşturmada; Felsefe, Sosyoloji, Sosyal Psikoloji, Hukuk, İletişim, Ekonomi, Tarih, Eğitim ve Antropoloji bilimlerinin bilimsel bulgularından yararlanılması yaşamsal önem ve değerdedir. Bu önem ve değer; Cumhuriyetçi Demokrasinin Kurucu Filozofu GMK Atatürk’ün “bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” görüşü pekiştirmektedir (Atatürk, 2020). Çünkü; ancak bilimsel iklim göz ardı edilmediğinde olgular ve olaylar reel, nesnel, kanıtlı ve birikimli olarak ortaya konulabilir. Aksi ise kavramların içini boşaltarak gerçeklerden uzaklaşmaktır. Kaynaklar Atatürk, G.M.K. (2020). Cumhuriyetimizin Emanetçisi Olan Çocuklarımız İçin Nutuk. Kripto Basın Yayın. Atatürk Araştırma Merkezi. (1995). "29 Ekim Cumhuriyet Bayramı". Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. 11 (33). Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları. ss. 771-779. ISSN 1011-727X. Karaağaçlı, M. (2025-1). Atlantikçilikte; “Gazze Yok!” http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı, 25.09.2025. Karaağaçlı, M. (2025-2). Evrenseli Örseleyen, Kimlikçi ve Yankesici Ahlak, http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı, 07.01.2025. www.wikipedia, (2025).Nominalizm. 07.11.225. ____________ Etiksel İlke Burada yer verilen görüşlerden yapılan alıntılarda kaynak gösterilmesi etiksel olarak uygun olacaktır. İletişim ve Erişimi e-posta : [email protected] Web (1) : w3.gazi.edu.tr/~mkara Web  (2) :https://avesis.gazi.edu.tr/mkara ORCID:https://orcid.org/0000-0003-3488-1021 Süren Yayın Ortamları ve Portalları Futbol-spor-yorum :www.yurtspor.com.yazarlar Eğitim,sosyoloji,güncel:www.mektepligazete.com.köşeyazıları Bilim-araştırma :www.mektepligazete.tebeşirbülten.com Tüm yayınlar blogu :mustafakaragacli.blogspot.com Bilişim Medyaları Facebook (1): Kirizma Facebook (2): Mustafa Karaağaçlı X : M_Karaagacli_ İnstagram : mustafa.karaagacli1 Youtube :AkademikAda

Paylaş
Yazı boyutu
100%
Toplumu Niye Nominalist Yapıyorsunuz?
Dr. Mustafa Karaağaçlı*
1.Öznede Nominalizm
Nominalizmin diğer adı olan adcılık, gerçekçilik anlayışının karşıtlığıdır. Nominalizm, Antik Çağda Sofistler ve Stoacıların temellerini attığı, deneyci bilimcilerden Locke, Berkeley ve Hume ile ivme kazanan bir öğreti alanıdır. Nominalizmde, diller-tümeller seslerden ibarettir ve bu sesler düşünceleri adlandırmak için kullanılır, onların gerçeklikleri yoktur.
Nominalizme göre; gerçek olan bu dünyadaki tikel varlıklardır. Adların ya da kavramların nesnelerle ilişkileri nedensiz ve rastlantısaldır. Gerçekçilik-adcılık tartışmasında adcılığın üstünlük kazanması ve güçlenmesi Ockhamlı William ile olmuştur. Ockhamlı William kavramsal adcılığın temsilcisi olarak; kavramsal nominalizmi öne sürerken kavramların gerçeklikle doğrudan bağının kesildiğini vurgular (www.wikipedia). Görselin Kaynağı: Freepik
Türkiye Coğrafyası’nda güncel bir çok alanda anılan bu nominalizmin izleri somutlanıyor.
Türkiye Coğrafyası’nda toplumun giderek nominal olması; (1)Felsefi, (2)Sosyolojik, (3)Ekonomik, (4)Tarih, (5)Toplumsal psikoloji (6)Hukuk ve (7)Antroploji disiplinleri temelinde ve tümelinde ele alındığında daha nesnel görülüyor:
Gezegende ve Türkiye Coğrafyası’nda reel politika yapıcılarının konvansiyonel ve sanal medya araçlarını nominalist yaklaşımla kullanmalarıyla kavramlar gerçek uygulamalardaki bağlarından kopartılmış oluyor.
2.Nominalist Toplumda Somutlanıp Gözlenenler
Nominalizmin en çok gözlendiği alanlardan yaygın bazıları şunlardır:
Olgular ve olaylar, bilimsel bulgular yerine siyasal din bağıyla açıklanıp gerekçelendiriliyor. Siyasal din “Emevi Özneli” olup, kutsiler gösterişli saraylarla imgelenip teyitlenir
Üretim biçimini ve ilişkileri Ekonomi bilimi yerine; “faiz günah keçisiyle açıklanıp temellendiriliyor. Aslında çok sevdikleri parayı somutça izlesinler ceplerine ve kursaklarına giren faizi nasıl ceplediklerini ve yediklerini görürler.
Cumhuriyetçi Demokrasi tarihi tüm gerçekliğiyle 102. Yaşına erişirken, yapılanlar “eski-yeni” özneleriyle eylemleştiriliyor. Oysa bir olgu ve olaya “yeni” demekle yeni olmaz, kökten, radikal ve devrimci nitellere uygun olmasıyla “yeni-orijinal ve özgün” olur.
