Mektepli Gazete

BES'ten kreş ve toplu sözleşme talebi: Yoksulluk politikaları kadınları ve çocukları vuruyor

(İZMİR)- Büro Emekçileri Sendikası, toplu iş sözleşmesi ve işyerlerinde kreş taleplerine ilişkin basın açıklaması yaptı. KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Deniz Çetin, “İktidar, çocuk bakımına ilişkin bütün sorumluluğu kadının fedakarlığı üzerinden çözmeye çalışmaktadır” dedi. Büro Emekçileri Sendikası (BES), yurt genelinde eşzamanlı düzenlediği basın açıklamaları kapsamında İzmir’de de Konak’ta bulunan sendika binasında açıklama yaptı. BES İzmir Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü Deniz Çetin, iktidarın uyguladığı ekonomik politikaların, yoksulluğu derinleştirdiğini ve kamu emekçilerini açlık sınırına yakın gelirlerle yaşamaya mahkum ettiğini belirterek “Ücret politikaları yandaş iş adamlarını ve sermaye gruplarını mutlu etmeye devam ederken, bizler her geçen gün yoksullaşıyoruz” dedi. Çetin, kamu çalışanlarının alım gücünün giderek düştüğüne dikkat çekti. “Yoksulluk, kentlerde derinleşiyor” Çetin, özellikle büyük şehirlerde yaşamın kamu emekçileri için adeta bir sürgüne dönüştüğünü vurgulayarak, barınma başta olmak üzere temel yaşam kaynaklarına erişimin her geçen gün daha da zorlaştığını ifade etti. Özellikle kent yoksulluğu, içinden çıkılamaz bir hal aldığını ifade eden Çetin, şöyle konuştu: “Her gün bizleri daha fazla yoksullaştıran bu politikalara rağmen, iktidar mensuplarının her kurduğu cümlede, bizleri enflasyona ezdirmedikleri yalanını söylemeye devam etmektedir. Oysa bizler, her geçen gün pazara, markete ve diğer ihtiyaç duyduğumuz tüketim mallarına daha zor ulaşıyoruz, en temel ihtiyaçlarımızı bile karşılamaktan uzaklaşıyoruz. Yani iktidar mensupları uyguladıkları bu politikalara nasıl güzelleme yaparlarsa yapsınlar, biz emekçilerin ve yoksulların yaşadığı derin yoksullaşma gerçeği değişmiyor. Özellikle büyük kentler, emekçiler için sürgün yerleri haline gelmiştir. Kentlerde, başta barınma sorunu olmak üzere, emekçilerin temel ihtiyaç olarak yaşam kaynaklarına olan erişimleri, her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Bu koşullarda iktidar, her yılı, toplumun mağdur kesimlerinden birinin yılı ilan etmeye devam etmektedir. Ancak tarih gösteriyor ki, kendilerine yıl atfı yapılan toplum kesimlerinin mağduriyetlerinin ortadan kaldırılması bir yana, yaşadıkları mağduriyet daha da artarak devam etmektedir. Tıpkı 2024 yılının emekliler yılı ilan edilmesine rağmen, bütün emeklilerin açlık sınırının yarısı oranında bir gelirle yaşamaya mahkûm edilmesi gerçekliğinde tecrübe ettiğimiz gibi." eğitim, ulaşım ve beslenmenin sağlandığı, bilimsel nitelikli kreşlerin açılması taleplerini yinelen çetin mücadeleye devam edeceklerini ifade etti. Çetin, taleplerini şu şekilde sıraladı: "En düşük memur maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılsın. Seyyanen zam dahil olmak üzere bütün ek ödemeler temel ücrete yansıtılsın. Bütün emekçilere 3600 ek gösterge verilsin ve adil bir ek gösterge düzenlenmesine gidilsin. 5510 sayılı Kanunun ortaya çıkardığı mağduriyetler giderilsin. Bütün emekçilere kira yardımı yapılsın. Söz verildiği halde kaldırılmayan mülakat haksızlığına son verilsin. 666 sayılı KHK ile kaldırılan ikramiye ve ek ödemeler hemen ödenmesi için düzenleme yapılsın. Çocuk bakım ve eğitim hizmetleri, tüm ebeveyn ve çocuklar için bir hak olarak tanımlansın ve bu konuda yasal düzenlemeler bir an önce yapılarak uygulamaya geçirilsin. 0-6 yaş grubu çocuklar için, en az 50 çalışanın bulunduğu işyerlerinde ve 50’den az çalışanın bulunduğu işyerleri için çalışma alanına yakın, ortak bebek bakım üniteleri ve kreşler açılsın. Bakım hizmeti veren kurumlarda çalışanlar, çocuk gelişimi ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi almış olmalı ve her türlü ayrımcılık pratiğinden ve söylemlerinden uzak durulsun. Kreşlerin denetim ilkelerinin belirlendiği bir yönerge çıkarılmalı, kreş denetimleri, ebeveynlerin de içinde bulunacağı, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı çalışan, sosyal çalışmacılar ve ilgili uzmanların istihdam edileceği düzenlemeler yapılsın. Doğum izni bitiminden çocuğun ilköğretime başlayacağı süreye kadar, ebeveynlerin 6 ay dönüşümlü olarak kullanabilecekleri, iki yıl ücretli ebeveyn izin hakkı için acil yasal düzenleme yapılsın.”

