Mektepli Gazete

ÇINAR’IN VİDEOSUNU ÇEKENLERE YASAL İŞLEM BAŞLADI

Ankara Üniversitesi, İbni Sina Hastanesi’nde görevli doktor Güle Çınar’ın yer aldığı videoyla ilgili 2 ayrı açıklama yaptı. Üniversite ilk açıklamada tarihi yanlış yazarken, ikinci açıklamada görüntülerle ilgili yasal işlem başlatıldığını belirtti. TTB ise Dr. Çınar’a özür diletilmesine tepki gösterdi ve Çınar’a özür diletenlerin özür dilemesi gerektiğini duyurdu.

Paylaş
Yazı boyutu
100%

Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesi’nde görevli Dr. Güle Çınar’ın koronavirüsle ilgili “Aslında kontrollü gidiliyordu ama Umre işi mahvetti. Şu an artık binlerle konuşabiliriz vaka sayısı olarak. Söylendiği gibi 100'lerde değiliz artık” ifadelerini kullandığı video sosyal medyada yayıldı. Ankara Üniversitesi videoda yer alan Dr. Çınar’ın açıklamasını 18 Mart 2018 tarihiyle paylaştı. Üniversitenin paylaştığı bu açıklamada Çınar özür dilerken, “Konuşmamın tamamı kaydedilip paylaşılabilseydi olumsuzluk yaratma amacım olmadığı anlaşılabilirdi” dedi.

‘ÇINAR OLASILIKLARLA İLGİLİ FİKİRLERİNİ PAYLAŞTI’

Üniversitenin ikinci açıklaması Tıp Fakültesi Hastaneleri yönetimi tarafından yapıldı. Doktor Güle Çınar ve hastane yönetiminden izin alınmadan görüntülerin kaydedildiği ve görüntüyü çekenler hakkında yasal işlemin başlatıldığı duyuruldu:” Öncelikle belirtmek gerekir ki Dr. Güle Çınar, Hastanelerimizde bu küresel salgına karşı yürütülen mücadelede en ön saflarda yer alan değerli bir hekimimizdir. Sağlık çalışanlarına yönelik bilgilendirme, farkındalık ve motivasyon eğitimleri yanında teşhis amacıyla hastalardan ve sağlık çalışanlarından bizzat kendisi örnekler almakta ve sonuçları takip etmektedir. Dr. Çınar’ın hekimlik hizmetleri ve COVID-19 salgınına karşı verdiği yoğun uğraş ve özverili çalışmaları örnek niteliktedir. Kendisi, verdiği eğitimler sırasında sağlık çalışanlarının bazılarında gözlemlediği uyumsuzluğa vurgu yapabilmek, farkındalığı artırmak ve onların bu sürece doğru bir şekilde katılımını sağlayabilmek amacıyla salgının ulaşabileceği boyuta dair değerlendirmeler yapmış, örnekler vermiş ve olasılıklarla ilgili fikirlerini paylaşmıştır”.

‘YASAL İŞLEM BAŞLATILDI’

“ Ancak, maalesef konuşmasının sadece bir bölümü gizlice kaydedilerek ve bütünden kopartılarak sosyal medyada paylaşılmıştır. Dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu bu olağan dışı ortamda halkı paniğe sevk etmeye yol açabileceğini, gerçekleştirilmekte olan yoğun sağlık hizmetine, çalışmakta olduğu kuruma ve ilgili hekime zarar verme sonuçlarını doğurabileceğini düşündüğümüz bu paylaşımda, gizlice görüntü kaydeden ve sosyal medyaya gönderen kişi ve/veya kişilerin saptanarak gerekli işlem yapılabilmesi için yasal süreç başlatılmıştır.”

