Mektepli Gazete

Yatılı okullar ve köy okulları, Covid 19’a karşı

Ülkemizde 2002’den bu yana köy okullarının ve yatılı okulların kapatılması yönünde bir eğitim politikası yürütüldü. Resmi istatistiklere göre, 20 bin civarında köy okulu, 217’de yatılı okul kapatıldı.

Paylaş
Yazı boyutu
100%
Ülkemizde 2002’den bu yana köy okullarının ve yatılı okulların kapatılması yönünde bir eğitim politikası yürütüldü. Resmi istatistiklere göre, 20 bin civarında köy okulu, 217’de yatılı okul kapatıldı.

Covid 19 salgınıyla birlikte ilk olarak okullarımızı kapattık. Çünkü kalabalık okul ve sınıflarda çocuklarımızı korumamız mümkün değildi.

Mart ortasından bu yana uzaktan eğitim yapmaya çalıştık. Ancak beklenen verim elde edilemedi. Geçtiğimiz günlerde MEB tarafından uzaktan eğitim istatistikleri açıklandı. Yapılan açıklamada “Milli Eğitim Bakanlığınca Kovid-19 salgını nedeniyle 23 Mart'ta başlatılan uzaktan eğitimde aktif kullanılan EBA, 3,1 milyar tıklanma sayısıyla Türkiye'de en çok ziyaret edilen 10 uncu internet sitesi, dünyada ise en çok ziyaret edilen 3 üncü eğitim sitesi oldu. 7 milyon 383 bin 213 öğrenci ile 1 milyon 30 bin 516 öğretmen EBA'yı aktif kullandı.” ifadelerine yer verildi.

MEB’in açıkladığı eğitim istatistiklerine baktığımızda, okul öncesi hariç, örgün eğitim kapsamında 14 milyon 964 bin 356 öğrenci bulunuyor. Bu hesaba göre öğrencilerin yüzde 50,67’sinin EBA’yı kullanmadığı ortaya çıkıyor. MEB, 7 milyon 383 bin öğrenci EBA’yı kullandı, diyerek bardağın dolu tarafını gösteriyor. Başka bir deyiş ile 7 milyon 581 bin 143 öğrenci EBA’yı kullanamadı. Bu çocukların EBA’yı neden kullanmadığını ya da kullanamadığını MEB açıklayamadı. Milli Eğitim Bakanı öğrencilerin yüzde 20’sinin interneti, yüzde 5’inin de televizyonu olmadığını açıkladı. Yani okul öncesi hariç, örgün eğitim kapsamındaki 748 bin 217 öğrenci televizyondan dersleri takip edemedi. 2 milyon 992 bin 871 öğrenci ise interneti olmadığı için derslere katılamadı. Eğitim imkanına erişimde EŞİTLİK nerede kaldı? Bu çocukların tamamı aynı sınava girdi.

Geriye dönüp baktığımızda, 2002 yılından bu yana Yatılı İlköğretim Bölge Okullarının sayısında %41,65, öğrenci sayısında ise %74,71 oranında azalma meydana geldi.

Yatılı İlköğretim Bölge Okullarının Sayısal Durumu

Okul/Öğrenci

2002

2006

2016

2017

2019

Okul

521

603

341

325

304

Öğrenci

278.448

282.134

94.455

89.979

70.437

Kaynak: 2019, MEB istatistikleri.

Tüm dünyayı kasıp kavuran salgın bizlere bir kez daha köy okullarını ve Yatılı Bölge Okullarını hatırlattı. Yaşadığımız salgına karşı eğitim alanında mücadele etmenin en etkili yolunun köy okullarının yeniden açılması ve yatılı okulların sayısının çoğaltılması olarak görülüyor.

Öğretmen ve öğrencilerin sürekli köyde olmaları nedeniyle salgın hastalıkla karşılaşma ihtimalleri çok düşük. Aynı şekilde yatılı okullarda da benzer bir sistem var. Öğrenciler pansiyonda, öğretmenler, hatta yardımcı hizmetlilerin tümü yatılı okulların kampüsünde bulunan lojmanlarda kalıyorlar. Tüm öğrencilerimizi bu okullara gönderme şansımız tabi ki yok. Ancak köy okullarının ve yatılı okulların sayılarının çoğalması halinde ünümüzdeki yıllarda yaşanabilecek salgınları en az hasarla atlatma şansımız olacak. Ayrıca çocuklarımız doğal bir ortamda yaparak ve yaşayarak öğrenme imkanı bulacaklar. Yol, servis, ısınma, temizlik, güvenlik, beslenme sorunlarının tamamı çözülmüş olacak.

Köy nüfusu artacak. Tarım ve hayvancılık faaliyetleri çoğalacak. İleride yaşanacak gıda yoksulluğuna karşıda bir önlem alınmış olacak.

İlkokulu bitiren öğrenciler en yakın yatılı ortaokul ve liseye gidebilecek. İşte o zaman büyükşehirlerde yoksulluğa terkedilmiş çocuklarımız ülkemizin kalkınma hamlesine katkıda bulunacak. İyi yetişmiş bireyler olma yolunda önemli bir yol kat etmiş olacak.

İşte o zaman yeniden Fakir Baykurt’lar, Niyazi Altunya’lar, Mustafa Necati’ler, Aziz Sancar’lar, Yaşar Kemal’ler yetişmiş olacak.

Ali TAŞTAN
Yazdı