Mektepli Gazete

Boğaziçi'nde barınma krizi: Yatakhaneye çevrilmiş spor salonu mu, AKP bağlantılı yurtlar mı?

Boğaziçi Üniversitesi'nde yurt krizi devam ederken, öğrencilere sunulan çözüm önerileri; AKP ve tarikat bağlantılı kurumların yurtları, yatakhaneye çevrilmiş spor salonları ve kulüp odaları... Türkiye'de yaşanan hayat pahalılığı ve krizin etkisiyle, konut kiralarında büyük artış yaşandı. Konut kiralarının maaşla karşılanamayacak seviyelere ulaşması, yaşanan konut krizini günden güne derinleştiriyor. Konut krizinden en çok etkilenen kesimlerden biri öğrenciler. Eğitim hakkı için farklı şehirlere taşınan öğrencilerin en büyük problemi barınma. Yaşanan konut krizi ve özel öğrenci yurtlarının fahiş ücretleri nedeniyle KYK veya okumakta oldukları okullara bağlı yurtlara başvuran birçok öğrenci ya açıkta kalıyor ya da kötü şartlar altında yaşamaya mahkum ediliyor. Türkiye'nin en köklü eğitim kurumlarından birisi olan Boğaziçi Üniveristesi'nde de durum farklı değil. Öğrenciler, ek yataklar ve diğer kapasite artırma yöntemleriyle kötü şartlara mahkum edilirken, okula bağlı beş yurdun boşaltılmasına yönelik kararın ardından 1000'den fazla öğrenci yurt hakkı kazanamadı. Boğaziçi Üniversitesi yönetiminin, uzun zamandır devam etmekte olan yurt krizine çözüm önerisi, halihazırda kapasitesini aşmış yurt odalarına ek yatak koymak, öğrencileri AKP ve tarikat bağlantılı kurumların yurtlarına yönlendirmek, spor salonlarına koğuş düzeni oluşturmak ve kulüp odalarını yatakhaneye çevirmek... Peki Boğaziçi Üniversitesi'nde bu zamana kadar neler oldu ve öğrencileri önümüzdeki eğitim döneminde neler bekliyor? Beş yurdun boşaltılmasına karar verildi Boğaziçi Üniversitesi'nde, 6 Şubat'ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından öğrencilerin halihazırda kaldığı beş yurdun boşaltılmasına karar verildi. Çürük raporu olan "Birinci Kuzey" ve "İkinci Kuzey" yurtları yıkılırken; "Birinci Kilyos", "Kilyos Otel" ve "Superdorm" yurtları ise güçlendirilecek. Boğaziçi Üniversitesi'nde halihazırda devam etmekte olan yurt sorununa ek olarak söz konusu beş yurtta kalmakta olan yaklaşık 1000 öğrencinin nasıl barınacağı ise kafalarda soru işareti yaratıyor. 1000'den fazla öğrenci yurt hakkı kazanamadı Yurt krizi uzun zamandır devam eden üniversitede, 2022-2023 akademik yılının verilerine göre 9 bin 573’ü lisans, 2 bin 783’ü lisansüstü ve 2 bin 480’i hazırlık öğrencisi olmak üzere toplam 14 bin 836 öğrenci eğitim görüyor. Yıkılması planlanan ve öğrenci alınmayacak olan yurtların toplam kapasitesi ise yaklaşık 2 bin 500 kişi. Rektörlük bu sene de, geçen sene olduğu gibi krizin üstünü çeşitli yöntemlerle kapatmak için girişimde bulunmuştu. Fakat üniversitenin resmi sitesinde, 2023-2024 yılı için açıklanan yurt kapasitesi sayısının 2809 olarak belirtildiğini göz önüne alırsak bu sefer sorunun ekstra yataklar ve ranzalarla çözülemeyecek boyutta olduğu olduğu ortada. Ne var ki, geçtiğimiz ay açıklanan yurt yerleştirme sonuçlarında 1000’den fazla öğrenci yurt hakkı kazanamadığını öğrendi. 