Paylaş
Yazı boyutu
100%
(İZMİR)- Büro Emekçileri Sendikası, toplu iş sözleşmesi ve işyerlerinde kreş taleplerine ilişkin basın açıklaması yaptı. KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Deniz Çetin, “İktidar, çocuk bakımına ilişkin bütün sorumluluğu kadının fedakarlığı üzerinden çözmeye çalışmaktadır” dedi.
Büro Emekçileri Sendikası (BES), yurt genelinde eşzamanlı düzenlediği basın açıklamaları kapsamında İzmir’de de Konak’ta bulunan sendika binasında açıklama yaptı. BES İzmir Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü Deniz Çetin, iktidarın uyguladığı ekonomik politikaların, yoksulluğu derinleştirdiğini ve kamu emekçilerini açlık sınırına yakın gelirlerle yaşamaya mahkum ettiğini belirterek “Ücret politikaları yandaş iş adamlarını ve sermaye gruplarını mutlu etmeye devam ederken, bizler her geçen gün yoksullaşıyoruz” dedi. Çetin, kamu çalışanlarının alım gücünün giderek düştüğüne dikkat çekti.
“Yoksulluk, kentlerde derinleşiyor”
Çetin, özellikle büyük şehirlerde yaşamın kamu emekçileri için adeta bir sürgüne dönüştüğünü vurgulayarak, barınma başta olmak üzere temel yaşam kaynaklarına erişimin her geçen gün daha da zorlaştığını ifade etti. Özellikle kent yoksulluğu, içinden çıkılamaz bir hal aldığını ifade eden Çetin, şöyle konuştu:
“Her gün bizleri daha fazla yoksullaştıran bu politikalara rağmen, iktidar mensuplarının her kurduğu cümlede, bizleri enflasyona ezdirmedikleri yalanını söylemeye devam etmektedir. Oysa bizler, her geçen gün pazara, markete ve diğer ihtiyaç duyduğumuz tüketim mallarına daha zor ulaşıyoruz, en temel ihtiyaçlarımızı bile karşılamaktan uzaklaşıyoruz. Yani iktidar mensupları uyguladıkları bu politikalara nasıl güzelleme yaparlarsa yapsınlar, biz emekçilerin ve yoksulların yaşadığı derin yoksullaşma gerçeği değişmiyor. Özellikle büyük kentler, emekçiler için sürgün yerleri haline gelmiştir. Kentlerde, başta barınma sorunu olmak üzere, emekçilerin temel ihtiyaç olarak yaşam kaynaklarına olan erişimleri, her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Bu koşullarda iktidar, her yılı, toplumun mağdur kesimlerinden birinin yılı ilan etmeye devam etmektedir. Ancak tarih gösteriyor ki, kendilerine yıl atfı yapılan toplum kesimlerinin mağduriyetlerinin ortadan kaldırılması bir yana, yaşadıkları mağduriyet daha da artarak devam etmektedir. Tıpkı 2024 yılının emekliler yılı ilan edilmesine rağmen, bütün emeklilerin açlık sınırının yarısı oranında bir gelirle yaşamaya mahkûm edilmesi gerçekliğinde tecrübe ettiğimiz gibi."
eğitim, ulaşım ve beslenmenin sağlandığı, bilimsel nitelikli kreşlerin açılması taleplerini yinelen çetin mücadeleye devam edeceklerini ifade etti.
Çetin, taleplerini şu şekilde sıraladı:
"En düşük memur maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılsın. Seyyanen zam dahil olmak üzere bütün ek ödemeler temel ücrete yansıtılsın. Bütün emekçilere 3600 ek gösterge verilsin ve adil bir ek gösterge düzenlenmesine gidilsin. 5510 sayılı Kanunun ortaya çıkardığı mağduriyetler giderilsin. Bütün emekçilere kira yardımı yapılsın. Söz verildiği halde kaldırılmayan mülakat haksızlığına son verilsin. 666 sayılı KHK ile kaldırılan ikramiye ve ek ödemeler hemen ödenmesi için düzenleme yapılsın. Çocuk bakım ve eğitim hizmetleri, tüm ebeveyn ve çocuklar için bir hak olarak tanımlansın ve bu konuda yasal düzenlemeler bir an önce yapılarak uygulamaya geçirilsin. 0-6 yaş grubu çocuklar için, en az 50 çalışanın bulunduğu işyerlerinde ve 50’den az çalışanın bulunduğu işyerleri için çalışma alanına yakın, ortak bebek bakım üniteleri ve kreşler açılsın. Bakım hizmeti veren kurumlarda çalışanlar, çocuk gelişimi ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi almış olmalı ve her türlü ayrımcılık pratiğinden ve söylemlerinden uzak durulsun. Kreşlerin denetim ilkelerinin belirlendiği bir yönerge çıkarılmalı, kreş denetimleri, ebeveynlerin de içinde bulunacağı, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı çalışan, sosyal çalışmacılar ve ilgili uzmanların istihdam edileceği düzenlemeler yapılsın. Doğum izni bitiminden çocuğun ilköğretime başlayacağı süreye kadar, ebeveynlerin 6 ay dönüşümlü olarak kullanabilecekleri, iki yıl ücretli ebeveyn izin hakkı için acil yasal düzenleme yapılsın.”
Mektepli Gazete | BES'ten kreş ve toplu sözleşme talebi: Yoksulluk politikaları kadınları ve çocukları vuruyor