Üretim güçleri emperyal olduğu için gezegende hala daha açlık çeken ülkelerin ve toplumların varlığı gözleniyor. Afrika’nın çoğunda ve Filistin-Gazze bu insanlık utancının somut adresleri olmaya devam etmektedir (Karaağaçlı, 2025-1).
Yeni özneli kuşatmacı ve tutucu politikalarla insan kaynakları yancı kullanılıyor. Kamuda liyakat ve hak edilmiş ulusal ölçekli sınavlardan alınan puanlar yerine; “mülakat tuhaflığı” ile bilimsellikten uzak öznel ölçütlü güya sözlü sınavlarla (!) işgörenler alınıyor, “insani, hukuki ve kul hakkı boyutları çöpe gidiyor.
Üretim biçimlerinin tüketimi karşılayamamasıyla gıda enflasyonu durmadan yükseliyor. Tarım girdileri planlamadan ve nesnel desteklerden uzak olduğundan, Atatürk’ün “şehirlinin efendisi” dediği “köylü” üretme fakiri ve gelir yosunu olmaktadır.
Bireyler ve devlet-yurttaş arasındaki ilişkileri düzenleyen hak, hukuk ve adaletin (1)Yasama, (2)Yürütme ve (3)Yargılama alanları güçler ayrılığı güzellemelerinde kalıyor.
Toplumsal, ekonomik, siyasal, hukuksal kültürel, yaşamı düzenleyen kurumların ve kurallar “anomi lekesiyle” zedeleniyor. Yabancılaşma denilen anominin en üst perdelisi bireyin devlete- devletin bireye yabancılaşması artıyor
Yönetim ihtirasları yeteneklerin ve görevsel liyakatlı rollerin önüne geçiyor. “Çalıyor ama çalışıyor (!)” tuhaflığı yankesici ahlakta gerekçe kabul ediliyor (Karaağaçlı, 2025-2).
Kişisel yön kayıpları ve seçilmiş olumsuz davranışlar (bağımlılık, cinayet, intihar..) artıyor.
Kök değer temelli kurallar örseleniyor.
Toplumsal dokular gevşiyor.
Toplumsal bağlar zayıflıyor.
Toplumsal dayanışma giderek imha oluyor.
Eğitim ve öğretimde paralı eğitimle sosyal adalet ve sosyal eşitlik giderek derinleşiyor.
3.Zamanın Ruhunda; Atatürk’ün “Bilimden Gidilmeyen Yolun Sonu Karanlıktır” Görüşünün Her Daim Geçerliliği
Nominal toplum kavramların gerçeklerden uzak kullanılmasıyla oluşur. Nominal toplum yerine gerçekleri gören ve algılayan bir toplum oluşturmada; Felsefe, Sosyoloji, Sosyal Psikoloji, Hukuk, İletişim, Ekonomi, Tarih, Eğitim ve Antropoloji bilimlerinin bilimsel bulgularından yararlanılması yaşamsal önem ve değerdedir.
Bu önem ve değer; Cumhuriyetçi Demokrasinin Kurucu Filozofu GMK Atatürk’ün “bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” görüşü pekiştirmektedir (Atatürk, 2020). Çünkü; ancak bilimsel iklim göz ardı edilmediğinde olgular ve olaylar reel, nesnel, kanıtlı ve birikimli olarak ortaya konulabilir. Aksi ise kavramların içini boşaltarak gerçeklerden uzaklaşmaktır.
Kaynaklar Atatürk, G.M.K. (2020). Cumhuriyetimizin Emanetçisi Olan Çocuklarımız İçin Nutuk. Kripto Basın Yayın.
Atatürk Araştırma Merkezi. (1995). "29 Ekim Cumhuriyet Bayramı". Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. 11 (33). Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları. ss. 771-779. ISSN 1011-727X.
Karaağaçlı, M. (2025-1). Atlantikçilikte; “Gazze Yok!” http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı, 25.09.2025.
Karaağaçlı, M. (2025-2). Evrenseli Örseleyen, Kimlikçi ve Yankesici Ahlak, http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı, 07.01.2025.
www.wikipedia, (2025).Nominalizm. 07.11.225.
____________
Etiksel İlke
Burada yer verilen görüşlerden yapılan alıntılarda kaynak gösterilmesi etiksel olarak uygun olacaktır.
İletişim ve Erişimi
Web (1) : w3.gazi.edu.tr/~mkara
Web (2) :https://avesis.gazi.edu.tr/mkara
ORCID:https://orcid.org/0000-0003-3488-1021
Süren Yayın Ortamları ve Portalları
Futbol-spor-yorum :www.yurtspor.com.yazarlar
Eğitim,sosyoloji,güncel:www.mektepligazete.com.köşeyazıları
Bilim-araştırma :www.mektepligazete.tebeşirbülten.com
Tüm yayınlar blogu :mustafakaragacli.blogspot.com
Bilişim Medyaları
Facebook (1): Kirizma
Facebook (2): Mustafa Karaağaçlı
X : M_Karaagacli_
İnstagram : mustafa.karaagacli1
Youtube :AkademikAda
Mektepli Gazete | Dr. Mustafa Karaağaçlı: Toplumu Niye Nominalist Yapıyorsunuz?