'Sosyoekonomik durum' kriteri ve yurt hakkı kazanamayan depremzede öğrenciler Yurt krizi devam ederken, öğrenciler tarafından konuya ilişkin çeşitli toplantılar ve eylemler düzenlendi. Yönetimin yerleştirme kriteri olarak öğrencilerin ‘’sosyoekonomik durumlarına’’ göre bir hesaplama sistemi kullandığını belirtmesi üzerine öğrenciler, şeffaf bir şekilde bu kriterlerin paylaşılmasını talep etti.Fakat rektörlük şeffaflık çağrısına yanaşmadı. Aksine, öğrencileri yalanlayan AKP tarafından atanan rektör Naci İnci, öğrencilerin taleplerinin ‘’karalama’’ olduğuna dair bir basın açıklaması yayımladı. Diğer yandan, rakamlar ve öğrencilerin yaşadığı deneyimler, yönetimin yalanlarını gözler önüne seriyor. Üstelik ‘’sosyoekonomik durum’’ kriterinden ötürü yurt hakkı kazanamayan öğrenciler arasında 6 Şubat'ta meydana gelen depremlerden etkilenen depremzede öğrenciler de var. Başlı başına bu durum bile bahsedilen kriterin ne kadar gerçeklikten uzak olduğunu gösterir nitelikte.Rektörlükten 'çözüm' önerileri Naci İnci, geçen yıl da barınma sorunuyla gündeme gelen üniversitenin resmi sitesinden öğrencileri AKP ve tarikat bağlantılı kurumların yurtlarına yönlendirmişti. Yapılan açıklamada söz konusu kurumlara ek olarak Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği (BÜMED), Boğaziçi Üniversiteliler Derneği (BURA) ve Boğaziçi Yöneticiler Vakfı (BYV) gibi kurumlara da başvurabilecekleri iletildi. BURA ve BYV, AKP'ye yakınlığıyla bilinen kurumlardan. Bir öğrenci tarafından BYV'ye yurt yardımı talebiyle atılan bir e-posta sonrası, vakıf cevap olarak attığı e-postada yardım talebinde bulunan öğrenciyi açık bir şekilde tarikat yurtlarına yönlendirmişti. Yönlendirilen yurtlar şu şekilde: Etiler Camii Kız Öğrenci Yurdu İnsan Vakfı Ensar Vakfı İlim Yayma Cemiyeti Türgev Önder Diyanet Vakfı Yeni Dünya Vakfı Birlik Vakfı Öğrencilerin bu yıl da, başkanlığını Naci İnci'nin yaptığı BUVAKIF tarafından inşası planlanan yurtlara yönlendirileceği iddiası öğrenciler arasında kaygılı bir bekleyişe sebep oldu. BUVAKIF, okulda 1978'den beri halihazırda bulunan ve faaliyet gösteren BÜVAK'a alternatif olarak 2022 yılında AKP ve rektörlük tarafından kurulmuştu. BUVAKIF'ın vakfedenleri arasında Boğaziçi Üniversitesi rektörü Naci İnci, AKP'ye yakınlığıyla bilinen Boğaziçi Üniversitesi Derneği (BURA) ve çeşitli AKP kadroları yer alıyor. Bu kadrolar arasında AKP'nin kurucu isimlerinden Mehmet Yalçıntaş, eski AKP milletvekili İffet Polat gibi isimler de var. Spor salonunda koğuş düzeni mi? Rektörlük 18 Ağustos 2023’te yayınladığı duyuruda, Anadolu Hisarı Kampüsü içinde yer alan ve daha önce Boğaziçi Üniversitesi'nin kullanımında olmayan 450 kapasiteli kız öğrenci yurdunun üniversite öğrencilerinin kullanımına verildiğini açıkladı. Açıklamanın devamında ise Uçaksavar Kampüsü'nde bulunan kapalı spor salonunun erkek öğrenciler için ihtiyaç durumunda kullanılmak üzere geçici konaklama alanına dönüştürüleceği belirtildi. Okul yönetiminin açıklaması şöyle: ‘’Ayrıca, mevcut yurtlarımızda yapılan kapasite artırım çalışmaları sonucunda 368 ek yatak kapasitesi oluşturulmuştur. Yine kapasite artırma çalışmalarımız kapsamında, yurt binalarımızın yapım ve depreme karşı güçlendirme işlemleri tamamlanıncaya kadar, Uçaksavar Kampüsümüzde bulunan kapalı spor salonumuz erkek öğrenciler için ihtiyaç durumunda kullanılmak üzere geçici konaklama alanına dönüştürülmektedir.’’ Öğrenciler bu süreçte, ek yataklarla birlikte odalarda neredeyse koğuş düzenine geçildiğini dile getiriyorlardı. Rektörlüğün yaptığı açıklamada görülüyor ki, bu bir mübalağa unsuru değil. Spor salonunda "geçici konaklama alanı’" adı altında tam anlamıyla bir koğuş düzenine geçileceği öngörülüyor. Yönetimden çelişkili açıklamalar Söz konusu açıklamada bir diğer ifade daha dikkat çekiyor: ‘’Daha önce 1132 lisans öğrencimizin yurda kabul işlemlerini tamamlamıştık. Yakında 739 lisans öğrencimizin daha yurtlarımıza kabul edildiğini duyuracağız. Hazırlık öğrencileri için ayrılan kapasitenin dolmaması veya yurda kabul edilen öğrencilerden yerleşmeyenler olması durumunda, Eylül ayında yedek listeden yerleşim yapılacaktır. Yeni yapılacak yerleşimlerde, öncelikli yerleştirme kriteri, yine öğrencinin sosyoekonomik durumu olacaktır." Oysa rektörlük 24 Temmuz’da öğrencileri yalanlamak adına yayınladığı basın açıklamasında, lisans öğrenci kapasitesinin 3’te 1 kadar yurt kapasitesiyle çok yüksek bir oranda barınma imkanı sağladığını açıklamıştı. Sonuç olarak, yönetimin ayrı iki resmi kanaldan yaptığı açıklamaların birbirleriyle çeliştiği gözüküyor. Bunun yanı sıra yönetim aynı açıklamada, kuraların tekrar edileceğini açıkladı. Bu da öğrenciler arasında endişeli bekleyişin nedenlerinden biri. Bazı öğrenciler yeni gerçekleştirilecek kurada yurt hakkını kaybedeceğinden kaygılanırken, bazı öğrencilerse hali hazırda kendilerine yurt hakkı çıkmadığını öğrenince daha kötü koşullardaki alternatiflere yönelmişti. Gelinen noktada rektörlüğün plansızlığı nedeniyle öğrenciler önümüzdeki süreçte ne yapacaklarına dair bir bilinmezlikle karşı karşıya.Kulüp odaları polisler ve ÖGB tarafından apar topar boşaltıldı Boğaziçi Üniversitesinin geleneğinde çok önemli bir yere oturan kulüplerin odalarının boşaltılacağı daha önceden rektörlük tarafından duyurulmuştu. Yönetim yurt sorununu bahane göstermiş ve boşaltılan odalara konulacak ranzalarla ek kapasite oluşturacağını iddia etmişti. Kulüp odalarına konulacak ranzalarla barınma sorununa alternatif oluşturulmaya çalışılması üniversite yönetiminin plansızlığını bir kez daha gözler önüne sererken, kulüp odalarının taşınacağı yerler ise hem sosyal alandan uzak hem de kulüp malzemelerinin muhafaza edilmesi açısından elverişsiz. Yurtlarla ilgili açıklamanın yayınlandığı 18 Ağustos Cuma günü öğleden sonra, Özel Güvenlik Birimi ve üniversite yönetimi apar topar kulüplerin olduğu bölgeye girip odaları boşaltmaya girişmişti. Tepki gösteren ve direnen öğrencilere uygulanan şiddet görüntüleri ise kayıt altına alınmıştı. Öğrenciler, olay esnasında kampüs dışında çevik kuvvet, sivil polis ve özel güvenlik toplamının hazır beklediğini bildirmişti. Kiralar 20 bin TL'den başlıyor Son dönemde artan kiraların sonucunda eve çıkmak ülkedeki herkes için imkansıza yakın bir hâl aldı. Bu durum ana kampüslerin bulunduğu bölgede ise iyice kendini belli ediyor. Özellikle öğrencilerin yoğun olarak yaşadığı Hisarüstü Mahallesi'nde kiralar 20 bin TL'den başlayarak hızlı bir şekilde yükseliyor. Kapitalizmin fırsatçılığıysa yurtsuz kalan yaklaşık 1200 öğrenciyi müşteri olarak görmesiyle daha da belirginleşmiş durumda. Açıkta kalan öğrencilerin kalacak ev aramasının kiraları daha da artırdığı gerçeği, bu durumun en çarpıcı örneği olarak karşımızda duruyor. Sol Haber

Paylaş
Yazı boyutu
100%
Boğaziçi Üniversitesi'nde yurt krizi devam ederken, öğrencilere sunulan çözüm önerileri; AKP ve tarikat bağlantılı kurumların yurtları, yatakhaneye çevrilmiş spor salonları ve kulüp odaları...