ÖZÜR DİLETİLMESİNE TEPKİ GELDİ

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi ise doktor Çınar’a üniversite yönetimi tarafından özür diletilmesine tepki gösterdi. Merkez Konsey tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Dr. Güle Çınar kamuoyuna açık olmayan, kamuoyuna hitap etmeyen bir hizmet içi eğitim toplantısında, görevinin gereğini yaparken, kendisinin haberi olmadan kaydedilen konuşması nedeniyle çalıştığı kurumca kamuoyuna yönelik özür dilemek durumunda bırakılmıştır. Oysa meslektaşımızın kullandığı ifadeler hakaret içermediği gibi, bütünüyle temelsiz değildir. Bugün itibariyle, Umre’den dönen yaklaşık 21 bin kişinin tamamına test yapılmadığı ve tamamının karantinaya alınmadığı, bu kişilerin Türkiye'nin çeşitli kentlerine dağıldığı bilinmektedir.

“ÖZÜR DİLETENLER ÖZÜR DİLEMELİ’

“Hal böyle iken bir hekimin kurum içi lokal bir toplantıda kullandığı sözcükler nedeniyle özür dilemek zorunda bırakılması utanç verici bir eylemdir. Ayrıca, kurumsal olarak bir çalışana bu şekilde baskı uygulanması kişilik haklarına ve çalışan haklarına saldırı niteliğindedir. TTB Dr. Güle Çınar'a karşı alınan tutumu şiddetle kınamakta ve kurum yöneticilerinden hekimin onurunu ve mesleğimizi kamuoyu önünde rencide ettikleri için özür dilemelerini talep etmektedir. Ancak bilinmelidir ki, başka ülkelerde sağlık çalışanları alkışlanırken ve desteklenirken, Dr. Güle Çınar gibi salgına karşı özveri ile çalışan hekimlere karşı takınılan bu tür tutumlar hekim kitlesinin ve sağlık çalışanlarının motivasyonunu bozmakta, yalnız bırakılmış duygusunu pekiştirmekte, salgına karşı topyekün mücadele direncini olumsuz etkileme tehlikesi taşımaktadır.”

‘AZ UYKUYLA ÇALIŞTIM’

Dr. Çınar’ın özür metni ise şöyle: “Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi Başhekimliğine, COVID-19 küresel salgınının ülkemizi de etkilemesi sonucu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesinde yaklaşan enfeksiyon salgınına yönelik hastane hazırlıkları, sağlık alt yapısının yeniden düzenlenmesi, eylem planı, personelin uyum eğitimi çalışmaları gibi faaliyetler içinde, çok az uykuyla, çok yoğun çalışmayla günlerdir yer aldım, yer almaya da devam ediyorum.

‘İNFİAL AMACIM YOKTU, KASITLI PAYLAŞILMIŞ’

“Uyum eğitimlerinin birinde durumun önemini daha iyi anlatabilmek ve eğitime katılanları bu zorlu süreç için hazırlayabilmek için bazı yurtdışından gelen vakalarla ilgili örnekler verdim, olumsuz bir senaryo üzerinde konuşma yaptım. Amacım, hastanede malzeme eksiklikleri de dahil olmak üzere yaşayabileceğimiz edebilmek ve hastane personelinin süreci daha iyi sahiplenmesini sağlayabilmekti. Siyasi ya da infial amaçlı amaçlı bir söylemim yoktur, asla da olamaz. Maalesef, gizli kaydedilen konuşmamın kasıtlı olarak sadece küçük bir kısmı sosyal medyada paylaşılmıştır.”

‘OLUMSUZ ALGIDAN DOLAYI ÖZÜR DİLİYORUM’

“Konuşmamın tamamı kaydedilip paylaşılabilseydi olumsuzluk yaratma amacım olmadığı anlaşılabilirdi. Ancak, gelinen bu noktada hizmet içi eğitim sırasında kullandığım bazı hatalı sözcüklerin toplumda çok farklı bir algıya sebep olabildiğini gördüm. Çok üzgünüm. Bundan sonraki süreçte daha dikkatli olacağım, hastalarıma, üniversiteme, ülkeme hizmet için yoğun çalışmalarıma devam ederken sözcüklerimi daha özenli seçeceğim. Toplumsal olumsuz bir algıya neden olduğum için de herkesten özür diliyorum.”

Mektepli Gazete | ÇINAR’IN VİDEOSUNU ÇEKENLERE YASAL İŞLEM BAŞLADI