CHP’Lİ GÖKÇE GÖKÇEN: “ANAYASA MAHKEMESİ ÇIPLAK ARAMANIN ANAYASA’YA AYKIRI OLDUĞUNA HÜKMETTİ”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, “Adalet ve Kalkınma Partili yetkililer ‘çıplak arama yok’ diye açıklamalar yaparken kanunlar ve yönetmelikler tersini söylüyor. Çıplak arama mevzuatta var, uygulamada var. Anayasa Mahkemesi henüz 2019’da çıplak aramanın anayasaya aykırı bir şekilde yapıldığına oybirliğiyle hükmetti” dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, “Adalet ve Kalkınma Partili yetkililer ‘çıplak arama yok’ diye açıklamalar yaparken kanunlar ve yönetmelikler tersini söylüyor. Çıplak arama mevzuatta var, uygulamada var. Anayasa Mahkemesi henüz 2019’da çıplak aramanın anayasaya aykırı bir şekilde yapıldığına oybirliğiyle hükmetti” dedi.
CHP’li Gökçen cezaevlerinde yapılan çıplak arama iddialarıyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün iki gün önce bir basın açıklaması yaparak, 2015 yılından bir Anayasa Mahkemesi kararını kendisine dayanak gösterdiğini hatırlatan Gökçe Gökçen, "Oysa o Anayasa Mahkemesi kararını okursanız göreceksiniz, mahkeme bu kararda kişinin işkence ve kötü muamele iddialarının etkili bir şekilde soruşturulmadığını söylüyor. Karar, ihlal kararı. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Anayasa Mahkemesi’nin usulden reddettiği örnekleri kendini aklama gerekçesi olarak kullanmak yerine son derece ciddi ihlal iddialarının üstünde durmalı, üstüne düşen görevi yapmalı. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, mahkeme kararını çarpıtarak kamuoyunu yanıltıyor, açıkça yalan söylüyor” dedi.
“TÜRKİYE’DE KÖTÜ MUAMELE YALNIZCA ÇIPLAK ARAMAYLA SINIRLI DEĞİL”
Gökçen, Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi 2019 raporuna da dikkat çekerek, şu açıklamayı yaptı:
“Türkiye’de kötü muamele yalnızca çıplak aramayla sınırlı değil. Birçok sözlü ve fiili kötü muamelenin yanı sıra gözaltına alınan ve tutuklananların güneş ışığı almasını, yeterli yemeğin ve suyun verilmesini talep etmişti. Cezaevlerinde kapasitenin çok üstünde bir doluluğun olduğunu, birçok kişinin aynı yatağı paylaşmak zorunda olduğunu, cezaevlerinde yaşamın sağlıksız koşullarda sürdüğünü yalnızca biz söylemiyoruz. Avrupa Konseyi söylüyor."