Türkiye'de yaşanan hayat pahalılığı ve krizin etkisiyle, konut kiralarında büyük artış yaşandı. Konut kiralarının maaşla karşılanamayacak seviyelere ulaşması, yaşanan konut krizini günden güne derinleştiriyor.
Konut krizinden en çok etkilenen kesimlerden biri öğrenciler. Eğitim hakkı için farklı şehirlere taşınan öğrencilerin en büyük problemi barınma. Yaşanan konut krizi ve özel öğrenci yurtlarının fahiş ücretleri nedeniyle KYK veya okumakta oldukları okullara bağlı yurtlara başvuran birçok öğrenci ya açıkta kalıyor ya da kötü şartlar altında yaşamaya mahkum ediliyor.
Türkiye'nin en köklü eğitim kurumlarından birisi olan Boğaziçi Üniveristesi'nde de durum farklı değil. Öğrenciler, ek yataklar ve diğer kapasite artırma yöntemleriyle kötü şartlara mahkum edilirken, okula bağlı beş yurdun boşaltılmasına yönelik kararın ardından 1000'den fazla öğrenci yurt hakkı kazanamadı.
Boğaziçi Üniversitesi yönetiminin, uzun zamandır devam etmekte olan yurt krizine çözüm önerisi, halihazırda kapasitesini aşmış yurt odalarına ek yatak koymak, öğrencileri AKP ve tarikat bağlantılı kurumların yurtlarına yönlendirmek, spor salonlarına koğuş düzeni oluşturmak ve kulüp odalarını yatakhaneye çevirmek...
Peki Boğaziçi Üniversitesi'nde bu zamana kadar neler oldu ve öğrencileri önümüzdeki eğitim döneminde neler bekliyor?
Beş yurdun boşaltılmasına karar verildi
Boğaziçi Üniversitesi'nde, 6 Şubat'ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından öğrencilerin halihazırda kaldığı beş yurdun boşaltılmasına karar verildi. Çürük raporu olan "Birinci Kuzey" ve "İkinci Kuzey" yurtları yıkılırken; "Birinci Kilyos", "Kilyos Otel" ve "Superdorm" yurtları ise güçlendirilecek.
Boğaziçi Üniversitesi'nde halihazırda devam etmekte olan yurt sorununa ek olarak söz konusu beş yurtta kalmakta olan yaklaşık 1000 öğrencinin nasıl barınacağı ise kafalarda soru işareti yaratıyor.
1000'den fazla öğrenci yurt hakkı kazanamadı
Yurt krizi uzun zamandır devam eden üniversitede, 2022-2023 akademik yılının verilerine göre 9 bin 573’ü lisans, 2 bin 783’ü lisansüstü ve 2 bin 480’i hazırlık öğrencisi olmak üzere toplam 14 bin 836 öğrenci eğitim görüyor. Yıkılması planlanan ve öğrenci alınmayacak olan yurtların toplam kapasitesi ise yaklaşık 2 bin 500 kişi.
Rektörlük bu sene de, geçen sene olduğu gibi krizin üstünü çeşitli yöntemlerle kapatmak için girişimde bulunmuştu. Fakat üniversitenin resmi sitesinde, 2023-2024 yılı için açıklanan yurt kapasitesi sayısının 2809 olarak belirtildiğini göz önüne alırsak bu sefer sorunun ekstra yataklar ve ranzalarla çözülemeyecek boyutta olduğu olduğu ortada. Ne var ki, geçtiğimiz ay açıklanan yurt yerleştirme sonuçlarında 1000’den fazla öğrenci yurt hakkı kazanamadığını öğrendi.
'Sosyoekonomik durum' kriteri ve yurt hakkı kazanamayan depremzede öğrenciler
Yurt krizi devam ederken, öğrenciler tarafından konuya ilişkin çeşitli toplantılar ve eylemler düzenlendi. Yönetimin yerleştirme kriteri olarak öğrencilerin ‘’sosyoekonomik durumlarına’’ göre bir hesaplama sistemi kullandığını belirtmesi üzerine öğrenciler, şeffaf bir şekilde bu kriterlerin paylaşılmasını talep etti.Fakat rektörlük şeffaflık çağrısına yanaşmadı. Aksine, öğrencileri yalanlayan AKP tarafından atanan rektör Naci İnci, öğrencilerin taleplerinin ‘’karalama’’ olduğuna dair bir basın açıklaması yayımladı. Diğer yandan, rakamlar ve öğrencilerin yaşadığı deneyimler, yönetimin yalanlarını gözler önüne seriyor.
Üstelik ‘’sosyoekonomik durum’’ kriterinden ötürü yurt hakkı kazanamayan öğrenciler arasında 6 Şubat'ta meydana gelen depremlerden etkilenen depremzede öğrenciler de var. Başlı başına bu durum bile bahsedilen kriterin ne kadar gerçeklikten uzak olduğunu gösterir nitelikte.Rektörlükten 'çözüm' önerileri
Naci İnci, geçen yıl da barınma sorunuyla gündeme gelen üniversitenin resmi sitesinden öğrencileri AKP ve tarikat bağlantılı kurumların yurtlarına yönlendirmişti.
Yapılan açıklamada söz konusu kurumlara ek olarak Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği (BÜMED), Boğaziçi Üniversiteliler Derneği (BURA) ve Boğaziçi Yöneticiler Vakfı (BYV) gibi kurumlara da başvurabilecekleri iletildi. BURA ve BYV, AKP'ye yakınlığıyla bilinen kurumlardan. Bir öğrenci tarafından BYV'ye yurt yardımı talebiyle atılan bir e-posta sonrası, vakıf cevap olarak attığı e-postada yardım talebinde bulunan öğrenciyi açık bir şekilde tarikat yurtlarına yönlendirmişti.
Yönlendirilen yurtlar şu şekilde:
Etiler Camii Kız Öğrenci Yurdu
İnsan Vakfı
Ensar Vakfı
İlim Yayma Cemiyeti
Türgev
Önder Diyanet Vakfı
Yeni Dünya Vakfı
Birlik Vakfı
Öğrencilerin bu yıl da, başkanlığını Naci İnci'nin yaptığı BUVAKIF tarafından inşası planlanan yurtlara yönlendirileceği iddiası öğrenciler arasında kaygılı bir bekleyişe sebep oldu. BUVAKIF, okulda 1978'den beri halihazırda bulunan ve faaliyet gösteren BÜVAK'a alternatif olarak 2022 yılında AKP ve rektörlük tarafından kurulmuştu.
BUVAKIF'ın vakfedenleri arasında Boğaziçi Üniversitesi rektörü Naci İnci, AKP'ye yakınlığıyla bilinen Boğaziçi Üniversitesi Derneği (BURA) ve çeşitli AKP kadroları yer alıyor. Bu kadrolar arasında AKP'nin kurucu isimlerinden Mehmet Yalçıntaş, eski AKP milletvekili İffet Polat gibi isimler de var.
Spor salonunda koğuş düzeni mi?
Rektörlük 18 Ağustos 2023’te yayınladığı duyuruda, Anadolu Hisarı Kampüsü içinde yer alan ve daha önce Boğaziçi Üniversitesi'nin kullanımında olmayan 450 kapasiteli kız öğrenci yurdunun üniversite öğrencilerinin kullanımına verildiğini açıkladı.
Açıklamanın devamında ise Uçaksavar Kampüsü'nde bulunan kapalı spor salonunun erkek öğrenciler için ihtiyaç durumunda kullanılmak üzere geçici konaklama alanına dönüştürüleceği belirtildi.
Okul yönetiminin açıklaması şöyle:
‘’Ayrıca, mevcut yurtlarımızda yapılan kapasite artırım çalışmaları sonucunda 368 ek yatak kapasitesi oluşturulmuştur. Yine kapasite artırma çalışmalarımız kapsamında, yurt binalarımızın yapım ve depreme karşı güçlendirme işlemleri tamamlanıncaya kadar, Uçaksavar Kampüsümüzde bulunan kapalı spor salonumuz erkek öğrenciler için ihtiyaç durumunda kullanılmak üzere geçici konaklama alanına dönüştürülmektedir.’’
Öğrenciler bu süreçte, ek yataklarla birlikte odalarda neredeyse koğuş düzenine geçildiğini dile getiriyorlardı. Rektörlüğün yaptığı açıklamada görülüyor ki, bu bir mübalağa unsuru değil. Spor salonunda "geçici konaklama alanı’" adı altında tam anlamıyla bir koğuş düzenine geçileceği öngörülüyor.
Yönetimden çelişkili açıklamalar
Söz konusu açıklamada bir diğer ifade daha dikkat çekiyor:
‘’Daha önce 1132 lisans öğrencimizin yurda kabul işlemlerini tamamlamıştık. Yakında 739 lisans öğrencimizin daha yurtlarımıza kabul edildiğini duyuracağız. Hazırlık öğrencileri için ayrılan kapasitenin dolmaması veya yurda kabul edilen öğrencilerden yerleşmeyenler olması durumunda, Eylül ayında yedek listeden yerleşim yapılacaktır. Yeni yapılacak yerleşimlerde, öncelikli yerleştirme kriteri, yine öğrencinin sosyoekonomik durumu olacaktır."
Oysa rektörlük 24 Temmuz’da öğrencileri yalanlamak adına yayınladığı basın açıklamasında, lisans öğrenci kapasitesinin 3’te 1 kadar yurt kapasitesiyle çok yüksek bir oranda barınma imkanı sağladığını açıklamıştı. Sonuç olarak, yönetimin ayrı iki resmi kanaldan yaptığı açıklamaların birbirleriyle çeliştiği gözüküyor.
Bunun yanı sıra yönetim aynı açıklamada, kuraların tekrar edileceğini açıkladı. Bu da öğrenciler arasında endişeli bekleyişin nedenlerinden biri. Bazı öğrenciler yeni gerçekleştirilecek kurada yurt hakkını kaybedeceğinden kaygılanırken, bazı öğrencilerse hali hazırda kendilerine yurt hakkı çıkmadığını öğrenince daha kötü koşullardaki alternatiflere yönelmişti. Gelinen noktada rektörlüğün plansızlığı nedeniyle öğrenciler önümüzdeki süreçte ne yapacaklarına dair bir bilinmezlikle karşı karşıya.Kulüp odaları polisler ve ÖGB tarafından apar topar boşaltıldı
Boğaziçi Üniversitesinin geleneğinde çok önemli bir yere oturan kulüplerin odalarının boşaltılacağı daha önceden rektörlük tarafından duyurulmuştu. Yönetim yurt sorununu bahane göstermiş ve boşaltılan odalara konulacak ranzalarla ek kapasite oluşturacağını iddia etmişti.
Kulüp odalarına konulacak ranzalarla barınma sorununa alternatif oluşturulmaya çalışılması üniversite yönetiminin plansızlığını
bir kez daha gözler önüne sererken, kulüp odalarının taşınacağı yerler ise hem sosyal alandan uzak hem de kulüp malzemelerinin muhafaza edilmesi açısından elverişsiz.
Yurtlarla ilgili açıklamanın yayınlandığı 18 Ağustos Cuma günü öğleden sonra, Özel Güvenlik Birimi ve üniversite yönetimi apar topar kulüplerin olduğu bölgeye girip odaları boşaltmaya girişmişti. Tepki gösteren ve direnen öğrencilere uygulanan şiddet görüntüleri ise kayıt altına alınmıştı. Öğrenciler, olay esnasında kampüs dışında çevik kuvvet, sivil polis ve özel güvenlik toplamının hazır beklediğini bildirmişti.
Kiralar 20 bin TL'den başlıyor
Son dönemde artan kiraların sonucunda eve çıkmak ülkedeki herkes için imkansıza yakın bir hâl aldı. Bu durum ana kampüslerin bulunduğu bölgede ise iyice kendini belli ediyor. Özellikle öğrencilerin yoğun olarak yaşadığı Hisarüstü Mahallesi'nde kiralar 20 bin TL'den başlayarak hızlı bir şekilde yükseliyor.
Kapitalizmin fırsatçılığıysa yurtsuz kalan yaklaşık 1200 öğrenciyi müşteri olarak görmesiyle daha da belirginleşmiş durumda. Açıkta kalan öğrencilerin kalacak ev aramasının kiraları daha da artırdığı gerçeği, bu durumun en çarpıcı örneği olarak karşımızda duruyor.
Sol Haber
Mektepli Gazete | Boğaziçi'nde barınma krizi: Yatakhaneye çevrilmiş spor salonu mu, AKP bağlantılı yurtlar mı?